acta non verba

Konu sahibi son olarak 362 gün önce görüldü


Merhaba Saian.
İşte bayram simdi bayram.
 
Olmadı mı bir banka oturup ağladığın, düşlemedin mi yağmuru?
Geçip karşısında kollarını bağladığın
Ve hiç kopmadı mı seni hayata bağladığın sicim
Ya da yaktığın sayfaların birkaç güzel için
Ne demekti kapılarında yazan
Yaranı gösterip onlara anladım kentlerden çekildiğin zaman
Yazdığın bütün o sayfalar yanar içimde fakat yazamadıkların var
Onlar tutunup kanar içinde
Bi' şekilde gelebildin sahip olduğun yaşa
Boynunda bir urgan iple nasıl yaşanırsa yaşa
Bir bilinç hâlinden çıkıp dönmek için taşa
Ve manâsını vermek için gözümdeki yaşa
Önce inip çarmıhından herkesi sarsan
Elindeki kalemdir o kalem ki sana asa
Yazabilmek için bi' masal bulup
Cehennemin ortasında cehennem olmayan her ne varsa


Saian S.S miğfer
 


usandın şehirdeki girdaptan boğuldun velhasıl
söyle sana pencerenden etine saplanan güneşten başka ne lazım?
bakma bana ben fırtına biçmek için rüzgar ekerim
hiç düşündün mü, bir manası var elbet çayla gelen iki küp şekerin?
tamam yaşamak pek iç açıcı değil şu zaman burkuldun.
ama kabûl et sen de farkettin yağmurun nasıl büyüdüğünü yutkundun!
isterdim bir yağmurdan artakalan koku şu şarkıya sığsın
şimdi sana sigaramdan yüz bularak soruyorum, nasılsın?
ben fena değilim sadece biraz laçka!
elimden gelen yok hastane kapısında eline şiirler tutuşturmaktan başka
bir de geceleri uyku tutmuyor, sabahı zor ediyorum
ulan bu öfke denen illet var ya; dişlerimi sıkıyorum!
bazısı beyhude diklenir şu dünyaya hah! Ne diyeyim?
kızıyorsun evet biliyorum ama işte ben onlardan biriyim.
olsun be, tutun yıkılma sakın hep ayakta kal, diren!
ben mesela oturup sana böyle bir mektup yazdım ismi kangren.
 


Ya kollarında güç yok ya ağır geldi gerçek
Yamuk yumuk çerçevende resim var mı sence?
Gün doğarken pencerende donabilir bi' serçe?
Uyansaydın baya farklı olabilirdi her şey

Yola gelirmiş herkes, gelemedim bir türlü ben
Bir türkü var dilimde ölümden neşeyle bahseden
Kaç senem, kaç günüm, kaç dakika kaldı bilmem
Ne farkeder ki sanki kıyametle raks eden de bizdik

Bilen bilir bunu
Çekmecemde saklıdır garip bi' veda mektubu
Kim susarsa haklıdır ve kısık sesle çığlık atmak
Ziyadesiyle zarif bi' vazgeçiş şeklidir
 
"Sen kırmızıymışsın
Sen hem çocuksun hem uslusun
Gitmek senin evin
Ve belki de mataranda tuzlu su
Bense taşırım göğsümde onca çingenenin ağrısını niye
Benim için mana yok senin vicdanın güle dönsün diye
Benim için mana yok senin vicdanın güle dönsün diye"
 


Yorgunum ama ayağa kalkmak için gücüm var
Direniyorum başımda deli dalgalar
Sen yokken yine yazıyo kalem masallar
Olmasan da varsın bende çok kanıt var
 


Bütün dertlerini çekmek hep yek
Gülümsemeyi sevmemek pek,
Susmak, haftanın üç günü bütün insanoğlundan nefret etmek
Hiç olmayayım diye bazı olmak
Bu lanet sistemin ağzı olmak
Yalnız kalmamak için o gerizekalı muhabbetlere razı olmak
para pahası olmak, silmek o değerli kavramları
Büyümek demek ailenden uzakta geçirmek midir her sene bayramları?
Dolduruyorum heybeme mutlu hatıralarımdan artanları
Bir gece Nuh olup kurtarasım var barınaklardaki bütün hayvanları
Düş yazdım tonla ve düştüm, düşündüklerime taştım zorla
Dedi tanrım “Ayağın al yürü dur, canın acısa da yardım sorma”
Kış çölünde yandım korla
Kendime dargınım yar çünkü devrimci gibi kızdım aleme de, bir burjuva gibi kaçtım sonra
 


kayboluş
hapsolmak ne büyük maharet
bu şehir bana,ben bu şehrin duraklarına emanet
bi ses adımı sayıklar ve der durma devam et
Allah için susma bir kaç kelam et
bilirsin beni,her an asıktır yüzüm
bakmıyorum lakin asla uyumaz açıktır gözüm
dilime düştü bu aralar
üç kuruşluk şarkılar
böyle yapma,üzülürsün yazıktır gözüm



sırrı buldum lakin düşürdüm kırdım
sonsuzluk bir karış mesafede,düşündüm durdum
bu yüzden yabancıyım
odama açılır tüm pencereler
sanırım belli değil ne yerim ne yurdum
bana hakikatten bahset bir kaç satır
sağda solda gezip göriyim kirli paslı dilime takıp
ey ahali,gölgesiz bir adam tanıyorum
kafası darmadağan sorularına cevap arıyorum.



