Türk Dili ve Edebiyatı Zamir Nedir - Zamir Çeşitleri - Zamirler Konu Anlatımı

🕒 Konu sahibi 6 saat önce aktifti
ZAMİRLER

İsmin yerini geçici olarak tutabilen, isim gibi kullanılabilen, isim soylu kelimelerle bazı eklere zamir denir.

Ahmet’ten öğrendim → ondan öğrendim
Kitabı gördün mü? → bunu gördün mü?
Öğrenciler dışarı çıktı→ hepsi/herkes dışarı çıktı.

Zamirlerin Özellikleri

1. İsim soyludur.
2. Bir ya da birden fazla ismin yerini tutarlar. Onları öğrenmek için de kullanılırlar.
3. Anlamdan çok görev yönü ağır basar.
4. İsimlerin yerini geçici olarak tutarlar.
5. İsim çekim eklerini (hâl, iyelik, çoğul ekleri) –genellikle– alabilirler.
6. Tekil ve çoğul şekilleri vardır.
7. Dolayısıyla cümlede isim gibi kullanılabilirler.
8. Cümlede tek başlarına görev üstlenebilirler.
9. Birçok sıfat, zamir olarak da kullanılabilir.


Zamir Çeşitleri

Zamirler, isimlerin yerini tutma şekillerine ve yerini tuttukları isimlere göre çeşitlere ayrılırlar:

1. Şahıs zamirleri
2. Dönüşlülük zamiri
3. İşaret zamirleri
4. Belgisiz zamirler
5. Soru zamirleri
6. İlgi zamiri
7. İyelik zamiri

1. Şahıs Zamirleri

Şahıs isimlerinin yerine kullanı> zamirlerdir: “ben [1], sen, o, biz, siz, onlar [2], bizler, sizler.”

]Tamlayan eki (ilgi hâl eki)ni alabilirler; iyelik eklerini almazlar.
Bu durumda şahıs zamirleri tamlamalarda ancak tamlayan olarak kullanılabilirler.
Bu tamlamalarda sonradan tamlayan düşebilir. Çünkü tamlanandaki iyelik ekleri zaten şahıs anlamı taşımaktadır:

Benim kalemim, senin defterin, onun çantası, bizim okulumuz, sizin sınıfınız, onların bahçeleri, bizlerin kaygısı, sizlerin iyiliği...

kalemim, defterini al, çantası, okulumuz, sınıfınız, bahçelerine bak...

Bu tür tamlamalarda tamlayan vurgulanmak istenirse düşürülmez:

Çocuklar yalnız sizin sözünüze inanırlar. (Başkasının değil, senin. Burada “sizin” kelimesi atılırsa cümle başka türlü anlaşılır.)
Biz bugün senin misafiriniz. (Başkasının değil, senin.)

Tamlayan atıldığında yanlış anlaşılma olacaksa atılmaz:

Çocuklar yalnız sizin sözünüze inanırlar. (Burada “sizin” kelimesi atılırsa cümle başka türlü anlaşılır.)
Onun eşyalarını bize getir. → Eşyalarını bize getir
Senin doğum tarihini bilen yok mu? →Doğum tarihini bilen yok mu
Onun yarışmada birinci olduğuna sevindim.

]“ben” ve “sen” zamirleri yönelme hâl eki aldıklarında ses değişikliği meydana gelir:

Ben → bana
Sen → sana

] “sen” yerine saygı ve incelik olsun diye “siz” de kullanılır. Tabi bu durumda yüklem de çoğul olmalıdır.

Siz bu olayı görmediniz mi?

]Böbürlenmek amacıyla “ben” yerine “biz” kullanılabilir:

Böylelerinin hakkından gelmesini biliriz biz.


2. Dönüşlülük zamiri

Şahısları pekiştirerek bildiren ve fiildeki işin, özne tarafından bizzat yapıldığını ya da yapana dönüşünü bildiren zamirdir. Şahıs zamiri olarak da bilinir:

Dönüşlülük zamiri “kendi”dir.

]Bu zamir diğer zamirlerden farklı olarak bütün iyelik eklerini alabilir. İyelik eklerini üzerine hâl ekleri getirilebilir.

Kendi-m-de
Kendi-n-den
Kendi-si-n-i
Kendi-miz-in
Kendi-niz-le
Kendi-leri-n-ce

] İyelik eki almadan tamlayan olabilir. Bu durumda belirtili isim tamlaması sayılır:

Kendi elim
Kendi arkadaşın
Kendi babası
Kendi evimiz
Kendi okulunuz
Kendi fikirleri

]Özneyle (isim veya zamir) birlikte, pekiştirme görevinde (bizzat anlamında) kullanılır:

“Saide Hanım, bir kitap okuyordu. Başını kaldırdı, kocasını süzdükten sonra:
-Siz kendiniz de inanmıyorsunuz ya! dedi.
-Ama, inanılır şeyler mi? (Memduh Şevket Esendal; Saide)

Ben kendim de yaparım.
Vali Bey, kendisi emir vermiş.
O kendisi okusun.
Evi siz, kendiniz görmelisiniz.

]Fiilin özneye dönüşünü bildirir:

Çocuk kendisi yıkanmış.

]Tamlama hâlinde ve tek başına yapı> bir işi anlatmak için kullanılabilir:

“Yüzlerce defa kendi kendime sorduğum bu suale içimizdeki yanık, hicranlı sesten ayni cevabı alıyordum...”
“Tabiatın pek nafile yere bana verdiği bu gençlik hazinesinin kendi kendine tükenip gittiğine sızladım...”


3. İşaret zamirleri

İsimlerin yerini işaret yoluyla tutan zamirlerdir.

]İyelik eki almazlar; diğer isim hâl eklerini alabilirler. Dolayısıyla isim tamlamalarında ancak tamlayan olabilirler.

bundaki, burada, onlarla, şundan, ötekiler...
bunun rengi, buranın havası, onların evi, ötekinin bahçesi...

Başlıca işaret zamirleri şunlardır:

“bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, öteki, beriki, bura, şura, ora, burası, şurası, orası, böylesi, şöylesi, öylesi...”

Bunu kim yaptı?
Şunda ne var?
Benim kitabım o değil.
Bunlar size ait.
Şunlar da sizin olsun.
Onlar kime kaldı?
Ötekini bana ver.
Beriki sende kalsın.
Bura bana pek yabancı gelmedi.
Şura nasıl?
Ora daha iyi.
Burası da fena değil.
Şurası yakın sayılır.
Orası çok uzak.
Böylesi, insanı rahatsız eder.
Şöylesi de doğru olmaz ki.
Öylelerinden her zaman kaçarım.

!
“bu, şu, o, öteki, beriki, böylesi, şöylesi, öylesi” kelimeleri çeşitli görevlerde kullanılır:

bu: işaret zamiri → Bunu biliyor musun?
işaret sıfatı → Bu bilgiyi nereden aldın?
şu: işaret zamiri → Şunu görmüştüm.
işaret sıfatı → Şu eşyaları taşıyalım.
o: şahıs zamiri → O bu akş> geç gelecek.
işaret zamiri → O benim elmam.
işaret sıfatı → O elma benim.

Aşağıdaki kelimeler de hem işaret zamiri hem de sıfat olarak kullanılabilir.

Öteki Ötekini bana ver.
Öteki kitabı ver.
Beriki Beriki sende kalsın.
Beriki kaset sende kalsın
Böylesi Böylesi, insanı rahatsız eder.
Böylesi davranışlar.
Şöylesi Şöylesi de doğru olmaz ki.
Şöylesi bir tarzla yapmak.
Öylesi Öylesinden her zaman kaçarım.
Öylesi insanlardan.

Bu kelimelerin sıfat mı zamir mi olduklarını anlamak için şu soruları sorarız:

─İsmin yerini mi tutuyorlar, yoksa ismi niteliyor ya da belirtiyorlar mı?
─Zamirler ismin yerini tutar; sıfatlar isimle birlikte kullanılır.

─Tekilleri ve çoğulları var mı?
─Sıfatların çoğulları yoktur; zamirlerinse vardır.

─Hâl eklerini alıyorlar mı?
─Sıfatlar hâl ekleri almaz, zamirler alır.


