10. Münazara :Toplumsal yarar uğruna birey hakları feda edilebilir mi edilemez mi ?

Konu sahibi son olarak 67 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
KitKat Sinirlenme korkarım ama ben :(Ne biliyosun Elimden geleni yapiyorum demişsin Filistin ve israil icin ordakı huzurun saglanması yapıyorsan söylermisin bilelim Bugune kadar birey olarak ne yaptin toplumsal yarar ugruna benım verdigim örnek aç gözlülük toplumu düşünmemek bi eve 10 poşet erzak verilirse sonda kalanlar ne yapar ? Herkezın hakkı birdir Bana göre kımse Geride kalan toplumu düşünmez once kendini düşünür bu %98 böyledir.

Siz pek yanlış anlamışsınız konunun başlığını! :)

Konumuz siz toplum için naptınız değil, toplumsal fayda için bireyin hakkı feda edilebilir mi!

Eğer bir hak feda edilecekse, bunu toplum kendisi yapar, birey değil :) Bugün yolları biz yapmıyoruz ki, aynı anda kendi mülkiyet hakkımızdan feda edelim. :)
 
Sanırım yanlış anlaşılmışız. Biz böyle tepki göstermelerinin, insanların böyle davranmalarının bencillik yada sizin deyiminizle egoistlik olduğunu söylemedik. İnsanlar böyle yapmakta haklı. Mantıklı olan budur. Hala aynı şeyi diyorum, her şey savaş demek değil. Vatan millet söz konusu olduğunda tabi ki yapılan yapılır. Başka şeyleri diyoruz biz.

Kendi verdiğim örnekten gidersek, insanlar suyu kapatmıyordu bizde daha yukarıda oturanlar olarak biraz mağdur oluyorduk ama bende alçakta otursam belki bende böyle yapardım. Siz de böyle yapardınız, çünkü mantıklı olan bu. Su önemli çünkü. İçme suyu olarak demiyorum, içme suyu olarak zaten kullanılmıyordu ama temizlik için gerekliydi. İnsanlar da bunu gözden çıkaramıyordu ki çıkarmamalıydı da.

Bireysel haklar, öyle kolay kolay feda edilemez diyorum ben. Hangi birimiz bireysel hakkımızı feda ettik ki? Var mı örneği olan ? Feda etmeden konuşmak, her zaman kolaydır :)

Başka şeyleri diyoruz biz? :) Her şey savaş değil demişsiniz. Evet savaş değil. Biz ekonomiden bahsettik, düşünceden bahsettik, yaşamadan bahsettik, mülkiyetten barınmadan bahsettik ama siz savaşı ele almışsınız..

Ben feda ettim diyorum :) Kendi mülkiyetimi feda ettim, elektriğimden feda ettim günde 2 saat, toplum için elektrikler onarılıyor diye :) Feda etmeden konuşmuyoruz biz. Askere giden insanlarda feda ediyor, hadi onlara da feda etmeyin diyin?

Eğer kimse bir şeylerini feda etmeyecekse, buna millet demenin mantığı nedir? :)

..!
 
Yani millet bireyin hakkini yemeden millet olamiyor, muhakkak korumasiz insanin hakkini feda etmesi mi gerekiyor millet olabilmesi olabilmek icin oylemi anladim?
 
Kartalizm

Neden konuyu bu kadar fazla bizim üzerimizden yürüttüğünüzü de anlamadım ama neyse :) Münazara, iki farklı görüşün savunulmasıdır, iki tarafın da birbirlerinin cümlesini tek tek yorumlaması değil :) Konumuz bu olmadığı için üstelemiyorum ama söylediklerinizden yola çıkarak bir şeyler söylemek istiyorum.

Görüşlerimde en azından ben bir yanlışlık göremiyorum. Padişah ve Muaviye'yi örnek vermişsiniz. Allah aşkına, bunlar nasıl haklar ? Hakkın kelime anlamına bakalım; bireyin, diğer insanların kendi hayatlarını yaşama şekline müdahale etmeden, kendi yaşamına yön verme özgürlüğüdür. Hukuk düzeninin kişilere tanımış olduğu yetkilerdir.

Peki sizce padişahın veya Muaviye'nin hak dediğiniz gücü bu kelime anlamına uyuyor mu ? Bir düşünün derim. :)

Osmanlı Devleti'nde suç işleyen bireylerin, toprak ve mallarına el konulduğundan bahsetmişsiniz ve sanırım buna toplumsal fayda için birey haklarından feda edilebilir anlamını uygun görmüşsünüz. Evet, böyle bir şey vardı ama bu bireysel haklardan feda olarak değil, ancak bedel olarak açıklanabilir. Bedelle, feda etmek arasında da farkların olduğunu eminim ki biliyorsunuzdur :) Çünkü o mesajınızda kendinizde demişsiniz gönüllülük esası diye. Bunun gönüllülükle ne alakası var Allah aşkına?!

Bende şunu tekrar söylemek istiyorum. Eğer bir toplum, bireylerin haklarından feragat etmelerini isteyecek duruma geldiyse, ciddi bir sıkıntı vardır. Toplum, birey içindir. İnsanoğlu birlikte yaşamayı öğrendiğinden beri kitleler halinde yaşadı, çünkü toplum bireyleri koruyordu. Daha güvenilirdi.

Verdiğiniz örneklerden birini daha açıklamak gerekirse, şu avm ve sağlık ocağı olayını söylemişsiniz. Deprem bölgesinde yaşamadığım için o 5 konut, 2 konut olayını tam bilemem ama bu avm ve sağlık ocağı konusunun benzeri bizim başımıza da geldi ve devlet, herkese sahip olduğu dönüm kadar yer verdi. Bunu bizzat kendim yaşadım ! Bu bir feda meselesi değil, olsa olsa takas olur diye düşünüyorum. :)

Ve son olarak, tartışma nereye giderse gitsin, konu ne olursa olsun aslolan saygı çerçevesinden çıkmamaktır. Bunu da ek olarak söylemek isterim :)

Saygılar..


 
TOPLUMSAL YARAR UGRUNA BİREY HAKLARINI FEDA EDEBİLİR DİYENLER HANGİ HAKKINIZI FEDA ETTİNİZ
TOPLUMSAL YARAR UGRUNA BİTANE ÖRNEK VEREBİLİRMİSİNİZ ?


Demiş arkadaşımız, şöyle cevap vereyim aramızda memur olmak için bekleyen kaç kişi var yada sınavlara kpss' ye girecek kaç kişi var. Aylarca bekliyoruz formasyonların belli olması için. Buna ne demeli peki. ?

Ben sigara kullanan birisiyim, ama toplumsal yarar için onların yanında içmemem. Sağlık haklarını ellerinden almış olurum çünkü.
 
Yani millet bireyin hakkini yemeden millet olamiyor, muhakkak korumasiz insanin hakkini feda etmesi mi gerekiyor millet olabilmesi olabilmek icin oylemi anladim?

Nasıl anlamak istemişseniz, öyle anlamışsınız.

Dediğimi saptırmayın. Evet millet olmak için milli bilinç gerekir.

Ve milli bilinç gerektiğinde milleti, toplumu ve toplumda ki diğer bireyler için haklarından feragat da edebilmeyi gösterir.

Eğer bu yoksa, bir arada durmanın, senin benim, biz olmamızın bi manası var mıdır?
 
alone.

Konuyu sizin üzerinizden yürütmüyorum, postlarıma karşılık verdiğiniz için, postunuza karşılık veriyorum :) Bunu göremediyseniz, ne âlâ! :) Münazara evet iki görüşün savunuşudur. Ve verdiğim örneklere bakın isterseniz :)

Evet haklardır. Muaviye ye de Padişaha da verilen şey haktır, hak. Yine söylüyorum hak :) Dediğiniz cümle ise, modern dünya insanlık hakları ilkesinindir. Bundan 500 sene önce ki görüşle bakın derim, monarşi toplumuna vs. Evet düşündüm ve diyorum ki, Muaviye'ye bu hakkı veren toplumdu? Toplum eğer ayrıcalıklara tabii tutuluyorsa, kendisi nasıl ayrıcalık verebilir?!!

Bana dediğiniz şeyi kendiniz yapmıyormuş gibi konuşmayın lütfen. Her mesajıma karşılık veriyorsunuz ve kendiniz aynı şeyi yapıyorsunuz, ne kadar manidar olmuş! :)

Osmanlı Devlet'inde ki olay ise tamamen hakkın elinden alınmasıdır. Mülkiyet dediğimiz şey, kişinin özel hakkıdır, bunu biliyorsunuz. Ve mülkiyeti elinden alınmış bir bireyin hakkı elinden alınmıştır, bedel değil bu.

Gönüllülük esasını da, Osmanlı olayında kullanmadım! İyi okuyun lütfen.

Gönüllülüğün nolduğunu biliyorsunuzdur umarım. Hadi örnek verelim. Şehzade arkadaşımızın, örneğinden bahsedeyim, bir hastalıktan ve deneyden bahsetti, kişi gönüllü olarak bu deneye katılırsa toplum için kendi sağlık hakkından vazgeçmiştir! Bunu da iyi anlayın derim.
-----
Dediğiniz gibi, ciddi sıkıntılar vardır.

Ben de üstüne basa basa diyorum ki, olağanüstü hâl, sıkıntı veya adaletsizlik olmadığı sürece bireyin hakları zaten feragat edilmez! Toplumsal yarar denilen olayda kendinden çıkmaz.

----

Evet tam bilmiyorsunuz deprem olaylarını, ama posta çok güzel karşılık verdiniz :) bu da baya bi' manidar.
Devletin sadece size herkesin sahip olduğu dönüm kadar vermesi üzerine, bunu genele yaymanız baya bi yanlış olmuş. Bize vermedilerse, demek ki, öyle gerekliydi ve kişilerin hakları kısıtlandı değil mi? :)
---

Evet haklısınız, ne olursa, olsun saygı çerçevesinde olması gerekir.

Ama şunu unutmayın derim, iki tane ünlem işareti asla saygıyı bozmaz!

Saygılarımla :)
 
Kartalizm

Evet, çok haklısınız. Postlarınıza karşılık verdiğim doğru. Bunu bana dedirttiğinize hala inanamıyorum ama ilk önce siz başlattınız. Yoksa ben gayet de ortaya konuşuyordum.

Bu postlaşma olayına bir son vermeyi düşündüm ama bu mesajınızdaki laflarınıza cevap vermem gerektiğine karar verdim. Çünkü direk bana söylemişsiniz ve gerçekten de bunlara cevap vermezsem, gözüm açık gider :)

Kelimelerin anlamı değişir mi? Bence değişmez. Örneklerle gidiyoruz madem, bende bir örnek vereyim. Her sabah kahvaltı yaptığımız, kahvaltılıkları koyduğumuz yere masa diyoruz değil mi? Peki buna 500 yıl önce, monarji döneminde ne diyorduk ? Sandalye mi ? :)

Cümlelerle çok güzel oynuyorsunuz ama demek istediğim bu değildi. Özel mülkiyet bir haktır, ama bunun elinden alınması bedeldir. Yine örneklerle gidelim, diyelim ki arsa alacaksınız. Takas etmeye karar verdiniz. Özel mülkiyetinizi verdiniz, karşılık olarak. Bu bireysel haktan fedakarlık mıdır, yoksa bedel mi?

Gönüllülük esasını Osmanlı için söylemedim zaten. Feda olayı gönüllülükle oluşur. Fedanın kelime anlamını biliyoruz hepimiz. Bundan bahsettim. Sizin dediğiniz "esas konumuz" olan toplumsal yarar için bireysel haklardan feda edilebilir/Edilemez'e uymuyor.

Ve ayrıca bunun yanlışlığını sizinle tartışmak konuyu iyice saptırmaya yol açabilir ki ben yanlış bir şey göremiyorum ortada. Ve yine ayrıca, iki ünlemin saygısızlık olmadığını anlayacak yaş ve olgunlukta olduğumu düşünüyorum. Oradan ana okul öğrencisi gibi göründüm galiba ? :) Neyse. Saygısızlık olarak algıladıklarım, o iki ünlem değildi. Daha önceki postlarınıza, şöyle bir göz atsanız hemen fark edersiniz eminim ki ! :)

Tekrar teşekkürler..
 
alone.

Bugünlük son postumu atıp uyumaya gidiyorum :)

İlk önce siz başlattınız diye bir olay yoktur :) Öncelikle bundan bahsedeyim, lütfen ikili atışmaya dönmesin.

Gözünüzü kapatıp rahat uyuyabilecekseniz sıkıntı yok :)

Kelimelerin anlamı değişir mi? Değişir elbet. Fakat, bundan bahsetmeyeceğim konu dışına çıkmaması için.

Ayrıca monarşi toplumunda ki anlamlarla, günümüz anlamlarını bir tutmanız yanlış olmuş kanaatimce, ki sistem, siyaset, iktidar, hükümet, insan, töre/adet ve gelenek, hepsini geçtim şiirlerde ki temalar dahi değişirken kelimelerin anlamı değişir. Anlam değişir. O zaman ki bakış açısıyla, bu zamanki bakış açısı arasına çok mesafe girer.

Cümlelerle güzel oynuyormuşum. Teşekkür ederim, sizinde benden eksik kalır yönünüz yok :)

Ben suç işlenme nedeniyle, elinden alınmış mülkiyet dedim. Siz, arsa alıp mülkiyetini vermesi yani takası ileri sürdünüz. İkisi çok farklı şeyler :) Ki, bedel ödemiş olsa dahi, bireyin çocuğunun, eşinin hakları da kısıtlanmış oluyor, netice de haklar kısıtlanıyor. :)

Gönüllülük esası çok alâkalıdır elbet. Kişinin kendi haklarından vazgeçip topluma fayda sağlamaya çalışması, kısıtlanabilir anlamı taşıyor. :)

Tartışma yapmıyoruz. Görüş savunuyoruz, yanlış anlaşılacak bir durum yok. Ve ben kendi postlarıma baktım, en az sizinkiler kadar masum duruyor :) Üslubu mu hiç bir nokta da kaybetmem. Evet olgunluk derecesine ermişsiniz. Ama, benim girdiğim postlarda ki, üslup yanlışlıklarını sezdiyseniz, bunu bana göstermenizi beklerdim. He yine, kalp kırdıysak affola, yaşımızdandır :) Büyüklerime her daim saygılıyım. Ama bunu sizin görüşlerinizin aksine savunduğum da, kişilerin yanlış anlama ihtimali daha yüksektir. Dediğim gibi, netice de görüş savunuyoruz ve bunu en temiz şekilde naklediyoruz.

Görüşünüze teşekkür ederim. İyi akşamlar.
 
@kartalizim
. Ayrıca, bugün deneyler hayvanlar üzerinde de yapılabiliyor.


Demişsin Hayvanlar üzerindeki deneyle insanlar üzerindeki deney % 100 aynı Degildir bunu biLmelisin Öncelikle Ben Örnek Verdim Eger Ben Toplumsal Amac ugruna Haklarımdan vaz gecerim diyen O Deneye KatıLır
Askerlik Demişsin. Askerlik bir Zorunluluktur Kimse Haklarını Feda edip güle oynaya gitmez Askere En güzel Cağında bi yasa gelse zorunluluk Kalsa Askere gitme oranı yari yariya düşer emin oL Paralı Askerlik Ciktigi zaman bile % 10 düşüyor gitmiyor millet Bir cok Kişi taniyorum 15 ay Askerlik Yapmak yerine 4 sene okuyup 5 ay Parali yapip geliyor..


Bizim tam 50 metre yakınımızda, Avm, Sağlık ocağı vb şeyler yapıldı. İnsanlar orada ki özel mülkiyet haklarından vazgeçtiler. Ve şuan takır takır o yerleri kullanıyorlar.

Demişsin Size Takas Önerdiler Sen Evini Verdin Baska yerden Ev verdiler Sana Sen evini Oraya Avm Saglık ocagı yapılacak diye yok saymadın bir tapu verdin bir tapu ALDIN bunada Takas Denir Benim Bildigim Ha Sen Demişsen Buraya Toplumsal Yarar ugruna insanlık Adına bişey yapılacak bu Arsayı Hibe ediyorum Bırakıyorum işte Savundugun Tezi GercekLeştirmiş oLursun..

Konumuz siz toplum için naptınız değil, toplumsal fayda için bireyin hakkı feda edilebilir mi!

Demişsin Evet Sen Toplum İcin Ne yaptın Toplumsal fayda icin Ne Hakkını feda ettin bize acikla bilelim :)
Ben Konuyu Anladım rahat oL Şu ünlem işaretide Moda sanırım.

Hidrojen
Ben sigara kullanan birisiyim, ama toplumsal yarar için onların yanında içmemem. Sağlık haklarını ellerinden almış olurum çünkü.
Demişsin Güzel Örnek Vermişsin Hic Sokakta Sigara İcmiyormusun Gittigin Cay Bahcesinde Dersanenin postanenin Hastanenin Önünde ? Eger Sadece evinde icip dişarda icmiyorsan Haklısın dicem :)
kpss Kişisel Senin İcin Önemli toplumla ne ALAKASI var istersen bekleme Bu konuyla alakası oldugunu düşünmüyorum
 
estgh efendim dediginizi saptirmiyorum,
aksine dediklerinizden yola cikarak soyluyorum.
sen ben, biz demissiniz.
Merak ettigim, hakki alinan Bir insanin onuru sayginligi da alinmis olunmazmi? Bu kollektif dusuncelerin ayakta durmasi icin birey dedigimiz sahis hakkini refakat edince, toplumun ona ne faydasi olucak. Hakki alinan insan horlanmis saf disi edilmis insandir. Bakiniz toplumun basini cekenler haklarini muhafaza édenler kategorisindendir. Toplumdan kastimda devlet cumhuriyet degil. Her hangi Bir yapi. Bir dernekte bile , sozu gecen genelde hakkindan refakat etmeyen kisidir.
hakkini feda éden insan topluma yarar degil, sadece bazi insanlara cikar vermis oluyor. Birey toplumsal yararlar icin hakkini feda etmemeli.

yararli Bir toplumu olusturan, haklari elinde olan bireylerdir, yararli toplum hakkini muhafaza éden insanlardan olusur. Hakki calinmis yada feda edilmislerden degil...
 
Arkadaşlarıma katılıyorum. Kartalizm ' e söyleyebileceğim tek şey, yine haklı olduğunuz bir nokta bulabildik, tartışma tenis oyunu gibi ikili bir mücadeleye dönmemeli. O yüzden bundan sonraki postlarda en azından direk sizi hedef almayacağım :)

Konuya geri dönersek yine Şehzade arkadaşımız güzel bir yere değinmiş. Buradan örnek alarak gidelim. O avm ve sağlık ocağı için verilen yerler takas edilmişti. Acaba direk "burayı alıyoruz, sizin de barınma hakkınızı alıyoruz, ama toplumsal bir yarar uğruna merak etmeyin!" deseler, bu kadar gönüllü olurlar mı, tartışılır. Zaten bende böyle bir şey için evet diyen insana şüpheyle bakarım.

Örneğin Tekalif-i Milliye emirleri. Onda da Halktan bir çok hakkını feda etmesi istenmişti. Ama bunlardan ödenebilecek geri ödenmişti.

Konu örneklerle daha da açıklanabilir. Ama bu gecelik bu kadar yeterli sanırım :)
 
@Hidrojen
Ben sigara kullanan birisiyim, ama toplumsal yarar için onların yanında içmemem. Sağlık haklarını ellerinden almış olurum çünkü.
Demişsin Güzel Örnek Vermişsin Hic Sokakta Sigara İcmiyormusun Gittigin Cay Bahcesinde Dersanenin postanenin Hastanenin Önünde ? Eger Sadece evinde icip dişarda icmiyorsan Haklısın dicem :)
kpss Kişisel Senin İcin Önemli toplumla ne ALAKASI var istersen bekleme Bu konuyla alakası oldugunu düşünmüyorum


Sanırım olayın farkında değilsiniz yasakların. Hastanelerin önünde,Dersanelere yakın, yerlerin de sigara içilmesi yasak. Neden tüm toplumun sağlık hakkına zarar vermemek için. Anlatabiliyor muyum çay bahçesi demişsiniz ama çay bahçesine gidecek zamanım bile yok. Sonuç olarak kişisel bir şeyle alakası nasıl yok anlamadım. Sınavlara girmek için bekleme süreci geçirmiyorsunuz sanırım : )


Şuna da deyinmek istiyorum; İnsan üzerinde deney yapmak, uluslararası yasalarca denetlenmektedir ve sıkı bir biçimde yasaktır. Dünya'nın hiçbir yerinde, muhtemelen yasaları çiğnemekten korkmayan firmalar ve gözünü bilim için karartarak araştırmalarını kendi üzerinde denemekten çekinmeyen bilim insanları haricinde, insan üzerinde deney yapmak neredeyse tamamen yasaktır. Bu bahsettiğimiz istisnaların da deneylerini açıklamaları ve sonuçlarından bahsetmeleri kesinlikle yasaktır (bu yasak yasalardan çok firmaların gizlilik kurallarından ve halktan gelecek tepkilerden korkmalarından kaynaklanmaktadır)


İnsan üzerinde yapılabilecek tek deneyler, diğer hayvanlar üzerinde sayısız deneme yapıldıktan ve deneyin bütün incelikleri bağımsız ve devlete bağlı kurumlar tarafından incelenip onaylandıktan sonra klinik uygulamaadı altında insanlara uygulanmaya başlaması şeklinde olmaktadır. Bu artık tam olarak "deney" olmaz ve "uygulama" olarak düşünülür. Bunun en bilindik örnekleri ilaçlardır. Yeni bir ilaç, sayısız defa farklı hayvanlar üzerinde denendikten sonra ve birçok güvenlik testinden geçtikten sonra insanlar üzerinde denenebilir. Bu testler neredeyse her zaman başarılı sonuçlar verir ve ilaçlar çoğu zaman insanlarda beklendiği etkileri gösterir.
 
Münazara gereği bir kaç şey daha söylemek istiyorum. Söylediklerimin özeti niteliğinde olsun bunlar.

En başından beri dediğimiz olay şu. Toplumsal yarar uğruna, birey hakları feda edilemez. Bireyden bahsediyoruz. Toplumu oluşturan bireyden. Bireysiz, bir anlam ifade etmeyecek toplumdan bahsediyoruz. Aslında şu paragraf bile konuyu gayet net açıklıyor aslında.

Bireyiz, toplumumuza sahip çıkmamız gerekiyor evet. Peki neden sahip çıkmak için bireysel haklarımızı bırakalım ki? Bireysel haklarımız olmadan da gayet toplumumuza yarar sağlayabiliriz. Onu yüceltebiliriz, koruyabiliriz.

Bir sürü örnek açıklandı. Örneklerden aklımdan kalanlarıyla konuşayım biraz da.

Örneğin sağlık alanı. Şu polio aşısı ve insan deneyleri yada uygulamaları. Kuduz aşısının evrim sürecini çoğumuz az çok biliyoduruz. Kuduz aşısı,bir çok hayvanda kullanıyordu,ancak bir insanda hiç kullanılmamıştı. Lui Pastör, çok kötü durumda olan hastasına bunu kullanıp kullanmamakta kararsızdı. Ancak son anda verdiği kararla tedaviyi kullandı ve başarılı oldu. Toplumsal yarar uğruna, kişi yaşama hakkını feda etmişti.

Peki ya tutmasaydı? Peki ya o insan ölseydi ? Hiç bir şey belli olmaz, bazı şeylerin tepetaklak olması çok da düşük ihtimallerde değildir. "Aman canım, olur böyle şey" demek kolay ama bir candan bahsediyoruz burada. O canın yakın akrabanız olduğunu düşünün, ya da siz olduğunu.

Dışarıdan kolay. Kendiniz için bile bazen kolay. Ama ya anneniz? Ya babanız? Ya kardeşiniz? Ya eşiniz veya sevgiliniz böyle bir durumda olsa? Toplumsal yarar uğruna, canını riske atsa. Bu hoş bir durum değil. "Canı sağolsun" denilecek bir durumda değil.

Örneğin röntgenin buluşu. Ünlü bilim adamı, röntgeni atomun yapısını incelerken buldu. Kazara olan bir şeydi. Işını fark etti ve kullandı. Sonra bunun, görüntülemek için kullanılabilecek bir şey olup olmadığını düşündü. Ve ilk deneyleri karısı ve kendisinin üzerinde yaptı. İlk başta her şey güzeldi. Sonra zaman geçtikçe, karısı da kendisi de yüksek dozda radyasyona maruz kaldıklarından ötürü çok zor şeyler yaşadılar. Ölmediler ama ölmekten beterdi durumları. Elleri, radyasyon yanığından dolayı eriyordu.

Toplumsal yarardı, birey haklarını riske atmışlardı ve Kuduz aşısındaki adam gibi şanslı olamadılar.

Ama her şey böyle olmak zorunda değil. Her şey, bireysel hakları yada bireyi riske atmayı gerektirecek kadar zor değil. Başka şeylerde bulunur.

Tabi ki bu durumların, istisnaları da olacaktır. Zaten bunun için yok mu "İstisnalar, kaideyi bozmaz" sözü. Sözlerimi böyle bitirmek istiyorum.

Saygılar..
 
evet dogru, brey hakkindan vazgecmeden de yarar saglayabilir,
ama benim de dedigim $udurki birey hakkindan her ilk firsatta degil,
gercekten gerekli oldugunda eger ba$ka carede yoksa vazgecsin,
yani birey hakkini feda edecegi vakiti zamani durumu ve ortami bilsin,
gunluk ya$antimizda bile bazen boyle kararlar vermek zorunda kaliyoz,
her istedigimiz olmuyo, bi $eyi istiyosak bi $eyden fedakarlik etmemiz gerek,
yani risk alinmadan bazi $eyler olmuyo maalesef, zaten olsa imtihan olmaz,
mesela;
o kuduz a$isi olan adam vasitasiyla binlerce ki$inin hayati kurtuldu,
boyle bakarsak o adamin hakkini feda edi$i bo$a cikmadi,
belki o adamin da sulalesinden birileri kurtuldu o'nun vasitasiyla,
bu açidan bakabilmek onemli, ama tabi ben illa kendi canim kendi canim derse birey
o kadarinida bilemicem.
 
Toplumsal yaşam içerisinde, çeşitli yönlendirmelerde bulunarak, toplumsal düzenin sağlanmasında önemli etkiler gösterirler Din kuralları, insanın Tanrısıyla olan ilişkilerini düzenlediği gibi, insanın insanla, insanın toplumla olan ilişkileri konusunda da kurallar getirmektedirler Din kuralları; iyi ahlâklı olma, haklara saygılı davranma, birbirleri hakkında sürekli olarak iyi ve hayırlı şeyler düşünme gibi yüksek ahlâk ilkelerine yönelik düzenlemeler içerir Diğer normlara göre din kurallarının en büyük farkı, insan ve toplum dışında bir varlık tarafından konulmuş olduklarından, inananların sorgusuz sualsiz mutlak uymalarının yanı sıra tartışılamaz ve değiştirilemez nitelikte olmalarıdır .
Toplumsal görevlerimizden biri de iyilikte yardımlaşmak, muhtaçlara yardım elini uzatmaktır.İmkan ve olanaklar ihtiyaca göre en uygun bir şekilde kullanılmalı, ahlakî ölçülere göre gereken yerlere, gerektiği kadar harcanmalıdır. Bunların toplumun zararına kullanılması; harcamada lüks ve israftan kaçınılmalıdır.

Çalışmak, üretmek ve kazanmak bireysel bir hak olduğu gibi, aynı zamanda kendimize, ailemize ve topluma karşı bir vazifedir Kendimizin ve bakmakla yükümlü olduğumuz aile fertlerinin ihtiyaçlarını karşılamak, yakınlarımıza ve topluma yük olmamak için çalışmak, sosyal görevlerimiz arasındadır.
Toplumsal görevlerimizden bir diğeri de, kamu mallarını korumak, haksız yollarla bunları elde etmeye çalışmamaktır. Bu haklar, af, sulh gibi bir yolla ıskat edilemez, kaldırılamaz veya değiştirilemez. Toplumda bütün fertlerin, bu hakları koruma, kollama hak ve sorumluluğu vardır.

Diceklerim bu kadar kötü bir kelam da bulunduysam affola.
Saygılarımla..:cici:
 
Toplumsal yarar uğruna birey hakları feda edilebilir mi?

----------------------------------------------------------------------------

Dünyada her milletin fertlerinin, kendi toplumu için yarar sağlamaya çalışması gereklidir. İnsanlar birey olarak yaşamaktan çok toplum olarak yaşamak zorundadırlar görüyoruz ki, tarihteki her büyük oluşum birey değil toplum çapında gerçekleşir. Sadece Türkiye'den bahsetmiyorum. Bakın tüm devletere, milletlere toplum olmayı başarmış etnik gruplara, her türlüsünden, her türlüsüne insanlar toplum olarak bir şeyleri yapmışlardır. Bunun en basit örneği savaşlardır. İnsanlar savaşlarda kendi toplumu için savaşır, kendileri için değil. Eğer sadece kendi haklarını düşünselerdi, savaşa girmezlerdi.

Tarihte ki diğer milletlerden örnek veriyorum. Sadece Türkiye üzerinden değerlendirme diyenlere.

İskoçya'nın bağımsızlık mücadelesini bugün bir çoğumuz biliriz. William Wallace..
İskoç tarihinin en büyük adamıdır. Ve bu adamın çizdiği siyasette, toplumsal oluşumda İskoçya'nın gelecek bağımsızlığından bahseder. Ana hedefi özgürlüktür. Özgürlük ama neslinin devamına.. Yani, o çağda yanılmıyorsam 1200'ler olsa gerek, kendi fedâkarlığını yapıp kendi devleti için, tüm haklarından vazgeçmiş, düşünce özgürlüğünden, yaşama özgürlüğünden, özgürlüğünden feda etmiştir. Bunun yanında
sadece o da değil bir çok İskoç kendi haklarından feragat etmişlerdir.

Vietnam. 1960'lar olsa gerek öyle hatırlıyorum. Amerikanlara karşı yapılan büyük örgütlü gerilla harekâtı.
Ho Chi Minh.. Kendi halkı ve özgürlüğü için, tüm haklarından feragat eden bir topluluğun lideri. Vietnam o kanlı savaşta milyonlarca insanın özgürlüğünden vazgeçti. Ve şimdi bağımsız..

Hindistan. Mahatma Gandhi.. Kendi ülkesi ve özgürlüğü adına, bütün haklarından feragat etmiş bir isim daha..

Sovyetler Birliği. Stalin. Verdikleri o zor 2. Dünya savaşında bütün üst düzey Subaylar'ı asmış, yaşama haklarını ellerinden almış, ve soğuk savaş döneminde ki dünyanın en büyük devleti Sovyetler Birliği'nin hayat kazanmasında önemli role sahip devlet adamı..

Mekke/Medine İslam Devleti. Hz. Muhammed. O gün için hac yapma hakkı elinden alınmıştır. Hz. Muhammed'in tepkisi ise, yapılan anlaşmayla diğer sene gideriz olmuştur. Yani bireylerin hakkı elinden alınmıştır. Ama karışıklık, savaş, kavga engellenmesi amacıyla diğer sene gidilmiştir.
......

Kendi ülkemizden örnekler..

Osmanlı Devleti. Fatih Sultan Mehmet.. Ülkenin refahı, ve milyonlarca müslümanın yaşama hakkı için, kendi öz kardeşlerini katletme yasasını getiren devlet adamı. Kardeşlerinin belki de özgürlüğünü, yaşama hakkını ellerinden aldı ama; devletin bekâsı için çok önemli bir karar..

Osmanlı Devleti. 1. Ahmet.. Fatih'in koyduğu yasayı bozarak. Ekber ve Erşad sistemini getiren devlet adamı. Kardeşlerine yaşama hakkı verdi, katledilmesini önleyerek fakat; özgürlüklerini ellerinden aldı. O gün için, Osmanlı veliahtları saraydan dahi dışarıya çıkamıyordu her an devlet adına kötü işler yapabilir diye. Burada gördüğümüz gibi insanca yaşama hakkından vazgeçti.

Orta Asya Türk Devletlerinden. Kürşad ve 39 arkadaşı. Devletin devamı için, kendi özgürlüklerinden vazgeçtiler. Çin Saray'ını bastılar, yaşama özgürlükleri ellerinden gitti. Ama Türk devletinin devamı sağlandı..

Türkiye Cumhuriyeti. Atatürk.. Kurtuluş Savaş'ında halkın çoğu özgürlüğünü kısıtlayan devlet adamı.. Ama Kurtuluş Mücadelesi zaferle sonuçlandı şu an bağımsız bir Türkiye..
Ki Atatürk diyoruz; ailesi için "Okuma özgürlüğü" nü dahi bırakıp, bir çiftliğe yerleşmiş.
Savaş Sırasında, askerlerin yaşama hakkını, " Ben size ölmeyi emrediyorum!" Diyerek almış.. Ve bu gün bağımsız bir Türkiye..

Türkiye Cumhuriyeti.. Can Yücel. O gün için babası Milli Eğitim Bakan'ı olan Can Yücel'in, okuma hakkı elinden babası tarafından alınmış, "Bakan oğlusun diye kıyak geçti derler!" Gerekçesiyle.. Toplumda bozukluğu önlemek amacıyla..

Türkiye Cumhuriyet'i. Kazım Karabekir.. Siyasi Parti Açma hakkı elinden alınmış. "Menemen Olayı" Gerekçesiyle.. Bağımsız Türkiye..

Osmanlı Devleti / Türkiye Cumhuriyet'i. Mustafa Suphi.. Kurduğu Komünist parti kapatılmış. Siyasi Parti Kurma Hakkı elinden alınmış.. TBMM'nin tehlikeli bulduğu gerekçesiyle.. Yahya Kaya tarafından 1921 'de arkadaşlarıyla beraber infaz edilmiştir..

1980'ler sonrası, Haber alma hakkımız kısıtlanmış. Şehitlerin bir çoğu bizden gizlenmiştir. Toplumda ki kaosu önlemek amacıyla..

---------------

Günümüz..

Bu gün düşünce haklarımızın çoğu ellerimizden alınıyor. Devlette iç karışıklıklar dursun diye.
...

Siyasi, ekonomik, eğitimsel, dinsel, terörden ve her türlüsünden, kişinin Okuma, Sağlık, Ekonomik, Düşünce, Siyasal her türlü hakkı kısıtlanıyor. Toplumda ki karışıklılığı önlemek amacıyla.
-----------------------------------

Zekât, İslam Dini gereği zorunlu bir ibadet. Zekât kişinin tam bağımsız ekonomik hakkını kısıtlar. Fakat; toplumda ki kaynaşmayı, dayanışmayı kısaca toplum için yararı sağlar.

Sosyal devlet anlayışında, daha çok bireylerin değil toplumun menfaati, göz önünde tutulur. Bu yüzden toplumda ki birey özgürlüğü yerine toplumun geneline hizmet yapılır. Ekonomi eşit paydada dağıtılır vs vs.



Benim kendi görüşlerimdir. Saygılarımla. #Kartalizm.
 
ßizim Burda Anlatmak İstedigimiz Bireylerin Toplumsal Yarar Ugrunada Olsa Haklarından Vazgecmemeliridir
Fatih Sultan Mehmet Toplumsal Yarar Ugruna Kardeşini Katletmiştir Unutulmamalıdır ki Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Bugun Haklarından Vazgecenler İnanıyorumki Yarin Kendilerinden Vazgecerler.
alone. Arkadasımızın Verdigi Örnekte Cok güzel bence

Örneğin sağlık alanı. Şu polio aşısı ve insan deneyleri yada uygulamaları. Kuduz aşısının evrim sürecini çoğumuz az çok biliyoduruz. Kuduz aşısı,bir çok hayvanda kullanıyordu,ancak bir insanda hiç kullanılmamıştı. Lui Pastör, çok kötü durumda olan hastasına bunu kullanıp kullanmamakta kararsızdı. Ancak son anda verdiği kararla tedaviyi kullandı ve başarılı oldu. Toplumsal yarar uğruna, kişi yaşama hakkını feda etmişti.

Peki ya tutmasaydı? Peki ya o insan ölseydi ? Hiç bir şey belli olmaz, bazı şeylerin tepetaklak olması çok da düşük ihtimallerde değildir. "Aman canım, olur böyle şey" demek kolay ama bir candan bahsediyoruz burada. O canın yakın akrabanız olduğunu düşünün, ya da siz olduğunu.
Bunu Kım yapar Saglam bi insan hayatını riske edermi toplum icin bu Aşı binlerce kişinin hayatını Kurtarmak icin ? Siz Yaparmısınız -
SOn oLarakda
Toplum bireylerden olusur.Tek tek her bireyin özgürce kendini ifade etme hakki en değerli haktır. Özgür toplum özgür bireyler demektir. Özgürlügünü Kısıtlayan Haklarını Elınden Alan bir toplum düşünemiyorum Saglık hakkı yaşama hakkı ne olursa olsun..
Türkiye Cumhuriyeti.. Can Yücel. O gün için babası Milli Eğitim Bakan'ı olan Can Yücel'in, okuma hakkı elinden babası tarafından alınmış, "Bakan oğlusun diye kıyak geçti derler!" Gerekçesiyle.. Toplumda bozukluğu önlemek amacıyla..

Demiş Arkadasimiz O zaman Suan Saglık Bakanının ogluda Hastayken Hastaneye gidemesin Saglık Hakkından Yararlanamasın GENÇLİK VE SPOR BAKANI'Nın OGlu Lisanslı Sporcu olamasın Adelet Bakanının oglu Hukukcu avukat Savçı Olamasın böyle sacma bişey varmidir Can yüceL'de Okuma Hakkının Elınden Alınması Babası yüzündendir İsteyerek Hakkını Vermemiştir Haklarına Babası Tarafından Tecavüz edilmiştir..
Her Hür insan Haklarından vazgecmelidir hic birşey icin..
Benimde Son Sözümdür
istisnalar Kaide'yi bozmaz. 100 kişiden 3 kişi haklarından vazgecmiş diye Toplumsal Yarar Ugrunada OLsa Haklarımızdan Vaz gecmek Kendimizden Vazgecmemize neden oLur..
 
Sonra posta karşılık verdin mi karşılık veriyorsun oluyor alone. :) Bakın arkadaş ne güzel karşılık vermiş..
Sonra demeyin Kartalizm karşılık veriyorsun diye !

$ehzadE Luis Pastör örneğini tasdiklemişsin. Afedersinizde, baya bi saçma örnek olmuş. Luis Pastör'ün Kuduz Aşısı, o insan üzerinde yapılan bir deney değildi !
Zaten o aşı hayvanlar üzerinde deneye tabii tutuluyordu !
Ki yaşamasına ramak kalmış bir bireyin üzerinde tam deney bitmeden uygulanmıştır ve doğru sonuca ulaşılmıştır. alone. Diyorki ya tutmasaydı? Ölecekti.
Pastör o aşıyı yapmasa zaten ölecekti ! Olaya bide bu boyuttan bakın.

$ehzadE O kadar yazı yazdım, tuttunuz sadece bi ucundan karalamaya çalıştınız. Sizin de bu kadar geniş tezlerinizi bekliyoruz. Ayrıca verdiğiniz karşılıkta da epey yanlış yorumlar yapmışsınız.
Ne demek yahu, Sağlık bakanının oğlu hastaneye gitmesin. Bide saçma demişsiniz, yazdıklarınıza bakın asıl o zaman saçmalığı görün efendim!

Can Yücel olayını bilmeden yorumlamaya kalkmışsınız.

O gün babası Can Yücel'in yurt dışında okuma hakkını elinden aldı, olay olmasın diye! Ama arkadaşı gitti Can Yücel'in. Babası hakkına tecavüz etti diye bir şey yok. Bugün Başbakan'ın oğlunu karalamalarının sebebiyle aynı sonuçtur bu!

Fatih'in yasasından bahsetmişsiniz. Beni haklı bulmuşsunuz zaten :) kendilerinden vazgeçerlermiş.
Adamlar zaten kendilerinden vazgeçip, kendi vatanında ki insanlara bir şey olmasın diye yapıyor bunu!

...
 
zaten Sana göre Hersey Sacma bi Kendi DedikLerin Dogru
Adamlar zaten kendilerinden vazgeçip, kendi vatanında ki insanlara bir şey olmasın diye yapıyor bunu!
Sen Ne yaptın Adamları Örnek verecegine ben sunu sunu yaptımda de istisnalara takıLma Can Yücelin Oglu Yurt Dısındada Okuyabilir Yurt İcindede buna kim karişir Adamın Babası Okumasına Karişmiş işte Aynen Fatih Kardeşini Katlederek iyi yapmiş cok iyi Fatih'in de tahta geçerken henüz 11 aylık olan kardeşi Ahmet'i boğdurttuğu bu iyi birşeydir Ve Taha SOnra bi Kanuname Cıkarmıstır Ve demiştirki Kardeş Katili Mübahtır iyi örnek vermişsin tebrikler.
Son oLarakta Her öLüme Mahkum insan üzerinde yeni bişeyler denensin Senin Mantıgına Göre Nede oLsa öLücek ya
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri