K
Külkedisi
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Tanıksız uzuyor saçlarım
Ne demeli yalnızlık bir eski zaman yası
Sandalyeler kırık masalar aşınır
Gözlerim kilden çivilere taşınır
Açılır kapılar da kendiliğinden gidişe
Şubatlar temmuz'a yaşlanır
Yaslanır diner kentine ..
Yollar gidişe kırılıyor hep
Kal diline ağrılı
Yaralarım ıslatırken çatılarda kiremit'ten dudağımı
Perdeye korkak gölge oyunuydu ayrılık
Konuşmadı..
Islak gözlerim üşüyor bu sabrın buzulundan.
Zaman dışı saatleri kim anlar ki söylesem?
Çiçekler tutuşturulmuş ayrılığın eline.
Ve bir yokluk yakamozu düşmüş gönül nehrine.
Gökyüzüne düşen gecelerimden alınmış sabah,
Artık, yalnızlığım doğuyor güneş yerine.
Sesinin yankısıdır bu isimsiz çığlığım..