24.Münazara : Ekonomik Kalkınma Uğruna Çevreye Zarar Verilebilir Mi Verilemez Mi?

R
  • Kullanıcı Restful
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Münazara
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Bu olgulara çok takılıyorsun ama eksik düşünerek takılıyorsun kardeşim,sörf çevrede yapılan bir spordur,çevre bu spor dalında bir etkendir ve bu spor dalına bir müdahale var.
Çevreye yapılan bir zarar sonucu sörf sporuda zarar görmüştür

Alaçatı projesinde projenin gerçekleştirildiği saha verimsiz çorak arazidir, hiçbir şekilde bir ağaç yada yeşil alan zarar görmemiş aksine bölge ıslah edilerek yeşillik kazandırılmıştır.

Olgulara takılmaktan bahsetmişsin, ben şahsıma değil münazaraya yapılan yorumlara cevap vermeyi tercih ettikçe konu şahsileştirilliyor buna sahiden üzülüyorum yeterli zenginlikte bir konu dururken şahsen eleştirilmek sahiden yadırgadığım bir durum.









Çoğu 2010 yılından sonraki durumlar,
Maziye gömmüştür derken mazi 3 yıllıksa eyvallah derim.

Sevgili Jose ..
Buna dair sürecin nasıl işlediğini basamak basamak anlattım ve tekrarlamak yerine başka bir açı bulup konuyu geliştireyim ..

Ekonomik kalkınma öğeleri kamuya ailt olabileceği gibi büyük bölümü özel işletmelerdir...

Özel işletme sahipleri kanunlara uymama konusunda ayak diremeye devam ettikçe paylaştığın haberlerde olduğu gibi basın yayın organları görevlerini yerine getirerek hukuk sürecini hızlandıran haberlere imza atarlar..

Art niyetli, kanun dışı yaklaşımlarla Çevre Kanununa ve Toplum düzenine müdahale eden bu özel işletme sahiplerinin varlığı Sanayi kuruluşlarının gerekliliğini azaltmaz..



Kanser olan insanlar için kanser riskini düşürmek için ne çabalar var onu söylermisiniz ? Kanser riskini sıfıra indirecek bir çalışma varmı yada var olabilirmi?
Ya da Allah kerim deyip susalım mı

Çevre Kanununun ilgili maddelerini paylaştım..
Geçtiğimiz Çeyrek yüzyılda.. Yani son 25 yılda.. Yani Sevgili Kayranın 80lere dair verdikleri örneklerin yaşandığı günlerden bugüne kansere karşı verilen savaş sayesinde özellikle hava kirliliğine karşı "MÜKEMMEL" derece de mesafe katedilmiştir.
Bunu 80lere dair sinema filmleriyle bugün başımızı çıkarıp şehrin havasına bakarak yapacağımız bir karşılaştırmayla farkedebiliriz.







Paylaştığın haberden bir bölüm..

Havran Belediye Başkanı Ak Partili Hasan Lofcalıoğlu da özellikle kış aylarında çalışan zeytin fabrikalarının zeytin karasuyunu Havran Çayı’na akıttığını söyledi. Lofcalıoğlu, "İlçemizde 10 tane zeytin ve zeytinyağı fabrikası var. Ancak bunlardan 3 tanesinin durumu sıkıntılı. Karasu atıklarını çay kenarında olmaları nedeniyle buraya tahliye ediyorlar.

Bu insanlar özel işletme sahibi ..
Bu insanlar yerel yönetimler yada yargı aracılığıyla denetim mekanizmasının dişlilerine teslim olmak zorunda kalacak art niyetli insanlar..
Bu 3 fabrika sahibi için Havran Belediyesinde ki diğer 7 zğayı fabrikasını da kapatalım ve bölge halkı hem zeytinlerini satacak bir kurum bulamasın hemde fabrika çalışanları işsiz kalsın mı isteriz..
Yoksa bu 3 fabrikayı diğerleri gibi atıklarını temizleyecek makinaları almaya yada çalıştırmaya zorlayalım mı isteriz??



Ya kardeşim bugün tertemiz bir çaylar akarsular olsa?
Çevreye verilen hasar,zarar gerimi alınacak?

