acta non verba

Konu sahibi son olarak 352 gün önce görüldü
https://www.youtube.com/watch?v=0iaQt4HVB0Y

bütün dargın çiçek isimleri gibi adın
sen yaşamak adına tek bir fotoğraf çektirmenin büyüsü kadın
işaretledin kendini gövdeme batan yıldızlardan inip
ötesiz son yolcu kadın öyle büyüdün göz çukurumda dinip
bende bir yorgunluk hali yıldız sayıp umutlandığım mı
hayatın heybesinde bir şiir olup kanıtlandığım mı
yaşamının da sızısını biçimsiz bulup ayıplandığım mı
hangisi benim dengem hangisi nerde nasıl
beklemektesin o an gerisin geri bir adım atsın
umudun üzerinde parmak izlerin umudun adı batsın
söylesene kaç yıldızın hilalisin
gitmeli burdan bu kent kalabalık ben meskun mahal firarisi

hani şu bizim sinemanın önünden geçerken
sen eteklerini gururuna yeğ tutmuş geçerken
şarkılar şarkı değilmiş artık senin ardınsıra
bir tramvay senfonisi
giden insan kokusu
vakur bir seranatmış
hiç çicek satmazmış çingeneler
**Spam/Adversiting**ları o yağmur ıslatmazmış
sen geçerken

dudaklarımda devrik bir tramvay
insanlar gülmeleri mahcup
sen hep o cumartesinin kırmızısı kauçuk
papuçlarının küçük beyaz türküsü
seni nerden tutup çıkarsam sen hep öbürküsün
hani iki çift laf edersin kalbin kuş olur
hani el tutuşları olur bir kent o zaman kent olur
 
https://www.youtube.com/watch?v=TmZNuNPHljA

Gidişin akşam oldu pazar kapanışı gibi
Sokaklar angarya ve çerçöp çadır ipi
Odanın içine radyodan sızan hayaletin
Çıkardık pillerini unutmayı hayal edip

Bir alçak bunu diyebilir ancak inanmam
Bir alçak buna gülebilir ancak
Biraz da kayboldum, yoruldum ama kaçmadım
Savaş yanlısı saçlarından
 
https://www.youtube.com/watch?v=rCAhhrRrHLM

Her şey küçük bi' cinnete bakar, gözlerim akar, özlemim azar
Özgür günler yakındı d'i' mi bana? Söz verin aga, dönmeyin ama
Umudumu al, ver öfkeyi bana, bu adam korkuya ekmeği banar
Sükûnetim seni yanıltmasın, kime beni sorsan der: "Gözleri kara
 
https://www.youtube.com/watch?v=sl8r9zsIyW8&list=RDQLGDpFpJtyA&index=6

Şimdi sana sigaramdan yüz bularak soruyorum, nasılsın?
Ben fena değilim sadece biraz laçka!
Elimden gelen yok hastane kapısında eline şiirler tutuşturmaktan başka
Bir de geceleri uyku tutmuyor, sabahı zor ediyorum
Ulan bu öfke denen illet var ya; dişlerimi sıkıyorum!
Bazısı beyhude diklenir şu dünyaya hah! ne diyeyim?
Kızıyorsun evet biliyorum ama işte ben onlardan biriyim.
Olsun be, tutun yıkılma sakın hep ayakta kal, diren!
Ben mesela oturup sana böyle bir mektup yazdım ismi kangren
 
https://www.youtube.com/watch?v=gDs_u85SDf4

Şimdi sen eski fotoğraflar kadar uzaksın
Bi bilsen nasıl kafam güzel kesin kusardın
Nadir gülümser aniden susardın bence bu tuzaktı
Başımız sisli manzaramız pus artık
Bi öyle uzak durdun falan yani nedir pis miyiz biz?
Sanki hiç değmedim kirpiğine, niçin resmiyiz?
Benim sandalyem kırık o yüzden sallanıyorum birazcık
Hal hatır sorma faslını geçmeyecek miyiz?
Küçük detaylarla sevindim ve daha küçükleriyle Üzüldüm ben
keşke sana da anlatabilsem
Bazı hislerimden söz etmeye dilim yetmez benim
Keşke gözlerimin lisanından anlayabilsen
 


" Vasiyet etmek istedim şarkılarımı kızıma , hep sonunda kendimi vurdum"
 


Düşün ki oğlun bir namussuz kurşunla ensesinden vuruldu
Ve mezarına eksik konuldu kızın
Şehrin göbeğinde patlayan anket sonucunun akabinde
Bulamadılar yüzüğünü ve gülümseyen gül yüzünü

Taşıyorsun sanki bir kör ile göz göze gelmenin mümkününü
Ya da sendin o sanki sen attın bir nehre bütün mülkünü dün
Yaşıyorsun işte cümle zamanı; aç, yorgun ama öyle berrak
Çünkü evet şu an olup biten her şey olacak olanın çünküsüdür
Şimdi şu dağ evininin türküsünü dağın tepesine de çıkarsan
Açsan önünde durduğun camı, dibine de bıraksan kendini dağın
Kim duyar seni Belki anlamsız belki de korkak derler
Hâlbuki bilmezler her insan elbet bir kere intihar eder
Kimi hayatından vazgeçip de hayallerinde
Kimi de hayallerinden vazgeçip hayatın orta yerinde
 



Elim kolum bağlı Kelimeler korkak Boğazım düğüm, ben de doldum Taşamadım Dört gözüm açık Gardım yukarıda İhtimal zayıf Sana ait olamadım Öl de öleyim, resmen bunun peşindeyim Senden önce kendimden vazgeçeyim Bir şey söyle, gücüme gitsin Her şey bitti. Bunu da fark edeyim
 



dur bi bak bana yüzün düşmesin
tutun kendine serbest düşüştesin
daldın aynaya dünya döndü zaman aktı nehirleşti düz rota sonu yok
her arayana görünmez her soranada verilmez cevap
yok bilmem demeyi öğrenmemeyi sayma marifet
söylenmemeyi bil ve az a da tamah et
bazı gün ve bazı yıllar anılar olsun servetin
bu dünya bi ilizyon yanılmaktan kaçış yok
fer sönmesin gözünde güneş gibi dur
ne olur beni bekleme bulut gibi ol
bana boş yere gülümseme duruldum
beni peşinden sürükleme yoruldum.
beni yerme gördüğün ben değilim
ben değil başka biri
beni övme gördüğün ben değilim
içinde ki beni dinle
 


Benim hayatta istediğim, hiçbir şey olmadı.
Bir seni çok istedim, senin de için benle dolmadı.
Koskoca İstanbul'da, beni mi buldun be kadın?
Allah'ın belası bir adamım, yanımda kimse kalmadı.
 


Dilimde pas tadı var, kalbimde bir kötü koku
Kan istedikçe tanrılar ben yavaşça ölüyorum.
Kabristan gömü dolu, cennetin önü yolum
Lütfen kalbini aç, eve dönüyorum.
 
Ölümüm olacaksın diye fısıldayan O ahmağı
Unutmasan ne çıkardı ulan?
Bilmem kaç santimden başka Ne boşluk kalırdı içinde?
Yüreğin çok mu doluydu, yersiz kaçtım bütün vakitlerinde?
Unutkan randevulaştığın hani
Hep sonradan.
Kendine bile eğreti bir adamım ben artık mualla.
Ellerim ceplerimde
Ne zaman sokaklara serseri dalsam
Aklımdasın
En saklımdasın hala
Öylece ortada duran.


Anıl Acar - Mualla
 


Dedem hem çökük hem kırılgan
Dil cahili ki sorma
Çocuk yapmayı ve gömmeyi biliyor
Çalmayı bir ıslığı boydan boya
Rüzgâr dinsiz ses hışırtısı
Âdemin düştüğü günden bu kırıklar
Dut ağaçları deniz meylediyor
Ölümün de farkında doğumun da
Şuramda sarı sarı
Şuramda ığıl ığıl
Çocuk büyüyor
 


Benim için umut yok sela var çarşıda pürle
Ve de kuru kanla beslenen edebiyat pantolon cebimde
Öldü bütün çocuk yazlar ben kargışlanmışım
Yazdığım onca bala da kan damlamış ama ben alkışlanmışım
Yazdığım şiirlerden geçer evimin kapısında ki fantom
Dişimi sıkıp çalarım ıslık o da benim kırık kantom
Bizler ayağa sokakla kalkan çocuklar yıkılmazdı
Şarkılardan öğrenmiştik gence kurşun sıkılmazdı
Kabzamızı gülle donattık, namlumuzda hazan
Ben bi süper kahramandım kendi pelerinime şiirler yazan
Tersine çaldı bandomuz ağzımızda marş lekesi
Genzimizi yaktı yeminler dinmedi fakat mavzer sesi
 


başka yüzler asılmasın diye
ilmeği geçirdim aşkın boynuna
koynuna veda ettim
huzuru feda ettim
tüm vebali kabul ettim
ne güzeldik oysa biz
sen çok seven ben şizofren
e böyle bil bir şey demem
yeter yaşadığını bilmem
ne güzeldik oysa biz
ağlasın tüm filmler
mutlu bitseler bile
susup kalsın şiirler
şeydası küsmüş güle
ama bunları göze aldım
bile bile yalnız kaldım
ardından bakakaldım
ne güzeldik oysa biz
bu cenkin galibi kim?
kim mayıs, kim kızıl ekim?
 
Geri