acta non verba

Konu sahibi son olarak 355 gün önce görüldü


Çevirin bütün namluları suratıma hay hay
İstedim sade susmasını, konuşur duvarlar
 


Sor bakalım kaç gün oldu adını seslenmeden durduğum?
Zor günümdü nezlinde yalancı olduğum
Yok dedim, var dedim
Ben de sen gibi yoktan var edildim
 
cok bilindik şarkıları tekrar etmek gibi basittir özür dilemek
bir kez kırıldı kalbim.
 
Artık bir şampiyonuz gurur duy!
Bu nam, bu yurda yakıştı ha?
Yılda bin çocuk can aldık, hepsi işçi-emekçi
Hayat pahalı, insan ucuz! Kaza dedik alıştık ha?
Dünya ile yarıştayız, avrupa da birinci!
Haklı sevincimiz, ana kucağına taş bıraktık,
Her üç çocuktan ikisini öldürüp aç bıraktık
Saydım; Elli milyon insan pençesinde sefaleti,
Uygarlık oldu ismi, cinayetin
Devam mı şair?
Sahi kaç çocuğumuz evsiz?
Kaçı ıslah evlerinde cinsel istismara sessiz?
Kaçı adalet zoruyla 26 kere razı kaldı?
Taciz ve tecavüzde tüm dünyadan alkış aldık!
Ne eğitim, ne sağlık hizmeti bak!
Bizi şu Avrupa'yla yarıştıran rüşvet illeti!
Ben de dinledim yıllardır aynı dırdırı,
Sorunca yolsuz bulduk yolda,
Yüz kişiden kırkını


 



Ne kadar acıtıyorsa bilmek, o kadar bilmek istedim
Nerdе ne yapar, neden duyulmaz sеnin gibi bilmek istedim
Dilimi yaratanın, dilimi yok.
yani tenimi çıldıran gazallı safi senden mi bilmek isterim
Bu gece beni şaşırt ve nolur duy sesimi
işte gün doğuyor biraz yatarsam belki unuturum bilmeyeni
Kalkmamak tek dileğim
 



Ne kadar acıtıyorsa bilmek, o kadar bilmek istedim
Nerdе ne yapar, neden duyulmaz sеnin gibi bilmek istedim
Dilimi yaratanın, dilimi yok.
yani tenimi çıldıran gazallı safi senden mi bilmek isterim
Bu gece beni şaşırt ve nolur duy sesimi
işte gün doğuyor biraz yatarsam belki unuturum bilmeyeni
Kalkmamak tek dileğim

İşin mi yok senin
 



Ne kadar acıtıyorsa bilmek, o kadar bilmek istedim
Nerdе ne yapar, neden duyulmaz sеnin gibi bilmek istedim
Dilimi yaratanın, dilimi yok.
yani tenimi çıldıran gazallı safi senden mi bilmek isterim
Bu gece beni şaşırt ve nolur duy sesimi
işte gün doğuyor biraz yatarsam belki unuturum bilmeyeni
Kalkmamak tek dileğim

Anlat dinliyorum…
 


onlara dayanıyorum yürekli savaşçılara
saçları uzun bir unutkanlıkla örülmüş
kanlarının ardında tehlikeler yürüyen
korkunun gözlerini aradığı omuzlarında
gittiler, yittiler arasında boğuk seslerinin
tozuyan atlarının yelelerine baktılar ve
sen oldun ve seni gördüm, eğninde bir mavi gözlerin vardı.
 


hikayeyi okumak isteynler için bir flood bırakıyorum, daha cok bilgi edinmek isteyenler için bir belgesel.

