8. Ev

P
  • Kullanıcı Phoibos
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Bir gün şair Sophokles'leydim. Biri geldi sordu ona: "Aşkla aran nasıl? Hala kadınlarla düşüp kalkıyor musun?" Sophokles: "Bırak canım sen de," dedi, "bu işten kurtulduğuma bilsen ne kadar seviniyorum. Deli ve belalı bir efendinin elinden kurtulmuş gibiyim."
 
Kephalos'un bu sözleri hoşuma gitti. Devam etsin diye:
-Kephalos, dedim, korkarım seni dinleyenlerin çoğu bu sözlerini doğru bulmaz. Senin ihtiyarlıktaki rahatlığını iyi huylu olmana değil, zenginliğine verirler. Zenginin gönlü avutması kolaydır, derler.

-Haklısın, dedi, doğru bulmazlar sözümü. Onlar da haklı. Ama sandıkları kadar değil. Bak Themistokles'in şu sözü pek yerindedir. Seriphos'lu biri onu küçümseyerek: "Sen kazandığın ünü kendine değil, Atinalı olmana borçlusun" demiş, o da: "Doğru, Seriphos'lu olsaydım ünlü olamazdım. Ama sen Atinalı da olsan bir şey olamazdın" demiş. İşte bu söz, insan zengin olmayınca ihtiyarlığa zor katlanır diyenlere de söylenebilir. Aklı başında bir adam, yoksulluk içinde ihtiyarlığa zor katlanabileceği gibi, akılsız adam da istediği kadar zengin olsun hiçbir zaman rahata kavuşamaz.
 
... İşte ben bunun için para kazanmayı önemli bir iş sayıyorum. Ama herkes için değil, aklı başında olanlar için. İstemeyerek de olsa kimseyi aldatmamak, kimseye yalancı çıkmamak, Tanrıya kurban, insana para borçlu olup Hades'e korka korka gitmemek gerek. İşte bunu sağlar para. Daha başka işlere de yarar, ama ben ölçtüm biçtim, aklı başında bir insan için zenginlik en çok bu işe yarar derim.

- Güzel söylüyorsun Kephalos, ama şu senin doğruluk dediğin şeyi nasıl anlatacağız? Bu sadece doğruyu söylemek ya da alınan şeyi geri vermek midir? Böyle davranmak doğru da olabilir, eğri de. Örneğin aklı başında bir arkadaştan silahını alsak, bu arkadaş çıldırsa, emanetini de geri istese, vermek doğru mudur? Geri verene doğru adam denebilir mi? Bir çılgına, gerçeği olduğu gibi söyleyene de doğru adam denemez...

- Haklısın, dedi.
- Demek oluyor ki, doğruluk gerçeği söylemek, aldığını vermek diye anlatılamaz.
Polemarkhos:
-Hayır, diye söze karıştı, anlatılabilir. Simonides'e bakılırsa, tam tarifi budur.
Kephalos:
-Peki öyleyse sözü sana bırakıyorum; ben gidip kurban işlerine bakayım.
Polemarkhos:
- Doğruluk herkese hakkını vermektir.
 
Hey arkadaş! Bu yolda ben de coşkun bir selim,
Beraberiz seninle, işte elinde elim.
Seninle bu hayatın gel beraber gülelim,
Ölümüne, gamına, tipisine, karına.
 
A Street Cat Named Bob (2016)

1sa. 43dk. - Biyografi, Komedi, Dram, Aile - İngiltere
Yönetmen: Roger Spottiswoode
Senaristler: James Bowen, Garry Jenkins, Tim John

6679688703_a77bb7a5c1_b.jpg
 
Richard La Piere adında bir sosyolog 1920'lerin başında genç bir Çinli karı-kocayla ABD'de 66 otel, motel ve 184 lokantaya gitti, her gittikleri yerde kabul edildiler, kendilerine servis yapıldı, sadece 3. sınıf bir motelde kabul edilmediler. Bu ilk deneyden 6 ay sonra La Piere bütün bu gittikleri yerlere mektup yazarak Çinli müşterilerin kabul edilip edilmeyeceğini sordu, mektupların yarısına cevap geldi. Cevap yazan yerlerin %92'si Çinlilerin kabul edilemeyeceğini bildirdi, %8'i kati bir cevap vermedi, sadece %1 kadarı olumlu cevap verdi.
 
Geri