4. Belgisiz zamirler

Birden fazla simin yerini tutan ya da hangi ismin yerini tuttuğu açıkça belli olmayan zamirlerdir. Bunların çoğu, belgisiz sıfatlara çekim eki (3. şahıs iyelik ekleri) getirilerek yapılır. Sıfatla ilgisi olmayanlar da vardır.

“biri, birisi, hepsi, kimi, kimisi, hepsi, tamamı, herkes, kimse, hiç kimse, çoğu, bazısı, birkaçı, birazı, birçoğu, başkası, her biri, öteberi, şey...”

Belgisiz sıfattan yapılanlar: “birkaç-ı, bazı-ları, bir-i, pek çoğ-u, pek az-ı, bazı-sı, tüm-ü, bütün-ü, bir kısm-ı, her bir-i, başka-sı, hiçbir-i...”

“filân” kelimesi de olduğu gibi hem sıfat hem zamir olarak kullanılır.

Hepsini tekrar çağırdılar.
Kimi de gelmeyi hiç düşünmedi.
Buraya hepsinin gelmesi gerekiyordu.
Tamamından sen sorumlusun.
Herkes böyle düşünmez.
Kimse senin gibi olamaz zaten.
Çarşıdan ne kadar öteberi aldın?
Birkaçı dün de gelmişti.
Bazıları bu sabah gelmeyi düşündüler.
Biri yer biri bakar; kıyamet ondan kopar.
İnsanların pek çoğu bu konuda bilinçsizdir.
Çalışanların pek azı hak ettiğini alır.
Bazısı da hep mağdurdur.
Elindekilerin tümünü yere bırak.
Bütününü görmeden bir şey diyemem.
Bir kısmını görmekle karar verilmez.
Her biri ayrı özellikler taşır.
Başkasının yerine konuşamam.
Hiçbiri bunu uygun görmez.
Falanın filânın ne dediği önemli değil.
Kendisine bir şey söyleyecektim.

]Bazı ikilemelerde ikinci ve anlamsız olan kelime zamirdir.

Para mara istemem.
Kalem malem alacağım.

]Belgisiz zamirlerin de sıfatlardan ayırt edilme yolu bütün zamirlerde (özellikle işaret zamirlerinde) olduğu gibidir. Zaten belgisiz zamirler ek almış oldukları hâlde sıfat olarak kullanılamazlar.

]Belgisiz zamirler isim tamlamasında hem tamlayan hem de tamlanan olabilir:

Öğrencilerin pek çoğu
Pek çoğunun velisi
Adamın kimsesi yoktu
Kimsenin işine karışmam.


5. Soru zamirleri [3]

Tanımı

Soru yoluyla isimlerin yerini tutan zamirlerdir. Cümledeki soru anlamı soru zamirleriyle de sağ>ır.

“ne, kim, hangisi, nere, kaçı”

Yanında ne getirdin?
Bunları sana kim anlattı.

Özellikleri ve Örnekler

]Soru zamirleri cümleye soru anlamı katar, ama bazı durumlarda soru cümlesi yapmaz.

Kimin geldiğini bilemem.
Hangisini istediğini anlamadım.

]“hangi ve kaç” sıfatları iyelik eki alarak zamir olular.

Hangisi sizinle geldi?
Soruların kaçı cevaplandı?

]Soru zamirleri hâl eklerini alabilir.

Buraya nereden geldiniz?
Nereden gelip nereye gidiyoruz?
Burada kimi bekliyorsun?
Bu masa neden [4] yapılmış? (─tahtadan)

]Soru zamirleri isim tamlamasında tamlayan da tamlanan da olabilir.

Kimin yanında bozuk para var?
Bu da neyin nesi?
Bizim neyimiz eksik?


6. İlgi zamiri

Belirtili isim tamlamasında tamlananın yerine kullanılır.
Tamlayan eklerinin üzerine gelir.
Ek hâlindeki tek zamirdir. “-ki”
Eklendiği kelimeye bitişik yazılır ve bir ismin (tamlananın) yerini tutar.
Büyük ve küçük ünlü kurallarına uymaz; sadece –ki şekli vardır:

benim kalemim→benimki
onun eli→onunki
Orhan’ın puanına nazaran Hakan’ınki daha yüksek.
Cemal’in defteri seninkinden daha düzenli.

!
Türkçede üç tane “ki” vardır:

a. “ki” Bağlacı

Sadece “ki” biçimi vardır.
Kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı yazılır.
Türkçe değil, Farsça bir bağlaçtır ve Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır.
“ki” ile başlayan bir ara cümle asıl cümlenin içinde kısa çizgiler arasında verilebilir:

Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeli-
Yağmur yağmadı ki mantarlar ortaya çıksın.
Bir şey biliyor ki konuşuyor.

b. “-ki” İlgi Zamiri

Eklendiği kelimeye bitişik yazılır ve bir ismin (tamlananın) yerini tutar.
Büyük ve küçük ünlü kurallarına uymaz; sadece –ki şekli vardır:

senin kalemin→seninki, Ali’nin eli→Ali’ninki, onun düşüncesi→onunki...

c. “-ki” Yapım Eki

İsimlere eklenerek yer ve zaman bildiren sıfatlar türeten ektir.
Zaman bildiren kelimelerin sonuna doğrudan eklenirken, yer bildiren sıfatlar türetirken “-dE” hâl ekiyle birlikte kullanılır.
Sadece –ki ve az da olsa –kü şekilleri vardır:

bu yılki sınav, yarınki maç, dünkü film, bugünkü aklım...
masadaki kitaplar, duvardaki saat, evdeki hesap...


7. İyelik zamiri

İyelik ekinin ta kendisidir. Her dil bilgisi kitabı bunu zamir olarak almaz. İsim tamlamasında tamlayan kullanılmadığı takdirde tamlanandaki bu eklere iyelik zamirleri denir.

kitab-ım, kitab-ın, kitab-ı, kitab-ımız, kitab-ınız, kitap-ları
masa-m, masa-n, masa-s-ı, masa-mız, masa-nız masa-ları
su-y-um, su-y-un, su-y-u, su-y-umuz, su-y-unuz, su-ları
ne-y-im, ne-y-in, ne-y-i/ne-s-i, ne-y-imiz, ne-y-iniz, ne-leri


YAPI BAKIMINDAN ZAMİRLER

Yapı bakımından zamirler dörde ayrılır:

1. Basit Zamirler

Kök hâlindeki zamirlerdir:
Ben, sen, o, biz, siz, onlar, bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, hepsi, çoğu, birisi, hangisi, kaçı, bazısı...

2. Birleşik Zamirler

Birden fazla kelimeden oluşan zamirlerdir.
Hiçbiri, birtakımı, öbürü...

3. Öbekleşmiş Zamirler

Birden fazla kelimenin değişik yollarla öbekleşerek oluşturdukları zamirlerdir.
Öteki beriki, falan filân, şundan bundan, herhangi biri, ne kadarı...

4. Ek Hâlindeki Zamirler

İlgi ve iyelik zamirleri ek hâlindedir.
Benimki, kalemimiz
 
ZAMİRLER

İsimlerin yerine kullanılan sözcüklerdir.Bütün zamirler sıfatlardan farklı olarak isim çekim eki alabilir.


A)Kişi (Şahıs) Zamirleri:

Sadece insan isimlerinin yerini alan zamirlerdir.

*Ben, sen, o;biz, siz, onlar.

*Görüyorum beni okşayan gözlerindeki geceyi.

*Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

* “Bana kucaklarında seni getiriyorlar;

Ben de sonra o seni getiriyorum sana.”

*Mavi denizlerin ötesinde bulacağım seni .

*Bizim buralarda her yıldız kaydığında biri ölür.

*Sizler bu ülkenin geleceğisiniz.

* Ben senin en çok bana yansımanı sevdim.

*Biz her gece uğultularını dinlerdik rüzgarların.

*Güneş,sadece onun gözlerinde doğardı.

*Onun yüreğinde sevgi çiçekleri açardı.

*O,bu davaya yüreğini koymuştu.

*Zor durumda kaldığında onlar yardım ediyordu.



UYARI: “O” ve “onlar” zamirleri bir insanı anlatıyorsa kişi zamiri,insan dışındaki bir varlığı anlatıyorsa işaret zamiri olur.

*Onu çöpe atan ondan başkası olamaz.

*Onu bu yörede sadece onlar dokur.



