8. Ev

P
  • Kullanıcı Phoibos
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Et maintenant on va où? (2011)
Peki şimdi nereye? - Where Do We Go Now?

1sa. 50dk. - Komedi, Dram - Fransa, Lübnan, Mısır, İtalya
Yönetmen: Nadine Labaki
Senaristler: Rodney Al Haddid, Thomas Bidegain, Jihad Hojeily


hqdefault.jpg


Et-maintenant-on-va-o-194843.jpg
 
Et maintenant on va où? (2011)
Peki şimdi nereye? - Where Do We Go Now?

1sa. 50dk. - Komedi, Dram - Fransa, Lübnan, Mısır, İtalya
Yönetmen: Nadine Labaki
Senaristler: Rodney Al Haddid, Thomas Bidegain, Jihad Hojeily


hqdefault.jpg


Et-maintenant-on-va-o-194843.jpg

Cok begenerek izledigim bir filmdi. Eger bu tarza yakin film onerileriniz olursa pek memnun olurum.
 
Hindistan'ın güneyindeki Pullipodupet köyünde her yıl küçük bir kız kurbağa ile evlendirilir. Törende geleneksel evlilik kuralları uygulanır. Köyün yarısı damadın, yarısı gelinin ailesini temsil eder. Düğün yemeği bitiminde kurbağa göle salınır. Gelin, ilkokulda eski hayatına döner. Büyüdüğünde ikinci eş almakta serbesttir.

Hintli bir gazeteci Pullipudupet'teki töreni izlemeye gider. Köylülere, neden her yıl genç bir kızı kurbağayla evlendirdiklerini sorduğunda, "Kendimizi bildik bileli böyle" derler.
 
New York Times okur anketi: "Geçmişe yolculuk yapabilseydiniz, Hitler'i bebekken öldürür müydünüz?"

%42 Evet. %28 Emin değilim. %70 potansiyel katil!
 
Sizi Edward Bernays ile tanıştırmak istiyorum.

"Tüketici ruhlarımızın mühendisi" olarak tanınıyor. Halkla ilişkilerin kurucusu. "Bu alan nedir?" diye sorulsa, sivil yaşamın Pentagon'u derim. Silahı, kamuoyunu yönlendirmek.

1995'te 106 yaşında ölen Bernays dünyanın birçok ülkesindeki seçimlerde oylarımızı nasıl verdiğimizi yönlendiren kişi. Kitle psikolojisi ve psiko-analizden yola çıkarak temel davranışlarımızla oynamış.

İlk büyük işi satışlarını arttırmak isteyen domuz tüccarları. Doktorlardan rapor toplamış. "Kahvaltıda domuz eti yemek sağlığa yararlıdır." Raporu bayrakla birleştirmiş. Ülke çapında reklam kampanyası. "Amerika'nın milli kahvaltısı: Jambonlu yumurta." Birbirine benzemenin teşvik edildiği göçmenler ülkesinde Amerikalılığa soyunanlar başlamışlar aynı kahvaltıya talim etmeye.

Bernays'ın gençliğinde bir başka işi Amerikalı kadınlara sigara içirtmek. 20. yüzyılın başlarında kadınların umumi yerlerde sigara içmeleri yasak. Yaptırımı, para cezası, hapis. Tütün şirketleri mamullerini toplumun yarısına satamamaktan şikayetçi. Bernays New York'ta yılda bir yapılan ünlü resmigeçit gününde beş altı saatliğine kiraladığı mankenleri yürütür. Kızlar, şehrin limanının girişinde, elinde meşale tutan Özgürlük Anıtı'ndaki kadına atfen "Özgürlük için kibrit çak" sloganıyla sigaralarını yakar. Olay haber olur. Feministler sigara içme özgürlüğü kampanyasını destekler. Bir yıla kalmadan tütün şirketleri amaçlarına erişir. Kadınlar erkeklerle birlikte zehirlenme eşitliğine kavuşur.

Bernays politikacılara danışman olur. Kitabından alıntı:

"Halka güvenilmez. Yanlış adama oy verip zararlı şeyler peşinde gidebileceklerinden, yönlendirilmeleri gerekir."

Nazi Almanyası'nda kitle hareketlerini örgütleyerek Yahudi soykırımının yolunu açan Propaganda Bakanı Goebbels'in, kitabını okuduğunu öğrendiğinde Bernays şöyle der: "Dikkatle programlanmış bir kampanyayla varıldığı belliydi."
 
1968'de Prag'da "güler yüzlü sosyalizm" hareketine karşı Sovyet tankları Çekoslovakya'yı işgal etti. Moskova'da, ellerinde pul büyüklüğünde Çekoslovakya bayraklarıyla saldırıyı protesto eden dört genç akıl hastanesine kaldırıldı. Teşhis? Sovyetler'de proletarya diktatörlüğünü protesto eden ancak deli olabilir.
 
Castro, Che ve yoldaşları Amerikan mafyasının Küba'yı evleri gibi kullanmasına kucak açan Batista rejimine karşı darbe yapar.

Devrim yapılmış. İlk toplantı. Hükümet kurulacak, iş bölümü yapılacak.
Castro: "Aranızda ekonomist var mı?"
Che el kaldırır.
"Ekonomi bakanısın."
Toplantı biter. İki yoldaş baş başa.
"Che, ekonomistlik de nereden çıktı?"
"Ne ekonomisti?! 'Kim komünist' diye sormadın mı?"

Merkez Bankası'nın başına getirilir. Rejim banknotlarında Che'nin imzası. Bürokratlıktan sıkılır.
"Ne yapabilirim?" diye vicdanı sızlar. İstifa eder.
"Dünya devrimi, emperyalizmin en zayıf halkası Kongo'dan gelecek" der.
Sekiz on arkadaşını alıp, yabancısı olduğu kıtaya, bilmediği ülkeye, tanımadığı, dillerini anlamadığı insanların arasına devrim yapmaya gider. Muhalif bir grupla ilişki kurar. Dağa çıkarlar. Afrikalılar çatışmalarda ölür. Che öfkelenir. Günlüğüne "Tembeller, devrimden anlamıyorlar" diye yazar. Yemeklerden bağırsakları bozulur. Sağ kalan arkadaşlarıyla çekip gider. Sonraki durağı Bolivya'da CIA'in tuzağına düşürülür, hunharca öldürülür.
 
Geri