26.Münazara : Zengin Olmak Mutlu Olmak İçin Yeterli Midir Yeterli Değil Midir?

R
  • Kullanıcı Restful
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Münazara
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Çok paranın çok mutlu olmanızı sağlayacağına inanıyorsanız;


Mutluluk kodumuzun %50’si genetik olarak doğuştan şekilleniyor. Bunu değiştirmek pek mümkün değil.
%40’ı aktivitelerimiz, değerlerimiz ve hedeflerimiz gibi kendi seçimlerimizle belirleniyor.
%10’u yaş, milliyet, işiniz olup olmadığı, medeni durumumuz, gelirimiz, güvende olup olmadığımız gibi dış faktörlerle oluşuyor.

bir arastirmanin istatik sonucu boyle

hersey 100de100 Paraya Zenginlige odakli degil
 
1291incib8781387.jpg


bakın şimdi bu çocuk eğer zengin olmasaydı, o tekneyi almasaydı ailesi..

mutlu olabilecek miydi? o mutluluk göz yaşları akabilecek miydi sorarım size :asd:

paranın getirdiği mutluluk her bünyede farklı reaksiyon gösterebilir. kişisel özelliğine göre değişir insanın.
 
1291incib8781387.jpg


bakın şimdi bu çocuk eğer zengin olmasaydı, o tekneyi almasaydı ailesi..

mutlu olabilecek miydi? o mutluluk göz yaşları akabilecek miydi sorarım size :asd:

paranın getirdiği mutluluk her bünyede farklı reaksiyon gösterebilir. kişisel özelliğine göre değişir insanın.

O çocuğun mutluluğunun sebebini anlayamayız :D Belkide teknenin manevi değeri vardı onun için :D
 
Konu hakkında Sayın Doktor Devlet Bahçeli'nin şöyle bir can alıcı sorusu var;

[YOUTUBE]FIfH_L6jYWQ[/YOUTUBE]

Evet. Niye alamıyor annesi babası ona? Çünkü fakirler. Bu durumda bu isyanı eden ve püskevitine kavuşamayan çocuk mutsuz olacaktır. O halde mutlu olmak için zengin olmak gerekir.
 
Doğalgazlı evin kirası daha pahalıdır. Zenginler doğalgazlı evde ve zengin olmayanlar sobalı evde oturur.

Bir kış günü;

[YOUTUBE]bLfEgdSAX0k[/YOUTUBE]

Vine'mızdan gördüğümüz üzere zengin olan doğalgazlı evdekiler ne kadar mutlu ve mesut.
 
Konu hakkında Sayın Doktor Devlet Bahçeli'nin şöyle bir can alıcı sorusu var;

[YOUTUBE]FIfH_L6jYWQ[/YOUTUBE]

Evet. Niye alamıyor annesi babası ona? Çünkü fakirler. Bu durumda bu isyanı eden ve püskevitine kavuşamayan çocuk mutsuz olacaktır. O halde mutlu olmak için zengin olmak gerekir.
Evet Bahceli dogru demis
.. evinde Televizyon izleyen cocuk "pūskůvesi" yok diye cok uzuluyor
.babasi nerden baksan 400 500tlye Tv almissin nedense cocuguna bir paket "Pūskūve" almadin....

şu videoda Siyaset cikar kokusu geldi buram buram Fakirlik yasayan bir paket pūskuvesi olmiyan cocugu dusunen degil ama:şirine:
 
Evet Bahceli dogru demis
.. evinde Televizyon izleyen cocuk "pūskůvesi" yok diye cok uzuluyor
.babasi nerden baksan 400 500tlye Tv almissin nedense cocuguna bir paket "Pūskūve" almadin....

şu videoda Siyaset cikar kokusu geldi buram buram Fakirlik yasayan bir paket pūskuvesi olmiyan cocugu dusunen degil ama:şirine:

o televizyon meselesinden daha önce ben bahsetmiştim alıntı yapmayalım :asd:
 
Amerikada yasayan Multi Milyoner bir is adamin
11 yaşındaki , sadece özel jetle seyahat etmeye alışık bir aristokrat kızının, doğum günü hediyesi olarak 'diğer insanlarla birlikte yolculuk yapabilmek ve havaalanlarının içinin neye benzediğini görebilmek için tarifeli bir uçağa binmek' istemesi
 
Fakir ama mutlu, zengin ama mutsuz



- BEN ESKİLERDEN SÖZ EDEYİM Mİ?

- Evet, evet…
- Ben anneanne, büyükbaba yanında büyüdüm. 1950 li yıllardı. Arife gecesi uyku tutmazdı. Sabah olacak, temiz giysiler giyilecek, eller öpülecek, bayram parası alınacaktı. Büyükbabam yirmi beş kuruş olan haftalığım dışında bir lira verirdi. Çok para… Anneannemin harçlığı da iki buçuk liraydı. Onun hala avucundaki paralara baktığını görünce bir lira daha uzatır, ‘’ Pambığım benim!’’ der elini öptürürdü. Anneannem daha sonra onu gizlice bana verirdi. Ayakkabı tamircisi bir adamın verebileceği o kadardı. Sonra yola çıkılırdı… Önce büyükbabamın ağabeyine gidilirdi, daha yolda içimi sıkıntı kaplardı; Büyük amcamızın eşinde bir hastalık vardı, elleri, ayakları büyüyordu ve ben her bayram daha kocaman bir el öpüyor, korkuyordum. Ama 25 kuruş veriyorlardı bana, o iyiydi. Yalnız başıma yakınlarda oturan halama giderdim. Ona da gönülsüz… Sadece yirmi beş kuruş verirlerdi. Eniştem şeker hastasıydı, elleri pofidik pofidikti, öperken içim bulanırdı, bana da bulaşacak sanırdım. Ve ardından, iki sokak ötede oturan babaanneme giderken keyiflenirdim. Yine yalnız… Orada yemek yemek de gerekiyordu ve bir lira veriyordu… Benim tüm bayram gelirim bu oluyordu. Yıllar içinde de, büyüdüğüm halde değişmedi bu. Hep aynı paralar verilirdi, sanki değişecekmiş gibi, her eve dönüşümde de anneannem birer birer sorardı… O paraların çok az bir kısmını, yaya gidişiyle yarım saat ötede kurulan lunaparkta harcardım arkadaşlarımla ama hiç parama kıyıp dönme dolaba binemedim. Çarpışan otomobile de, atlıkarıncaya da… Seyrederdim yalnızca. Bir gazoz on, iki bisküvi arası lokum beş kuruş… Çok mutlu olurdum. Çocuk olduğumdan mı öyle geliyordu? Fakirdik de, bu nedenle büyükler aslında mutsuz muydu? Hayır… Fakirdik ama büyükbabamın kahkahaları diğer sokaktan duyulurdu, insanlar ‘’Hüseyin Usta coştu yine!‘’ derlerdi… Yenikapı’ nın coşkulu Hüseyin Usta’ sı…
- O lunaparkı ben de bilirim. Anımsıyor musun, bir çadırda gövdesi yılan başı kız, bir tuhaf canlı vardı…
- Evet. Başı küçük bir masada dururdu, ‘’Masanın altındadır kızın bedeni…’’ diye söylenir, eğilir bakardık, bize ‘’Tsss!’’ diye ses çıkarır, korkuturdu… O günleri çok özlüyorum.
* * *
- BU YILLARIN BAYRAMLARINDAN DA SÖZ EDELİM Mİ? İçimizde gençler de var. Ne düşünüyorlar?
- Ben bir şey hissedemiyorum. Hatta yük geliyor. Hiç kimselere gitmesem, hiç kimseler gelmese de uzanıp kanepeme, elimde kumandam, televizyonda kanal kanal gezinip dursam…
- Buraya gelmeden kaldırımlarda yürüdüm, ‘’Can Gözüyle’’ insanların suratlarını gözledim; Bir bıkkınlık, bir yorgunluk, inanılmaz bir kaş karalığı, sanki kavgaya hazırlar…
- Hızla büyüyen, hatta ‘’dünyada büyüme ikincisi olan ülke’’ insanları ha?
- Kişi başına düşen milli gelir katlanarak artıyor neredeyse…
- Yani daha zengin ülkenin daha zengin insanlarıyız düne göre…
- O zaman sana sorarım; Fakir ama mutlu mu olmak istersin, zengin ama mutsuz bir insan mı?
- Hem zengin, hem mutlu…

- Zenginleşiyorsak neden mutsuzluk artıyor insanlarda? Neden suratlar asık? Bir yanlışlık var, büyük bir yalan var bir yerlerde…


özcan çeltik
 
14098.jpg



168294.jpg


198238.jpg


akbaba-cocuk.jpg


Not: Resimdeki çocuk ilerideki BM kampına gitmek istiyor fakat açlıktan yerinde kalakalmış. Çocuğa ne olduğunu kimse bilmiyor. Fotoğrafı çeken daha sonra ödül alsa da intihar etmiş. Arkadaki akbaba da çocuğun ölmesini bekliyor. İşte bunlar hep yokluktan, yoksulluktan, fakirlikten. Bu çocuğun mutlu olabilmesinden söz edilebilir mi?

somali.jpg


hqdefault.jpg



Zenginlik veya fakirlik sadece kişiler, aileler ya da sülaleler için geçerli değil. Yoksul olan ülkeler de var. Yoksul olan fakirdir ve zengin değildir. Hani nerede mutluluk? Bize hikaye okumayın...
 
