Zamansız Düşmüştüm Sevdana...
Yüreğimin kıyısına girdapları bıraktın sen,
Belki ben kendim değil,senindim tamamen,
Dokunuşundu hayallerimi korsanlar gibi yağmalayan,
Yağmurları bulutlarımda taşımayan kendimdin,
Biz sıkıldıkça yaralarımızı hatırlamaktayız belli…
Kabuk bağlamalarına tahammülsüz sürdürüşümüz
Sen hiç bilmedin ama, bir derdin olduğunu anlardım
Gözlerin daldığında
İçim titrerdi,
Kış ortasında düşen şaşkın cemreler gibi,
Zamansız düşmüştüm sevdana
Sen çoktan geçmiştin o yolları
Mümkün değildi geri dönüşün
Bilirdim vuslatın imkansızlığını,
Susarak aşmışız alt yazıları,
Bir bakışla sezmişiz ya her şeyi
Güvenmemek, kaçışlarının yegane sığınağı bilirim…
Hadi artık “zerre kadar” güven bana……
Dedim hep sana;
İki ucu keskin bir bıçak düşer payımıza yoksa…
Bir ucu benim nasibimse bile, diğeri değmesin sana…
Adına tutulmuş tüm dilekler tutsağım olacak yarın da…
Salıvereceğim sahip olamayacağım ümitleri…
Pes edeceğim, huyum değil bilirsin oysa…
Sırf kabuk bağlasın diye bu yara…