Ahlak ve Din

Konu sahibi son olarak 4369 gün önce görüldü
Bir çocukla evlenmenin bir sakıncası yoktur mu?
 
ahlak insanin kendi icinde olmali yapdigimiz her haraket bizim ahlakimizi gosterir
nefs ahlakda cok buyuk onem tasir nefsini terbiye ede bilmemissen ahlakdan konusmamak gerek
 
İslam'da kızın karı olması ile ilgili bir tarif yoktur .. Bu durum İslamı yaşayan halkların bağlı bulundukları coğrafi şartlara ve İslamı yorumlamalarına göre değişir ..
vardır.kuranda yok demek istedin galiba ama onda da var.."...eşlerinizden hayızdan kesilenler yada henüz hayız görmeyenler..." diye geçen bölüm mesela..
 
Eskiden beri çok değişik yaşta evlilikler ve zifafa girmeler söz konusudur. İslam’da bu iş, insanlara bırakılmıştır. Çünkü, altı-yedi yaş grubuyla zifafa girmenin insanlığa yakışmayan bir tutum olduğu vicdanlarda hissedilen bir gerçektir. Kaynaklarda bildirildiğine göre, kadınlar dokuz yaşında da erginlik çağına girmiş olabilir. Zifafa girmek için kadının yapısı da önemlidir. Belki de asgarî sınırı on iki yaş olarak görülebilir; on beş-on sekiz yaşı gerekli değildir. Fakat bölgelerin örf ve adetlerinin de bunda rolü vardır. Ancak çağımızda tıbbî açıdan, sağlığa en uygun zamanın tespit edilmesi en uygun olanıdır.

- İslam alimlerinin kabul ettiği görüşe göre, erginlik çağının tespiti, kadınlar için âdet görmek, erkekler için de ihtilamdır. Kadın için âdetin başlangıcı dokuz yaş, erkekler için on iki yaş civarıdır. Âdet gören kadın ve ihtilam olan erkek, ergin ve mükellef kabul edilir. Bu haller görülmediği takdirde, erginlik çağı on beş yaş olarak kabul edilir.

- Yaş itibariyle erginlik çağını kadınlar için on yedi, erkekler için on sekiz-on dokuz yaşları kabul eden alimler de vardır.(bk. Mebsut, 7/260-şamile).

- Sıcak bölgelerde erginlik çağı ve evlenme yaşı, diğer bölgelere göre daha önceden başlar.

- Âdet görmek, artık ceninin/çocuğun barınabileceği bir ortamın hazırlandığı anlamına gelir. Bu tekvinî/biyolojik hazırlık, aynı zamanda âdet gören kadının evlenmeye müsait olduğunu gösteren ontolojik bir belgedir.
 
böyle alakasız yerlere indirgemeyin lütfen kim 15 yaşında ki kızı eş olarak alıyor ki sence ne gibi sakıncası var söyle bakayım bana

15 yaşında bi çocuğun bence evlenmesinin sosyolojik/psikolojik ve toplumsal açıdan bi sürü sakıncası vardır.
 
Çocukları koca koca adamların altına yatırıp kanamadan öldürürmek diye bişi yok yani.yada çocuğunun kardeşinin karısını falan helal kılmak hiç yok.tamam o zaman
 
Ha bu arada EkSen abi islami yaşamanin Coğrafya dan Coğrafya ya fark ettiğine değinmissin iyi güzel peki kavramları istediğimiz gibi esnettigimizde içini boşaltmis olsakta anlamını degistirebiliyor muyuz?

muta nikahini mazur gösteren kafalar islamiyeti savunup Ahlak tan bahsedebilirler. O yüzden ahlak bireysel dir.
 
Ha bu arada EkSen abi islami yaşamanin Coğrafya dan Coğrafya ya fark ettiğine değinmissin iyi güzel peki kavramları istediğimiz gibi esnettigimizde içini boşaltmis olsakta anlamını degistirebiliyor muyuz?

muta nikahini mazur gösteren kafalar islamiyeti savunup Ahlak tan bahsedebilirler. O yüzden ahlak bireysel dir.


İslamı yorumlama da insanların bağlı bulunduğu şartların etken olduğu gerçeğini hatırlatmak istedim ..
Misal ; Eğer son peygamber Güney Kutbun'dan çıkmış olsaydı sanırım sakal bırakmak değil sakal bırakmamak sünnet olurdu gibi ..

Lakin İslam'da asla esnetemeyeceğin hükümler vardır ki bunlar icmalar ile de sabitlenmiştir ..
Mesela buna da örnek olarak ; Müslüman bir erkek dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın kafir bir kadın ile evlenemez gibi ..

