1995 Şırnak Askerlik Hikayesi (+18, Küfür ve Hakaret İçerir)

  • Kullanıcı Hatem
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Konu sahibi son olarak 2 gün önce görüldü
''oğlum bir daha arayabilirmiyiz. arattırsana bir kez daha''
''komutanım yapmazlar''
''niye **Spam/Adversiting** yapmasınlar tel kesildi''
''yapmazlar komutanım zaten dinliyorlardır''
sinir hat safhadayken yapıştım buna ''kim dinliyo lan amına koyarım senin, neyini dinliyorlar **Spam/Adversiting**
çocukları bağla lan hemen azını yüzünü sikerim senin''
araya girdi hemen diğeri, e çocuğun ne suçu var. hususi telefon mu lan o amcık (kendime sövüyorum)
her yeri ara istediğin zaman.
arkadan uzmanlar geldi çektiler aldılar çocuğu, ben hala devam ediyorum bağırıp çağırmaya, ulan bi
üst çıkıp gelse, telsizi alıp götüme sokcak kendimi bilmem kaçıncı rakımlı tepede karakolda hudut
nöbetinde bulucam.
ama aga ddedim ya yukarıda, (varan 5 ölümden korkmamak intihara ilk adım) he işte olay böyle böyle
başlıyor.
apar topar uzaklaştırdılar beni, odaya soktular, beni devrem ve jöh komutanı o halde görünce ayağa
fırladılar. devrem hemen yapıştı.
kendimi kaybetmiştim beyler, devrem ''olum suss suuuss'' diye bağırığ dürtüyodu ama nafile, nası
durdum dersiniz, jöh üsteğmeni bir koydu. bebek gibi oldum.
üsteğmen uzmanlara bağırarak ''çık dışarı çık'' gitmelerini sağladı. bana dönerek ''ne bağırıyosun lan
gerizekalı, noolyo?
ben bi devreme bakıyorum bi komutanıma, titriyorum beyler, elim ayağım buz kesti, odanın içi sigara
dumanı olmuş, nefes alamıyorum zaten,
devrem ''Olm neyin var nooldu dedi'' biraz etrafa baktım başladım ağlamaya, deli gibi ağlıyorum
beyler. anlatamam size, yani çok kez tartıştık biz yağmurla çok kez yüzüme kapattı, çok kez bir daha
arama dedi, hiç böyle olmamıştım.
evet moralim çok kötü olurdu ama bu farklı, farketmemiştim o zamana kadar. beni orada ayakta ve
güçlü tutan ne anne ne baba ne başkası, yağmur sadece.
nasıl olur demeyin anne nası düşünülmez.
düşünülmez işte **Spam/Adversiting** düşünülmüyo, eğer hayatında bir papatya varsa, tüm çiçeklerin prensesi,
yaprakları en narini, ufak bir dokunmaya bile dağıtır kendini, bakımı en zoru olan bir papatya varsa,
hayatın o olur farketmezsin.
bizim oraların bir türküsü vardır, şu geçer ''anadan geçilir bre hasan, yardan geçilmez'' türküler
doğruyu söyler, yalan söylemez, abartmaz, durduramıyodum ağlamamı, bu kadar şey üstüste
geldikten sonra bu olay çözülmemmi sağlamıştı, hıçkırarak ağlıyodum,
erkekler ağlamaz ya, olum hem erkeksin, hem komando, hem de komutan bi komando, afedersin
eşşek gibi ağlıyodum.
kendime gelmem epeyce uzun sürdü, biraz kendime geldiğimde, sigara uzattı devrem (ama benim
paketimden uzatıyo hala pezevenk sonradan farkettim:))
üsteğmen, ne oldu oğlum ne bu hal, anlat bakıyım, sanki biraz önce zırıl zırıl bebek gibi ağlayan ben
değişmişim gibi, erkekliğe bok sürdürmicez ya, komutanım yok bişe,
kafamı sikiyim yani sıyırmışım iyice.
üsteğmen çok net bir şekilde, ikiletme lafımı lan anlat!! diye bağırdı,
anlattım durumu, tek tek bir bir en başından, devrem ben sana en başından demiştim falan diyip
duruyo.
ben komutana dikkat kesilmişim,
''yani kız haklı, ama ne biliyim sende haklı gibisin, de kafama bişey takıldı son cümlesinden dolayı, bir
sıkıntısı mı var?''
anaaaa o hiç aklıma gelmemişti lan. ''yok komuta, yani bilmiyorum ki komutanım''
''belki bi sıkıntısı vardır oğlum, senin yalanında ortaya çıkınca fevri davranmıştır sıkma canını ya arar
gene o''
''aramaz komutanım''
''lan niye aramasın?''
''aramaz komutanım, tanıyorum, aramıyo yani öyle teli kapatırsa yüzüme, gene aramaz''
''lan şırnaktasın arar niye aramasın manyak''
''rizeli komutanım laz aramaz inattır biraz''
''vay **Spam/Adversiting** kötü zaman'' (şimdi güldüm bak bunu hatırladığımda)
''sen ara oğlum''
''açmaz komutanım''
''lan nerden anlıcak ara sen çıkar tele konuşursun, özellikle hiç bir tele çıkmaz komutanımi annesi
çıkar oda gelmez tele''
''hayda karı milletine bak, eşkiyadan bu kadar çekmiyo bu çocuklar''
''ne yapıcam komutanım''
''ne yapıcaaan ne yapıcaaan, mektup yaz lan''
''mektubbu'' (kafada ampul yanar:) )
başladım hemen mektuba, ama nereden başlayacağımı bilmiyorum, ne diyeceğimi,
çok zor biriydi beyler, o zamana kadar sadece yüz yüze halledebilmiştim aramızda ki sıkıntıları, çok
etkileyeci bişeyler yazmalıydım.
beyler bir kahve yapıp geliyorum izninizle.
geldim beyler. devam ediyorum.
aynen yazıyoruum, mektbup elimde yok, hatırladıkları. ama daha sonra onun bana göderdiği mektup
var o elimde onu yayıylayacağım yeri geldiğinde.
bir çok cümleyle başladım. ama içime sinmedi, sonra nazım hikmet geldi aklıma, eşinden uzakken
yazdığı, şiiri biraz değiştirip yazmıştım.
seni düşünmek güzel şey,
seni düşünmek ümitli şey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey,
hava soğuk, ısıtan tek şey, senin hatıraların,
düşünüyorum seni, cudide en sarp kayalığın en tepesinde,
seni düşünmek güzel şey,
içimde büyük bir korku, her soğuk rüzgarla birlikte gelip göğsüme çarpan,
kalbimin orasında olduğunu düşünüyorum o an. ve arkasından gelen sıcaklık,
sen oradaysan üşümüyorum. seni düşünürken üşümüyorum gabarda,
seni düşünmek güzel şey,
aklımdasın an be an, beyaz karlara doğru uzuuun bir yolculuk anında,
gözümün önündesin, bembeyaz bir elbise, tabi kolyesiyle,
sarı saçlarını uçuşturuyor rüzgar, sana doğru uzun bir yürüyüş yapıyorum her seferinde,
saçlarına dokunabilmek için son bir kez daha,
seni düşünmek güzel şey,
dağların heybeti, korkuyla dolduruyor içimi,
ay en tepede, nispet yaparcasına, dağdakilere yol gösteriyor,
içime korku saplanıyor,
bir anda senin silüetin penceremde,
seni düşünmek güzel şey,
seni bir daha görememe korkusu kaplıyor içimi,
bir daha ulaşamama,
dağlarda yanlız olmak korkusu,
soruyorum kendime nerede olursam olayım gelecek mi benimle,
seni düşünmek güzel şey.
çok daha uzundu çocuklar, ama aklıma bu kadar geldi bir de kesmek istedim böle bişey işte, zarfladım
ardından hemen istanbula götürecek bir yol aramaya başladım.
postaya versem gitmesi en az bir hafta sürecek, odaya geri dönüyorum, komutanım ve devrem orada,
telaşlı olduğum her halimden belli,
''yazdın mı?''
''yazdım komutanım''
''ver bakayım''
''olmaz komutanım''
''lan olum zaten açıcaklar onu var''
''niye açacaklar komutanım''
''güvenlik için''
beyler genelde askerin mektubuna bakılır ama okunmaz, amaç içinde taburun krokisini ve nöbet
değişimleri gibi bir çok şeyi yollarlar mı acaba? psikozu yüzünden.
''veremem komutanım''
''lan ver bi ver ben sana dedim, mektup yaz diye, demesem aklına bile gelmeyecekti''
''komutanım''
''ver lan! ''
verdim, mektubu, zaten tam olarak kapatmadığım zarftan çıkarttı şöle bir süre göz attı.
şöle alıcı gözle bakmaya başladı, merakladım,
''alabilirmiyim artık komutanım'' dedim.
'' bu dedim olmamış''
sinirlendim arkadaşlar canım burnumda zaten ne olmamış lan ibne dememek için zor tutuyorum
kendimi, karşımda ki jöh subayı adamın götünden kan almakla birlikte o kanı şah damarından geri
verir.
o anki psikolojimle
''ne olmamış komutanım allah aşkına ya'' diyiverdim.
şöle bi baktı, içimden diyorum sıçtın heralde bu sefer çok zorladın şansını.
''olum olmamış derken olmuşta eksik''
''nası yani ne eksik komutanım'' ne dese beyenirsiniz,
''evlenme teklifi etsene sen bu kıza mektupla''
''nası komutanım evlenme teklifimi böyle olurmu daha farklı bir şey olması lazım gelmez mi?''