an gelir
kurur kutsal dilim
taki kaf dağında şerbet içip sızsam yeri
hapsedip bu ruhu kaçsam geri
benim yastığım mermi yorganım demir
 
  • Beğen
Tepkiler: Aze
İçimden ne yazmak geliyor ne de bir şeyleri dile getirmek.Sussam öyle kendi içime doğru, sesimde ki cümleler tutuşsa birer birer.
Bu kanlı cesaret , bu yarım cüret yoruyor aklımı artık. Kendi kendine dövüşmeye yeltenen bir savaşçı gibi , kendi kıyılarına çarpan bir deniz gibi hirpalamak kendimi yoruyor.
Oysa bende ki acının en verimli çağı.
Atmaya niyetli kendini dudaklarımın arasından.
Düşmeye niyetli yüzümden.
Parça parca.
Eyv.
 


kalbi nasır bağlamış bu kentin damlarında soğuk var ,
ben yükseldikce alçalıyor doruklar ,
insanlara soğuk kal.
acımasız biri olamadım hiç kendime ,
çünkü kendime acımaya hiç fırsatım olmadı.
sırf gitmek için kalmadım , sırf yazmak için yazmak mı ?
ne bir beyim ne bir hünkar , tek derdim aynalar ,
kalıtsal monotonluk ve kırık dökük bankalar ,
içinde gizlidir önemsiz afyonlu çantalar .
kılçık olup yapışmış hayatın yüzüne öylece ,
kaybetmek değil vazgeçmek zoruma gidiyor , inan
pembe rüyalarda dolansaydım , biraz bulansaydım
her şeyin iyi olacağına inansaydım ah inansaydım.
durup durup başıma duman , geldim bir kere ,
kusup kusup odama inanç , düşünmek nafile ,
yol yakın , ev uzak , bilinmiyor ne zaman
son durak , hangi metrekarede hangi odada son nefes ?
çektim içime hangi tövbe kefaretim ?
hangi insan hangi canlı varlığını kanıksayamamış ?
hangi put , hangi akıl ?
gırtlağımda hangi ilaç hangi dağın yamacından aşağıya yuvarlandı ?
elime damlayan riskin soğukluğu kaygılarımı artırma çünkü dışarıda bok gibi soğuk var.
kurtulamassın , kaçmayı bırak tek bi' adım dahi tek bi' nefes dahi alamadan donup kalırsın eşiğe.
sabahları sevmiyorum evimi geceler istisna ,
oda az-buçuk kavga, gürültü eşliğinde.
beynimi işgal etmiş milyon tane kuruntu ,
her ne olursa olsun ışıkları kapatma olur mu ?
sonsuzluk bir nev-i saydamlıkla eşdeğer ,
sen yinede ara yinede bırakma peşini umudun.
derviş desinler , ermiş desinler sessiz ol ,
varsa neyin yoksa yanmış desinler
 


Mızrak gibi düşüyor gökten göğsüme ismin bu gece
Yıldızlar serpiştirmiştim yollarına uyurken bi' gece
Gündüzleri sevdin delice, ben hep karanlığın içinde geberi'cem
Sen diye kendimden vazgeçmemi bekleme bi' gün her şey geçi'cek
Ama yaralar hep açık kalacak
Ruhumdaki hasarın adı yaşamak
Sadakatime karşılık hep kaçamak
Cevaplar, insan bir nefes alacak
Eğer insansam atlatamam bunu hiç sanmam
Çünkü hayallerim ip sallar gibi bir ucunu tutamıyor insanlar
 
Mevzu biraz şey ; ben biraz üzgünüm yani nasıl anlatsam.
Bir çok şey oldu bu son altı ay içinde , bir çoğunun içinden sıyrılıp çıktım. Bir çoğu benim sıtkımı sıyırdı,sıyrıklarla doldum, taştım.
Her şeye rağmen güçlü görünmek gibi artistlik şeylere yeltenerek yoruyorum zihnimi.Değilim,küçük bir çocuk gibi zırlamak geçiyor içimden,bir taşın üstüne, bir yolun ortasına oturup boktan sebeplere ,sanki ucunda ölüm varmışçasına zırlamak ve dövünmek. Bağıra bağıra anlatmak istiyorum , en azından içimde nasıl bir yangın var ve beni ne denli yakıyor bilinsin istiyorum.
Yoruldum. Kırk kilitli kapılar ardına gizlenmekten, dimdik durmak için çabalamaktan.
Anlaşılmasın diye yüz çevirmekten, ses düşürmekten yoruldum. Kendi kabuğunu kaşıyıp kanatan bir yaradan farksızım
Mevzu biraz boktan ve neresinden tutsam elimde kalan cinsten. Ben biraz yorgunum yani zihnen.
Tedavisi mümkün değil.
İçinden çıkar mıyım bilmiyorum.
Çıkamazsam.
Annem affetsin,eyw.
 


biz ikimiz yan yana düşünce
aklıma giriyor
çok sakıncalı bi' düşünce



bana güzel şeyler anlatırken
ben hiç dinlemem
dudaklarını seyrederken
ve sen bunu bir bilsen

sever miydin ( belki severdin)
 


Beni bu sessizlikler aldı senden
kaderime denk gel nolursun.
 
yi%C4%9Fit-%C3%B6zg%C3%BCr.jpg
 
Geri