Ahlaki kuralları din emrediyor diye mi uygularsınız ?

Konu sahibi son olarak 2 gün önce görüldü
Ahlaki kuralları din emrediyor diye mi uygularsınız ? Yoksa din olmadan bile doğru ve yanlışı ayırt edebilecek bir yetiye sahip olduğunuzu mu düşünüyorsunuz ?
 
Ahlaki kuralları din emrediyor diye mi uygularsınız ? Yoksa din olmadan bile doğru ve yanlışı ayırt edebilecek bir yetiye sahip olduğunuzu mu düşünüyorsunuz ?

Doğruyu yanlışı sadece dine göre belirlemiyoruz tabiki.

Birincisi insanın fıtratında da doğruyu ve yanlışı ayırt etme yetisi de var bence. Ama çoğu sonradan kazanılan yetiler. Buna en çok ta yaşadığımız ortamın, ülkenin, şehrin kültürü neden oluyor. Onun dışında televizyondan "bilmem ne ülkeli bilim adamları, bilmem ne yapmanın yanlış ve zararlı olduğunu söylüyor" dedimi hemen onu yanlış olarak algılıyoruz.

Bu tarz işte. Ama çoğunun dinle alakası yok.
 
dogruyu yanlışı dine gore uygulanmıyor tmm kabuluz ama din adı altında yapılan sunni cihadcı ölüm askerleri alevi müslümanları katletmesini din mi emrediyor bilemedim. Ahlak vicdandır.
 
yiqts.jpg


main-qimg-c6ad0cbb4b0161ebf6d1752b2f8795d3


religion-does-not-correlate-with-ethics-600x1344.jpg
 
Aslında bizim dinimiz güzel bir din. Ama son yıllarda hep dinin yasakladığı şeyler, yaptığımız günahlar sonucu alacağımız cezalar falan daha çok dile getirildiği için bence biraz saptırıldı. Tasavvuf bana daha yakın geliyor. Dinin yasaklarını kendi karakterim ve kişiliğimle bağdaştırmaya çalışıyorum. Şimdi her yerde dinin yasakları hakkında konuşanlara bakarsan her şey günah. Ben hep asılolan niyettir şeklinde bakıyorum.
 
genellikle dinimde yasak olduğu için Allah'ın emir ve yasaklarına uyduğum için uyguluyorum.

Eğer hiç din olmasaydı hiç peygamber gelmeseydi, alkolün, zinanın, hırsızlığın bunların kötü birşey olduğunu belki yine bilecektik ama en basitinden alkol ve zinayı çok rahat yapıcaktık.

Allah'ın yasaklarında ona inandığımız için uzak duruyoruz ki bence hayat çerçevesinde şu güne gelinmesinde hayatın şuanki görgü ve ahlak kurallarında dinlerin önemi çok diye düşünüyorum.
 
Emir ve yasaklar belli bir düzen ve refah için konulmuştur. Bunlara körü körüne bağlanmak yerine onların temellerini iyice anlayıp ona göre davranmak en güzelidir. Sorgulayarak, eleştirerek, çelişkilerden arındırıp ona göre uygulandığında, kişi kendisiyle de uyumlu hale gelir. Mesela benim beynime öylesine işlenmiş ki bazı şeyler, yapmadığım için suçluluk hissinden kurtulamıyorum. Fakat yapmaya kalktığımda da huzursuz oluyorum, çünkü ikna olmuş değilim. Lincoln'ün de dediği gibi, beni iyi hissettiren şey doğrudur, kötü hissettirense yanlış... Bir şeyler dayatıldığı için değil, huzuru sağlıyorsa uygulanır ancak...
 
Dinimizce alkol günah. Büyük çoğunluğu dinen yasak diye kullanmıyorum; ama günah olmasa idi ben yine kullanmazdım. Bu benim düşüncemle alakalı sevemedim.
Zaten İslâm güzel ahlâkı emreder. Her bireyin kensince bir ahlâki değer yargısı vardır. Bu değerler küçük yaştan itibaren oluşmaya başlar. Kimi sadece İslâm'da yasak diye uyar, kimi de kendi oluşturduğu ahlâki değerler sistemine ters diye uyar.
Mesela yalan söylemek herkesçe erdemli bir davranış olmadığı genel kabul görmüş bir şeydir. Dinimiz de yasaklar. Hz. Muhammed şaka da olsa yalan söylemeyin der. Dinen sakincasi olmasa bile birçok insan kendi ahlâki değer yargılarına istinaden yine uzak dururdu. Tamamen dini boyutlu olduğunu düşünmüyorum ahlâki yargılarımızı şekillendiren faktörler. Tabii etkisi de yadsınamaz bir gerçektir. %100 din için değildir.
 