''lan oğlum etrafına bir baksana, nerde olduğuna bir bak, bak pencereden ne var orda, amına
kodumun dağları, içinde ne var senin amına koymayı bekleyen bir sürü ibne, sen bu durumda
evlenme teklifi ediyosun, daha nası bi aksiyon olacak lan. bundan daha aksiyonlusu vars söle burada
bileklerimi kesiyim''
kafama yatmıştı beyler, düşünsensine şırnak tasınız ve oradan evlenme teklifi yapıyorsunuz. hemen
mektupta ufak bir oynama yaparak evlenme teklifimi yaptım, üsteğmen sağolsun kendi götüreceğini
söyledi, yarın harekete geçecekler ve ilk helikopterle postaya verecekti en fazla 2 3 gün sürecekti
eline geçmesi.
ulan bir gazla evlenme teklifi yapmıştım ama o sinirim geçmişti. sırıtıyordum sürekli ve heyecanlı bir
bekleyiş. ama ne bekleyiş.
heyecanla beklemeye koyuldum. askerin her odaya girmesi heyecanlandırıyodu artık. kafamda tek bir
şey vardı artık acaba ne diyecek.
askerliği bu şekilde geçirirken, acil tam techizat hazırlanma haberi geldi. bir karakol baskın yemiş.
4 tim hemen hazır bulunacak ve karakola sürhatle hareket edecekti. gece olduğu için helikopter
yaklaşık 2 3 km uzağa bizi atacaklar bizde intikal edecektik karakola doğru.
10 dakika içerisinde devrem ve benim timleriminde içinde olduğu 4 tim hazır vaziyette beklemeye
başladık.
uh1 helikopterleri bizi alarak hızlı bir manevrayla burunlarını atılacağımız yöne doğru çevirdi, saat
yanlış hatırlamıyosan 1 ya da 2 baskın haberi 1 saat önce gelmiş. k.ıraktan sızan bir grup, ismi neydi
karakolun güçlükonakmıydı neydi hatırlayamadım orayı önce taciz ateşine almış, fakat uzun süre taciz
ateşi devam etmiş.
basacaklar yani çocukları. patatatatata gidiyoruz deli fişek gibiyiz zaten **Spam/Adversiting**. hele ben içim içime
sığmıyo​
 
takribi 20 dakikalık bir uçuştan sonra intikal noktasına atladık. helikopterler uzaklaşınca uzaktan takır
takır sesler almaya başladık, bir temas kurulmuş belli ki ama zayıf bir temas. en önde benim timim
olmak üzere iki sıra ip halinde yola koyulduk,
tepede ay var, yani her an birşeyler olabilir, allaha emanet gidiyoruz. 2 saatlik bir yürüyüşün ardından
taciz atışı yemeye başladım, sol taraftan.
hemen mevzi alıp taciz ateşinin nereden geldiğini tespit etmeye çalışıyorum, tabi sadece ben değil
hepimiz, fakat yakınımızda değiller çünkü sesler net gelmiyor.
belkide bizi görmeden başka bir yere açılan ateşin mermileri geliyor olabilir.
işte bu durumda paniğe kapılıp ani karşılık verirseniz bütün planın içine sıçmış olursunuz yeriniz belli
olur. ya tüm gücüyle size yüklenirler yada çekip giderler.
20 dakika kadar olduğumuz yerde bekledik, başka taciz ateşi yemedik buda bize yapılmadığını
göstergesidir zaten, yolumuza aynı şekilde bu sefer hızlı adımlarla almaya başkadık.
bulunduğumuz bölge yapısı, uzun tepe, yanlış tepenin zirvesi düzlük, yani nasıl anlatsam, bu eve
aldığımız uzun diktörtken hazır kekler varya o şekilde biz tepesinde ilerliyoruz , sadece kayalıklar
mevcut, ve yer yer çukurlar var. aslında intikal için özellikle o anda yaptığımız hızlı yardım amaçlı
intikal için çok güzel bir şey, ancak bu tip yerlerde çok rahat mayın ve tuzak yani uzaktan kumandalı
patlayıcı kurulabilir.
zaten bizim düşüncemiz, bunlar karakola 2 3 saattir taciz ateşi açıp baskın yapmıyorsa, belli ki asıl
hedef yardım birliği, pusu yemeyi bekliyoruz açıkcası, farkındayız olabileceklerin.
pis bir olay yani anlayacağınız, biraz daha ilerledikten sonra bahsettiğim arazi bu sefer aşağıya doğru
iniyor, fakat tamamen açıklık, ve yavaş yavaş karakolu seçebiliyoruz, yoğun taciz ateşinden dolayı,
karakol ışıklarını kapatmış vaziyettte, ve ateş gelen yere aynı yoğunluk karşılık veriyor. aşırı değil,
sebebi karşısında ne olduğunu tam bilememesi, yani baskın olacaksa destek komando gelsin o
zamana kadar kudurtmayalım.
bakın bazılarınız öle şey mi olur korkak mı bunlar demesin. can lan bu can. korkaklıkla ilgisi yok.
salaklıkla cesurluk arasında çok ince bir çizgi var orada.
ineceğimiz yer patika, ve her timi ikiye bölere belli aralıklarla inmeye karar verdik, yani ben 5 adamımı
aldım uzmanım 5 adamımızı,
ilk tim biz olduğumuz için önden ikimizden biri gidecek, komutanımız olan yüzbaşı, patikayı hızlı
geçmemizi ve aşağıda bulunan, kayalık tepelere mevzilenmemizi emretti,
açık bir yer ve ay tepede olduğu için eşşek gibi gözüküyosun,
yani şimdi karşınızda 500 600 kişilik bir grup olabilir, baskına hazırlanan, oradan indiğiniz anda,
farkedilmemeniz imkansız.
önce uzmanımın grubu veya ben ve grubum gidecektik. kendimce şöle düşündüm, eğer önce
uzmanımı gönderirsen askerin gözünde komutan değil, uzmanın çocuğu olarak gözükebilirim.
en önce ben gitmeye karar verdik, askerimi aldım ve patika yoldan aşağıya uzun adımlar atarak ama
yan yan inerek kayıp yaralanma tehlikeniz var yerler sivri kayalık, ve kayalık mevzisi arkası dere yatağı,
düştüğünüzde bir yeriniz kırılabilir.
neyse attık kendimiz aşağıya doğru, o anda karakola olan taciz ateşi hareketlendi, ben önce
görüşdüğümüzü ve baskının başladığını düşündüm, fakat öyle değilmiş çok şükür,
aynı şekilde diğer tim komutanı arkadaşım ve askerler aynı düzen tertip içerisinde dere yatağı dibinde
ki kayalıklara mevzilendik,
yübaşımız geldi ve karakolla telsiz bağlantısına geçti, kodlu konuşarak,
''konak 2 den konak 1 e durumunuz nedir''
''konak 1 den konak 2 ye atışlar devam ediyor, baskın olabilir, yardım bekliyoruz gelme süreleri nedir
komutanım?''
''konak 2 den konak 1 e tugayda hazır vaziyetteler evladım, kamyonlara bindireceğiz birazdan mazot
koyuluyor''
olaya bak, çakallığa bak, diplerindeyiz beyler, ama adamlar sıkı olmasın gevşesin diye şekil yapıyoruz,
gerekli gizli kodu aldı zaten karakol komutanı teğmen. rahatlamış ses tonuyla,
''konak 1 den konak 2 ye, anlaşıldı komutanoın beklemedeyiz.''
v şeklinde 2 şer tim olarak dağılıp karakola kadar sürünmeye başladık beyler, yerler toz toprak,
sürünüüp sürünüp duruyoruz sine sine dura dura geliyoruz karakola doğru.
velasıl 1 saat süründük beyler, dizler kollar perişan vaziyette, ama sonunda karakola girdik ve hemen
tek sıra halinde aradamızda 5 metre bırakarak, ve 15 saniye aralıklarla karakolun arka yemekhane
bölümünden daldık içeri, sindik köşeye,
timimi tamamen içeri aldığımda büyük bir rahatlama yaşadım, sağ sağlim getirdim, diğer timler de
geldi,
karakol jandarma piyade karakolu 34 mevcutlu bir karakol, komando değil yani kaçakçılık ve sınır
koruma görevi,
yani onlar için kolay bir hedef. ama bilmiyorlar ki 40 tane mavi bere geldi. hey yavrum hey,
üsteğmen , yüzbaşı ve tim komutanlarına çok kısa bir brifing verdi ateş gelen yerleri göstererek, en
çok nereden geldiğini, ardından biz karakolda hangi mevzileri paylaşacağımıza karar verdik.
ben ve timim karakolun doğu tarafında ki mevzilere sürünerek yerleştik, özellikle ilk taciz atışı bu
bölgeye olmuş, burada bulunan jandarma piyadeler bizi görünce gözlerinde ki mutluluğu size tarif
edemem.
bir tanesi o kadar kasmış ki kendini iyimisin oğlum dedim çenesini hareket ettiremedi,
sakinleştirmeye çalıştık biraz
 
ardından taciz ateşleri devam ediyo tabii, biz bekliyoruz karakolu basacaklar şimdi çayır çayır yakacaz
silahları.
ama öyle pis birşey ki üsteğmen yaklaşış 300 400 kişinin bu bölgede manevra yaptığını köylülerin
gördüğünü söylemişler,
orada pkk nın her türlü yapacağı pisliği köylü önceden bilir, sende bilirsin ama önemli olan karşılık
vermek.
içimden diyorum bende, allahım ne olur ölmiyim burada cevap bekliyorum ne olur,
ki yani beyler karakolda özellikle o dönem baskın yemek ölüm demek. yani tezahür edemezsiniz
karakol baskınında yaşananları, sızmalar roketler 20 roket aynı anda kafanızın üzerinde patlayamaya
başlıyo yani,
neyse beklemedeyi hala taciz ateşi yiyoruz o kadar, piyade de emirle ara ara karşılık veriyo, jandarma
komandoda ses yok ama yattık kuma bekiyoruz,
yüzbaşı dayanamadı tabi,
''ilk taciz ateşinde namlu ağzından ışığa doğru darbeli olarak ateş, ikinci bir emre kadar durmak yok.''
tam bir gergin bekleyiş mevcut, bir kere daha ateş ettilermi basıyoruz mermiyi, karakoldasın, c harfini
düşünün c harfinin ucunda siz varsınız karakolda c harfi bunlarla dolu.
yani ortalık yangın yeri.
bunlar bir iki el daha ateş etti abi...
asıl amaçları ya pusu atmak yardım birliğine yada hakkaten basacaklar.