171732.jpg


tsbco724853.jpg


kiymetli tasa batirilip suslenen mercedes ve fitati 1milyon$fazla

zengin zūppelerin keyfi boyle olur

sl600_swarovs_01.jpg


Senin buraya koydugun Fakirlikdende ziyade artik yoksullukdan aclikdan hayatini kaybeden/kaybetmek uzere olan cocuklarin fotografi


buraya 10larca/100lerce karsilikli fakir zengin fotolari koyariz.Sonuc???

Luks Otellerde Rest o yemekler hep çöpe gidiyor...bir zengin yemegine kac yuz/bin harcar... diger kalanlarda çopemi atilmali???

işte her Zengin bu Fakir insanlari dusunseydi yardimda bulunsaydi o utanc verici karelerde olmazdi

kendinizi kandirmayin

konuyuda baska yone cekmeyin.
 
Daha önce bahsettiğimiz üzere zengin ülkeler ve zengin olmayan ülkeler arasında da farklılıklar vardır. Bu farklılık mutluluğu yansıtır. Malum, kapital düzendeyiz ve bu düzenin babası Amerika'dır. En gelişmiş ve zengini de yine aynı ülkedir. Şimdi sizlere bu mutluluk farkını yine bir vine ile paylaşacağım;

[YOUTUBE]aOQXczOAGx0[/YOUTUBE]

Görüldüğü üzere, yokluk ve yoksulluktan bıkmış usanmış bir hısım, daha fakir ülkede banyoda bile nasıl davranıyor. Bunda mutluluk olamaz. Diğer yandan, zenginlikten ve sömürü ile bolluk içinde olan ülkedeki çocuğa banyo yaptıranlar ne kadar da mutlu ve mesut.
 
O fotoğraftaki afrikalı çocukların karınlarının doymasi için zenginlik gerekmiyor, insanlık gerekiyor. İnsanoğlu var olusundan beri zengin olmadan da karnını doyurabilmis ve mutlu olabilmistir. Bu fotoğrafların ne yazık ki zenginlikle bi alakası yok
 
O fotoğraftaki afrikalı çocukların kadınlarının doymasi için zenginlik gerekmiyor, insanlık gerekiyor. İnsanoğlu var olusundan beri zengin olmadan da karnını doyurabilmis ve mutlu olabilmistir. Bu fotoğrafların ne yazık ki zenginlikle bi alakası yok

Afrikalı bir anne, çocuğuna: "Tabağını bitirmezsen dışarı çıkıp oyun oynamak yok." diye bağırana kadar Dünyadaki bütün zengin sofralarındaki tabakları ben de kırmak istiyorum. Zaten zenginlik ve fakirlik adaletsiz dağılımdan doğar. Bunu biz de biliyoruz. Konumuz bu değil ki. Sonuç olarak fakir kalanlar ( Her ne sebeple ise de) mutsuzlar. Anladın mı?
 
Afrikalı bir anne, çocuğuna: "Tabağını bitirmezsen dışarı çıkıp oyun oynamak yok." diye bağırana kadar Dünyadaki bütün zengin sofralarındaki tabakları ben de kırmak istiyorum. Zaten zenginlik ve fakirlik adaletsiz dağılımdan doğar. Bunu biz de biliyoruz. Konumuz bu değil ki. Sonuç olarak fakir kalanlar ( Her ne sebeple ise de) mutsuzlar. Anladın mı?

Anlatmaya çalıştığım şu dostum;
Zenginlik ayrıdır, karnının doyması ayrıdır. Karnının doyması zenginlik değildir. Ben günde 3 öğün yemek yiyebiliyosam bu zenginlik değildir. Ben son model bir spor arabaya, güzel bir semtte güzel bir daireye sahipsem ve akşam yemeğimi, kodaman arkadaşlarımla boğaza karşı lüks bir restoranda yiyorsam zenginim.
Yoksa sabah kahvaltısını börekçiden aldığım içinde peynir olmayan peynirli poğaça ile yapıyorsam, öğle yemeğinde iş yerinin verdiği yemeği yiyip, akşam yemeğinide artık evde bi şekil hallediyosam bu zenginlik olmaz. Ha bi şekil doyuyor muyum? Doyuyorum. Ama Afrikadaki bu görüntüler zenginliğin ve fakirliğin ötesinde bir olay. Hem fakirlerin hem zenginlerin ayıbı orası.
 


