acta non verba

Konu sahibi son olarak 354 gün önce görüldü
sen bekleyip doğru zamanda hamle yapmayı seversin
ben her şeyi bir kaç saniyeyle kaçırmakla meşhurum
sen incinen gururunun derdindesin
ben ardından baka kalmanın
yağmurun emanetiydim öyle demiştin bir keresinde
ne diye sobalar yaktın bak içim dışım kupkuru
kuru bir nehir yatağı kimin işine yarar?
belki dağılmış bir okul belki kırık bir tabla
şimdi kafan karışık ama anlayacaksın zamanla
özür diledim işte özür dilerim özür
vaktinde beceremediğim lakin teşebbüs ettiğim
güzel olan güzel kalan girişimlerim hatırına
beni yorma..

bak şimdi kalkıp giderim ne ilk gitmem olur ne son
parklarmış yağmurlarmış umurumda bile olmaz
zaten kesilmiş hesap hüküm çoktan verilmiş
zaten ben senin rüyanda bir solukluk misafir
uyku bitti alarm çaldı hadi sen sağ ben selamet
ama bak yağmur yağıyor ve ben yokum yanında
dikkat et..


 



kendim için tek seçenek var
azar azar alevlenir yasak
ve durmaz saçında zincirler yaratan
ağu tenli bir günahkârım korkutmuyor yok olmak
kendim için tek seçenek kal-dı
aşkım letavitsa ben küçük çocuk
emer boynumdan zorla kanımı cadılara ısmarlar
nasılsa hastalıklı bedenim ormanda
etrafım gazallar şavkıyan zaman dere
onun üzerinde mavi büyülü zorba masallar
serçe parmaklarım yeltenir
maalasef rüyam devlerin şehrinde bir cücenin doğmasıyla silindi
söyle:
sancı dediğin acı doğuran rahimlerin kısırlığa laneti
 
Meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı
Güzel kadınlar insan ömrünü uzatır derdi
Bir sürü güzel kadın girdi hayatıma
Hepsi ağzıma sıçtı.

lidarali.
 
Meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı
Güzel kadınlar insan ömrünü uzatır derdi
Bir sürü güzel kadın girdi hayatıma
Hepsi ağzıma sıçtı.

lidarali.
Tolstoy da der ki: "Bir erkeğin ihtiyacı olan tek şey, zeki bir kadının onu sevmesidir."
 
Son düzenleme:


inanamıyorum her gün olup bitenlere
güne başlıyorum hedef çıldırmamak üzere
ve sevemedim alışamıyorum düzeninize
koyamıyorum bi insanı kedimin yerine
kanamıyorum politik tebessümlerinize
ve cinayetten beslenen emellerinize
dayanamıyorum otizmliyi istemeyeşinize
okul sıralarında yer vermeyişinize
ben bi babayım istemem bir çocuğun burnu kanasın
ben bir adayım engelli olabilir sıfatım
ben bir kadınım ölmemeliyim önünde kızımın
işsizim mechul olmamalı yarınım
kutuplaşmamalı halkım laik ya da dindar
politika devlet bu insan için var
yakıyor bu canımı o doğudaki analar
Türk-Kürt değil sorunum akan kanlar
 


tam olarak açım
ne para, ne ekmeğe, ne torpile
ne acı, rolü 20 senedir iyi niyetli hacı
çocuğuna tecavüz edene kadar anlamadın
bunu anlattım senelerce ama sen anlamadın
emekle ödün arasındaki farkı kavramadın
bi' şaklaban nedir, bi' şarlatan nedir, ne içindir
sen kerimcanı anladın ama beni anlamadın
reddet, bekle evde, elbet değişir de
erken seçimle sanki bir bok değişirde
bir köle, bir paçavrasın, bu çözülmez eğitimle


hayat soğuttu insandan, insan hayattan beni
boş bulutlar bile bu coğrafyadakilerden zeki
 


Keşke yolumu dahada hızlı kat edebilsem (keşke)
Bunu hak ettim, keşke daha çok hak edebilsem (keşke)
Anlamazlar, çalış-kan bi' talebe değilsen
Üzgünüm anne, olamadım bi doktor, avukat, akademisyen
Batsın para ve sistem (batsın), yansır kaleme hisler (hisler)
S...m! N'olmuş hakkım olanı talep ettiysem? (n'olmuş?)
Benden sana ne? Sizler, kanepenizden bi' dizi izler gibi
Hayatımı yargılıyo'nuz, çok sıkıldım lan hepinizden
 



Boynumu çevreliyor sarmaşıklar, örümcek ağları
Bir çoğu vazgeçip döner görünce dağları ben
Vedalar biriktirdim zerre ses çıkarmadan
Ve yıllar sonra yine doğdum yıkıntılardan
 


Tanıdım yarandan
Aynı silahtı beni vuran
Affettim vurulurken
O daha fazla öldü benden

Belki de aşk lazım değildir
Sıcacık bir el yeter
Kimse ölmez aşktan maşktan
Öyle gelir, öyle gelir

Ben sana bir dal olurum
Sen arı ol, ben bal olurum
Benim sende yüreğim var
Bir bakarsın yâr olurum
 


ağırlığı ıslak bir toprak gibi doğurunca
yüzümü sokakta gördüğüm her hangi bir yüz gibi algılıyorum ilk defa
bütün köyü uyutan karanlık gökyüzü olarak
yeniden var olup ağaç diplerine topluyorum yarını
zaman, zamana veda ediyor
her şey eskisi gibi olmayacağına dair yeminler ediyor!
dualar kâr etmiyor!
kapıyı çekip gitmek istiyor içimdeki sancı
rüzgar buna izin vermiyor.

kendini ıslak bir toprak gibi doğuracaksın
türküler söyleyip dans ettiğinde mahfil
ve taylar uyurken nehir kenarlarında
incecik bir çocuk gibi
hüznü eski güz çiçeklerine fısıldamış ve unutmuş gibi
ilk defa kendinden karşılık beklemeyerek
beni suya benzet
canım, içinde yıldızlar dokunacağın günü
hıçkıra hıçkıra beklemektedir
 


Bu sen misin desen hülasa cevabım yoktur asla
Hissederdim ben evvelinde bilirdim
Derimi kendim elettim bir nebze görebileydin
Ben bileydim kendi kafamı kendim ezerdim
O zerzevatların dilinde ısırganlar gezdirirdim
Şimdi tüm çimenler alnımızda izler
Korkularla kenetlensin aklımızda günler
Bırak da kalsın nefretimde dahi şefkatimden izler
Göremesem bile onlar elbet hisseder
 


Çocuklar bebek doğar asker değil
Zaten sorun bu bütün gezegendeki
Gelebil'cek çözüm şu: Bırakın silahları
Yapsaydın yeterli olurdu sırf gereği inancının

Çocuklar ölmesin değil yetişkin de sağ kalsın
Siviller ölmesin değil askerin de sivil astlı
Nükleer kullanmayın değil merminiz de can al'cak
İlaç çözüm değil sorun tekrar hastalanman

Kendi kendine yaşarken sorun sistem
Aklıma gelen tek çözüm: Koyup gitmek
En ufak inancım olsa bugün çöz'ce'm
Bi' uçak bileti vurmamıştım öncesinde bu tarz dibe hiç
 


A’dan B’ye giden bir aracın içinde
Öylece oturanım, şöför bile değil
Yol güzel sevinmeli miyim?
Uçurumlar aşıyorum sırf senin için
 


açılış amacına dönme vakti gelmiş
 
Geri