NOT:Şahıs zamirleri ile isim tamlaması kurulabilir.Bu durumda şahıs zamiri sadece tamlayan olabilir.

*Benim denizlerim senin gözlerindir.

*Akşamı seyredeyim senin bakışlarında.

*Bizim atalarımız bu topraklarda bir tarih yazdı.



UYARI:Şahıs zamirleri kesinlikle iyelik eki almaz.

*Dönüşlülük Zamiri: “Kendi” zamiridir.Bu zamir,cümlede asıl şahıs zamirinin yerine kullanıldığı gibi,yerine kullanıldığı şahıs zamiriyle de yan yana olabilir.Bu durumda anlatım pekiştirilmiş olur.

*Bu evi ben temizledim.

*Bu evi kendim temizledim.

*Bu evi ben kendim temizledim.(pekiştirilmiş)

*Yol aldım sevdalarda kendimi bulmak için.

*Kendini bir de arkadaşının yerine koy.

*Şu dünyada ne yaparsak kendimize yaparız.

*Beni çağırmadınız,kalkıp ben kendim geldim.



B)İşaret (Gösterme) Zamirleri:

İsimlerin yerini işaret yoluyla alan zamirlerdir.

*Bu, şu, o;bunlar, şunlar, onlar;öteki, beriki, şöyle;böyleleri, öylesi.



*O,bu yörenin en meşhur yemeğidir.

*Duvardaki yazıları bu yazdı.

*Bu,bir büyük şanlı mazinin hatırasıdır.

*Bunlar her sabah aynı otobüse binerler.

*Ötekini bilmiyorum ama beriki işin farkında değil.

*Şunları kimsenin görmeyeceği bir yere koy.



NOT: “Böylesi-böyleleri”, “şöylesi-şöyleleri” biçimindeki zamirlere “tarz anlamlı zamirler” de denir.

*Böyleleriyle fazla samimi olmayacaksın.

*Ömrümde böylesini görmedim.

*Şöyleleri ham karpuzdur.



C)Belgisiz Zamirler:

İsimlerin yerini belirsiz şekilde (kişi,işaret) karşılayan zamirlerdir.

*Bazıları,kimileri,hiç kimse,kimse;herkes,birkaçı,biri,hepsi;tümü,başkala rı,hiçbiri,birçoğu.

*Bazıları futbol,bazıları basketbol oynar.

*Hiçbirimiz ondan bu davranışı beklemiyorduk.

*Kimseye haber vermeden evden ayrıldı.

*Hiç kimse senin nazını çekmeye mecbur değil.

*Bu ailede herkes kendi dünyasında yaşıyor.

*Başkalarının ne dediği beni ilgilendirmez.

*Biri yer,biri bakar kıyamet ondan kopar.

*Meclisin aldığı karara birçoğu tepki gösterdi.



D)Soru Zamirleri:

İsimlerin yerini soru yoluyla alan zamirlerdir.

*Ne?, kim?;nereye?, kime?;hangisi?, kaçı?

*Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

*Kimdir bana gülen yeşillik balkonundan?

*Nereye baksam hep seni hatırlıyorum.

*Şu dünyada insan kime güvenebilir ki?

*Bunca zamandır ne konuştunuz?

*Elindeki makası nereye koyduğunu bilmiyor.

*Elindeki kitaplardan hangisini aldın?



E)İlgi Zamiri (-ki):

Ek halinde olup kendinden önceki bir sözcüğün yerini tutar.

*Senin ki can da bizim ki patlıcan mı?

*Tencerenin dibi kara senin ki benden kara.



UYARI:İlgi zamiri olan –ki’yi bağlaç olan ve sıfat yapan –ki ile karıştırılmamalıdır.

*Evdeki hesap çarşıya uymaz.

*Şemsiyen yoksa benimkini alabilirsin.

*Ben ki o gri karmaşadan aldım yağmurlu yüzümü.



F)İyelik Zamiri:

Ek halinde olup üzerine geldiği varlığın hangi şahsa ait olduğunu bildirir.Bunlar aynı zamanda iyelik ekleridir.

*Sana gül getirdim gönlümün bahçesinden.

*Ölüm siyah bir tütsü yakıyor gözlerimde.

*Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner.

*Bir gül yaprağıyla örtüldü üstümüz.

*Yıkanırdı gölgesi kuytu bir derede.

*Mutluluk başınızı bir dost omzuna dayamaktır.
 
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ek halinde zamir yoktur?
a) Akşamki program herkesi çok etkiledi.
b) Karanlıktan sağımı solumu göremiyordum.
c) Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacaktır.
d) Yüreğimin ezildiğini, gözlerimin dolduğunu hissettim.
e) Bizimki her gün durmadan ders çalışıyor.

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişi zamiri kullanılmamıştır?
a) Kendimi aldatılmış hissettim.
b) Biri buna yatacağı yeri göstersin!
c) Ona yardım etmeye çalışıyordum.
d) Bizde onun şiirleri çok sevilir.
e) Benden bunu nasıl istersin?

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte iyelik zamiri kullanılmamıştır?
a) Göğsümden havaya kattığım zehir
b) Toprağında bir taş olur, beklerim…
c) Pembe gül yaprağı tırnakların, apak fildişi
d) Kalbimin küt küt atarak seni beklediği
e) Al götür beni gerçeklerin çağrısına

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru zamiri kullanılmıştır?
a) Niçin başkalarını suçluyorsun?
b) Söylediklerimi neden Esra’ya anlattın?
c) Bu elbiselerin hiçbirini beğenmedin mi?
d) Hangi tür romanları tercih ediyorsunuz?
e) Şirket müdürlüğüne önereceksiniz?

5.
Deli gönül gezer gezer gelirsin
Arı gibi her çiçekten alırsın
Nerde güzel görsen orda kalırsın
Ben senin derdini çekemem gönül
Yukarıdaki dizelerde sözcük biçiminde kaç adıl kullanılmıştır?
a) 1 b) 2 c) 3 d) 4 e) 5

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “neden” sözcüğü, ötekilerden farklı bir türdedir?
a) Siz neden bu konuda konuşmuyorsunuz?
b) Neden dünkü sınava girmedin ki?
c) Bugün neden bahsedelim size?
d) Bu gazeteleri neden biriktiriyorsunuz?
e) Neden bu kadar sinirlendiğini anlayamadım?

7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikilemeyi oluşturan sözcükler adıl görevinde değildir?
a) Lütfen şunun bunun itirazına kulak asmayınız!
b) Bitsin bu sen ben kavgası; huzura ihtiyacımız var.
c) Çocuk masadaki radyonun orasını burasını kurcalıyordu.
d) Falanın filanın sözüyle iş yapmam ben!
e) Şöyle böyle iki yıl sonra diplomasını alır sanırım.

8. Bütün bunları sana, ona ötekine ve diğerlerine söylememiş ve sizleri onlara karşı uyarmamış mıydım ben?
Bu cümlede adıl görevinde kaç sözcük vardır?
a) 4 b) 5 c) 6 d) 7 e) 8

9. Aşağıdakilerin hangisinde iyelik zamiri almış bir sözcük yoktur?
a) Gülsen, gülün olayım
Dile, kulun olayım
b) Yıllar yorgun, ben yorgun
Dolu dolu yaşadım hicranları
c) İndim bahçesine
Gülden geçilmez
d) Yollarına gül döktüm
Gelir de geçer diye
e) Ada sahillerinde bekliyorum
Her zaman yollarını gözlüyorum

10. İsimlere gelerek sahiplik bildiren “benim, senin, onun, bizim, sizin, onların” sözcüklerinin yerini tutan eklere iyelik zamiri denir.
Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde iyelik zamiri yoktur?
a) Seni kaybettiğim günden beri
İçimi dağlıyor hasretin sızın
b) Kah gönderiyorsun yalnızlığını
Kah karşıma çıkıyorsun ansızın
c) Sen gideli ardında sadece hüzün
Bir de rıhtımların şarkısı kaldı
d) İki gözüm iki çeşme
Neye yanıyorum bilmiyor musun?
e) Karayel esiyor göklere doğru
Sen mi yabancısın, ben miyim doğru

CEVAP ANAHTARI
1.a 2.b 3.e 4.e 5.d 6.c 7.d 8.d 9.b 10.e



1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, soru anlamı kişi zamiriyle sağlanmıştır?
a) Bu durumu kazara mı gördü?
b) O olayı bana kim aktaracak?
c) Okula sizi bu mu getirdi?
d) Sizi buradan hangisi götürecekti?
e) Bu konuyu onlara ben mi aktaracağım?