Ahlaki değerler bence insanın karakterine zamanla oturur. Düşünebilen yaratıklar olduğumuza göre yaptığımız eylemlerin doğurduğu sonuçların iyi mi yoksa kötümü olduğunu karar verebilecek bir yetiye sahibiz. Bunun dinle bir alakası yok. Dini inancı olmayan ama çok ahlaklı olan insanlarda var.
 
Bir başkasının malını izinsiz almak hırsızlıktır ve dinimizcede yasaklanmıştır lakin bu baglamda, bizzat şahit oldugum bir olayıda söylemeden geçemicem. Suriyeli çalışan 3 elemanımız vardı mutfak masa örtülerini izinsiz kimseye söylemeden alıp evlerine götürmüşler. Sonrasında da etrafta yaşayan Suriye'lilerin buna benzer şeyler yaptıklarını söylediler. Yapılan yorumlarsa aynı ' Bunlar müslüman degil mi bilmiyorlar mı bu yaptıklarının hırsızlık oldugunu ' :dusun:
 
Ahlaksızlık olarak nitelendiren şey zaten bizim dinimize göre de günahtır. Doğru insan olmak ahlaklı olmak gibi şeyleri okuduğumda dinimle örtüştüğünü görüyorum.Öncelikle bir çok şeyden uzak duruyorsam günahından korktuğum için duruyorum. Ama ahlak kelimesi ucu açık bir kelime zaten, bana göre sokak ortasında 2 gencin kendinden geçercesine öpüşmesi ahlaksızlık sayılırken, bir başkası için bu gençlik hevesi yada gençlik işte ne güzel deyip yoldan geçmesidir. Böyle baktığında kime göre ahlak neye göre ahlak diyebiliriz. Ben kendi dinimin günahlarından uzak durunca ahlak kurallarına otomatik olarak uymuş sayıyorum.
 
Hayır işte insanların tek sorunu ahlakı dinin tekelinde sanmasi.
 
Öncelikle ahlak kuralları din kuralları ile paralellik arzetse bile din emrediyor denemez
şöyle ki dini emirlerin uygulanması netıcesınde gunah ve sevap olarak nitelenir
ahlak kuralları iyi veya kötü doğru veya yanlış olarak nitelenir ki dini inancı olmayan insanların çogunda ahlak kurallarının uygulandığını gözlemleyebiliriz....

Netice itibariyle insanlar bu kuralları din emrediyor diye değil,toplum
un düzeni ve iyiliğe ulaşmak için uymaya kendileri zorunlu hissettikleri manevi ve tinsel (ruhı) kural oldukları için uygularlar... hatta bazı ahlak kuralları yerine durumuna göre hukuk kuralı halini bile alır
yapılan güzel davranışlar din ile paralellik gösterdiği için de din emrediyor şeklinde yorumlanır ama dinden ayrı kurallardır
 
Ahlaki kuralları din emretmez.
İslam 5 şey emreder... Bunları yerine getiren ahlak kurallarını da uygulamayı alışkanlık haline getirir.
Şahsen ibadetlerden bağımsız olarak ahlak kurallarına değer vermeye çalışıyorum.
 
+aileden gorulen ogretilen ahlaki kurallar wardir.
+dinin emrettiği
+kendi irade

bunlar birleştiğinde ortaya cikiyor biseyler iste.kimse 4 4luk değil zaten.evet ben her kurala her ahlaki davranışa uyuyorum dersen,orda dur derim.
 
Din emrediyor diye zıçmaya bile gitmem.erdem sahibiyim.bilgeyim.din bana göre şekillenir..ohh ewet!
 
Ahlak gelişiminde, insanın kendi değer yargılarını geliştirmesi, benimsetilen, aktarılan değer yargılarına uymasından daha üstün olarak görülür.

Kural olduğu için kurala uymak pek de erdemli bir hareket olarak görülmez.

Yani ahlak anlayışının nasıl olduğu kadar nasıl oluştuğu önemlidir.
 
bazi şeyler dinen yasak olmasa yapacak olan insan potansiyeli yüksek..
Buna ahlak diyemiyoruz tabii.
İnsanın kendince oluşturduğu yaşam standartlari önce kendini sonra toplumu "rahatsız " edecek düzeyde (bunu daha da acabiliriz)değil ise kesinlikle ahlaklı biridir nazarimda.
 
Etik ve ahlak kurallarını birbirinden ayırmak lazım. İkisi farklı şeyler. Genel olarak, ahlak kuralları kaynağını ve referansını dinden alır.
 
Dinime bağlıyım diye geçinenlerin çoğu tecavüz konularında kız bunu giymeseydi niye tahrik ediyor diye konuşurken ahlaki açıdan yoksunluğun uygulandığını görüyorum sadece. O yüzden neye göre kime göre ahlak ?
 
Geri