Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Buna distopya diyemem ben. Bu tarihsel olarak kaçınılmaz bir durumdur, somuttur ve biz görürüz yada görmeyiz bilmiyorum ama bir şekilde yaşanacaktır. Yine de diyalektik ve buna eşlik eden tarihsel materyalizm kavramını dar bir zaman aralığında değil de uzun bir tarihsel perspektiften ele almak gerekiyor. Köleci toplumlardan feodalizme geçiş tarihsel olarak bir ilerlemedir. Feodalizmden kapitalizme geçiş tarihsel olarak bir devrimdir. Devirdiğine göre ilerici, kendisini devirecek olana göre de gericidir. Hepsinin dönüşümü süresinde kaos olması kaçınılmazdır. Marx “Fransa’da sınıf savaşımları” adlı yapıtında şuna benzer bir ifade kullanıyordu : “burjuvazi kendinden önceki ardılları gibi amansız mücadelesini vermeden iktidarı/siyasi otoriteyi teslim etmeyecektir.” Yani bugünkü gibi krizlerin, zaman zaman karanlık otokratik anlayışın muteber olması şaşılacak bir durum değil. Ama yine de değişim her zaman çoğunluk olan kitlenin hoşnutsuz olduğu ve kendi kaderini eline almak için azınlığa karşı baş kaldırdığı süreçlerde yaşanır. Bunun olumlu mu yoksa olumsuz mu olacağını, yani muhtevasını çoğunluk olan sınıfın siyasi öncüsü belirler."Yönetenin eskisi gibi yönetemediği, yönetilenlerin de eskisi gibi yönetilmek istemediği koşullar geldiği gün değişimin kapısı açılacaktır."
Bu distopya minik kuşum...
Niye böyle düsünüyorum cünki tarihi acidan bakmissin olaya ve diyalektik ilerliyor demissin..
O bir yorum sadece..diyalektik ilerliyor demek icin..insanligin su an müthis bir konumda olmasi lazim ki..hani yok..
Müthis olmasi icin de,mevcut sistemlerin hepsini yok etme hayaline girmissin..maalesef bu olmuyo..
Thomas More biliyordu bunu anno 1518 de.
Buna distopya diyemem ben. Bu tarihsel olarak kaçınılmaz bir durumdur, somuttur ve biz görürüz yada görmeyiz bilmiyorum ama bir şekilde yaşanacaktır. Yine de diyalektik ve buna eşlik eden tarihsel materyalizm kavramını dar bir zaman aralığında değil de uzun bir tarihsel perspektiften ele almak gerekiyor. Köleci toplumlardan feodalizme geçiş tarihsel olarak bir ilerlemedir. Feodalizmden kapitalizme geçiş tarihsel olarak bir devrimdir. Devirdiğine göre ilerici, kendisini devirecek olana göre de gericidir. Hepsinin dönüşümü süresinde kaos olması kaçınılmazdır. Marx “Fransa’da sınıf savaşımları” adlı yapıtında şuna benzer bir ifade kullanıyordu : “burjuvazi kendinden önceki ardılları gibi amansız mücadelesini vermeden iktidarı/siyasi otoriteyi teslim etmeyecektir.” Yani bugünkü gibi krizlerin, zaman zaman karanlık otokratik anlayışın muteber olması şaşılacak bir durum değil. Ama yine de değişim her zaman çoğunluk olan kitlenin hoşnutsuz olduğu ve kendi kaderini eline almak için azınlığa karşı baş kaldırdığı süreçlerde yaşanır. Bunun olumlu mu yoksa olumsuz mu olacağını, yani muhtevasını çoğunluk olan sınıfın siyasi öncüsü belirler.
Mevcut iktidar 20 yıldır her türlü dinsizliği imansızlığı yapıp din üzerinden cahilleri sömürüyor. Yarın iktidar değişirse gelecek parti belli, şu anda bile Atatürk’ün ilkeleri ile uzaktan yakından alakası olmadığı halde milyonlarca Kemalist geçinen cahili sömürecek. Ohhh değmeyin keyfimize.AKP'yi suçlamak bir şeyi çözmez. AKP olmasaydı ne olacaktı? BKP ya da CKP. Mesele toplumun zihniyeti ve cahilliği. Bu iktidar olmasaydı da toplum yine aynı toplum olacaktı. İnsanlar düzeltmeye kendinden başlamadıkça, iktidarların değişmesinin hiçbir anlamı yoktur.