neyse bunlar bir iki el daha ateş etti ve bizim mevziye doğru. babalar bir abandık silahlara. yarabbim
böyle bir şey yok, o tepenin anasını avradını gibiyoruz. takatakatakatakatakatakatakataka, roket g3
havan ne varsa, bir anda bütün mevziler ateşe başladı yıkılıyo ortalik ufak tepe yerinden sökülecek
yani, felaket ortalık yakıyoruz bölgeyi resmen.
bütün mevziler ateşe başladık,
o esnada bilmiyoruz yardım birliğine pusu mu amaçları yoksa karakol mu basılacak henüz çözemedik,
neyse karanlığa doğru ateş ediyoruz ama karşılık verilmiyo, onlara göre her saygııda sinen karakol bu
sefer canavara dönüşmüş ateş püskürüyo üstlerine resmen. yarım saat abandık silahlara, en sonunda
aydınlatma atın dedi yüzbaşı 4 noktaya birden attık. aydınlatma atarken ateşi kesmiyoruz.
aydınlatma bir çıktı, malak gibi çıktılar ortaya bir kaç tanesi..
anaaaa 60 70 metre kadar uzakta tepenin eteklerindeler, bunları görür görmez ama o sinmiş piyade
ve tabii jandarma komando olmak üzere bir gaza geldik bir gaza geldik ama pir geldik yani, ölüm
kusuyoruz üstlerine, bu mallarda gördü bizi tabi, direk kaçmaya başladılar arkaüm arkaüm sine sine
ateş ede ede geri çekiliyolar.
gördüler jandarma komandoyu. o gece inanılmaz bir şok yaşadılar beyleri daha yola çıktığımızı
düşünürken bir anda karşılarında görünce o şokla 4 tane leş bıraktılar geride.
sonra dan anlaşılıyo ki asıl hedef jandarma komando yani yardım birliği, sebebi 3 gün önce cudi de ki
mezra da 3 tim bunların bir grubunu sıkıştırdı 7 tanesini indirdi, sözde pusu atıp intikam alacak
destekçilerine moral verecek.
pusuda ki hedefte biziz,
pusuda helikopterin bizi bıraktığı tepenin eteklerinde bunlar fakat allahın işi farketmediler bizim
tepede olduğumuzu, orada 140 a yakın terörist pusu atmış aralarından geçip gitmişiz, karakolda
olduğumuz haberi gelincede basıp gitmişler.
yani büyük arkae geliyoduk şans eseri mallıklarına kurtulduk geçip gittik oradan. zaten yeşil cübbeliler
mevzunu bundan sonra öğrendim uzmanımdan.
işte lan nası olur nası geçip gittik aralarından diye sordum ben, uzmanım dedi işte ''yeşil cübbelilerdir
komutanım'' güldü dalga geçti yani. dedim one **Spam/Adversiting** ne cübbesi lan? önce bordo berelileri zannetim
ben,
meğerse,
bunlar bizi yeşil cübbeleri olan (mevlevirin başında olur ya uzun) o başlıkları takmış askerler var. bizim
göremeyip onların gördüğü,
genelde her timin en arkasında olur bunlardan 2 tane pkk lı bunu görünce sıkmaz uzarmış ordan.
bazende timi göremezmiş yeşil cübbeliler sayesinde, görünmeden geçer gidermişiz.
dedim nası lan manyak mı bunlar, onlar görüyosa bizde görürüz, dedi zaten komutanım bazen en
arkadaki askere şiişşşt şişşşt sesi gelir
tabi artık rüzgarmi başka bişey mi bunlar olduğunu söylüyo bizim erlerde. dedim lan o kadar
çatışmaya girdik korkumu atlattım başlatma gene.
yani beyler kısacası bu mallar böyle bir şeye inanıyorlarmış. e tabi bizde orada bazen hakikaten
manevi bişeyin seni koruduğunu hissediyosun, yani mesela onların arasından geçip gitmemiz
hakiaten mucize ama yeşil cübbeliler yalan söyliyim yani.
eskiden bunlar hakkaten varmış ama mevlevi dergahından 1.dünya savaşında orduya katışmışlar
böyle uzun yeşil cübbe takarak. bu yani
sakın öle bişey olduğuna inanmayın. bu pkk lıara size aşı yapıcam ayağına ilaç verip verip üzerimize
yolluyorlar o ilçaların etkisi o **Spam/Adversiting**.
dip not düşeyim, bunlardan bazılarını yakaladığınız zaman bilinçleri genelde yerinde olmaz, bunlara
işte bulaşıcı hastalıklara karşı size aşı yapıcaz ayağına bir aşı yapıyolar beyini alıp arkaürüyo sonra
salıyolar üstümüze, artık hapta olabilir, ama öyle bir mevzu var.
adamlar karakola çatışa esnasında sızma yapmaya çalışıyo düşünün ya, intihar yani daha 10 metre
gelmeden yiyip yiyip devriliyolar, sonra arkada ki geliyo böyle kafa gitmiş, yani dolayısıyla adamlar
halüsilasyon olayı çok fazla.
zaten manyak olmak lazım onların yaptığını yapmak için. bile bile ölüm.​
 
sabah oldu beyler, karakolda, etrafta devrilen pkk mensuplarını gördük, 4 tane ölmüş, çok şükür
kayıbımız yok. operasyon başarılı.
asıl amaçlarını öğreniyoruz karakolda ki köy muhtarından, tam 4 gün önce köye gelip sığınmışlar
gizlenişler. 4 gündür burada pezevenkler karakolun haberi yok.
dibimize girmişler.
amaç. karakola gelen birliğe pusu atmak amaç intikam.
e ne oldu peki. bunlar intikamını alabildimi?
hayır.
küçük düşürüldüler mi?
hemde nası.
peki bunlar sırf bu yüzden bu karakolu basacak mı?
ölümüne basacakar hemde.
ama ne zaman bilmiyoruz.
beyler yoruldum, 23 45 e kadar hikaye, sonra soru cevap. yapalım o yüzden sorularınızı bekletin
göremiyorum sonra cevaplayamıyorum ayıp olmasın.
neyse beyler. üsteğmenin odasındayız. olabilecekler konusunda tolantı yapılıyor. karar olarak ''burası
basılacak'' eğer bu çocukları bırakırsanız şehit olurlar kurtulma şansları yok.
yüzbaşımız karar aldı burada kalacaz en azından mart sonuna kadar. ki şubat ortasındayız **Spam/Adversiting**.
e ben mektup bekliyorum. ben gidiyim bari en azından dimi. tabi böyle bişey söz konusu değil.
yüzbaşımız tugay komutanlığına bu yönde rapor verip gerekli izinleri ve mühimmatı ve lojistiği tespit
edip rapor edecek.
dedim takmış kafaya **Spam/Adversiting**. burada kalacaz 40 gün. ulan baskın yiyecez burda diye sinirlenmiyorum
kafam mektupta.
yok abicim 23 45 ye bitip soru cevap yaparız soru cevapta yorgunluk olmuyor.
hikayede kasılıyyorum bazen dişlerim kasılıyo o yoruyo. biraz daha devam edelim.
gerekli raporları 2 3 saatte hazırladık. karakolu güclendirip yerleşecez yani. bildiğin karakol askeri
oluyoruz **Spam/Adversiting**. şaka gibi.
yani mektup gelecek ona mı yanayım. baskını bekliyoruz gelip bassınlar bizi ona mı yanayım.
karakolda beklemek hakikaten çok sinir bozucu beyler. hiçbir şey yok. biz varız köylü var bir de allah,
başka da bir bok yok yani orada.
içimden de diyorum belki izin vermez tugay komutanlığı geri çağırırlar falan diyorum. hayır devrem de
yanımda isminide vereyim bahadır asteğmen. yedek subay okulundan beri birlikteyiz.
o olsa tugayda ondan isteyecem erzak cephane gönderildiği zamn gelmişse göndersin diye oda
burada.
ama umudum var yani izin verilmeye bilir.
sonuçta kış gelmiş çökmüş iyice. şubatın ortası 1995 . bunlar baskın yapmaz buraya bu dönemde.
bizide geri çeker. kışında biz operasyon yaparız genellikle.
abi tugay komutanı bizi çekecek diye beklerken ''sizinle gurur duyuyorum yüzbaşım mart sonuna
kadar orada kalabilirsiniz dedi''
haydaaa 45 gün buradayız. gelde delirme.​
 
şubat ortası, dışarısı buz. ama kışın son zamanları artık. kritik bir sürece giriyoruz.
istihparat özellikle bahar ayında pkk nın çok ses getirecek eylemlere imza atacağı haberleri geliyor.
üstlerimizden devamlı, tetikte olmamız gerektiğini söylüyor.
1993 ten itibaren, devamlı intikal yaptırıldığı için, örgüt haraketli bir alay yapmış. hakkari ve şırnak
bölgesinde 2 adet.
devamlı haraketli. devamlı geziniyorlar.
ırak sınırının 320 km hakkari bölgesinde sınırı var. şırnak ta 120 km. 400 kişilik haraketli pkk grubu
hakkaride bulunmakta. bizim bölgemizde ise 150 kişilik bir grub olduğunu, devamlı gezdiğini. ve
özellikle karakollara taciz ateşi açtığını bu ateşin bazen sabaha kadar sürdüğünü, amacın büyük
eylemleri öncesi kamuoyu üzerinde ne kadar güçlü olduğunu göstermek, kendi destekçilerine
göstermek ve askeri sindirmek.
zaten karakola ateş açan ve yardım birliğini pusuya düşürmek isteyen alay bu.
ki en tehlikelileridir (yersen tabi) sebebi devamlı hareketli olması ve asıl savaşçı gruplarını
barındırması. bu ne demek acemi yok içlerinde sakat yok sağlıklı domuz gibiler.
bu alaylar özellikle karakollara tacizde bulunuyor. sınır boyunca gezdiği için. he işte tam bu dönemde
bizde karakoldayız **Spam/Adversiting**. şansımızı sikiyin. güçlükonak karakolu.
bu adamlar bahar ayında büyük eylem yapacak. nedir bu büyük eylem. hangi eylemde ses getirebilir.
tabii ki karakol baskını.
hakkaride basacakları karakolların bölgeleri belli. şemdillide bir yer. şırnak ta neresi. açık net.
güçlükonak karakolu. neden?
canını yaktık pezevnegin. komandoyu pusuya düşürecem derken 4 leş bırakıp geri kaçtılar.
karakol resmen şunun gibi. denizde kan kokusu bırakıyoruz köpek balığına gel diye resmen. içerisi
garip sınır jandarma timler. (garip denirdi jandarma sınır timine karakolda bulunurlardı o yüzden bu
çocukların başına gelirdi ne gelecekse garip denirdi) ve içeride 4 tim 80 ne yakın jandarma komando
tam ağızlarına layik **Spam/Adversiting**.
bekliyoruz ne zaman basıp kaldıracaklar bizi diye. bahara az kalmış zaten bi 10 gün falan.
bölgede sınır karakollarında ki sınır timlerinin asıl amacı kaçakçılık. kaçakçılar sözde pkk
gümrüklerinden koruma alarak mallarını sokarlar türkiye ye. ve bunu sınır karakollarında ki, sınır
timleri mezraya çıkarak engeller. ve engelleyen karakollar bu kaçakçıların paralarına ve mallarına el
koyarak büyük zarara sokar.
büyük zarara girince bu adamlar gider pkk ya ''ben size para vermem zarara uğradım der.'' bu
karakollardan yüzünden hem kaçakçı zarara uğrar hemde dolaylı yoldan pkk. pkk ya güven azalır ve
sözde gümrüklerinden para kazanamazlar.
pkk da tekrar kaçakçıdan para kazanmak için, bu kaçakçılığı engelleyen sınır jandarma timinin ait
olduğu karakolu basar. yani görevini yapan karakolu.
ardından karakol komutanımız üsteğmen varol. ''burada ''vari'' diye bir geçit var. oradan kaçakçılık
yapılıyor'' o bölgede, rohani köyü var.
özellikle kaçakçılar bu bölgeden giriş çıkış yapıyor ve orada pkk nin sözde gümrük noktası var.
yüzbaşımıza emir verildi zaten, karakol da bulunun normal işlerine devam edebilsin karakola yardımcı
olun diye.
hadi orada bekliyoruz basılmayı tamam kabul, mektubu bekliyorum belki geldi okuyamıyorum tamam
lan oda kabul. ama bari bekleyelim de mektup gelirse haber alacam.
ben bunu istiyorum ya yok **Spam/Adversiting**.
yüzbaşı tamam ben iki tim alacam sende sınır timinden asker al 1o tane gidelim bakalım vari geçitine.
al buyur, hemde adamların dibine gidicez. yüzbaşımız hangi timleri seçti tabi benim timi, bir te yavuz
üsteğmenin timini. hazırlanın çocuklar sabah şafakta çıkıyoruz yola.
ulan zaten hareketli alayı var bunların, ki karakolu gözlüyolar yani kesin gözlüyolar imkanı yok bir kaç
tane piç karakolu gözlüyodur bilmiyorum ama öyle tahmin ediyorum. pusu yicez **Spam/Adversiting** içimden geçiyor
böyle şeyler.
bir yandan hazılanıyoruz, bir yandan söyleniyorum;
biz buradan çıkacaz, bu gözleyenler haber verecekler ya bize pusu atacaklar ya da karakolu
basacaklar. zaten içeride 20 kadar karakolun kendi askeri var birde 40 yakın komando bıraktık,
devremde karakolda kaldı zaten. devamlı içimde kötü bir his var arkadaşlar, yani anlatamam size
diyorum kesin bişey olucak ya kesin yani.
kayafı yicem resmen. dayanamadım yüzbaşına gittim, komutanım bir maruzatım var dedim. ama tabi
time söyledim tim hazırlanıyor.
komutanım bir maruzatım var dedim söyle dedi
münasip bir dille anlattım işte aga böyle böyle manyakmıyız biz basacaklar bizi gözetliyorlardır nereye
çıkıyoruz benim canım tatlı gitmeyelim siktir et. bizden sonra gene devam eder orada kaçakçılık hayır
turistik gezi mi lan bu geçiti görmeye gidiyoruz
falan diye bu düşüncelerimi çok ama çok törpülüyerek çok ama çok münasip bir dille anlattım yani
şöyle kısacası
komutanım gitmemiz uygun düşer mi bunlar bizi gözetliyordur, başımıza ya da karakola başına bir şey
gelmesin.
bunu dedim
oda bunu algıladı heralde;
komutanım ne olur gitmeyelim bokunuzu yiyim, azımıza sıçacakarlar pusuya düşecez siktir edin
başkası gitsin ben niye öliyim
 
bunu algıladı heralde ki kızdı
korkuyomusun lan dedi
e amına kodumun korkuyorum tabi ki lan can lan bu can sikik, evlenme teklifi etmişim cevap
bekliyorum sikerim geçiti lafını törpüleyerek anlattım derdimi=)=)=)=) aklıma geldikçe gülüyorum
**Spam/Adversiting**.
estafurullah komutanım sadece aklımda olan bir kaç soruyu öğrenmek istedim (hazır duruşa geçtim
korkuyomusun deyince)
oda yok evladım bişey olmaz şafakta bu hareketli tim tespit edileceğini bilir inine çekilir bişey olmaz.
dedi
rahatladım bende bi düşününce tabi.
neyse, yüzbaşı tugaya haberi verdi gerekli izinleri aldı, topladık timimizi, çıktık yola, hafiften bir
yağmur başladı, zaten bana her bir bok yağmuru hatırlatıyo kafama girdi daldım düşüncelere,
gidiyoruz.
güneş böle hafiften çıkmış aydınlanmış etram arazi düzlük öyle çok fazla inişli çıkışlı yer yok.
yanımızda kürtçe bilen askerlerde aldık, belli ki köylüylede iletişime geçeceğiz.
dar geçitlerden geçmiyoruz o yüzden yarım saatlik yolu uzattık baya, acaba diyorum içimden lan bu
gözetleyenler bizi görmüşmüdür.
genelde gözetleyen 2 kişi yada 3 olur bir tanesi de kanasçı olur. diyorum lan acaba dürbününden
bana bakmışmışdır. nişangahını kafamda gezdirmişmidir falan düşünüyosun irkiliyo insan tabi.
çok şükür hiç bir şey olmadı. yüzbaşı haklı çıktı yani. e **Spam/Adversiting** adam zaten tecrübeli manyak değil
basacaklarını bilse çıkmayız falan rahatlattım kendimi. işte bi keşif kolu çıkar tesadüfen gene
tedirginlik var hafiften.
aga köye bir tepeden patika yoldan iniliyor, orada ki halkla ilk defa iletişime geçeceğim.
bir tepeden iniyoruz güneş çıkmış iyice saat 10 geliyor. ip şeklinde iniyoruz köye insanlar seçiliyo.
lan bunlar bizi görünce bir hareketlendi anlatamam. nooldu **Spam/Adversiting** koyayım diyorum, ateş edicekler
falan diye geçiyo içimden. bir kaç tanesi ellerine ağzına götürürp zılgıt mı lolololololo çeker ya ondan
yaptı kadınların. anaaaa lan bir psikoza girdim parmak tetikte aga. dedim nereye geliyoruz lan.
neyse girdik köye etrafta kimse yok, herkes daldı bir eve. hemen güvenlik çemberi yaptı gözcüler
hakim tepeciklere çıkarttık, zatan bir sıra tepeler arasında yer alıyo köy, ne adam gibi yol var ne başka
bişey **Spam/Adversiting**.
yüzbaşı önde üsteğmen arkada yavuzla ben de yakın koruma gibi yanlarındanyız, bir tane de asker var
malatyalı kürtçesi var çocuğun, uzmanlar askerin tepesinde sıkıntı çıkmasın taş falan atar bir çocuk
falan ne olur ne olmaz.
geldi hemen bi adam belli yetkili gibi bişey ama türkçe biliyor adam.
geldi adam işte hoşgeldiniz hoşbulduk falan, yüzbaşı dedi, var mı hareketlilik, var mı bi durum geldiler
mi buraya bilmem ne.
tabi cevap belli, yok gelmediler bir sıkıntı yok falan dinliyoruz öle. sordu komutan var mı bir sıkıntın
ihtiyacınız, diye konuşuyolar.
o enada bir çocuk 4 5 yaşlarında kız çocuğu fırladı böle ortaya düştü bu, kaltı falan adamın paçasına
yapıştı bize bakıyo. bir gözler var kocaman masmavi anasını satayım böyle bir göz yok ama o kadar
güzel ki, tipik ufak çocuk bir elle babası belli adam. bacağına sarılmış, bir eli ağzına götürmüş bizim g3
leri kesiyo çocuk, yavuzun kine baktı benimkine çevirdi takip ediyorum ama, baktı benimkine,
bende hafiften silahi hareket ettidim ki gördüğümü anlasın diye gülüyorum ben buna, baktı bana
gülüyo falan, ulan minicik çocuk **Spam/Adversiting** hüzün kapladı resmen içimi belli o itlerde geliyolar buraya,
askerde geliyo çocuğun hayata bak silahlar arasında geçiyor.
ama çocuk işte öyle doğmuş alışmış. oda kafasını soktu babasının arkasına aradan hem bakıyo eşşek
sıpası hem gülüyo falan.
çöktüm yere çıkarttım çikolata vardı 2 3 tane bi tanesini çıkarttım, çöktüm yere gel diye işaret yaptım,
buna
komutanla adamın konuşması yarıda kesildi tabi, dedim sikicek beni yüzbaşı şimdi, baktım yüzbaşıya
güldü bu. dedi türkçe kıza ''git kızım asker abi çikolata vericek sana git, falan askere dedi sölye
çikolata vericek bişey yok. asker hiji biji bişeler dedi,
kız böle el ağızda falan götüm götüm geliyo bana, toz toprak içinde kız.
gel diyorum gel açtım çikolatayı. babasıda bişeler dedi git falan dedi heralde. geldi bu verdim kafasını
okşadım bu bir ısırdı hayatının en güzel anıdır heralde **Spam/Adversiting**.
dizime oturttum falan, seviyorum çocuğu adın ne diyorum anlıcak sanki **Spam/Adversiting**, askere dedim sor adı
ne. adın güzelliğine bak ''asiman''
gökyüzü demekmiş.
soruyorum işte baban mı bu falan cevap veriyo bilmemne ama acaip bi his lan micik cocuk silaha
bakıyo bi yandan da.
lan verdik ya çikolataları, bi baktım etrafa takribi 3 10 yaş arası kaç çocuk varsa gelmeye başladı,
yavuz asteğmen döndü bana gülerek tabi ''ebeni sikiyim gitti çikolatalar'' üsteğmen yerlerde **Spam/Adversiting**
duydu bunu bende gülüyorum, yüzbaşı döndü gelin gelin el hareketi yapıyo adam bağırdı bunlara
gelin falan, 5 6 isim sayarak hepsine gelin dedi kesin o isimleri saydıkları kendi çocukları **Spam/Adversiting**.
bunlar hurra bir geldiler hemen silahlara falan dikkat ediyoruz, etrafımız çocukla doldu birden çocuk
bahçesi **Spam/Adversiting**. erkek kız sarışınlar esmerler kapkara tipler böyle, aldım kızı kucağıma 2 3 çikolatı
dağıttıım bunlara yavuz verdi üsteğmen verdi yavuzada yüklendiler sinirle değil tabii ki gülerek ''yavaş
evladım yavaş lan abanma çocuğum'' diye diye veriyo yavuz, e tabi yetmedi **Spam/Adversiting**, yüzbaşı talimat
verdi dedi bütün askerlerin toplayın çikolatalarını. muhtemelen epey bi küfür yedim o gün askerden
ama olsun=)
 
yarım saat önce ki o ölüm sessizliğinde köy oldumu sana panayır yeri, askerde rahatladı tabi gerginlik
falan kalmadı çocuk sesleri kadınlar falanda çıktı, ama hacı bir bu adam var köyde iki üç tanede yaşlı
amca başka erkek yok. belli tabi nerede oldukları.
sorsan çalışmaya gitti.
çocuklar abi dünyanın en saf en temiz yaratıkları kimin çocukları olursa olsun.
verdik çikolataları hak geçmesin diye sıraya dizdik bunları tek tek verdik o kıza bir tane daha verdim,
allahtan elimizde 4 5 tane daha kaldı çikolata askere verdim bende geri kalanları.
içimizi huzur kapladı. çocuk işte nerede olsa güzelleştiriyor orayı. ister istanbulda ister şırnakta rohani
köyünde anasını satayım.
en çok merak ettiklerim arasında o kızda var şimdi, kim bilir ne oldu ne yapıyo şu anda, dağdamı
birinin kumasımı inş güzel bir geleceği olmuştur.
neyse aga yüzbaşı çekildi konuşuyo tabi, neyse 1 saat takribi kaldık, hazırlandık ayrılıyoruz köyden,
asker ip şeklinde geçiyo bende sayıyorum eksik falan var mı? köyde iştima yapacak değiliz tabi **Spam/Adversiting**,
çocuklar tırsacak.
neyse en arkada benim tim, beni geçti takıldım peşine kızı gördüm el salladım oda salladı ağız burun
çikolata iki tane verdim zaten kayırdım onu yağmuru hatırlattı gözleri masmavi derin kaybolursun.
yola koyulduk ardından geçite doğru devam ediyoruz.
çok uzak değil, 15 20 dakika uzaklıkta. geçite geldik, dev gibi **Spam/Adversiting**, ama burada hareketlilik olmuş, belli
yerlerden falan anlıyosun ayaklar geçmiş buradan. koku var kokularından çözüyosun ibneleri. ama
böyle pis bir koku değil. pis gibi ama bunlara has bir koku beni o kokuyu almış adam çözebilir
anlatamıyorum şimdi.
tabi oraya mal gibi gitmedik, geçite bir 80 90 metre kala mevzilendik keşifteyiz, mağara falan var.
yüz başı dedi o mağaraya bakacaz.
diyorum içimden illa geberecez yani bugün illa karışacak ortalık yani. yavuz asteğmen dedi roket
atalım, mala bak içeride adam yoksa ya kaçam mazot yada mal varsa direk roket atalım diyo.
neyse 4 5 kişilik bir öncü birlik hazırlandı 1 uzman verildi sınır timinden (garipler) mağaraya gidicekler,
bizde mevzide eller tetikte bekliyoruz bi hareket olsa yıkarız yani mağarayı, askerimiz yavaştan götüm
götüm yaklaşmaya başladı mağaraya.
çocuklar yaklaştı, yanlarında kürtçe bilen asker, iki kollu yaklaştılar, dedi yüzbaşı roketçiye ayık ol
emrimle bas roketi.
öle deyince tabi biz daha bi eğildik daha dikkatli bakıyoruz.
kürtçe bilen asker gene bijiler, kier ler, li ku dereler nehirler ovalar falan bişile bağıyor.
ses mes yok. güneş tepede, yağmur durmuş artık, yavaştan havalar ısınıyo ensemisde ki yanmadan
anlıyosun yani.
gene bağırıyo kierler bijiler gene ses yok.
radejti bilmemne bağıyıro. gene ses yok. üç kere bağırdı bu tamam bişey olursa atış serbest çözdük
biz.
e şimdi ses yok diye de girilmez **Spam/Adversiting** içeri ses vermez ibine. bide bubi tuzağı atıyo anasını satayım
mağaraya yani iki ucu boklu deynek.
ulan işte en taktan an bu, içinden diyosun içeride biri var ses gelmiyo, lan ses yok giremiyosun da.
hani beyler burada link atıyorlarya işte şunun capsi falan. tecrübeli yazar sazan gibi atlayıp basmıyo
korkuçlu karı çıkar falan o hesap (örneğe gel **Spam/Adversiting**=) )
e açsında var merak ediyosun ses kısmalar gözü yarıya indirmeler falan bi şekilde açacan yani o linki.
bizdede buna bezer durum=) komutan dedi bağır bağır,
çocuk arkaünü yırtıyo artık radejti biji lekudere ova nehir falan sallıyorum ama radejti teslim falandı
galiba bilen arkadaş falan varsa aydınlatabilir.
o zamn öğretmişlerdi ama unuttuk **Spam/Adversiting**.
lan 1 saat oldu e hadi **Spam/Adversiting** bişişer yapalım diyoruz yok ama diyorum ya bubi tuzağı falan olabilir. tam
giriceksin içerideki basar tetiğe durup dururken şehit vermeyelim yani.
yüzbaşı dedi ateş edin ama mağara içine değil duvarlarına doğru etrafına doğru, uzmanıda uyardık
sinsin diye. başladık tek tek ateşe uyarı ateşi yani,
babalar ne oldu dersiniz, ateş edin deyince bizim roketçi attımı roketi, **Spam/Adversiting** yıktı ortalığı, gibti attı dağı
resmen. yüzbaşı bastı küfürü tabi ebesinden sülalesine kadar roketi al sok arkaüne bilmemne falan bi
tane tekme attı çocuğa. yani tamam ateş et dedide uyarı ateşi **Spam/Adversiting** sana nooluyo.
ama yeni gelmiş yavuzun time, acemi. yani diyorlar ya yukarıda gerginlikten ateş ediyo falan bazı
arkadaşlarım kan uykusunu söylüyosun , bu tarz şeyler işte yani benzerdir orada ki olaylar.
neyse bu gibip attı mağarayı orada ki çocuklarında başına geldi tabi eşşek kadar taş **Spam/Adversiting** kaya parçası
bi toz duman. allahtan sinmeleri için habe verdik bide muallak isapetli atış yaptı allahı var yani
kimseye zarar gelmedi rokette mağaranın derinine gitmedi içeride ki duvara attı roketi.
lan roketçiye sövdük ama işe yaradı.
içeriden ses geliyomuş uzman anons geçti, haydii olaya gel. bu sefer roketçiyi alnından öpesimiz geldi.
çocuk ta kafayı yicek lan bi sövüyosunuz bi övüyosunu ne ayaksını modlarında.
velasıl uzman ses geliyo komutanım deyince, hemen hareketlilik başladı bizde.
yüzbaşı işte tamam çıksın teslim olun diye bağırın mevzi alın sizde bilmemne falan, çocuk bağırıyo
bijiler ovalar dereler kraterler bilmemne.
içeriden de sesler geliyo.
uzman dedi çıkamıyomuş sıkışmış
 
hay **Spam/Adversiting** roket atınca bu sarsıntınan bişeylerin altında kalmış tabi. şimdide sövemiyoruz roketçiye
ama övmüyoruzda=)))
hemen yüzbaşı dedi yürüyüm güvenlik önlemi alın içeri girecez.
lan içeride ne olduğunu bilmiyosun. yavuzda diyo ki soralım öyle girelim tuzak var mı yok mu?
boğaziçi mezunu ha bu söliyim zekaya bak akıl küpü. soracakmışız=) apo nun yerinide sor bakalım
belki söler dedim.
beyler ama yani orada ki gerginlikten bazen salaklaşabiliyo insan.
neyse gittik mağara başına,
yüzbaşı çevirmen vasıtasıyla konuşuyo. ama uzun sürüyo yani saat olmuş 2 yi geçmiş geri dönmek
lazım artık yavaştan hava erken kararıyo 5 gibi dönüş zaten uzun.
sor dedi yüzbaşı türkçe biliyomusun diye. gene bijile bilmemne,
içeriden ses ''biliyorum'' ananı gibiyim bi garip oldum nedense lan.
neyse indik mağaranın dibine yüzbaşı bağırıyor;
kızım sen kendin gelebiliyomusun?
içeride başka biri var mı?
sana sesleniyoruz niye çıkmadın?
bak sana bişey yapmıcaz çık?
falan bağırıyo. kızda bacağının kırık olduğunu söylüyo ama feryat figan yani belli yaralı.
şimdi düşünüyosun, lan bunu örgüt cezanlandırıp buraya atmış ve girişe tuzak çekmiş olabilir diye,
hem bu kız ölsün hemde almaya gelen asker hesabı kıllanıyoruz.
şimdi sorsan sölemez ama sordu yüzbaşı yavuzda döndü bana bi baktı şöle ben hiç oralı değilim=)
kız yoktur yoktur falan diyince giriyoruz dedi yüzbaşı, üsteğmen de işte komutanım güvenmiyelim
falan diyo. yüzbaşıda ses tonundan yaralı olduğunu, yani ceza olsa söyleyeceğini falan diye bişiler
dedi. daldık içeri,
beyler içeride bir koku var anlatamam sana, böyle bir koku yok, poşetler var taslar var falan belli
birileri buradaymış.
şimdi beyler girişten girdik, arka kadar biraz ilerledik içerisi zifir karanlık aşağıya doğru boşluk var
büyük bir delik gibi düşünün aynı anda 5 6 kişi girer çıkar.
oradan önde yüzbaşı baya babayiğitti arkadan benim sayko uzman, üsteğmen ben bir kaç asker
yavuzda girişte askerin başında.
içeriye bir indir, spor salonu büyüklüğünde bir yer ve içerisi koli koli mal dolu abartmıyorum 45 50
büyük koli, işte bir o kadar bohça efendime söyliyim bir çok mal. yani olaya bak.
belli kısa bir süre önce kaçakçılar burayı doldurmuş, örgütte güvenliğini sağlıyo ya kızı burada
bırakmışlar.
kızı gördük roket yiyince mağara sarsıntıdan o variller de var üzerine düşüyo bacağı kırılmış fener
tutuyoruz tabi, gözüktü bu kapkara bişey amki bakıyosun insan mı diye lan insan ama değil gibide.
hemen aldık kızı, çıkarttı askerler yüzbaşı da çıktı kızla konuşacak bizde mallara bakıcaz nedir ne
değildir. 3 4 varil var mazot, kolilerde kenefir esrar, sigara, bohçalardan yine kenefir, en az 100 200
kilo kenefir var.
zebil kadar sigara. işte o zaman yeni var zaten, cep telefonları ama telsiz **Spam/Adversiting** tuğla şimdiki gibi değil,
en çok kenefir böyle bişey yok.
çıktık dışarı, uzmanlardan bir tanesi kıza ilk yardım yapıyo, hemen rapor ettik olanları, telsiz çekti
yüzbaşı, işte böyle bir mağara bastık, bunlar var buraya araç gönderin,
kızla konuşuyoruz, işte adın ne hobar mı robar mı nobar mı neydi, kod ismi tabi, işte kızım ne işin var
burada, diğerlerinin yerini söyle, nereden gelir nereye gidersin falan,
kız ama alına sıçıyo ses çıkmıyo gözlerde öle bir korku var ki, heralde tecavüz edeceğimizi sanıyo öyle
diyolar çünkü bunlara askerde hep erkek erkeğeyiz ya kadın teröriste tecavüz edermişiz o yüzden
yakalacağınıza ölün diyolar.
sevgi koduklarım ona mı kalmışız lan, 1000 tane olsa birini vermem. düşündükçe midem kalkıyo yani.
neyse hemen sardık bacağı, işte arkadaşları gitmişler bunu burada bırakmışlar, ıraktan mal geliyormuş
buraya depo gibi bir yer.
arkadaşların nerde yok. nereye gittiler bilmiyorum sokacaksın ağzına namluyu öle soracaksın ama
yapmıyosun işte.
mühimmatına el koyduk, tası var işte beline bağladığı şey var, saati var, şarjörleri var, üzerinde bomba
var. bide ne var tabii ki kanas suikast silahı. aga onu görünce geldiler bana sanki diğerleri adam
öldürmüyomuş gibi ama kanas abi,
bu karılar, bilerek bakarak özellikle adam seçerek ateş ediyolar. çok kahpe bir silah bu kanas.
gibicem ebesini yani tekmelicem kafasını sevgi kodumun karısının. hani ün yapmış ya kanas leylalar
biride bu. gerizekalı ne ünü biz basınca orayı fare gibi saklanmış içeride kahpe.
işte diyorum ya beyler beklememek lazım. bunlara aniden basınca ateş dahi edemiyolar amcıklar.
sigara yatım direk uzaklatım yavuzun yanına gittim işte ne oldu ne bitti ne diyo falan soruyo, zaten
içerisi toz toprak rezil vaziyetteyiz koku gitmiyo sinmiş üzerime anlattım ben de böle böle. araç
bekliyoruz ki yükleyelim. çünkü bunları bırakırsan geç oldu yarın alırız diye gider bunlar bi daha
bulamazsın dehşet bir mal var içeride.
neyse araçlar gelecek, **Spam/Adversiting** karşı yoldan arazi yolu adamlar geliyo bir kaç tane köylü.
lan dedim bune? falan zaten çok olmamış gideli kaçakçı mı falan diye düşümdüm dedim komutanım
birileri geliyo köylü geliyo dedi.
 
lan ne işi var burda, geldiler işte, biri türkçe biliyo diyo ki bak lafa bak. bunların köyün malı
bozulmasın diye koyduk. yüzbaşı da dedi
lan amcık, esrar mı çekiyosunuz siz köylücek yaz boyunca kışa kadar.
bunları göndermişler, dicek ki köylünün malı bu kafaya bak malız ya biz bakmadık ne var ne yok. hadi
içeride peynir gıda maddesi çıktı lan bu karının ne işi var içeride.
köyün malıymış yarrağa bak bide pişkin pişkin söylüyo gibiceksin orada işte bunlar dipcikle dalıcaksın
da yapmıyosun sonra asker halka saygıdı oluyo işte.
insan haklarına gidiyorlar. bunlara avukatlık yapan çok çünkü rahat bulurlar.
**Spam/Adversiting** muallak köyün malıymış çocuk var ya karşısında.
belli ya örgütten yada kaçakçılar göndemiş bir şans diye. gitti anam o mallar yarrağımın başını alırsın
ancak burdan sen öyle gidersin verirsin ellerine.
neyse komutanımız gibtiri çekti geldiği gibi geri döndü amcık.
toparladık biz malları üstümüz başımız mahfoldu. 4 5 gibi geldi araçlar sonunda. zırhlı araçlar
eşliğinde 5 6 tim 100 ye yakın asker. ne olur ne olmaz bişeyler olmasın diye, binbaşıda geldi, biz
onların alabilecekleri yere kadar taşıdır ebemiz gibildi resmen.
mallarıda ver verdik o mallara karıda dahil. tutanakları hazırladı komutan o ensada. sonra döndük
geriye zaten hava kararıyo sabah uğradığımız köyün oradan geçtik kimse yok dışarıda. öle vardık
karakola. leş gibiyiz **Spam/Adversiting** ama. kokuyoruz.
üstümüz toz toprak içerisinde resmen. koku hat safhada mağarada ki koku sinir bozucu.
geçtik karakola yattım jakuziye açtım konyağımı çikolatamı köpüklerle doldurdum falan takılıyorum
öyle bir olay yok tabi=))
o halde duruyosunuz.
yüzbaşı dedi bakın kaç gündür canlarını çok yakıyoruz. bugün çok büyük zarara uğrattık, o malı belli ki
3 4 haftadır taşıyolar bütün o zahmetlerinin içine sıçtık çok uyanık olun basacaklar bunlar burayı.
hadi al buyur buradan yak. bide zaten biliyoruz basacakarını da bu sefer kuduz köpek gibi gelecekler
yani belli.
abi biliyoruz da basacaklarını en yetlili kişiden ''basacaklar burayı'' lafını duyunca kafana mermi gibi
giriyo. devamlı ''basacaklar burayı basacaklar burayı basacaklar basacaklar basacaklar''
bi yerden diyosun sikerim **Spam/Adversiting** ya hadi bassınlar artık basacaklarsa en olursa olsun. ne lan bu
bekliyosun basmalarını hadi diyosun gelsinler artık.
abi malları kaldırdığımız o gece, telsize anons geçilmeye başlandı saat 1 gibi, telsizden bizle
konuşuyolar. belli çok kanlarına dokunmuş muallaklerin.
(çelik operasyonu hazırlığında sanırım pamukoğlu paşa tüm taburlarda çaldırırdı bunun gibi şarkıları
gaz amacıyla orayada gelicem)
gece 1 gibi cızırtılı cızırtılı boğuk seslerle,
''emperyalist tc askeri kürdistandan defol''
''mehmed silahları teslim et''
''tc askeri canını alacam senin''
''mehmed seni izliyorum''
''yavuklun nasıl mehmed özlemiştir seni''
bakın bu çok pis bişey mehmed yavuklun nasıl deyince bizim ortak adımız mehmet olunca hepimiz o
anda üzerimize alıyoruz, ve direk kimin sevgilisi varsa tribe giriyo.
yüzbaşıdan kesin emir verdi cevap vermiyeceksiniz, ulan sinir bastı bizi tabi,
telsiz odasından çıkarttık askeri, oturuyoruz dinliyoruz. askerinde siniri bozuldu ben yavuz uzman
oturuyoruz telsiz odasında. sesi kapatıp çıkamıyosunda acil bi anons gelir.
sabaha kadar 4 5 saat bu ibneleri dinledik kafa olmuş lokomatif tren duvara vuracaksın artık cevap
vericez diye.
bizim sayko uzmanda çok sever tabi onuda dışarı çıkarttık. bıraksak 5 saat analarınla yaşamak istediği
hikayeleri anlatıcak çünkü.
e cevap vermeyince karşında ki puşt da sinir olunca balşlıyo küfür etmeye,
''karakol topunu sikecem karakol''
''mehmed ananı sikicem''
''mehmed yavuklunu kaldırıcam senin''
''mehmed yavuklun şu anda başkasının kollarında''
bu son lafı sevgilisinden şüphelenen asker varsa ona işte çok tesir ediyo. böyle dinliyoruz sabaha
kadar sigaraların biri yanıyo biri sönüyo, yavuzu sikicem yani sinir geldi ki yavuzunda durumu aynı.
devrem sikerim ben gidiyorum falan dedi çıktı gitti, yüzbaşıda tık yok üsteğmen zaten alışık **Spam/Adversiting**. ama
bizim tim sinir bastı resmen.
yanlız şu var. eğer bunlar geceleri sizinle telsizden konuşuyosa, bilinki o gece baskın yok ama çok
yakındır.
neyse güneş açmaya başlarken çıktılar frekanstan sikir olup gittiler ama bizde ne sinir kaldı ne
psikoloji o gece dişlerimi sıkmaya başladım işte hala olur şu gün devam eder.
resmen kafamın iki yanından biri eliyle baskı yapıyomuş gibi olmaya başladı o gece​
 
kaynaktan takip ediyorum 7. sayfaya geldim 50 sayfa var, uykum geldi mk
 
telsizi sadece tugay komutanımızla konuşmak için kullanıyoruz. aileyi aramak yakını aramak kesinlikle
yasak ve mütiş tehlikeli.
nasıl yapıldığını bilmiyorum ama numara tespiti yapabiliyor bunlar. ve aileyi rahatsız edebiliyo
''çocuğun şehit oldu'' çocuğunu askerden al çok sıkıntıda diyip diyip kapatıyomuş teli.
düşünsenize çocuğu o dönem ohal de olan annenin babanın durumunu. kafayı yer.
inanılmaz psikolojik oynuyolar resmen.
e ben telsizden mektubu sorsam bunlar başka gece asteğmen mektubun bende gel al. asteğmen
mektubun ne mektubu falan başlayacaklar iyice göte gelecez.
1 hafta olmuş kimseyi ne arayabiliyorum ne haber alabiliyorum.
baya kaldık beyler, karakolda ki 14.gecemizde inanılmaz olaylara gebe olmaya başladı.
biz hergece basılacaz diye bekliyoruz, her gece frekansımıza giriyolar.
o gece girmediler frekansımıza genelde saat 1 2 gibi girerler sabaha kadar konuşur giderlerdi.
o gece saat 2 buçuk oldui komutanımız dedi evladım mevzileri gez bütün istirahattaki askerleri kaldır,
herkes uyanık olsun mevizlerdeki yerlerinizi alın bu gece bunlar bişey yapacaklar.
abi böyle bir duygu patlaması hayatımda yaşamadım. elim ayağım birbirine girdi. lan silahımı aldım
şarjörü unuttum şarjörü taktım yedek şarjçörü unuttum.
diyorum ya sakin olmak çok önemli bundan işte. 2 kere çıktım girdim.
tam teçhizat geçtik mevzilere hazırlıklıyız. onlarda biliyor hazırlıklı oldüğumuzu zaten jandarma
komando var içeride **Spam/Adversiting** niye gelecek başka.
doğru kodlarla tugaya anons çekildi, ''şekerimiz bitti şeker gerekiyor'' bu ne demek gelebilirler destek
hazır olsun.
öyle ya da böyle sakinleştirdik kendimizi,
tüm nöbetçi kulelerine, siyah bant çekmiştik içi gözükmesin diye. gözükürdü ama çok az. içeriye
askılık falan koyduk üzerine üniforma falan geçirdik miğfer falan işte.
sebebi hani bunlar ilk sortiyi nöbetçi klübelerine attığı ilk roketi mevzie ve oraya attığı için, ilk anda
şehit vermeyelim diye.
arkadaşlar saat 3 buçuğa doğru, telsiz frekansları bir karıştı bir karıştı ama. her yerden acil anonslar
geliyo hakkari bölgesinden ve şırnak bölgesinden.
aynı anda 7 karakol 4 5 tane mezra bastı bunlar. telsiz yanıcak her yeri basmış köpekler. her yere acil
destek isteniyo her yere helikopter istenmeye başladı. 1995 mart ayı başı.
yaklaşık 3 aydır bölgeyim böyle manyak bir gece geçirmemişim. kalbim çıkıcak resmen. her yeri baskın
yemiş, hakkari şırnak yıkılıyo resmen,
her yerde irili ufaklı çatışmalar. anlatamam sizlere. telsizden devamlı baskın yedik çatışıyoruz her
mevzide çatışıyoruz anonsları geçiyo.
içimden geçiyo allahım ben bu gece şehit olucam galiba. yağmur geliyo aklıma mektup geliyo acaba
ne dedi annem babam geliyo. diyorum basıcaklar birazdan şehit olucaz.
yıkılıyo telsiz ama. yüzbaşı da mevziye gelmiz, tek tek mevzileri geziyo olum hazır olun dikkat edin.
o kadar uzun bir gece yaşamadım hayatım da bitmedi gece. sabah olsa rahatlıcaz **Spam/Adversiting**.
saatime bakıyorum 3 buçuk dikkat kesiliyorum 2 saat ama bi daha bakıyorum saat 3 40 on dakika
geçmiş.
beyler o gece bizi basmadılar. ama baskın yemiş kadar olduk. 4 gün boyunca sürdü çatışmalar yer yer.
ve ne yazık ki hakkari ve şırnakta 4 günde toplam 67 şehit verdik. daha fazlası da pkk verdi ama hiç bir
önem arz etmiyo tabii ki.
bir de köy basmışlar hakkaride 12 vatandaşımızı şehit etmişler. oda köye girecekler erzak için korucu
köyü çıkıyo karşılık verince roketlerle saldırmışlar köye.
bir tane uh1 helikopterini düşürmüşler aynı zamanda pilotlarımızda şehit olmuşlar. kim bilmiyorum
ama gece uçan pek pilot olmaz bahsettiğim bir pilot vardı onu hiç görmedim o olabilir.
ama o gece ve 4 gece hayatımdan asla çıkmayacak nefes almadan mevzide bekledik resmen. sabah
oluyo biraz rahat ediyoruz akşam oluyo gene.
mart ayının 6. mı 7. mi ne o günlerde acil olarak tüm jandarma komandoları tugaya çekilme emri
geldi. ki sebebi 19 martta çelik-1 harekatı yapılacak bu kalkışmadan ötürü, ondan çağırmışlar.
21 martta kamuoyuna duyuruldu şimdi haberlere baktığımda anlıyorum ama 19 martta başladı yani
kamuoyu öğrendiğinde biz 3 gündür k.ıraktaymışız.
tugaya dönme haberi gelince tabi büyük bir mutluluk yaşadım hem bir rahatlık geldi hemde mektup
var ya ondan.
bundan sonra beyler çelik harekatı var işte asıl olaylar. hazırlık esnasında pamukoğlu paşanın bölgede
ki son zamanları. bizle alakası yok ancak harekat onun planlamasına dayalı yapıldı. 35 bine yakın
komando jöh polis harekat bordo bereliler sınır jandarma timleri(garipler) topçular ne kadar vurucu
usnurumuz varsa ve 10 bine yakın korucu k.ırak için hazırlanmaya başladık. belki aranızda duyan
vardır hazılık esnasında tugaylarda devamlı mehter marşıları çalınmıştır. onuda başka zaman
anlatalım başlarsam yarım kalacak çünkü
 
karakolda geçirilen günlerden sonra tugaya dönmek gerçekten mutluluk verici bir durumdu. özellikle
son 4 gece den sonra, yaşayan bir ölü gibiydik her birimiz.
basılan onlarca yer, çatışmaya girilen onlarca mezranın ardından ne yazık ki 64 kardeşimiz şahadet
şerbetinden içmişti. şimdi bir düşünün gençler bir kere karakol basıldığını 25 26 şehit verdiğimizde
nasıl psikolojilere giriyoruz. o dönem 4 gün boyunca devamlı bu çapta şehit haberleri gelmeye başladı
bölgede.
zaten alınan istihparatlarda 95 bahar ayında pkk nın çok büyük eylemlere girişeceğini almıştık. ama
ne sebeptendir nedendir bilemiyorum tabii, bunun olması için mal gibi bekledik yani.
ve çok acı bir şekilde olanlar olup bitti.
biz o dört geceyi güçlükonakta ki karakolda geçirdik ve başımıza bir şey gelmedi.
şimdi ''allahım sana şükürler olsun'' diyemiyosun yani, tamam bizim başımıza bişey gelmedi ama 64
tane şehit ne demektir. yani bu adamlar gelip 64 askerimizi şehit ediyosa insan soruyo ya kardeşim
tamam komandoyuz aslanız kaplanız yıkarız şöle yaparız böyle yaparız da. e be amına kodumunun 64
şehit ya 64 buraya isimlerini yazsan yorulursun. nefesin yetmez lan. kaç tane anne kaç tane baba kaç
eş çocuk bir düşünsenize kaç kişiye tesir ediyor bu sayı.
soruyorsun kendine götüne kodumun sen ne işe yararsın.
biz bu sayıyı bizi almaya gelen askerden öğrendik. bende ne mektup heyecanı kaldı ne başka bişey.
aslında açık konuşayım o anda da çok merak ediyorum mektup gelmiş mi gelmemiş mi diye. ama
utanıyosun o anda başka bir şey düşünmek istemiyosun. ananı babanı sevdiklerini aramayı istiyosun
ama bunu yapmak büyük ayıp gibi geliyor sana.
ki karakolu bırakıp gelmek te bir yandan insana şu duyguyu bırakıyor. ''ulan şimdi ya basarlarsa
çocukları yanlız bıraktık'' oradan çıkıp gitmek için can atıyorsun ya sonrasın dada düşünüyosun
bıraktın çocukları. kanına dokunuyor.
sanki onlar sen olmadan orada kalamaz. alakası yok tabii ki.
moraller bozuk girdik tugaya. amanın tugay nasıl kalabalık resmen iğne atsan yere düşmez, devamlı
grup grup asker geliyor içeri, zırhlı araçlar, kamyonlar, condorlar, helikopterler falan inanılmaz bir
hareketlilik var.
ne oluyoruz **Spam/Adversiting** lan bütün türk silahlı kuvvetleri burada resmen dedim, kafamı sağa çeviriyorum
mavi bereler ama dolu yani, çakı gibiler **Spam/Adversiting**. tertemiz üniformalar güneşte parlayan g3ler
malzemeler, sola çeviriyorum kafa mı jöhler de gelmiş, hepsi zıpkın gibi.
çocuklara bakıyosun ama tanıdık değil yani jandarma komandolar(mavi bere) aynı tugaydan değiliz
belli, ulan çocuklar da bize dönüp baktılar tabi, bizim halimiz perişan üniformalar tamamen toz toprak
içinde, sakallarımız çıkmış, üniformanın dizler yırtık hafiften,
yüzümüz çamur içinde, harabe halindeyiz, utandım halimden yani, e ama napıcaksın **Spam/Adversiting** 4 gündür
mevzide gözümüzü kırpmadan bekliyoruz.
hiç unutmuyorum mavi berelerden biri kalktı ayağa 1 80 küsür var boğa gibi, tak çaktı selamı. vay **Spam/Adversiting**
dedim devreme bahadır aga bunlar acemi yeni geldiler heralde.
ulan ne acemesi çocuk biliyo operasyondan gelmişiz anladı heralde ufaktan utandığımızı ondan
çakmış selamı.
acemi diyoruz bide adamlar boludan gelmiş bolu dağ komando tugayı gelmiş lan. kalkmış buralara
çakırsöğüte gelmiş adamlar. tabi biz bunu öğrenince büyük bir heyecan yaşadık ki belli dağdaki
şerefsizlere çok büyük bir tokat atıcaz.
bolu dağ komando tugayı şerefine paylaşayım;
Bolu Türkü : Hasan Mutlucan - Bolu beyi türküsü Bolu - YouTube
girdik tugaya hemen ben postaya koştum, dedim söle lan onbaşı bana mektup var mı? çocuk beni o
halde görünce bi irkildi tabi, sakallı adam akşam görse kafama sıkıcak terörist diye **Spam/Adversiting**.
bakayım komutanım bu aralar gelmiyo posta, dedim sus aramaya devam et.
baktı ''komutanım yok''
lan nası yok bak iyice karıştır olması lazım gelmesi lazım.
yok komutanım,
lan olum gibtirtme ebeni araziden yeni gelmişim doluyum kalbini kırarım bak iyice gelmiştir.
yok komutanım gelmedi.
hay anasını gibiyim nası gelmez,
belki yoldadır komutanım falan dedi bu
dedim nerden öğrenicez öğreniriz komutanım falan dedi,
bu aradı bir yerleri falan, dedi komutanım gelmiş 3 gün önce malatyada. ama orada tutuyorlar
göndermemişler.
niye göndermiyolar **Spam/Adversiting** dedim ya, sikerim belalarını ne ayak lan göndermiyolar falan dedim biraz
sesimi yükseltmişim sanırım, üsteğmenin sesiyle irkildim tabii,
ne bağırıyosun lan dedi,
döndüm tak hemen hazırolda, komutanım mektubu göndermiyolar dedim, bi yandan bunu kesiyorum
yeni gelmiş, ilk defa görüyorum çünkü,
sokarım mektubuna yok mektup falan ikinci bir emre kadar ne mektup var ne telefon git önce sakalını
saçını kestir ahırmı lan burası sığır dedi.
dalasım geldi ama ne yapıcaksın tabii.
sonra tanıştık on numara adam üsteğmen ibrahim doğuştan komando, buraya kaydırmışlar birliğini.
neyse ben tuvaletin yolunu tuttum kaptım jileti falan, bahadır orada yavuz orada traştalar.
söylene söylene daldım içeri tabii, sikerim böle işi niye göndermiyolar **Spam/Adversiting**, valla alıcam g3 tarıcam
heryeri falan diye daldım.
bunlarında binlikleri üzerinde tabii, vay aslanım benim tararsın taşşaklı kardeşim benim yürü kim
tutar seni, tek başına göndericeksin bunu cudiye bu hırsla terörüde bitirirsin falan geyikte
pezevengler.
ben tabi deli dana gibiyim, traş oluyorum, yüzüm toprak olmuş tabi sakallar falan sert, jileti bir
çekiyorum çart bir yer kanıyo bi daha çekiyorum cart öbür yanaktan alıyorum, tam ziya **Spam/Adversiting** vardı ya
traş sahnesi o hesap.
 
lan yüzüm kan içinde oldu, yavuz aldı elimden dedi gerizekalı revire kaldırtacaksın kendini dur dedi
aldı elimden jileti traş etti beni. beyler askerde arkadaşlıklar çok başkadır olum onlar hem arkadaşın
hem anan hem baban herşeyisiniz birbirinizin.
yavuz dedi işte, neyin var kardeşim ne oldu mektup mu gelmemiş merak etme gelir öle kolay gelmiyo
biliyosun telefon açarsın lan ne olucak diyo beni teselli ediyo bi yandan.
diyorum işte mektubum gelmiş malatyada tutuyolar göndermemişler, çoktan gelicekti falan diye
bebek gibi söyleniyorum bi yandan traş oluyorum sayesinde.
sonra dedi işte merak etme ararız şimdi çok yorgunuz sıkma canını sıkıntı çıkartma başımıza falan
konuşuyo öyle aklım mektupta ama.
dedim lan sikerim banane **Spam/Adversiting** kaç gündür onu bekliyorum ben dememe kalmadan aga bahadır bir
bağırmış anlatamam,
''ulan amcık sikerim senin aşkını 64 şehit verdik sokarım aşkına senin efendi gibi dur arka oğlanı bak
etrafına nerenin tuvaletindeyiz gibik''
anaaaa bir utandum beyler yer yarılsa içine girsem falan denir ya o ne kelime vurun yani beni.
o dakikadan sonra çıt çıkarmadım efendi gibi traşımı oldum **Spam/Adversiting**.
paşa paşa oldum traşımı bunlarda bitirdi, sonra garip bişey oldu **Spam/Adversiting**. suyu açtım yüzümü yıkıcam lan
devamlı buz gibi akan musluk sola çevirince ısınıyo.
anaaaa sıcak su lan. bizde ne sinir kaldı ne bişey, direk koştuk kaptık çamaşırları üniformaları aldık
attık kendimizi duşa, aga ne operasyon stresi kaldı, ne o 4 günlük karakol bekleyişi falan neyiz
biliyomusun şampuan reklamları vardı o dönem şelale aldınta saçları yıkayan **Spam/Adversiting**lar aha onlara
döndük, şampunanı bi veriyorum sıcak su altına köpürt allah köpürt, köpürt allah köpürt sabahlar
olmasın,
üzerimden ki kir bir çıktı 7 kilo daha az çekicem kantarda o derece. vücudum küçüldü resmen.
bir çıktım kabinden pamuk gibiyim lan uçuyorum yani ayaklarım yerden kesilicek.
ulan buraya geleli 3 aya yakın olmuş ilk defa sıcak suda duş almışız.
ne mutluluk yarabbim böyle bir his yok yani, her duşun altına girdiğimde o an gelir aklıma.
süper bir histi, biri gelse dese ''asteğmenim basıldık'' amaan be abiciiiim bişey olmaz, dese
''asteğmenim havan yiyoruz'' olsun be abiciiiim gibtir eeet sende gel yanıma, dese ''komutanım
gelmişinizi geçmişinizi gibiyim sizin emi'' senden kıymetlimi tosunum al arkaür''
fena yani sinir kalmadı diyorum ya anlayın işte=)
neyse babalar bir çıktım duştan saçlarda hafiften uzamış kuruttum saçları fönlenmiş finolar gibiyim,
bide kokulu şampuanım var askerin arasına bir dalsam kokudan akılları kayıp gibecekler beni ayak
üstü.
ardından ben hemen telefona koştum tabii bi aileyi arayalım haber verelim **Spam/Adversiting** ortalık yıkılıyo
kalpten gitmemişlerse iyidir, 1 haftayı geçmiş görüşmeyeli.
gittim telefona bizim keko orada. dedim asker çekil anamı babamı sevdiceğimi arayacam.
bu demez mi olmaz komutanım
yavrum pak duştan çıkmışım sakinim zorlama şansını ne demek olmaz lan komutanınım ben senin,
yüzbaşı bişey demez ben açıklarım ona.
olmaz komutanım yasak
lan mnı gibtiğimin muallaksi niye yasak lan
yasak komutanım hiç bir asker ailesini yakınını arayamıyor yasak ısrar etmeyin komutanım noolur.
haydaaa ulan mektup bekleriz yasak, telefon açmak isteriz yasak, nası haberleşicem lan ailemle, hadi
yağmuruda arıcam yani.
bütün bağlantılarım kesilmiş kaç gündür bu anı bekliyorum sinirden kuduracam.
gözü kararttım yüzbaşıyla konuşacam böyle olmayacak bu yani.
neyse beyler gidiyorum yüzbaşının odaya doğru ama dolmuşum kapıyı vurup girecem ilk onu
hesapladım.
sonra biraz daha yaklaştım vurmayayım kapıyı çalayım ama sinirliyim ağzıma ne gelirse söylicem kaç
gündür arazideyim sevdiklerimide aramıcaksam ne zaman arıcam **Spam/Adversiting** lan arıcam işte dicem
biraz daha yaklaşınca komutanım arayabilirmiyime döndü,
kapının önüne geldiğimde ise komutanım bişey arz etmek istiyoruma kadar indim. yüz başı **Spam/Adversiting**
durduk yere yakmayalım askerliği dimi.
neyse çaldım kapıyı ses yok. bi daha çaldım gene ses yok. lan zaten koridor ana baba günü bir sürü
tanımadığım göz aşınalığım olmayan asker dolanıyo mavi bere bolu dağ jöhler falan.
bir daha çaldım girdim içeri jilet gibiyim ama temizlenmişim.
bi baktım adam uyuyo oda bizle tabi yeni gelmiş istirahatte.
hay **Spam/Adversiting** dedim gittim bizim odaya.
girdim odaya devrem içeride sinirli geçmiş masada kafayı yaslamış duvara gözler kapalı. çok pis
bağırmıştı çekindim açıkcası bişey demeye önce.
bahadır bi baktı bana hafiften gene kapadı gözleri.
dedim abi çok özür dilerim kusuruma bakma
 
Geri