gece 3 gibi geç bi saatte yattığım için pazartesi sabahı servise tam ayılamamış halde bindim, arabayı normalde hakan abi kullanır, bu sefer şoför başkasıydı, ilk dikkatimi o çekti, şöyle bi bakınca hakan abinin arkada oturduğunu ve sesli sesli bir şeyler izlediğini fark ettim. iyice dönüp dikkat kesilince ağlamaklı olduğunu gördüm. bir şeyler olduğunu ilk anladığım an oydu. "abi hayırdır?" diye sorduğumda daha açılmamış sesiyle "gece çok büyük deprem olmuş biraderim" diyebildi. o'na bir şey demeden telefona sarılıp twitter'a girdim, yol boyunca haberleri, videoları, tweet'leri takip ettim. olayın şokuyla ilk anda hiç aklıma gelmedi oralarda tanıdık birilerinin olup olmadığı. çok yakının saydığın birilerinin orada olmadığını bilmenin rahatlığı biraz da. ofisteki personelle haberleşip oralarda yakınları olan birileri var mı diye bilgi aldıktan sonra detaylıca düşünmeye başladım. yıllar önce küstüğümüz ve evlendikten sonra malatya'ya taşındığını bildiğim bi arkadaş aklıma geldi, hatay'daki başka bir arkadaş aklıma geldi, bunlarla yıllardır görüşmüyorduk. sonra da forumdaki insanlar aklıma gelmeye başladı. o sırada stock yazmış ve berhat'la serhat'ı sormuştu, ilk mesajları onlara attım. sonra açtım foruma baktım. favi, mazlum, publisher, emare, havayıdişleyen, yarmagül, bahtiyar, psinoza ve bölge'de daha kim varsa, çok da tanımadığım bu insanlar için herkes gibi endişelendik. sonrası zaten akla geldikçe eşe dosta yazarak, durmadan haberleri takip ederek, ne yapabiliriz diye düşünerek, birilerine kızıp öfkelenerek, hoca'ları profesörleri dinleyerek, iyi haberler almayı umarak geçti. hala da öyle. başka ülkelerden gelen yardımlar, taziye mesajları, milletin bir şeyler yapabilmek için topyekün çırpınışı, dayanışması, hepsi ayrı ayrı unutulmaz. dilerim sağlam dersler çıkarırız ve dilerim bir daha bu kadar canımız yanmaz.