X
X
Ziyaretçi
Ziyaretçi
TÜRKİYE’DE ALEVİLİK: SORUN VE ÇÖZÜM YOLLARI
Alevilik Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının kadim inançlarından olup, bugün İran, Irak, Suriye, Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk, Saraybosna, Makedonya coğrafyasında yerleşik nüfus olarak yaşamaktadır. Yaşanan göçlerle birlikte başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde Alevi topluluklarına rastlamak mümkündür. Toplam nüfusun 50 milyon civarında olduğu varsayılmaktadır.
Alevi inancının temel yapısı
Aleviliğin ne olduğu, nasıl başladığı, nasıl oluşturulduğu bilim dünyasında bir tartışma konusudur. Kimine göre Alevilik İslâm halifesi Hz. Ali ile başlarken, kimine göre bir Orta Asya Türk inancı olan Şamanizm’in Anadolu yorumudur. Kimine göre ise Zerdüştlüğün Anadolu’da yaşayan halidir. Kimilerine göre ise Alevilik Hititlerden bu tarafa varlığını sürdüren Anadolu coğrafyasının kadim bir inancıdır.
Osmanlı sultanlarından AKP hükümetine
Selçuklu’da, Osmanlı’da, Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevilerin bu inanç esasları kabul edilmemiş, Aleviler dönüştürülmeye çalışılmıştır. Bugün AKP hükümetinin uyguladığı Alevi politikaları 16. yüzyılda Osmanlı padişahları tarafından uygulanmaya başlanmış politikalardır.
Kendi kabul ettikleri İslâm esaslarına Alevileri inandırmak ve Alevileri dönüştürmek için Alevi inanç merkezlerine cami yapma, Sünni din adamları atama politikası 16. yüzyıl ortalarında başlamış ve halen sürdürülmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin makbul vatandaşlığı “Türk ve Sünni” olarak belirlediğini hatırlatırsak Aleviliğin Müslümanlık dışında özgün bir inanç olarak kabul edilmesi güvenlik konseptinde ele alınmaktadır. Bu nedenle de cemevleri ibadethane olarak kabul edilmemekte, hatta devletin din adamlarınca bu durum “kırmızı çizgi” olarak nitelendirilmektedir.
Alevi toplumunun talepleri ve çözüm önerileri
AKP hükümeti ile Alevi kurum ve aktivistleri arasında yürütülen görüşmelerde, benim de bizzat yer aldığım Alevi kanadı mutabakatla şu talepleri ve bunlara ilişkin çözüm önerilerini hükümete sundular:
1- Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir ve statüsü ibadethane olarak kabul edilmelidir.
2- Okullarda okutulan “Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi” dersi Sünni İslâm dersleridir ve Alevi çocuklarını Sünnileştirmektedir. Alevi çocukları muaf tutulmalıdır.
3- Pîr Sultan Abdal anma etkinliğine katılan 33 canımızın katledildiği Sivas Madımak Oteli “ibret müzesi” ne dönüştürülmeli, katliamı teşhir eden, lanetleyen görseller yer almalıdır.
4- Birçoğu devletin elinde veya başka kimselerce işgal altında bulunan, başta Hacı Bektaş Dergâhı olmak üzere, tüm Alevi inanç merkezleri, dergâhları Alevilere iade edilmelidir.
5- Alevilere yönelik her türlü ayrımcı tutumlar ortadan kaldırılmalı, ayrımcılık yapanlara karşı caydırıcı yaptırımlar oluşturulmalıdır.
6- Devletin resmi dini kurumu olarak görev yapan ve Sünni İslâm inancını devleti yönetenlerin hegemonyasına sokan ve Sünnilik dışındaki tüm inançlara karşı sistemli bir asimilasyon politikası yürüten Diyanet İşleri Başkanlığı kapatılmalıdır.
7- Alevilere yönelik her türlü asimilasyon politikalarına son verilmeli, bu bağlamda yürütülen Alevi köylerine cami yapma politikası derhal ve ilelebet durdurulmalıdır.
KAYNAK ; https://tr.boell.org/tr/2016/04/12/turkiyede-alevilik-sorun-ve-cozum-yollari-yedi-talep-yedi-oneri
Bu sorunla alakali sizin çözüm öneriniz nedir? Buyrun tartışalım..
Alevilik Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının kadim inançlarından olup, bugün İran, Irak, Suriye, Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk, Saraybosna, Makedonya coğrafyasında yerleşik nüfus olarak yaşamaktadır. Yaşanan göçlerle birlikte başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde Alevi topluluklarına rastlamak mümkündür. Toplam nüfusun 50 milyon civarında olduğu varsayılmaktadır.
Alevi inancının temel yapısı
Aleviliğin ne olduğu, nasıl başladığı, nasıl oluşturulduğu bilim dünyasında bir tartışma konusudur. Kimine göre Alevilik İslâm halifesi Hz. Ali ile başlarken, kimine göre bir Orta Asya Türk inancı olan Şamanizm’in Anadolu yorumudur. Kimine göre ise Zerdüştlüğün Anadolu’da yaşayan halidir. Kimilerine göre ise Alevilik Hititlerden bu tarafa varlığını sürdüren Anadolu coğrafyasının kadim bir inancıdır.
Osmanlı sultanlarından AKP hükümetine
Selçuklu’da, Osmanlı’da, Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevilerin bu inanç esasları kabul edilmemiş, Aleviler dönüştürülmeye çalışılmıştır. Bugün AKP hükümetinin uyguladığı Alevi politikaları 16. yüzyılda Osmanlı padişahları tarafından uygulanmaya başlanmış politikalardır.
Kendi kabul ettikleri İslâm esaslarına Alevileri inandırmak ve Alevileri dönüştürmek için Alevi inanç merkezlerine cami yapma, Sünni din adamları atama politikası 16. yüzyıl ortalarında başlamış ve halen sürdürülmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin makbul vatandaşlığı “Türk ve Sünni” olarak belirlediğini hatırlatırsak Aleviliğin Müslümanlık dışında özgün bir inanç olarak kabul edilmesi güvenlik konseptinde ele alınmaktadır. Bu nedenle de cemevleri ibadethane olarak kabul edilmemekte, hatta devletin din adamlarınca bu durum “kırmızı çizgi” olarak nitelendirilmektedir.
Alevi toplumunun talepleri ve çözüm önerileri
AKP hükümeti ile Alevi kurum ve aktivistleri arasında yürütülen görüşmelerde, benim de bizzat yer aldığım Alevi kanadı mutabakatla şu talepleri ve bunlara ilişkin çözüm önerilerini hükümete sundular:
1- Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir ve statüsü ibadethane olarak kabul edilmelidir.
2- Okullarda okutulan “Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi” dersi Sünni İslâm dersleridir ve Alevi çocuklarını Sünnileştirmektedir. Alevi çocukları muaf tutulmalıdır.
3- Pîr Sultan Abdal anma etkinliğine katılan 33 canımızın katledildiği Sivas Madımak Oteli “ibret müzesi” ne dönüştürülmeli, katliamı teşhir eden, lanetleyen görseller yer almalıdır.
4- Birçoğu devletin elinde veya başka kimselerce işgal altında bulunan, başta Hacı Bektaş Dergâhı olmak üzere, tüm Alevi inanç merkezleri, dergâhları Alevilere iade edilmelidir.
5- Alevilere yönelik her türlü ayrımcı tutumlar ortadan kaldırılmalı, ayrımcılık yapanlara karşı caydırıcı yaptırımlar oluşturulmalıdır.
6- Devletin resmi dini kurumu olarak görev yapan ve Sünni İslâm inancını devleti yönetenlerin hegemonyasına sokan ve Sünnilik dışındaki tüm inançlara karşı sistemli bir asimilasyon politikası yürüten Diyanet İşleri Başkanlığı kapatılmalıdır.
7- Alevilere yönelik her türlü asimilasyon politikalarına son verilmeli, bu bağlamda yürütülen Alevi köylerine cami yapma politikası derhal ve ilelebet durdurulmalıdır.
KAYNAK ; https://tr.boell.org/tr/2016/04/12/turkiyede-alevilik-sorun-ve-cozum-yollari-yedi-talep-yedi-oneri
Bu sorunla alakali sizin çözüm öneriniz nedir? Buyrun tartışalım..