 


İzledim ormanımdan çekip gidenleri bi' an
Ve bende kalıcı değilim, hayatım acının iyiliği
Bi' kağıt bir kalemle kan yelerdim içine nehrin
Umutla çalkalanan dünyanın zehri şu sürünmeler
Akrebin kollarında küllenen
Dağında ölgün yüzüm
Dağıldı kuşlar gibi huzur adlı kusrun
Ne çekici ne beyaz, ne yaşıyo' ne ölü
Medusa yılanlarını katlettiğimin günü
Ki kal geldi döndüğümdür aylak bir şaman gibi
Orta Çağ'da yalnız dağlarında fani
Unuttuğum her bahçenin yapraklarında aklım
Bulutun şarkısıyla zihni bileklerime yardım
Kırılmıyor zamanın körpe tümevarımları
Tutunduğum her dala nefret duyan bir kader vardır

tuyurbaranali.
 



Devası nefes değil bu şifahanenin yalnızca boğuyor
Kötülük tam tamına iki adım uzakta tütüyor
Yine de yürüdükçe bitmiyor
Nasılsa şeytan ensemin dibinde ruhu bekliyor
İçimde iyilik adına ilişmemek var bi' tek
Çığlık kaçıncı notası olur sessiz virtüözün
Kirim denizler kadar berrak üzerimde
Kınından sıyrılan satırlar kesti bir gözümü
Artık körüm saklı zulüm kalk gidelim yerini biliyorum
Acım huzura zerre dokunmuyor bunlar ayrı şeyler
Yalnızca yanmak istiyorum sonlarımda ezberimde
Bilirsin bunlar basit şeyler
 
üzerine bir şeyler karalayacaktım ancak ne yazdıysam eksik geldi, hissettiklerimin kelimelerle ifadesinin imkansız bir hal aldığını fark ettim.
tam manasıyla bir karşılığının olmadığını, olsa da yetersiz olacağını anladım yine de paylaşmadan da duramadım.
biraz sakinlik,biraz dinginlik çokça huzur.

 


yüzünde sahte gülümsemeler yeşertmeden yürüyemez misin?
peki sen kimsin? aynalarda nasıl yansıyor şu yüzüne karşı küçük benliğin?
-ki ilgilerine kulsun lakin kendini Allah zannedersin.
herkesin şu çabası içindeki zavallı insanı örtmek için
ve hırsın mahkumu insan.
velevki rabbi insan olsa, düşse yeryüzüne
kanınını akıtır insanoğlu bastırılmış şiddetiyle.
giderek miskinleşen yüreklerin çürümeye yüz tutan, şeytan tarafından ufalanmış erdemleri...
sahi pek de sıkı değilmiş ruhunun ipleri...
bak çözüldü gözlerimin önünde çözülmez denen düğümleri...
kendi yaşantını çok uçlarda sorgula, asil amaçlar edin derim.
çünkü balçık sandığından derin
 


Dilek tut da kıkırdasın alem
Anlatamam, masaya koymadığım her bir cümle kalpte yuvalanan bir matem.
Çiçeksiz mezarlarım var, çürümeye yüz tutmuş insanımsa duasız ve misafirsiz halen.
İçinde iyiyi taşıyan herkesi taşlar bu kalabalıklar, vitrinlerine süstür esasında yas.
Şu yaralar hep aynı yerden mi kanar? Sahteden gülümse yüzüme.
Tam da inanacakken sözüne bir avuç tuzu yarama bas.
Kanım yerde kalır, silenim olmaz.
Boğuluyorum. Nefesimi yutar sular, istesem de dalga durmaz.
Ötekileştim, hırsım bileklerime kelepçeydi.
Devrilmedi putum, Tanrı böyle kuluna saygı duymaz.
 


Intihara meyillidir burada beş hane
Karanlığı aydınlatmıyorken meşalem
Tutunamayanlar bize benzer eşgalen
Hangimiz dürüsttü bu külüstür sokaklardan
Bisikletleri maviliklere son sürat sür
Beyaz bayraklar kuşan kalburüstü
Sırtında insanlar taşıyan kambur üzgün
Hadi çalın! bugünümü yarınımı çalın
Vergiden muaf olduğumuz acıların
Kral elbet ölür bize kirli tacı kalır
 
Geri