Evet ..
Sevgili Jose .. Doğa kendini yenileyebilen niteliklere sahiptir ..
Bugün ısrarla söylediğim gibi geçmiş büyük hasarların yerini tertemiz çaylar akarsular aldı yeniden ve bugünün sanayi & çevre işbirliği bize gelecek için bu doğayı garanti ediyor..



...

Veya bu fabrikaların olduğu yerlere yakın yaşayan insanların kalıcı hastalıklarla boğuşması tamamen tesadüfmü ? Bunun cevabını verirmisin bana ?

Sanırım her mesajımda tekrarlamam gerekiyor..
Öyle yapayım bende..

Ekonomik Kalkınma öğeleri olan
Sanayi kuruluşları, Enerji Kaynakları, Turizm Tesisleri, Ulaşım imkanları..
Çevreye Zarar Verir ..
 
Baggins

Güzel kardeşim projeye ne hacet adamlar nükler santrale 3,2 milyar dolar harcıyorlar diyorum bu parayı Yunanistana ver adamlar krizden kurtulur.
3,2 milyar para varki adam bu parayı almışlar nükler santrele yatırmışlar. Bende diyorum ki bu parayı kişibaşına geliri artırmak için nükler santrale vermek yerine bizzat millete dağıt. Yorulmamış olursun.

Ayrıca gönül rahatlığıyla bu nükleer santrallerin,fabrikaların,turizm merkezlerinin çevreye,kültüre,tarihe zarar vermediğini söyleyebiliyor musun ?



Kişi başı milli gelir 45 Tl 70 kuruş birşey yapmadan artmış olacak değilmi ?
Bak ne kadar güzel çevreye zarar vermeden amacına ulaştın.
O kadar Fabrika,Hes,Nükler santral var, ne kadar etkide bulunmuş kişi başına düşen milli gelire ?
Acaba bu projeden toplummu kazançlı çıkcak yoksa önde gelen kişilermi cebini dolduracak onu düşünmek gerek (:

Peki nükleer santral yapmayalım ülke de ki herkese 45.70 Tl verelim..
Sonra da bu parayla kendi enerjinizi kendiniz üretin diyelim..

Şöyle bir örnekle açıklayayım...
Bugün pide alma 2.50 TL cebinde kalsın..
İftara piden yok ama..

Sevgili Jose ..

Bizim Nükleer Santralden geleecek enerjiye ihtiyacımız var...
Biz bu santrali yapmazsak 3.2 milyar doları
İran a yada Rusya ya verip onlardan satın alacağız ..
Biz buyrun bu halkımızın parası sizin olsun demek yerine..
Kendi enerjimizi kendimiz üreterek bu parayı iç ekonomiye aktarıyoruz..
Bizim insanımız çalışıp üretecek..
Bizim insanımız kullanacak enerjiyi..
 
Yahu konuşmayım diyorum beni zorluyorsun sabah beri.
neymiş biz sataşıyor muşuz tartışmıyor muşuz
Sen kendinde misin sevgili dostum?
ağzından çıkanla kulağın arasında ki mesafeler neler değişiyorsa ben bunu çözemedim
konu ne konu? ortada neyi tartışacağız? sen çıkmış ekonomik kalkınma çevreye zarar verir diye kabul ediyorsun. Bunun neyini savunuyorsun?
Yalancı milletvekilleri gibisin
eline bir kaç birşey alıyorsun kürsüde anca naralar atıyorsun
perde arkasında olanlar hep gizli?

Sevgili Kayra ..
Münazaranın bir üslup gereksinimi vardır..
Ben sana bunu hatırlatıp konuya dair yorumlarınla devam edeceğim ..
Hatırlatlak isterim ki, Hangi tarafı savunacağımızı ne ben ne de takım arkadaşım Morfinyus seçmedi.
Biz bu tarafı savunmakla görevliyiz ve bunu kişiselleştirmen fevkalade abes bir tavır.


Ne demek zarar verir ama küçük verir, en az şekilde verir vs. Yahu biz burada azı çoğu mu tartışacağız! Zarar veriyor mu vermiyor mu?
Oruç oruç nasıl sinirlendim yahu

Evet ..
İlk mesajımda ki konunun 2. mesajı bu ..
Ekonomik kalkınma öğeleri çevreye geçmişte de bugün de zarar vermektedir dedim..
Bunun aksini ifade etmeyi..
Size ve bilginize olan saygımla reddettim.
Çünkü ortada böyle bir gerçek varken bu münazara da kör dövüşü yapmak yakışıksız olur.

Münazara süresince bu zararı her geçen yıl azalttığımızı, bu zarara karşın gelen ekonomik imkanlarla zarardan yüzlerce kat fazla doğa ve çevre yatırımı yapılabildiğini..
Sadece çevre için değil biz insanoğlunun 21. yüzyıl şartlarında yaşamaya devamı için bu sanayi ve enerji kaynaklarının ne derece şart olduğunu tartıştık..

Umarım bana bunun aksini iddaa edecek fikirler sunarsın ki
bende münazara kuralları gereğince bu fikirlerine eleştiri getiririm.
 
Müzaranın son gününe girmemiz sebebiyle konuyu toparlayıp son kez düşüncelerimi yazacağım.
Ekonomik Kalkınma uğruna çevreye zarar vermek bir nevi bize sunulan doğal güzelliklere,yaşamımız için adeta sır küpü gibi şifrelenmiş dengelenmiş doğanın,dünyanın bize sağladığı oksijene,güneş ışınlarının geliş açısına,ozon tabakasının kalınlığına kadar yapılmış bir hainliktir.
Çevreye zarar vermeden yapılabilecek ekonomik kalkınma planları hazırlamak yerine.Ekonomik kalkınma için çevreye zarar verilebilir fikrinin kabul edilemez olduğu,günümüzdeki hastalıkların artması,çevrenin her geçen gün dahada tahrip edilerek dünyadaki oksijen oranının düşmesi vs. gibi sebebler buna açık örneklerdir.
Dinazorların neden o kadar büyük cüsseli olduklarını araştırdığımda,o dönemde dünyadaki oksijen miktarının çok fazla olduğundan öyle iri olduklarını öğrendim,gün geçtikçe dünyamız zaten yaşlanıyor ekonomik kalkınma uğruna bizde dünyayı iteliyoruz adeta daha çabuk yaşlansın diye.

Varsın paramız olmasın ya tabiatta açlıktan kim ölür ?
Betorname yığınları yerine meyve ağaçlarının bol olduğu sebze tarlalarının bol olduğu yerden kim açlıktan ölür ?
Günü kurtarma çabasına düşüp gelecek nesillerle betorname bir dünya bırakmak yerine,Dinç sağlam yeşil bir dünya bırakalım,Ekonomik kalkınma'dan çok daha hayırlı olacaktır.
Gelecek nesile yeşil paralar yerine,yeşil bir dünya bırakma dileğiyle...

tyljln6z.png


mpgeojdk.png

Baggins ve Morfinyus bu güzel münazara için teşekkür ediyorum bir hatamız olmuşsa maruz görün (:
 
Doğa hepimizin baştacı, insanlığa verdikleri hepimizin boyun borcu, ona olan şükranlığımız, muhtaçlığımız, ondan gelip ona gidecek olmamız kimsenin inkar edemeyeceği gerçekler.. Ama burada bitmiyor ne yazık ki geri dönülemeyecek mesafeler katettik .. 18. yy da gerçekleşen Sanayi Devriminin ardından bırakın geriye dönmeyi her geçen gün ileriye gitmezse sokaklara dökülüp isyan edeceğimiz boyutlar da ekonomik gücümüz tam anlamıyla Sanayinin omuzlarına yüklendi. Mustafa Kemal ATATÜRK Yurtta Sulh, Cihanda Sulh diyor .. Ekonomik refah sağlanmadan barış ve güven içinde yaşayan toplumlar olarak hayatlarımızı devam ettiremeyiz. Çevreye verilen zarardan içinde insanlık taşıyan her bir insan evladı rahatsızlık duyar.. Ama yapamadığı kahvaltı yüzünden okula giderken bir aracın altında kalıp hayatını kaybeden 9 yaşında ki Nedime nin en az temiz bir çevre kadar babasının kazanıp getirdiği ekmeğe ihtiyacı vardı..

Öncelikle takım arkadaşım Baggins e,
Kırmızı takım üyeleriJose ve @Thé ya teşekkür ederim. Güzel bi münazara oldu (:
 
Münazaramız sonlanmıştır.Katılımcı ve de takip eden arkadaşlara teşekkürler.

Münazara ankete sunulacaktır.​
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri