Haklı olanı güçlü kılamadığımız için güçlü olanı haklı kılıyoruz...
"Aramızdaki temel fark ne, biliyor musun? Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!"
"Peki, sen ne görüyorsun bakalım?"
"İnsan, sadece insan. Seven, acı ceken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan."
"Hiçbir iktidar masum değildir. Bütün iktidarlar öyle ya da böyle, birinin katilidir…"
"Hem Müslüman, hem Yahudi, hem Katolik’tim. Yani insandım."
Uçakların icadı Zweig'ın neslini çok heyecanlandırmış, dünyada savaşların sonunun geldiğine inandırmıştı. Uçaklar havadan uçtuğuna göre sınır falan tanımazdı ki. Dolayısıyla sınırlar yok olacak, barış gelecekti.
Ama o nesil birkaç yıl sonra uçakların gökten bomba yağdırarak Avrupa'yı yıktığını görmenin şokunu yaşamıştı.
Adil olanın peşinden gidilmesi doğrudur, en güçlünün peşinden gidilmesi ise kaçınılmazdır. Gücü olmayan adalet acizdir; adaleti olmayan güç ise zalim. Gücü olmayan adalete mutlaka karşı çıkan olur, çünkü kötü insanlar her zaman vardır. Adaleti olmayan güç ise töhmet altında kalır. Demek ki adalet ile gücü bir araya getirmek gerek; bunu yapabilmek için de adil olanın güçlü, güçlü olanın ise adil olması gerekir.
Adalet tartışmaya açıktır. Güç ise ilk bakışta tartışılmaz biçimde anlaşılır. Bu nedenle gücü adalete veremedik, çünkü güç, adalete karşı çıkıp kendisinin adil olduğunu söylemişti. Haklı olanı güçlü kılamadığımız için de güçlü olanı haklı kıldık.
Her insan kendi hayatının başrolünde oynuyor.
-'Hayatı bu kadar ciddiye alma demiyor muyum ben sana her zaman?'
-'Ama hayatım ciddi sorunlardan oluşuyor, ne yapayım?'
“Zaten Türk erkeklerinin bir numaralı özelliği sinirlenince hız yapmalarıdır. Bu yüzden hiçbirisiyle direksiyon başındayken tartışmayacaksın.”
Her iktidar adam öldürür mü? Evet! İktidar zulüm demektir. Hele denetlenemeyen iktidar. Peki, iyi insanlar iktidara gelirse? Öyle şey olmaz! Neden? İyi insanlar iktidara gelemez, gelse bile iktidar onu bozar, zalim yapar.
Bilgi ne garip bir şeydir. Şişede hapsedilmiş bir cin gibi yıllarca duruyor, senin gelip kapağını açacağın günü bekliyordu.
Yürümeye başladık.İçimden gelmesine rağmen valizini taşımaya yardım etmeyi teklif etmedim.Çünkü bunu bir gencin yaşlıya yardımı değil de, Müslüman bir kadının içine yerleşmiş kölelik duygusuyla geleneksel hizmet anlayışı olarak görmesinden çekiniyorum.
Ama inan bana, insanların çoğunun ruhu, bedeninden önce çürür.
Kimin daha vatansever olduğunu ölçmenin bir yöntemi mi var?Neden bazıları,memleketi kendisinin daha çok sevdiğini ileri sürerek bir ayrıcalık elde etmeye çalışıyor?
Haramibaşı diyor ki : "Senden çalınabilen bilgi, senin bilgin değildir."
"Burası özel bir mezarlıktır"demiş. Buraya gömülen insanlar mezar taşlarının üstüne gerçek yaşlarını değil, hayatta mutlu oldukları günleri yazarlar. Kimi 21 gün mutlu olmuş, kimi 37 gün. 52'yi geçen çıkmadı daha."
Niye hiçbir sokağın, caddenin, meydanın, köyün adı aynı kalmıyor, sürekli değiştiriliyordu acaba ?
Tarihten kaçmak için mi? Her şeye sıfırdan başlamak için mi?
Zaten bin yıllardır herkes, döne döne Yunan trajedilerindeki temel konuları anlatıp durmuyor mu ? Aşk, nefret, intikam, hırs, kıskançlık, kader...
Hepimiz içimizde, gizli, nazik davranışlarla üstü örtülen ama bir tehdit algıladığımız zaman hemen o keskin dişleriyle ortaya çıkan bir timsah taşıyoruz.
"Bir çocuğun başı derde girdiğinde babasını arayamamak ne garip bir şey diye düşündüm."
Bu dünyada nereye gitsen doğanın güzelliği ve insanoğlunun zalimliği karşına çıkıyor.
Annemle babam öldürüldüler doktor bey. Hastalıktan ölecek kadar yaşlanamadılar. İlle bir hastalık arıyorsanız onları öldüren insanoğlunun zalimliğiydi!