Anlatmaya çalıştığım şu dostum;
Zenginlik ayrıdır, karnının doyması ayrıdır. Karnının doyması zenginlik değildir. Ben günde 3 öğün yemek yiyebiliyosam bu zenginlik değildir. Ben son model bir spor arabaya, güzel bir semtte güzel bir daireye sahipsem ve akşam yemeğimi, kodaman arkadaşlarımla boğaza karşı lüks bir restoranda yiyorsam zenginim.
Yoksa sabah kahvaltısını börekçiden aldığım içinde peynir olmayan peynirli poğaça ile yapıyorsam, öğle yemeğinde iş yerinin verdiği yemeği yiyip, akşam yemeğinide artık evde bi şekil hallediyosam bu zenginlik olmaz. Ha bi şekil doyuyor muyum? Doyuyorum. Ama Afrikadaki bu görüntüler zenginliğin ve fakirliğin ötesinde bir olay. Hem fakirlerin hem zenginlerin ayıbı orası.

Sen içinde peyniri olmayan pohaça ile peynirli pohaça yiyebiliyorsun ve bir şekilde günde 3 öğün karnın doyuyor. O halde o fotoğraftaki afrikalılara göre daha zenginsin. Sana göre daha zengini de boğazda kahvaltı yapıyor. O kodamanlara göre daha zengini de uçağa atlayıp Hawai adalarında kahvaltı yaptıktan sonra akşam için Los Angeles'da 50 tane karıyla... Benim örnekler sadece uç örnekler. Birbirlerine kıyasla zengin olanlar/fakir olanlar daha mutludur/ mutsuzdur. Bu kadar açık.
 
UNICEF'in araştırması paranın saadet getirmediğini gösteriyor. Şöyle ki Almanya'daki çocuklar mutsuzken, Yunanistan'dakiler mutlu.
29 sanayileşmiş ülkede yapılan araştırmada, 11-15 yaş arasındaki çocuk ve gençlerin sağlık ve eğitim durumları, yaşam koşulları ve mutlu olup olmadıkları mercek altına alındı. Araştırma sonuçlarına göre Almanya'da yaşayan çocukların eğitim seviyeleri daha yüksek ve sağlıklarına çok daha fazla dikkat ediyorlar. Genel yaşam koşulları göz önüne alındığında Almanya, en gelişmiş 29 ülke arasında 6’ncı sırada yer alıyor. Listenin son sıralarında Avrupa’da ekonomik kriz ile boğuşan Yunanistan ve İtalya bulunuyor.

Fakat çocukların yaşam koşulları ve hayattan duydukları memnuniyet karşılaştırıldığında sıralama değişiyor. Avrupa'da ekonomik krizden en az etkilenen, yaşam koşullarının daha iyi olduğu Almanya'da çocukların mutluluk oranları oldukça düşük. Çocuk ve gençlerin en mutlu olduğu ülkeler sıralamasında Almanya, 29 ülke arasında 22'nci sırada yer alıyor. Buna karşılık ekonomik kriz yaşayan, işsizliğin rekor seviyelere ulaştığı İspanya, Yunanistan ve İzlanda gibi ülkeler çocukların kendini en mutlu hissettiği ilk 5 ülke arasında yer alıyor.

Yedi çocuktan biri mutsuz

Araştırmaya göre Almanya'da yaşayan her yedi çocuktan biri hayatından memnun değil. UNICEF Almanya Komitesi Üyesi Profesör Hans Bertram'a göre çocukların mutsuzluğunun sebebi, sürekli “başarılı olmaları” yönünde yapılan baskılar.

Alman Öğretmenler Birliği Başkanı Joseph Kraus ise "Bence çocuk ve gençlerimizin başarı konusunda maruz kaldığı baskılar da aslında ülkemizde çocuk yetiştirme konusunda yaygın olan, şımartma ve aşırı korumacılığın sonuçları. Çocuklarımızı sürekli aşırı stres altında kaldıklarına inandırıyoruz" açıklamasını yapıyor.

Kraus'a göre Almanya'da çocukların çok fazla şımartılmaları, el üstünde tutulmasının bir nedeni de birçok ailenin tek çocuklu oluşu. Kraus yaşam standartlarının yüksek olmasına rağmen çocukların kendilerini mutsuz hissetmelerini şöyle açıklıyor :

"Çocukların gerçek yaşam şartları ve hayattan beklentiler arasındaki uçurumun sebebi bence tipik bir refah fenomeni. Yaşam koşulları iyileştikçe insanlar kendilerini daha mutsuz hissediyorlar."

