Bu olgulara çok takılıyorsun ama eksik düşünerek takılıyorsun kardeşim,sörf çevrede yapılan bir spordur,çevre bu spor dalında bir etkendir ve bu spor dalına bir müdahale var.
Çevreye yapılan bir zarar sonucu sörf sporuda zarar görmüştür
Alaçatı projesinde projenin gerçekleştirildiği saha verimsiz çorak arazidir, hiçbir şekilde bir ağaç yada yeşil alan zarar görmemiş aksine bölge ıslah edilerek yeşillik kazandırılmıştır.
Olgulara takılmaktan bahsetmişsin, ben şahsıma değil münazaraya yapılan yorumlara cevap vermeyi tercih ettikçe konu şahsileştirilliyor buna sahiden üzülüyorum yeterli zenginlikte bir konu dururken şahsen eleştirilmek sahiden yadırgadığım bir durum.
Çoğu 2010 yılından sonraki durumlar,
Maziye gömmüştür derken mazi 3 yıllıksa eyvallah derim.
Sevgili Jose ..
Buna dair sürecin nasıl işlediğini basamak basamak anlattım ve tekrarlamak yerine başka bir açı bulup konuyu geliştireyim ..
Ekonomik kalkınma öğeleri kamuya ailt olabileceği gibi büyük bölümü özel işletmelerdir...
Özel işletme sahipleri kanunlara uymama konusunda ayak diremeye devam ettikçe paylaştığın haberlerde olduğu gibi basın yayın organları görevlerini yerine getirerek hukuk sürecini hızlandıran haberlere imza atarlar..
Art niyetli, kanun dışı yaklaşımlarla Çevre Kanununa ve Toplum düzenine müdahale eden bu özel işletme sahiplerinin varlığı Sanayi kuruluşlarının gerekliliğini azaltmaz..
Kanser olan insanlar için kanser riskini düşürmek için ne çabalar var onu söylermisiniz ? Kanser riskini sıfıra indirecek bir çalışma varmı yada var olabilirmi?
Ya da Allah kerim deyip susalım mı
Çevre Kanununun ilgili maddelerini paylaştım..
Geçtiğimiz Çeyrek yüzyılda.. Yani son 25 yılda.. Yani Sevgili Kayranın 80lere dair verdikleri örneklerin yaşandığı günlerden bugüne kansere karşı verilen savaş sayesinde özellikle hava kirliliğine karşı "MÜKEMMEL" derece de mesafe katedilmiştir.
Bunu 80lere dair sinema filmleriyle bugün başımızı çıkarıp şehrin havasına bakarak yapacağımız bir karşılaştırmayla farkedebiliriz.
Paylaştığın haberden bir bölüm..
Havran Belediye Başkanı Ak Partili Hasan Lofcalıoğlu da özellikle kış aylarında çalışan zeytin fabrikalarının zeytin karasuyunu Havran Çayı’na akıttığını söyledi. Lofcalıoğlu, "İlçemizde 10 tane zeytin ve zeytinyağı fabrikası var. Ancak bunlardan 3 tanesinin durumu sıkıntılı. Karasu atıklarını çay kenarında olmaları nedeniyle buraya tahliye ediyorlar.
Bu insanlar özel işletme sahibi ..
Bu insanlar yerel yönetimler yada yargı aracılığıyla denetim mekanizmasının dişlilerine teslim olmak zorunda kalacak art niyetli insanlar..
Bu 3 fabrika sahibi için Havran Belediyesinde ki diğer 7 zğayı fabrikasını da kapatalım ve bölge halkı hem zeytinlerini satacak bir kurum bulamasın hemde fabrika çalışanları işsiz kalsın mı isteriz..
Yoksa bu 3 fabrikayı diğerleri gibi atıklarını temizleyecek makinaları almaya yada çalıştırmaya zorlayalım mı isteriz??
Ya kardeşim bugün tertemiz bir çaylar akarsular olsa?
Çevreye verilen hasar,zarar gerimi alınacak?
Evet ..
Sevgili Jose .. Doğa kendini yenileyebilen niteliklere sahiptir ..
Bugün ısrarla söylediğim gibi geçmiş büyük hasarların yerini tertemiz çaylar akarsular aldı yeniden ve bugünün sanayi & çevre işbirliği bize gelecek için bu doğayı garanti ediyor..
...
Veya bu fabrikaların olduğu yerlere yakın yaşayan insanların kalıcı hastalıklarla boğuşması tamamen tesadüfmü ? Bunun cevabını verirmisin bana ?
Sanırım her mesajımda tekrarlamam gerekiyor..
Öyle yapayım bende..
Ekonomik Kalkınma öğeleri olan
Sanayi kuruluşları, Enerji Kaynakları, Turizm Tesisleri, Ulaşım imkanları..
Çevreye Zarar Verir ..