Shinigami
Platin Üye
- Katılım
- Aralık 27, 2014
- Mesajlar
- 15,678
- Tepkime puanı
- 9,041
- Puanları
- 353
Merhabalar efenim kısa cevaplık sorularınız yok zaten merak etmeyin :hi:
1- Hayata dair birden çok amacım var bazılarına hazırım, bazılarını yakaladım bazıları ise hala hayal ile hedefler arasında ki ice çizgilerde dolaşıyorlar. Paylaşayım.
İyi bir insan olmak hayattaki en büyük amacım. Bu yüzden kendimle yargılarımla, hatta inancıma olan bağlılığımla çok büyük bir mücadele verdim ve veriyorum. Gerek bencilliğim, gerek kinciliğim gerekse asabiyetimi büyük ölçülerde geride bıraktım. Bu benim için çok önemli çünkü insan olmak muthiş bir lüks ve yaratılış.
Aileme vefalı ve iyi bir evlat olmak, babamla anneme güven vermek ve her zaman her durumda yanlarında olacağımı bilmeleri benim en büyük amacımdı şükür ulaştım. Onlara layık olmak benim için çok büyük bir gururdur. Sanırım sıra kendi ailemi kurmaya, iyi bir eş ve hayat arkadaşı olmaya geldi umarım babam gibi 50 yılı devirmiş ama muhteşem bir eş olmuş bir adam olabilirim.
İş hayatımda mesleki olarak istediğim noktayı yakaladım hatta aştığıma inanıyorum. Artık konum, sıfat vs gibi hedeflerim kalmadı adımı yerel sektörde tanıttığıma inanıyorum. Artık uluslararası projelere göz dikmiş durumdayım.
Ve küçücük bir hayalim var, kimsesiz bir çocuğu sahiplenmek ona aile olmak. Umarım bunu başarabilirim.
2- Bu soruyu beklemiyordum, biraz ağır geldi. Hayatımda üç dönüm noktam oldu. İlki ve en çok etkileyeni ailem içinde yaşanan bir olaydı bu yüzden paylaşamam. Bunun için özür dilerim.
İkinci dönüm noktam kabuğumun kırıldığı ve amaçlarımın başladığı yer lisem oldu. Ailemden gizlice kayıt olduğum lise şu anda ki bütün meslek hayatımı ve meslek hayatımın bana kattığı karakteristik özellikleri kazandığım meslek lisesi. Unutamayacağım yıllarım, aileden ilk kopuşum, kendime ait ilk başarılarım ve sonu gelmeyen bir maceraya dönüşen hayatım. Kendimle konuşmaya başladığım, ilk büyük aşkım, ilk fedakarlıklarım lisede başlamıştır.
Üçüncü ise iş hayatımın ilk yıllarında çalıştığım firmanın bana attığı kazık sayesinde olmuştur. O kazığın hırsı beni öyle bir noktaya getirdiki şu anda bana ve işçiye kazık atan bir kaç firmaya bunun bedelini ödetebilmiş bir insana dönüştüm. Sanırım o kazık olmasaydı hala aynı sıfat ve konumda işime devam eden bir adam olurdum. Sağolsun diyemeyeceğim ama genede faydasını gördüğümü de inkar edemeyeceğim.
3- Hem içe dönük hem dışa dönük bir yapım vardır. Dışarıdan bakınca girişken, özgüveni yüksek, ve yırtık bir izlenim uyandırırım. Ama yaklaşıldığında durum tam tersine döner. Susarım sustururum. İç dünyama insan almayı sevmem. Muhakkak yalnız kalabileceğim bir yerim olmalı. Fiziksel olarak olmadığım ortamda asla varlığımı sürdürme çabası içine girmem. Fiziksel olarak uzaksam duygusal olarakta uzağımdır. Ama bir insana duygusal bir yakınlık türü aşk olmadıkça göteriyorsam fizanda olsa da giderim yanına.
4- Sorgu ile kötü bir anım var. Bunu malesef yer ve mekan olarak genel bir ortamda söyleyemem. Ama verdiğim bir ifadeden ötürü 24 saat boyunca kelepçelenmiş bir şekilde fiziksel bir şiddet olmasada aç ve susuz bırakılarak tehdit altında ağır bir sorgudan geçtim. Biraz kanun ve usul bilgim sayesinde doğruyu söylediğim sürece zarar veremeyeceklerini biliyordum. En azından soruşturma kapsamındayken. Fakat o 24 saat yaşadıklarım kötü bir anı olarak beynimde yer etti. Bu yüzden bu kelimeyi sevmiyorum.
5- Kendimle ilgili değiştirmek istediğim bir şey varmı ? Evet bunlardan biride forum yazarlığı. Sanırım artık bunu yapmayacağım. Daha çok düşünmem daha az konuşmam gerektiğine inanıyorum.
İçimden geldiği gibi cevaplarken zorlanmıyorum sadece bazı hatıralar zorluyor samimiyetsizlik olarak algılamayın lütfen.
Bu kadar icten cevapladiginiz icin ben tesekkur ederim.
Umarim sorularim, size herhangi bir rahatsizlik vermemistir.