2. “Bu taşındır, diyerek Kabe’yi diksem başına” cümlesindeki “bu” sözcüğünün özdeşi olan “o” sözcüğü aşağıdakilerden hangisinde kullanılmıştır?
a) O kitapta çok örnek var.
b) Seninle o yere gidelim mi?
c) Seni o adam yine aradı.
d) O, yarın yeniden tamir edilecek.

3. “bu” sözcüğü, aşağıdaki dizelerin hangisinde tür bakımından ötekilerden farklıdır?
a) Kolay değil bu dünyada ayrılmak.
b) “Bu taşındır.” diyerek Kabe’yi diksem başına.
c) Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan.
d) Gönlüm bu sevincin heyecanıyla kanatlı.
e) Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden.

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru zamiri vardır?
a) Arkadaşım Ankara’ya ne zaman gelmiş?
b) Bu tabağı buraya kim koymuş olabilir?
c) Ben de onunla gidebilir miyim?
d) Kaçıncı katta oturuyormuş?
e) İstanbul’a ilk kez mi gidiyorsun?

5.
1. Bu çocuğu bağrına bastı.
2. Bu yapıtı bizi oldukça etkiledi.
3. Bu sadece gerçek yeteneklerin sergisidir.
4. Bu iş, çığırından çıktı.
5. Bu kapı, arka sokağa açılıyor.
Yukarıdakilerden hangisinde “bu” sözcüğü değişik türde kullanılmıştır?
a) 1 b) 2 c) 3 d) 4 e) 5

6. Aşağıda verilenlerin hangisinde “Bu konuda çoğu bizi destekler.” cümlesindeki altı çizili sözcüğün türce özdeşi görülmez?
a) Birkaçı bu yöne geliyordu.
b) Burada hepsi bizi çok sever.
c) Biri bu konuları iyi eleştiriyor.
d) Bu konuda bazı kişiler ses çıkarmıyor.
e) Birtakımı bu olaylarla uzaktan uzağa uğraşıyor.

7. Aşağıda verilen cümlelerin hangisinde “bu” dan sonra virgül getirilirse sözcüğün türü değişmez?
a) Bu kitapları sana getirdi.
b) Bu işi tek başına yaptı.
c) Bu olaya tek tanıktı.
d) Bu zaten olayı abartıyor.
e) Bu gücünü iyi kullandı.

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “-ki”, eklendiği sözcüğü sıfatlaştırmıştır?
a) Seninki en güzel resim seçildi.
b) Vitrindeki elbiseler çok güzeldi.
c) Dışarıdaki sizin arabanız mı?
d) Yukarıdakiler sesimizi duyuyor mu?

9. “o” sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde sıfattır?
a) O gün hava çok soğuktu.
b) Keşke o seni dinleseydi.
c) Bu işlerin hepsini o yaptı.
d) Bence o bir sanat şaheseridir.

10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ilgi zamiri vardır?
a) Masadaki değerli bir vazoya benziyor.
b) Karşıdaki okul bu sene eğitime başladı.
c) Çantadaki delikten kalemlerim düşmüş.
d) Akşamki filmi herkes çok beğenmiş.

CEVAP ANAHTARI
1.b 2.d 3.b 4.b 5.c 6.d 7.d 8.b 9.a 10.a


1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “-ki” nin çeşidi farklıdır?
a) Aşağıdaki sizin arabanız mı?
b) Çocuklardaki neşe bizi de sevindirdi.
c) Yüzündeki yara iyileşmedi mi?
d) Yerdeki cam kırıklarını topladım.

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ne” sözcüğünün çeşidi farklıdır?
a) Babanız ne iş yapıyor?
b) Size ne gün gelelim?
c) Adam ne gol attı değil mi?
d) Kitap için ne düşünüyorsun?

3. “şu” sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde işaret zamiri olarak kullanılmıştır?
a) Şu kitabı almak istiyorum.
b) Şu size daha çok yakışır.
c) Şu evi bir görelim mi?
d) Şu çocuklar ne yapıyorlar?

4. “(1) Olayı hiç unutmadım; (2) arabanın lastiğini (3) tamir etmiş, bizi (4) büyük dertten kurtarmıştı.” cümlesinde “o” sözcüğü numaralı yerlerden hangisine getirilirse adıl olur?
a) 1 b) 2 c) 3 d) 4

5. Aşağıdakilerin hangisinde “o” sözcüğü, işaret sıfatı olarak kullanılmıştır?
a) O evde geçti benim çocukluğum.
b) O bizim en iyi dostumuzdur.
c) O, beğendiklerimin arasında değil.
d) O, arkadaşları tarafından çok sevilir.

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “-ki” nin çeşidi farklıdır?
a) Teknoloji alanındaki gelişmelerin hızına bir türlü yetişilemiyor.
b) Karşıki dağların karları bütün yıl erimeden durur.
c) Sanatın içindeki güzellikleri topluma anlatmak, grevimizdir.
d) Şu yolun kenarındaki sizin arabanız mı?

7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ilgi zamiri vardır?
a) Benim çantam kardeşiminkinden daha büyük.
b) Biraz sonra yandaki masaya oturabiliriz.
c) Sulu boya ile defterdeki resimleri boyadı.
d) Yarınki geziye bütün sınıf katılacak.

8. Aşağıdaki cümlelerde bulunan “-ki” lerden hangisi ilgi zamiridir?
a) Bu elbise çok şık, ama elinizdeki daha güzel.
b) Mağazamızdaki bütün elbiselerin fiyatları indirildi.
c) Bazı müşteriler vitrindeki mallara bakıyorlardı.
d) Çocuk üzerindeki elbiseyi çıkarmak istemedi.

9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, “ne” kelimesinin çeşidi farklıdır?
a) Buradan ne gün ayrılıyorsun?
b) Baban ne iş yapıyor?
c) Bu, ne kıyafet böyle?
d) Bugün pazardan ne aldın?

10. “şu” sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde işaret zamiri olarak kullanılmıştır?
a) Şu yalnızlık da çekilmiyor.
b) Sizin aradığınız şu değil mi?
c) Şu havada dışarı çıkılır mı?
d) Ne güzel oynuyor şu çocuklar!

11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kelime halinde adıl yoktur?
a) Bu sorulardan zor olanı hangisidir?
b) Neyi okumam gerektiğini şimdi öğrendim.
c) Artık kime, nasıl davranacağımı bilemiyorum.
d) Hangi romanı okuduğunuzu söyler misiniz?

CEVAP ANAHTARI
1.a 2.d 3.b 4.c 5.a 6.d 7.a 8.a 9.d 10.b 11.d



1. “Panjurları aralanmış pencereden ışık sızıyordu içeriye.”
Yukarıdaki cümledeki altı çizili isimlerin özellikleri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
A)soyut-cins-tekil-basit
B)somut-cins-tekil-basit
C)somut-özel-tekil-türemiş
D)soyut-cins-çoğul-basit
E)somut-cins-tekil-türemiş

2.Aşağıdakilerden hangisinde altı çizili sözcüğün kökü isimdir?
A)İçindeki korkuyu bir türlü atamıyordu,uyuyamıyordu.
B)Solgun bir gül oluyor dokununca, dizesi kimi hatırlatır?
C)Dağ havasıyla daha bir gençleşmiş, güzelleşmişti.
D)Soğuk suların aktığı yüksekçe bir dağ köyüydü burası.
E)Çocuğun çağrısına kulak veren anne telaşla ayağa kalktı.

3.Aşağıdakilerden hangisinde “-lık,-lik” eki soyut bir anlam türettiği halde, cümle içinde somut bir varlığı karşılama işleviyle kullanılmıştır?
A)Kahramanlık gerektiren işler için cesur olmak gerekir.
B)Gençlik, acaba bizi nereye götürecek bu akşam?
C)İnsanlık, başka bir deyişle vicdan insanlarda zamanla gelişmiştir.
D)Akıllılık edersen hedefine erken varır, rahat edersin.
E)Özgürlük, başkalarının özgürlüğüyle sınırlı olmalıdır.

4. “-den” eki aşağıdakilerden hangisinde tamlayan eki görevinde kullanılmıştır?
A)Sözlerinden bir anlam çıkarmak mümkün değildi.
B)Kamyon, yokuşun tam ortasından geçti çekinmeden.
C)Aydın, her şeyden habersiz koltukta uyuyordu.
D)Sonbaharda her zaman senden bir şey vardır.
E)Şiirlerden birkaçını yayımlamayı hiç düşünmemiş.

5.Aşağıdakilerden hangisinde bir şeyin neye veya kime ait olduğunu bildiren bir ek (iyelik eki) kullanılmamıştır?
A)Gönlümde yatan şey, dışarıda okumaktır.
B)Ayakları turuncuya, gagası karaya benzer bir kırmızılıktaydı.
C)Galiba içlerinde en kırmızısı ve serti, bu karpuzdu.
D)Benim; tüm yaz, gündüz işe gidip akşam ders çalışan.
E)Aklı bir karış havada, ayakları yere basmıyor.

6.Aşağıdakilerden hangisinde “ler” eki “her” anlamında kullanılmıştır?
A)Böyle zamanlarda çok sakin ve sabırlı olmalısın.
B)Bulutlar geçiyor üzerimizden yavaş yavaş.
C)Sabahları uyanır uyanmaz gazete okurdu.
D)Okullar gezilip ihtiyaç analizi yapılacaktı.
E)Tüm konuları öğrenmek için planlı olmalısın.

7.Aşağıdakilerden hangisinde den” eki neden bildirme işlevinde kullanılmıştır?
A)Gözlerimin morarması geceler boyu uyumadığımdandır.
B)Okuduklarından en iyi şekilde yararlanmayı biliyordu.
C)Babadan kalma üç odalı, küçük bir evleri vardı.
D)Oturmuş, şundan bundan söz ediyorduk bahçede.
E)Onun mantıktan uzak konuşmaları bizi şaşırtmıştı.

8.Aşağıdakilerden hangisinde isim tamlaması kullanılmamıştır?
A)İç rahatlığıyla, korkusuzca yaşıyorum bu ücra yerde.
B)Çayın kenarından gidip eski bir taş köprüden geçtik.
C)Senin içeri girdiğini görünce ne diyeceğini bilemedi.
D)Bir gazete patronu olalı olaylara bakışı yazık ki değişti.
E)Deniz kıyısına balıkçı lokantaları sıra sıra dizilmişti.

9.Aşağıdakilerden hangisinde altı çizili sözcük somut anlamda kullanılmıştır?
A)Yüreğimde garip bir ağrı var, doktora gitmeliyim.
B)Onu tanımazsınız, o ne keçidir bilir misiniz?
C)Ayrılığın verdiği acıyla ne yaptığını bilmiyor.
D)Tatsız ilişkiler yaşanmaması için gerekeni yaptık.
E)Kafadan çatlak mısın be kardeşim, diye bağırıyordu.

10.Aşağıdakilerden hangisinde topluluk adı bir isim tamlamasında tamlanan görevinde kullanılmıştır?
A)Ordu komutanı, birçok askerin sorumluluğunu yüklenir.
B)Bilim düşmanı insanların eğitime ihtiyacı olduğu tartışılmaz.
C)Öğrenci velisi, okul müdürünün odasına bir dilekçeyle geldi.
D)Buranın halkı kız çocuklarına da mutlaka karateyi öğretirdi.
E)Milletin huzuru ve refahı için herkes birbirine hizmet etmeli.

11.Aşağıdaki altı çizili isimlerden hangisi soyut anlamlıdır?
A)Uzaktan gelen o sesle yıkıldı dünyam.
B)Gönül bir kuştur sevgilinin saçına konan.
C)Baharın kokusu, yaşama sevinci aşılıyor.
D)Kentin renk renk ışıkları gece bir bir söndü.
E)Böbreğindeki taş en az iki santimetre kadardı.

12.
Ayın çevresinde bir ışık halkası
Denizden dumanlar tütmeye başladı
Islak ince bir yaz
Ağacına kadar işledi sandalın
Yukarıdaki dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A)Somut isim
B)Belirtili isim tamlaması
C)Birleşik isim
D)Tamlayanla tamlananı yer değiştirmiş isim tamlaması
E)Ayrılma durum eki

13.Aşağıdakilerin hangisinde çoğul eki almamış bir topluluk ismi kullanılmıştır?
A)Bir sürü gezer dağın ormanlık yamacında.
B)Sınıfların dışarı çıkarmalarına beş dakika kaldı.
C)Cahilliktendir halkların birbirine düşmanlığı.
D)Ellerinde çiçek demetleriyle geldi yanıma.
E)Ormanların tükenmesi, hayatın tükenmesidir.

14.Aşağıdakilerden hangisinde yansıma sözcük isim görevinde kullanılmamıştır?
A)Tencerenin fokurtusunu duyunca mutfağa koştu.
B)Gölge oyunu olan Karagöz bir zırıltıyla başlardı.
C)Önce şimşek çaktı, gök gürledi, sonra yağmur yağdı.
D)Kuşların cıvıltısı, ağaçların sesiyle sarmaş dolaştı.
E)Yaprakların fısıltısını dinleyerek dinlenirim hep.

15.Aşağıdakilerden hangisinde zaman anlamlı bir sözcük isim görevinde kullanılmıştır?
A)Yurt dışındaki küçük kardeşini görmeyeli yıllar oldu.
B)Akşam erken yatarsan daha düzenli bir yaşamın olur.
C)Haftaya önemli bir konuğumuz gelecek şehir dışından.
D)Sınava aylarca çalıştı, başarılı olarak emeğinin karşılığını aldı.
E)Dün çarşıya çıkmış, evin tüm ihtiyaçlarını almıştı.

16.Aşağıdakilerin hangisinde küçültme eki alan bir isim kullanılmamıştır?
A)Masmavi Akdeniz’de yüzen bu yat büyükçeydi.
B)Bu bölgede beyazımsıdır göğün mavisi yaz aylarında.
C)Ciğerden aldığı küçük bir parçacıktı zehirlenmesinin nedeni.
D)Acımtırak yemeğin sağlığa yararlı olacağı konusu tartışmalıydı.
E)Kedicik, annesine sığınmış hasta bir çocuğa benziyordu.

17.
I-Değil yalnız yazların kızgın sıcaklarında
II-Hemen her gün, hele büyük kentlerde
III-Bulvarları tarıyor, hain gülüşleri sessiz.
IV-Pan’la karşı karşıya, gözleri kararıyor
V-Katı cıvık asfaltta yalınayak bir işsiz.
Yukarıdaki dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A)I.dizede hal eki vardır.
B)II. dizede tüm sözcükler basittir.
C)III. dizede ünlü daralması vardır.
D)IV. dizede iyelik eki kullanılmıştır.
E)V. dizede birleşik sıfat kullanılmıştır.

18.
I-Gözlerden uzak yaşıyordu, kimsesiz.
II-Bedeninden kanlar fışkırıyordu.
III-İçimizde nice Molier’ler acılaşır kalır.
IV-Cumartesileri buluşur sinemaya giderdik.
V-2000’li yılların modasıdır düşük bel pantolon
Yukarıdaki cümlelerdeki “-lar,-ler” eki kaç değişik anlamda kullanılmıştır?
A)1
B)2
C)3
D)4
E)5

19.Aşağıdakilerden hangisinde ikileme isim görevinde kullanılmıştır?
A)Darı, darı! Hamama girdi kocakarı, dişleri sarı sarı.
B)Sesiz sedasız bir ortamda ders çalışma lüksü yoktu.
C)Kadın hırsızı yakalatmak için çığlık çığlığa bağırdı.
D)Zor iş yoktur, yarım yamalak bırakılan işler vardır.
E)Sarı sarı güllerin arasında beyaz papatyalar ekiliydi.

20.Aşağıdakilerin hangisinde “yanlış” sözcüğü isim görevinde kullanılmıştır?
A)Yanlış düşünceler, bilimin ışığıyla değiştirilebilir ancak.
B)Bu konuda bize yanlış bilgi verilmesinin hesabını soracağız.
C)Yanlışların zararını çekmektense işimi doğru yaparım.
D)Yanlış işler peşinde koşan insanlar,dorulara geç ulaşır.
E)Bu işe yanlış bir zamanda başlaması onun ticari hayatını bitirdi.



CEVAP ANAHTARI

1-E 2-C 3-B 4-E 5-D

6-C 7-A 8-C 9-A 10-D 11-B 12-C

13-A 14-C 15-A 16-D 17-B 18-E 19-A 20-C
 
Zamirler (Adıllar): Ad olmadıkları halde cümle içinde geçici olarak, bir adın yerini tutan ve bir adın gösterdiği bütün özellikleri gösteren sözcüklere veya eklere zamir (adıl) denir. Örnek :
Polis aniden yere düştü, onu gördün mü?
Ad Zamir
Anlamlarına Göre Zamirler :
Kişi Zamirleri : İnsan adlarının yerine kullanılan “ben, sen, o, biz, siz, onlar” ile kimi durumlarda insan adının yerine geçen “kendi” sözcükleridir. Örnek :
Olanlara ben de çok üzüldüm.
İsterseniz, bir de siz bakın.
Sabahtan uğradım ben bir güzele.
Güzel ağlatmadı, güldürdü beni.
Kişi Zamirinin Özellikleri :
ü“Kendi” kişi sözcüğü, cümlede bir insan adının yerine kullanılırsa yedinci bir kişi zamiri olur. Örnek : Bakalım kendisi ne diyor?
Bu konuda kendin karar vermelisin.
ü“Kendi” kişi zamiri, diğer kişi zamiriyle “ben kendim, sen kendin, o kendisi, biz kendimiz, siz kendiniz, onları kendileri” biçiminde kullanılırsa kişi zamirlerinin anlamını pekiştiren bir sözcük olur. Örnek : Ben geldim. Ben, kendim geldim.
O düşünmüş. O, kendisi düşünmüş.
ü“Kendi” kişi zamiri, ikilime biçiminde kullanılarak bir eylemi nitelerse, durum zarfı olur.
Örnek : Çocuk kendi kendine oynuyor. (Nasıl oynuyor?)
Durum Zarfı
Kadın kendi kendine söylendi. (Nasıl söylendi?)
Durum Zarfı
ü“Kendi” kişi sözcüğü, öznenin yaptığı işi gene özneye dönmesini sağlayarak cümleye dönüşlülük anlamı katar. Bu yüzden dönüşlülük zamiri adını da alır. Örnek :
Adam kendini yaktı.
Çocuk kendini asmış.
üKişi zamirleri, tamlamalarda, tamlayan olabilmelerine karşın, tamlanan olamazlar. Örnek :
Benim arkadaşım, senin isteklerin, onun gönlü.
Kendisinin sözleri, çocuğun kendisi.
ü“Ben” ve “sen” kişi sözcükleri, adın yönelme (-e) durumuyla çekimlendiğinde ses değişimine uğrayarak “bana” ve “sana” olur.
ü“O” sözcüğü insan dışındaki varlıkların yerine geçtiği zaman işaret zamiri olarak da kullanılabilir. Örnek : O bu işe çok kızacak. Kişi zamiri
O, dosyalanıp kaldırıldı. İşaret zamiri
UYARI : “O” kişi zamiri bir adı niteleyip işaret sıfatı olan sözcükle karıştırılmamalıdır.
“O” kişi zamirinden sonra virgül getirilmezse anlam karışıklığı meydana gelebilir.
İşaret Zamirleri : Adların yerini işaret ederek tutan sözcüklerdir. “Bu, şu, o” ve çoğul şekilleri olan “bunlar, şunlar, onlar” adın yerini işaret ederek tutarlarsa işaret zamiri olurlar.
Bu yakındaki bir ad. (Bunlar)
Şu, biraz uzaktaki bir ad. (Şunlar)
O, ise daha uzaktaki bir ad. (Onlar) gösterir ve onların yerini tutar. Örnek :
Bunu bir de babama soralım.
Şu, Fatih zamanından beri ayakta.
Onları, bana ver, şunları, sen al.
İşaret Zamirlerinin Özellikleri :
ü“O” ve “Onlar” sözcükleri kişi adının yerini tuttuklarında “kişi”, kişi dışında herhangi bir varlık ya da nesne adının yerini tuttuklarında “işaret” zamiri olurlar. Örnek :
O, kitabı beğenmediğini söyledi. Kişi zamiri.
O, sınıfın, duvarına asılacak. İşaret zamiri.
ü“Buna, şuna, ona, öteki, beriki, böyle, şöyle, öyle” sözcükleri de adın yerine kullanılarak işaret zamiri olur. Örnek : Burayı sen temizle. İşaret zamiri.
Gel de böylesine inan. İşaret zamiri.
Öteki, başını eğip dinledi. İşaret zamiri.
UYARI : İşaret zamirinden “bu, şu ve bunlar, şunlar” sözcükleri bir kişi adı yerine kullanılabilirler. Bu durum diğer işaret zamirleri için de geçerlidir. Örnek :
Bu, adam çağırdı. (Bu adam)
zamir Sıfat
Şu, insanlara kızıyor. (Şu insanlar)
Zamir sıfat
üİşaret zamirleri belirtili ad tamlamalarında tamlayan ya da tamlanan olarak kullanılabilirler.
Örnek : Bunun acısı
Evin şurası
Öbürünün derdi.
İnsanın böylesi
üİşaret sözcüklerinin yalın ve tekil şekilleri (bu, şu, o) işaret zamiri olup da cümlede bir adın önünde kullanılırsa araya mutlaka virgül (,) işareti konur. Aksi halde anlam karışıklığı ortaya çıkar. Örnek : Bu, kitabın önsözüne eklenecek.
İşaret zamiri
Bu kitabın önsözüne eklenecek.
İşaret zamiri
Belgisiz Zamirler : Bir adın yerini tuttukları halde, hangi adın yerini tuttukları tam olarak belli olmayan zamirlerdir. Adları sayı, ölçü miktar ve özne yönünden tam değil de belli belirsiz bir biçimde göstererek onların yerini tutarlar.
Belgisiz zamir olarak kullanılan başlıca sözcükler şunlardır : Kimisi, kimileri, kimi, biri, birisi, birileri, birkaçı, bazısı, bazıları, çoğu, birçoğu, birçokları, başkası, birazı, fazlası, bir kısmı, hepsi, kimse, tümü herkes, hepimiz gibi. Örnek : Kimsenin ahı kimsede kalmaz.
Çoğu gitti, azı kaldı. Birçoğu, bu durumdan habersiz.
Hepsine benden selam söyle. Kimi ağlarken kimi gülüyor.
Başkalarını değil, biraz da bizi düşün. İçlerinden birisi bana çok tanıdık geldi.
Belgisiz Zamirlerin Özellikleri :
üBelgisiz zamirler belirtili ad tamlamalarında tamlayan ya da tamlanan olarak kullanılabilirler. Örnek : Birkaçının düşüncesi Çocukların birkaçı
üKişi ve işaret zamirlerinden bazıları ikileme oluşturacak biçimde kullanılırsa belgisiz zamir olur. Örnek : Onun bunun sözüne uyma Seni beni hiç dinler mi o?
ü“Şey” sözcüğü, belirsiz bir adın yerini tuttuğu için belgisiz zamirdir. Örnek :
Çarşıdan şey aldım. Şey sordu.
Soru Zamirleri : Adların yerini soru yoluyla tutan bir zamir çeşididir. Soru zamirleri sor sorarak adların yerine kullanılan sözcüklerdir denilebilir. Örnek :
Bu kitabı kim yırttı? (Ali yırttı.)
Senden ne istiyor? (Para istiyor.)
Dün akşam nereden geliyordun? (sinemadan)
Hangisini daha çok beğendin? (şunu)
Yolda kime rastlamış? (bir arkadaşına)
Soru Zamirlerinin Özellikleri :
üSoru sözcükleri bir eylemin anlamını etkileyecek bir biçimde kullanılırsa, soru zarfı olur. (Ne, Nasıl?) Örnek : Buralarda ne dolaşıp duruyorsun? Niçin? Anlamında.
Bu havada buraya nasıl gelmiş? Ne şekilde anlamında
üSoru zamirleri, bir belirtili ad tamlamasında tamlayan ya da tamlanan olarak kullanılabilir. Örnek : Kimlerin parası?
Çocukların hangisi?
Adamın nesi?
üBazı soru sözcükleri bir adın önüne gelerek onu soru yoluyla belirtirse, soru sıfatı olur. (hangi, kaç, ne, nasıl) Örnek :
Hangi okulu bitirmiş?
Soru sıfatı Ad
Bunlara kaç para verdiniz?
Soru Sıfatı Ad
Ne iş yapıyormuş?
Soru Sıfatı Ad
İlgi Zamiri : Bir belirtili ad tamlamasında tamlanan durumundaki ikinci adın yerini tutan “-ki” ekine ilgi zamiri denir. Örnek : Salonun duvarları temiz ama odalarınki kirli.
Odalarınki odaların duvarları
Benim kalemim seninkinden iyi yazıyor.
Seninki senin kalemin
İlgi Zamirinin Özellikleri :
üİlgi zamiri, tamlamada tamlananın yerini tutar. Tamlanan tekrar yazılmak istendiğinde “-ki” atılabilir. Örnek : Bunun-ki daha canlı. Bu kazağın renkleri daha canlı.
üİlgi zamiriyle, addan sıfat türeten “-ki” eki karıştırılmamalıdır. “-ki” eğer ilgi zamiriyse bağlandığı sözcük (-in, -im) tamlayan eklerinden sonra kullanılır. Addan sıfat yapan “-ki” ekinde böyle bir durum yoktur. Örnek :
Eğil salkım söğüt eğil, bu benimki sevda değil. Ben-im-ki
Çocuğunki daha mantıklı. Çocuk-un-ki
Evdeki hesap çarşıya uymaz. Ev-de-ki Addan - sıfat
Geceki yağmur ortalığı batırmış. Gece-ki türetir.
üBir adın sonuna gelerek, o varlığın sahibini, kime ait olduğunu gösteren (-im, -in, -i, -imiz, -iniz, -leri) iyelik eklerine iyelik zamiri denir. Örnek :
Kalemim (benim kalemim) kalemimiz (bizim kalemimiz)
Kalemin (senin kalemin) kaleminiz (sizin kaleminiz)
Kalemi (onun kalemi) kalemleri (onların kalemleri)
Yapılarına Göre Zamirler : Zamirler yapıları yönünden iki grupta incelenir.
üBasit (Yalın) Zamirler : Hiç yapım eki almamış, kök durumunda olan ya da yalnızca çekim eki alan zamirlerdir. Örnek : ben, şunda, bazıları, kim, bizlerden, onun vb.
üBileşik Zamirler : İki sözcüğün birleşmesinden oluşan zamirlerdir. Örnek :
Birçoğu, kimse, birkaçı, herhangi biri vb.
UYARI : Yapım eki alarak türetilen zamirlerde vardır. Örnek : Bu - ra, şu -ra
Zamirlerin Görevleri : Zamirler, cümlede bir adın yerini tutan sözcük türü olduğu için cümlede bir ad gibi, özne, nesne, dolaylı tümleç ve yüklem görevinde kullanılabilirler.
Örnek : Seni buraya babam çağırdı.
Bu işin aslını bir de biz araştıralım.
Aradığımız ev şuradaymış
 
Adların yerini çeşitli yönlerden tutan sözcüklerdir.

İzmir’de doğdum; ama yıllardır oraya gitmedim.

Bu cümlede, “İzmir” adını tekrar etmemek için, bu adın yerine kullanılan “ora” sözcüğü adıldır.

Bunu ona kim verdi?

Bu cümlede “bu, o, kim” sözcüklerinin yerine ad getirilebilir. (Kitabı Ali’ye Ahmet verdi.) “Bu, o, kim” sözcükleri, “kitap, Ali, Ahmet” adlarının yerini tuttuğu için adıl görevindedir.

Adıllar, adların yerini tutma özelliklerine göre şu şekilde gruplandırılır:
Kişi Adılı
Dönüşlülük Adılı
İşaret Adılı
Belgisiz Adıl
Soru Adılı
İlgi Adılı

1. Kişi Adılı

İnsan adlarının, yani kişilerin yerini tutan adıllardır. Türkçedeki kişi adılları şunlardır:
Ben I. tekil kişi adılı
Sen II. tekil kişi adılı
O III. tekil kişi adılı
Biz I. çoğul kişi adılı
Siz II. çoğul kişi adılı
Onlar III. çoğul kişi adılı

Bu adıllar, cümlelerde çeşitli çekim ekleri alarak kullanılabilir.

Benim onu tanıdığımı söylemişsin.

Bu cümlede “benim, onu” sözcükleri kişi adılıdır.

Öğretmenimiz bana ve sana dün derse gelmediğimiz için kızmış.

Bu cümlede, yaklaşma durumu ekini (-e, -a) alan I. ve II. tekil kişi adılı olan “ben” ve “sen” sözcükleri “bana” ve “sana” biçimine dönüşmüştür.

2. Dönüşlülük Adılı

Dönüşlülük adılı, “kendi” sözcüğüdür. Dönüşlülük adılı, iyelik eki alarak kullanılabilir:

Kendi – m Kendi – n Kendi – si Kendi – miz Kendi – niz Kendi – leri

Dönüşlülük adılı, kişi adılının yerine kullanılabildiği gibi, kişi adıllarıyla birlikte, cümleye pekiştirme anlamı katacak şekilde de kullanılabilir.
Bu soruyu kendim çözdüm.
Bu soruyu ben kendim çözdüm.

Birinci cümlede “kendim” sözcüğü I. tekil kişiyi belirtecek şekilde, kişi adılının yerine; ikinci cümlede kişi adılıyla (ben) birlikte, cümleye pekiştirme anlamı katacak şekilde kullanılmıştır.

3. İşaret Adılı

İşaret anlamı taşıyan ve adların yerini işaret yoluyla tutan sözcüklerdir.

bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, bura(sı), şura(ya), ora(da), öteki, beriki…

Pek kitap okumam; ama onu daha önce okumuştum.

Bu cümlede, “onu” sözcüğü işaret yoluyla “kitap” adının yerine kullanıldığından, işaret adılıdır.

Gömlekleri sen al, şunu da Ali’ye ver. Ötekini alsan daha iyi olacak.

Bu cümlelerde “şunu, ötekini” sözcükleri, işaret anlamı taşıyarak bir varlığı karşıladığı için işaret adılıdır.

Biz buraya iki yıl önce gelmiştik.

Bu cümlede “buraya” sözcüğü, bir yer, mekân adının yerine geçtiği için işaret adılıdır.

Not: “O” ve “onlar” sözcükleri, Türkçede hem işaret adılı hem kişi adılı olarak kullanılabilir. Bu sözcükler, insan için kullanılırsa kişi adılı; insan dışındaki varlıklar için kullanılırsa işaret adılı olur.

Onları toplantıya davet etmelisin. Onları bir hafta içinde postaya vermelisin.

Birinci cümlede “onları” sözcüğü, insan için kullanıldığından kişi adılıdır. İkinci cümlede ise, insan dışındaki varlıklar için kullanıldığından işaret adılıdır.

İşaret adılları içinde bu durum, sadece bu iki sözcük için geçerlidir. Diğer işaret adılları (bu, şu, bunlar, şunlar, öteki…) insan için de kullanılsa, adıl olduklarında her zaman işaret adılıdır.

Orhan’ın değil, bunun sorusuna cevap vermeliydin.

Bu cümlede “bu” sözcüğü bir kişiyi karşılamasına rağmen işaret adılıdır.

4. Belgisiz Adıl

Adların yerini kesin olmayacak biçimde tutan adıllardır.

biri, birisi, birçoğu, birkaçı, bazısı, başkası, herkes, hepsi, hiçbiri, hiç kimse, kimi, kimisi, çoğu, şey…

Senin yerine başkası nöbet tutsun.

Bu cümlede, “sen” adılı, belli bir kişiyi karşılarken, “başkası” sözcüğü, karşıladığı kişi kesin olarak belirtilmediğinden, belgisiz adıldır.

Birkaçımız, taşınan komşumuza yardım ettik.

Bu cümlede, “birkaçımız” sözcüğü, sayıca bir belirsizlik anlamı taşıyıp karşıladığı kişiler kesin olarak belirtilmediğinden, belgisiz adıldır.
Herkes bu konuya çalışsın.
Soruların bazıları gerçekten çok zordu.
Bu soruları kimse çözememiş.
O, işlerini titizlikle yapan birisidir.
Kimileri bu tür romanları daha çok seviyor.

Bu cümlelerde, “herkes, bazıları, kimse, birisi, kimileri” sözcükleri, karşıladıkları kişiler kesin olarak belirtilmediğinden, belgisiz adıldır.

5. Soru Adılı

Adın yerini soru yoluyla tutan sözcüklerdir. Soru adılının cevabı, bir ad ya da başka bir adıldır.

Kim (kime, kimi, kimde, kimden, kimler…) Ne (neyi, neye, neler, nesi, neyin…) Nere (nerede, nereden, neresi, nereyi…) Hangisi (hanginiz, hangimiz, hangileri…) Kaçı (kaçıncısı, kaçınız, kaçımız…)

Beni dün akşam kim aradı?

Bu cümlede, “kim” sözcüğü, soru anlamı taşımaktadır ve yerine cevap olarak bir ad gelebilmektedir. “Seni dün akşam arkadaşın aradı.” cevabında görüldüğü üzere “arkadaş” adı, “kim” sözcüğünün yerine cevap olarak gelebilmektedir.
Bana çarşıdan ne aldın? (gömlek)
Bütün bunları kimden duydun? (Ali’den)
Buranın neyi meşhur? (fındığı)
Geçen yaz, nereyi gezdin? (Konya’yı)
Bu tablolardan hangisini beğendin? (şunu)
Kalemlerin kaçını sana verdi? (üçünü)

Not: Soru adılları, cümlelerde her zaman soru anlamı taşımaz; fakat bu sözcükler yine de soru adılıdır.

Onun nereye gideceğini bilmiyorum.

Bu cümlede “nereye” sözcüğü cümleye soru anlamı katmamıştır; ama yine de görevce soru adılıdır.

6. İlgi Adılı (-ki)

İlgi eki olan “-ki” bir adın yerine geçerse ilgi adılı olur.

Ahmet’in çantası okulda kalmış, Ali’ninki nerede?

Bu cümleden “-ki” ekinin, tamlanan durumundaki “çanta” adının yerini tuttuğu anlaşılmaktadır.

İlgi zamiri “-ki”, mutlaka tamlayan ekinden (-ın, -in, -un, -ün, -im) sonra gelir.

Onunki, seninki, benimki, bizimki…
Antalya’nın denizi Muğla’nınkinden güzeldir. (deniz)
Bizim okul sizinkinden daha başarılı. (okulunuz)
Bizimki yine okuldan sonra parka gitmiş. (çocuk)
Örnek 1:
“O” sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişi adılı (şahıs zamiri) olarak kullanılmıştır?
A) Çocuklar o ağacı sulamışlar.
B) Annesi onu, biraz önce hastaneye götürdü.
C) Kitaplıktan o kitabı alıp gitti.
D) Ben bu evi değil, onu beğendim.
E) Dosyayı göstererek: “Onu bana ver.” dedi.
(1998-ÖYS)
Çözüm:
Cümleleri incelediğimizde A seçeneğinde geçen “o” sözcüğünün “ağaç” adını belirterek, C seçeneğinde geçen “o” sözcüğünün “kitap” adını belirterek sıfat görevinde kullanıldığını görüyoruz. D seçeneğinde geçen “o” sözcüğünün “ev” adının yerine geçtiği için; E seçeneğinde geçen “o” sözcüğünün “dosya” adının yerine geçtiği için işaret adılı olduğunu görüyoruz. B seçeneğinde ise “o” sözcüğü bir kişinin (çocuk) yerini tuttuğu için kişi adılıdır.
Cevap B
Örnek 2:
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, soru anlamı bir zamirle sağlanmıştır?
A) Bunca sıkıntıya neden katlandınız?
B) Bu romanı benden sonra kim okumak ister?
C) Bu çiçeklere kaç para verdiniz?
D) Kaçıncı katta oturduğunu söyledi mi?
E) Bana gizlice ne söylediğini biliyor musunuz?
(1983-ÖYS)
Çözüm:
Bir cümlede soru anlamının zamirle sağlanabilmesi için o cümlede soru zamiri (adılı) bulunmalıdır. Seçenekleri incelediğimizde “neden, kaç, kaçıncı” sözcüklerinin bir adın yerine geçmediğini, yani bunların zamir olmadığını görüyoruz. B seçeneğinde “kim” sözcüğü ve E seçeneğinde “ne” sözcüğü ise soru adılıdır. Ancak E seçeneğinde cümleye soru anlamını “ne” soru adılı değil; “mı, mi” soru eki katmaktadır. Bu yüzden soru anlamı, B seçeneğinde adılla sağlanmıştır. 
Cevap B
Örnek 3:
“Kimi zamirler, özneyi pekiştirerek belirtirler. Bunlar tek başlarına asıl şahıs zamirlerinin yerini tutabildikleri gibi, onlarla birlikte de kullanılabilirler.”
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir zamir vardır?
A) Doğrusu, onun sözüne pek kulak asmadım.
B) Bence, alınan sonuç pek de olumlu değildi.
C) Bu elbiseyi ben kendim diktim.
D) İşittiklerimiz bunları doğrular nitelikteydi.
E) Ahmet o yaz, tatilini bizde geçirecekti.
(1989-ÖSS)
Çözüm:
Seçenekleri incelediğimizde, açıklamaya uygun zamirin C seçeneğindeki “kendim” sözcüğü olduğunu görüyoruz. Çünkü bu sözcük “ben” şahıs zamirinin yerine kullanılabildiği gibi bu cümlede “ben” zamiriyle birlikte kullanılmış ve özneyi pekiştirerek belirtmiştir.
Cevap C
Örnek 4:
“Bu” sözcüğü, aşağıdaki dizelerin hangisinde tür bakımından ötekilerden farklıdır?
A) Kolay değil bu dünyadan ayrılmak
B) “Bu taşındır” diyerek Kâbe’yi diksem başına
C) Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan
D) Gönlüm bu sevincin heyecanıyla kanatlı
E) Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
(1993-ÖSS)
Çözüm:
Dizeleri incelediğimizde “bu” sözcüğünün A, C, D ve E seçeneklerinde bir adı niteleme görevinde kullanıldığı için sıfat, B seçeneğinde ise “Kâbe” adının yerini tuttuğu için adıl görevinde olduğunu görüyoruz.
Cevap B
Örnek 5:
Çocukken, seslerin hep o(I) minicik(II) kutunun içine doluştuğunu sanırdım. Düğmesi çevrilince o(III), evimizi hoş nağmelerle doldururdu.
Yukarıdaki cümlelerde numaralanmış sözcüklerin türleri, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
I II III
A) işaret sıfatı niteleme sıfatı işaret zamiri
B) işaret sıfatı belgisiz sıfat kişi zamiri
C) işaret zamiri niteleme sıfatı kişi zamiri
D) kişi zamiri belgisiz sıfat işaret zamiri
E) işaret sıfatı sayı sıfatı kişi zamiri
(1999-İPTAL)
Çözüm:
Birinci cümledeki “o” sözcüğü işaret yoluyla “kutu” adını belirttiği için “işaret sıfatı”, “minicik” sözcüğü “kutu” adına sorulan “nasıl” sorusuna cevap verdiği için “niteleme sıfatı”dır. II. cümledeki “o” sözcüğü, işaret yoluyla “kutu” adının yerini tuttuğu için “işaret zamiri”dir.
Cevap A
Örnek 6:
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru zamiri vardır?
A) Arkadaşın Ankara’ya ne zaman gelmiş?
B) Bu tabağı buraya kim koymuş olabilir?
C) Ben de onunla gidebilir miyim?
D) Kaçıncı katta oturuyorsunuz?
E) İstanbul’a ilk kez mi gidiyorsun?
(1995-ÖSS)
Çözüm:
Seçenekleri incelediğimizde A’da “ne zaman” sözcüğünün “gelmek” eylemini belirttiği için belirteç, D’de “kaçıncı” sözcüğünün “kat” adını belirttiği için sıfat olduğunu; C ve E’de soru anlamının “mi” soru ekiyle sağlandığını; B’de ise “kim” sözcüğünün bir adın yerini soru yoluyla tuttuğundan “soru zamiri” olduğunu görüyoruz.
Cevap B
 
Elinize emeğinize sağlık gerçekten paylaşım için çok teşekkür ederim.
 
Geri