Muta nikahı olayı ise zaten İslam'da olan bir durum değildir .. Kesinlikle sapıklıktır ve zinanın en şerefsizce halidir ..
 
tecavüz edeni değil edileni öldüren bir toplumsal ahlak varken bireysel ahlak kavramı cılız kalır maria
 
Çocukları koca koca adamların altına yatırıp kanamadan öldürürmek diye bişi yok yani.yada çocuğunun kardeşinin karısını falan helal kılmak hiç yok.tamam o zaman

Cli üstü kapalı efendimize giydirmeye çalışıyorsun yapma bunu ..
Bir kere Zeyd Bin Harise efendimizin çocuğu değildi evlatlığıydı ..
Ve defalarca kez eşinden boşanmak için efendimizden izin istemiş ama her defasında efendimiz sabretmesini öğütlemiştir .. Sonunda daha fazla dayanamayacaklarını anlayınca boşanmalarına müsade etmiştir ..
Daha sonrasında ALLAH Zeynep validemizi efendimize nikahladığını bildiren ayetleri indirmiştir ..

"Hani Allah'ın iman nasib ederek ikramda bulunduğu ve senin de azad edip evlâtlık edinerek ikramda bulunduğun kimseye sen, 'hanımını bırakma, Allah'tan kork' diyordun. Sen o zaman, Allah'ın açıklayacağı bir şeyi bildiğin halde, insanların dedikodusundan korkuyordun. Halbuki Allah korkulmaya daha layıktır. Sonra Zeyd o hanımla alâkasını kesince Biz onu sana nikahladık. Ta ki evlâtlıkların boşadığı hanımlarla evlenmenin mü'minler için günah olmadığı anlaşılsın. Allah'ın emri işte böylece yerine getirilmiştir."(Ahzab suresi,37)
 
Daha sonrasında ALLAH Zeynep validemizi efendimize nikahladığını bildiren ayetleri indirmiştir ..
kişiye özel ayet..hatta kişiye özel özel hayatla ilgili ayet..işte bu da değişik konu.zaman mekan ötesi ve bir el kitabından çok öte olup herkesin direk anlama yeteneğine sahip olması beklenmeyen Bi kitap için oldukça yumuşak Bi karın
 
Kişiye özel ayet dediğin yerde ki kişi insanların en üstünü ve efendimiz için indirilen tek ayet de değil üstelik ..
 
İslamı yorumlama da insanların bağlı bulunduğu şartların etken olduğu gerçeğini hatırlatmak istedim ..
Misal ; Eğer son peygamber Güney Kutbun'dan çıkmış olsaydı sanırım sakal bırakmak değil sakal bırakmamak sünnet olurdu gibi ..

Lakin İslam'da asla esnetemeyeceğin hükümler vardır ki bunlar icmalar ile de sabitlenmiştir ..
Mesela buna da örnek olarak ; Müslüman bir erkek dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın kafir bir kadın ile evlenemez gibi ..

Muta nikahı olayı ise zaten İslam'da olan bir durum değildir .. Kesinlikle sapıklıktır ve zinanın en şerefsizce halidir ..


Ama bunu yapanlar da müslüman hatta şeriat kurallarının hüküm sürdüğü bi cografya:)

Emin ol bahsettiğin dogru islam bizim ülkemizde değil.

Ayrıca insan neden bilinçli bir varlık o halde?
Vicdanımiz ne işe yarıyor?

Oysa bahsettigim Coğrafya ile ayni dine inanan bi topluluguz.

Bu bile toplumsal kuralların bireysel bir hal aldığını ve sonra onu suru seklinde yine benimsedigimizin bi göstergesi.

Düşünsene bizim ülkemizde de genel evler yasal oysa müslüman bir toplumda olmaması gerekmez mi?

Ahlak li bi müslüman da buraya gitmez değil mi?

Oysa "Milli olmak" ile ovunup kadına fahişe etiketi
Yapıştıran yine bizim toplumumuz ve bunların hiç biri benim ahlakima uymuyor. Biraz samimiyet .

Uyanlara selam ederim.
 
Bizim ülkemiz zaten ALLAH'ın kanunları ile yönetilmediği için, ayrıca şu an yeryüzünde ALLAH'ın kanunları ile yönetilen başka bir ülke de bulunmadığı için konu her şekilde yoruma açık oluyor ..
 
O halde burayı kullananlar müslüman degiller:p ateistler gidiyor.

Yine dediğim e geliyor : ahlak bireysel dir.
 
Allah'ın kanununda emlak vergisi nereye yatar?ya da benzinde ÖTV ne kadar?
 
Valla " müslümanız " dedikten sonra " değilsiniz " diyemem kimseye ama münafık olduklarından şüphe ettiğim nice insanlar vardır .. Belki ben bile ..
 
"Sizin vicdaniniz benim vicdanim değildir.
Sizin ahlakiniz da benim ahlakim değildir. "

Albert camus
 
valla şunu söyliyim.erduvanın şerrinden ülkeyi kurtaracak her yönetim şekline varım
 
Geri