Zengin aile çocukları daha mutsuz

UNICEF'in araştırması paranın saadet getirmediğini gösteriyor. Şöyle ki Almanya'daki çocuklar mutsuzken, Yunanistan'dakiler mutlu.


Kısa adı UNICEF olan Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu tarafından yapılan bir araştırma son günlerde Almanya gündeminde ilk sıralara oturdu.

29 sanayileşmiş ülkede yapılan araştırmada, 11-15 yaş arasındaki çocuk ve gençlerin sağlık ve eğitim durumları, yaşam koşulları ve mutlu olup olmadıkları mercek altına alındı. Araştırma sonuçlarına göre Almanya'da yaşayan çocukların eğitim seviyeleri daha yüksek ve sağlıklarına çok daha fazla dikkat ediyorlar. Genel yaşam koşulları göz önüne alındığında Almanya, en gelişmiş 29 ülke arasında 6’ncı sırada yer alıyor. Listenin son sıralarında Avrupa’da ekonomik kriz ile boğuşan Yunanistan ve İtalya bulunuyor.

Fakat çocukların yaşam koşulları ve hayattan duydukları memnuniyet karşılaştırıldığında sıralama değişiyor. Avrupa'da ekonomik krizden en az etkilenen, yaşam koşullarının daha iyi olduğu Almanya'da çocukların mutluluk oranları oldukça düşük. Çocuk ve gençlerin en mutlu olduğu ülkeler sıralamasında Almanya, 29 ülke arasında 22'nci sırada yer alıyor. Buna karşılık ekonomik kriz yaşayan, işsizliğin rekor seviyelere ulaştığı İspanya, Yunanistan ve İzlanda gibi ülkeler çocukların kendini en mutlu hissettiği ilk 5 ülke arasında yer alıyor.

Yedi çocuktan biri mutsuz

Araştırmaya göre Almanya'da yaşayan her yedi çocuktan biri hayatından memnun değil. UNICEF Almanya Komitesi Üyesi Profesör Hans Bertram'a göre çocukların mutsuzluğunun sebebi, sürekli “başarılı olmaları” yönünde yapılan baskılar.

Alman Öğretmenler Birliği Başkanı Joseph Kraus ise "Bence çocuk ve gençlerimizin başarı konusunda maruz kaldığı baskılar da aslında ülkemizde çocuk yetiştirme konusunda yaygın olan, şımartma ve aşırı korumacılığın sonuçları. Çocuklarımızı sürekli aşırı stres altında kaldıklarına inandırıyoruz" açıklamasını yapıyor.

Kraus'a göre Almanya'da çocukların çok fazla şımartılmaları, el üstünde tutulmasının bir nedeni de birçok ailenin tek çocuklu oluşu. Kraus yaşam standartlarının yüksek olmasına rağmen çocukların kendilerini mutsuz hissetmelerini şöyle açıklıyor :

"Çocukların gerçek yaşam şartları ve hayattan beklentiler arasındaki uçurumun sebebi bence tipik bir refah fenomeni. Yaşam koşulları iyileştikçe insanlar kendilerini daha mutsuz hissediyorlar."

'Almanlara özgü'

Kraus‘a göre diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Almanların yaşam koşulları hakkında daha sık şikâyet etmeleri de Almanlara özgü bir durum.

Almanya'da genel olarak çocukların daha iyi ekonomik şartlarda yaşadığını tespit eden UNICEF araştırması diğer yandan ekonomik refahın eşit bir şekilde dağıtılmadığına işaret ediyor. Almanya'da çocuk yoksulluğu önemli bir sorun olmaya devam ediyor.

Araştırmayı yapan uzmanlar bu nedenle özellikle maddi durumu iyi olmayan ve tek başına çocuk büyütmekte olan anne ve babaların desteklenmesi için ulusal bir eylem planının hayata geçirilmesini talep ediyorlar.

Deutsche Welle
 
Kapital bir düzende yaşarken, mutluluğun zenginlikten başka bir nedenden ötürü oluşacağına düşünmek çok komik. Önce bir düzene bakmalı. Her şey satılık. O halde zengin isen mutlusundur.
 
26.Münazaramız sona ermiştir.Katılımcı arkadaşlara ve takip eden üyelere teşekkür ederiz.

Münazara ankete sunulacaktır​
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri