Zihnin At Gözlüğü: Ön Yargı

  • Kullanıcı Sade
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
Bir zamanlar dört oğlu olan bir bilge kişi varmış. Çocuklarına acele ve erken karar vermemelerini ve önyargılı olmamalarını öğretmek için onları eğitmek istemiş. Her birini sırayla uzak bir yerde bulunan ağacın yanına gidip ona bakmak için göndermiş. İlk oğlan kışın gitmiş, ikincisi İlkbaharda, üçüncüsü yazın, sonuncusu sonbaharda gitmiş. Sonra bir gün hepsini bir araya toplamış ve ne gördüklerini sormuş. İlk oğlan ağacın çirkin, yaşlı ve kupkuru olduğunu söylemiş. İkinci oğlan, “Hayır yeşillikle doluydu ve canlıydı” demiş. Üçüncü oğlan başka fikirdeymiş, “Çiçekleri vardı ve kokusuyla görüntüsüyle o kadar muhteşemdi ki, daha önce hiç böyle bir güzellik görmemiştim” demiş. Sonuncu oğlan, hepsinin de haksız olduğunu ve ağacın meyvelerle dolu, canlı ve hayat taşıyor olduğunu bildirmiş.



Yaşlı adam oğullarına hepsinin haklı olduğunu söylemiş, çünkü hepsi farklı mevsimlerde bu ağacı görmeye gitmişlermiş. Onlara; “bir ağacı veya bir insanı, kısa bir süre veya bir mevsim tanıdıktan sonra yargılayamayacaklarını ve neye sahip olup olmadıklarını güzelce anlatmış.”



Sizlerde hayatı ve insanları bir mevsime bakarak yargılamayın. İlk defa gördüğünüz bir insanın ya da karşılaştığımız biri durum hakkında söz söylemekte acele etmeyin. İyi bir gözlemci olun. Hayatı analiz ederken etiketlemeden yolunuza devam edin. İnsanların ırkına, cinsiyetine, tuttuğu takıma, parmağındaki yüzüğün türüne yada bıyığının kesimine bakarak değerlendirmeyin. Empati yapın. Başkalarının açtığı önyargı yolundan gitmek zorunda olmadığınızı bilin. Atoma bile hükmetmekten bahseden insan, önyargılarına neden hükmedemesin ki?
 
Atomu parçalamak insanların ön yargılarını kırmaktan daha zor demişler...
Çokta doğru.
 
Ben de çok beğendim Sade'm
Çok yerinde bir paylaşım teşekkürler
 
Hiç olmaması daha büyük bir problem bence
 
Başka bir örnek;
Kadının teki bir pazar günü kurabiye alıp güzel bir havada parkta yemek ister.
Parktaki bütün banklar doludur ve sadece yalnız bir adamın yanı boştur ve kadın oraya oturur.
Kurabiyelerden her yemeye başladığında adam da bir tane alır ve yer.
Kadın, içinden; ne tuhaf adam bu, izin bile istemedi. Der.
Son kurabiye kaldığında adam 2'ye bölüp yarısını kadına bırakır.
Kadın çıldıracak gibi olur, çok sinirlenip oradan uzaklaşıp eve gider.
Evde çantasını açtığında aldığı kurabiyelerin hala çantasında olduğunu fark eder.
Kurabiyeler o adamın imiş...
 
Başka bir örnek;
Kadının teki bir pazar günü kurabiye alıp güzel bir havada parkta yemek ister.
Parktaki bütün banklar doludur ve sadece yalnız bir adamın yanı boştur ve kadın oraya oturur.
Kurabiyelerden her yemeye başladığında adam da bir tane alır ve yer.
Kadın, içinden; ne tuhaf adam bu, izin bile istemedi. Der.
Son kurabiye kaldığında adam 2'ye bölüp yarısını kadına bırakır.
Kadın çıldıracak gibi olur, çok sinirlenip oradan uzaklaşıp eve gider.
Evde çantasını açtığında aldığı kurabiyelerin hala çantasında olduğunu fark eder.
Kurabiyeler o adamın imiş...

Güzelmiş:)
 
  • Beğen
Tepkiler: Eru
Önyargı düşünmek yada öğrenmek gerektirmeyen bir olgu. Kolaycılık.
 
Önyargılıyımdır .
 
Geri