"Aramızdaki temel fark ne, biliyor musun? Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!"
"Peki, sen ne görüyorsun bakalım?"
"İnsan, sadece insan. Seven, acı ceken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan."
"Hiçbir iktidar masum değildir. Bütün iktidarlar öyle ya da böyle, birinin katilidir…"
"Hem Müslüman, hem Yahudi, hem Katolik’tim. Yani insandım."
Uçakların icadı Zweig'ın neslini çok heyecanlandırmış, dünyada savaşların sonunun geldiğine inandırmıştı. Uçaklar havadan uçtuğuna göre sınır falan tanımazdı ki. Dolayısıyla sınırlar yok olacak, barış gelecekti.
Ama o nesil birkaç yıl sonra uçakların gökten bomba yağdırarak Avrupa'yı yıktığını görmenin şokunu yaşamıştı.
Adil olanın peşinden gidilmesi doğrudur, en güçlünün peşinden gidilmesi ise kaçınılmazdır. Gücü olmayan adalet acizdir; adaleti olmayan güç ise zalim. Gücü olmayan adalete mutlaka karşı çıkan olur, çünkü kötü insanlar her zaman vardır. Adaleti olmayan güç ise töhmet altında kalır. Demek ki adalet ile gücü bir araya getirmek gerek; bunu yapabilmek için de adil olanın güçlü, güçlü olanın ise adil olması gerekir.
Adalet tartışmaya açıktır. Güç ise ilk bakışta tartışılmaz biçimde anlaşılır. Bu nedenle gücü adalete veremedik, çünkü güç, adalete karşı çıkıp kendisinin adil olduğunu söylemişti. Haklı olanı güçlü kılamadığımız için de güçlü olanı haklı kıldık.
Her insan kendi hayatının başrolünde oynuyor.
-'Hayatı bu kadar ciddiye alma demiyor muyum ben sana her zaman?'
-'Ama hayatım ciddi sorunlardan oluşuyor, ne yapayım?'
“Zaten Türk erkeklerinin bir numaralı özelliği sinirlenince hız yapmalarıdır. Bu yüzden hiçbirisiyle direksiyon başındayken tartışmayacaksın.”
Her iktidar adam öldürür mü? Evet! İktidar zulüm demektir. Hele denetlenemeyen iktidar. Peki, iyi insanlar iktidara gelirse? Öyle şey olmaz! Neden? İyi insanlar iktidara gelemez, gelse bile iktidar onu bozar, zalim yapar.
Bilgi ne garip bir şeydir. Şişede hapsedilmiş bir cin gibi yıllarca duruyor, senin gelip kapağını açacağın günü bekliyordu.
Yürümeye başladık.İçimden gelmesine rağmen valizini taşımaya yardım etmeyi teklif etmedim.Çünkü bunu bir gencin yaşlıya yardımı değil de, Müslüman bir kadının içine yerleşmiş kölelik duygusuyla geleneksel hizmet anlayışı olarak görmesinden çekiniyorum.
Ama inan bana, insanların çoğunun ruhu, bedeninden önce çürür.
Kimin daha vatansever olduğunu ölçmenin bir yöntemi mi var?Neden bazıları,memleketi kendisinin daha çok sevdiğini ileri sürerek bir ayrıcalık elde etmeye çalışıyor?
Haramibaşı diyor ki : "Senden çalınabilen bilgi, senin bilgin değildir."
"Burası özel bir mezarlıktır"demiş. Buraya gömülen insanlar mezar taşlarının üstüne gerçek yaşlarını değil, hayatta mutlu oldukları günleri yazarlar. Kimi 21 gün mutlu olmuş, kimi 37 gün. 52'yi geçen çıkmadı daha."
Niye hiçbir sokağın, caddenin, meydanın, köyün adı aynı kalmıyor, sürekli değiştiriliyordu acaba ?
Tarihten kaçmak için mi? Her şeye sıfırdan başlamak için mi?
Zaten bin yıllardır herkes, döne döne Yunan trajedilerindeki temel konuları anlatıp durmuyor mu ? Aşk, nefret, intikam, hırs, kıskançlık, kader...
Hepimiz içimizde, gizli, nazik davranışlarla üstü örtülen ama bir tehdit algıladığımız zaman hemen o keskin dişleriyle ortaya çıkan bir timsah taşıyoruz.
"Bir çocuğun başı derde girdiğinde babasını arayamamak ne garip bir şey diye düşündüm."
Bu dünyada nereye gitsen doğanın güzelliği ve insanoğlunun zalimliği karşına çıkıyor.
Annemle babam öldürüldüler doktor bey. Hastalıktan ölecek kadar yaşlanamadılar. İlle bir hastalık arıyorsanız onları öldüren insanoğlunun zalimliğiydi!