Xerath
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Eylül 6, 2013
-
- Mesajlar
- 7,856
-
- Tepkime puanı
- 858
-
- Puanları
- 348
-
- Yaş
- 37
Ülkemiz her geçen gün büyüyen bir krizle karşı karşıya ve bunun büyük çoğunluğu hesap sorulamayan tek adam rejimi yüzünden oluyor. Bu durum artık bizzat AKP kurmayları tarafından da dilendirilen bir gerçek. Ekonomik kriz, hukuk, demokrasi ve insan hakları iktidarın üzerinde demoklesin kılıcı gibi sallanıyor. Sistem her ne kadar revize edileceği söylense de artık ok yaydan çıktı ve ülke adım adım seçime gidiyor.
Geride bıraktığımız belediye seçimleri AKP açısından bir güvenoyu yoklamasıydı. İktidar tek adam rejimi için halktan onay alamadı, üzerine yenilenen istanbul seçimlerinde yenilen fark kazanmaya alışmış bir partide soğuk duş anlamına geldi. Bu durum sessizce hazırlanan eski AKP kurmaylarına adeta bir işaret fişeği oldu ve ayrılıklar daha yüksek ses çıkarmaya başladı. Önümüzdeki günlerde Babacan ve Davutoğlu partilerine son şekilleri verip partinin kuruluşunu resmen ilan edecekler. Partiden kopuşlar son sürat devam ediyor ancak bu iki hareketin AKP'den iş bitirici ve nitelikli insanları koparıyor. AKP ister kabul etsin ister etmesin kağıttan kule gibi yıkılacak ve seçimin ertelendiği her gün AKP'yi aşağı çekecek.
Diğer yandan seçimlerde bursa hariç diğer bütün büyük illeri koparan CHP'de ise çalkantı devam ediyor. Ekrem İmamoğlu ve Mansur yavaş ise hızla değerleniyor ancak CHP arkalarında set olamıyor. Yeni durulan saray elçisi krizi ise kurultayda kendisini gösterecek. CHP'yi parti içi siyaset çok yoracağa benziyor
İyi parti diğer partilere nazaran daha olumlu bir çizgide devam ediyor. Parti milliyetçi bir tabanda varlığını sürdürse de son dönemlerde ki laik ve demokratik CHP'den olası kopuşlar için iyi bir liman olacaktır. AKP ile ittifak yapan MHP'de ise oy oranıyla beraber milliyetçi tabandan da uzaklaşıyor. MHP'de her kopuş İyi partiyi yükseltiyor.
RTE ise içte ve dışta kaybetmeye devam ediyor. Sn CB dışarıda anlaşma yaparken arkasındaki %50 oy oranına güveniyordu, yani ülkenin yarısı beni destekliyor ve siz benimle anlaşmaya mecbursunuz deyip zorlayıcı bir yol seçiyordu. Arkasındaki bu destek eridikçe RTE daha da kaybediyor. Her ne kadar dillendirilmese bile ekonomik kriz toplumun her kesiminde hissediliyor. Sn CB başkasına suçu attıkça kendi ayağına sıkıyor çünkü tek yetki kendisinde ve hesap sorulamıyor. Düzenli olarak yapılan anketlerde AKP oy oranı düşüyor RTE yakında bir karar vermek zorunda kalacak. Profili değerlenen belediye başkanı, ekonomik kriz, kurulan iki yeni parti AKP'yi sıkıştırıyor. Kemikleşmiş oy oranı bile artık şüpheyle baktığı bir ortamda vakit kaybetmeden biraz daha zaman kazanmak için seçim kararı alacaktır. Üstelik bu seçime MHP desteği olmadan gidecek.
MHP ise AKP'den bir ayrılık hamlesi istiyor ama bunu yapmayı ve kavgayı başlatan taraf olmayı istemiyor. Her ne şekilde olursa olsun Türkiye bu denklemde uzun süre kalamaz ve En geç 2020 haziran sonunda bir seçim olacak.
Geride bıraktığımız belediye seçimleri AKP açısından bir güvenoyu yoklamasıydı. İktidar tek adam rejimi için halktan onay alamadı, üzerine yenilenen istanbul seçimlerinde yenilen fark kazanmaya alışmış bir partide soğuk duş anlamına geldi. Bu durum sessizce hazırlanan eski AKP kurmaylarına adeta bir işaret fişeği oldu ve ayrılıklar daha yüksek ses çıkarmaya başladı. Önümüzdeki günlerde Babacan ve Davutoğlu partilerine son şekilleri verip partinin kuruluşunu resmen ilan edecekler. Partiden kopuşlar son sürat devam ediyor ancak bu iki hareketin AKP'den iş bitirici ve nitelikli insanları koparıyor. AKP ister kabul etsin ister etmesin kağıttan kule gibi yıkılacak ve seçimin ertelendiği her gün AKP'yi aşağı çekecek.
Diğer yandan seçimlerde bursa hariç diğer bütün büyük illeri koparan CHP'de ise çalkantı devam ediyor. Ekrem İmamoğlu ve Mansur yavaş ise hızla değerleniyor ancak CHP arkalarında set olamıyor. Yeni durulan saray elçisi krizi ise kurultayda kendisini gösterecek. CHP'yi parti içi siyaset çok yoracağa benziyor
İyi parti diğer partilere nazaran daha olumlu bir çizgide devam ediyor. Parti milliyetçi bir tabanda varlığını sürdürse de son dönemlerde ki laik ve demokratik CHP'den olası kopuşlar için iyi bir liman olacaktır. AKP ile ittifak yapan MHP'de ise oy oranıyla beraber milliyetçi tabandan da uzaklaşıyor. MHP'de her kopuş İyi partiyi yükseltiyor.
RTE ise içte ve dışta kaybetmeye devam ediyor. Sn CB dışarıda anlaşma yaparken arkasındaki %50 oy oranına güveniyordu, yani ülkenin yarısı beni destekliyor ve siz benimle anlaşmaya mecbursunuz deyip zorlayıcı bir yol seçiyordu. Arkasındaki bu destek eridikçe RTE daha da kaybediyor. Her ne kadar dillendirilmese bile ekonomik kriz toplumun her kesiminde hissediliyor. Sn CB başkasına suçu attıkça kendi ayağına sıkıyor çünkü tek yetki kendisinde ve hesap sorulamıyor. Düzenli olarak yapılan anketlerde AKP oy oranı düşüyor RTE yakında bir karar vermek zorunda kalacak. Profili değerlenen belediye başkanı, ekonomik kriz, kurulan iki yeni parti AKP'yi sıkıştırıyor. Kemikleşmiş oy oranı bile artık şüpheyle baktığı bir ortamda vakit kaybetmeden biraz daha zaman kazanmak için seçim kararı alacaktır. Üstelik bu seçime MHP desteği olmadan gidecek.
MHP ise AKP'den bir ayrılık hamlesi istiyor ama bunu yapmayı ve kavgayı başlatan taraf olmayı istemiyor. Her ne şekilde olursa olsun Türkiye bu denklemde uzun süre kalamaz ve En geç 2020 haziran sonunda bir seçim olacak.