ihaveanidea
Bronz Üye
-
- Katılım
- Nisan 8, 2019
-
- Mesajlar
- 2,869
-
- Tepkime puanı
- 1,739
-
- Puanları
- 348
Bembeyaz bir güvercine sahipsin. O kadar kusursuz ki bu güvercin, görenlerin ruhu açılıyor.
Uçtukça semada dalganan bir bayrak misali salınımlarını izliyorsun.
Kıvrılmış bir kağıt iliştiriyorsun ona. Bir kanat çırpıyor, götürüyor kağıdı özlemlerine.
Omzunda dinleniyor. Oradan eline geçiyor. Seviyorsun başını. Lakin ona sarılamazsın, dokunamazsın, öpemezsin. Çünkü sana ne kadar yakınsa bir o kadar da uzakta.
Çok farkı var diğer kuşlardan. Dimdiktir mesela. Bakışları keskin ve güven vericidir. Gözlerin gözlerine iliştiğinde yüreğine bir ürperme, bir sevgi verir.
Geceleri yanına gider ağlaşırsınız. Yaslanırsın kafesine. Kaldırırsın başını kapkaranlık gökyüzüne. Ağlayarak anlatırsın içindekileri. O konuşmaz. Dinlemeyi sever.
Bir noksanı vardır güvercinin. Çok bi' üzülür. Nedenini bilmezsin, belki de anlamazsın.
Her kanat çırpışında gözyaşını akıtır yeryüzüne. İnsanları izler, nefret eder, ağlar.
Ve bir gün... Kanatları tutmaz olur artık. Uçamaz. Mecal bulamaz kendinde. Son bir kez dener, havalanır...
Başaramaz. Son uçuşunun keyfini çıkarır. Yavaş yavaş yeryüzüne, anlayamadığı insanlara doğru düşer.
Gözlerini kapar, kanatlarının kırılışını hisseder, ağlar...
Uçtukça semada dalganan bir bayrak misali salınımlarını izliyorsun.
Kıvrılmış bir kağıt iliştiriyorsun ona. Bir kanat çırpıyor, götürüyor kağıdı özlemlerine.
Omzunda dinleniyor. Oradan eline geçiyor. Seviyorsun başını. Lakin ona sarılamazsın, dokunamazsın, öpemezsin. Çünkü sana ne kadar yakınsa bir o kadar da uzakta.
Çok farkı var diğer kuşlardan. Dimdiktir mesela. Bakışları keskin ve güven vericidir. Gözlerin gözlerine iliştiğinde yüreğine bir ürperme, bir sevgi verir.
Geceleri yanına gider ağlaşırsınız. Yaslanırsın kafesine. Kaldırırsın başını kapkaranlık gökyüzüne. Ağlayarak anlatırsın içindekileri. O konuşmaz. Dinlemeyi sever.
Bir noksanı vardır güvercinin. Çok bi' üzülür. Nedenini bilmezsin, belki de anlamazsın.
Her kanat çırpışında gözyaşını akıtır yeryüzüne. İnsanları izler, nefret eder, ağlar.
Ve bir gün... Kanatları tutmaz olur artık. Uçamaz. Mecal bulamaz kendinde. Son bir kez dener, havalanır...
Başaramaz. Son uçuşunun keyfini çıkarır. Yavaş yavaş yeryüzüne, anlayamadığı insanlara doğru düşer.
Gözlerini kapar, kanatlarının kırılışını hisseder, ağlar...