Z kuşağı: Dertliyiz, mutlu değiliz

Konu sahibi son olarak 1194 gün önce görüldü

Türkiye'de yaşayan 15-25 yaş arasındaki gençlerin çoğu yurt dışında daha iyi bir hayat süreceğini düşünerek ilk fırsatta yurt dışı hayali kuruyor. Konuşan gençler, bunun sebeplerini ise; "Ekonomik şartlar, eğitimde yaşanan sorunlar, siyasi yöneticiler, özgürlüklerin kısıtlanması" olarak sıralıyor. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğrencisi Melis Arıner, "20 yaşında bu kadar dert sahibi olduğum için pek mutlu değilim" dedi.​






Daha iyi bir gelecek, eğitim ve iş imkanları için yurt dışına çıkmak isteyen gençlerin sayısı her geçen gün artıyor. Gençlere neden yurt dışına gitmek istediğini soruldu. Gençler, “Ülkenin ekonomik durumu, ülke yönetiminin kötü olması, özgürlüklerin kısıtlanması, iş ve eğitim şartlarının daha iyi olması” olarak sıralıyor.


“20 YAŞINDA BU KADAR DERT SAHİBİ OLDUĞUM İÇİN MUTLU DEĞİLİM”
“Önceden kalayım ülkeme bir faydam olsun diye düşünüyordum fakat geldiğimiz noktada böyle bir şey düşünmüyorum.” diyen Melis Arıner, “Tüm çalışmalarımı yurt dışına çıkmaya yönelik yapıyorum. 20 yaşında bu kadar dert sahibi olduğum için pek mutlu değilim. Gitmek istememin en önemli sebeplerinden biri ekonomik durum. Ekonomimizi iyi görmüyorum. Bir kıyafet almak için bin dereden su getiriyorsam ve zorlanıyorsam ülkede ekonomi iyi değildir. Gencim aktivite yapmak istiyorum. Sinemaya, tiyatroya gideyim istiyorum. Pandemi var, herkes kongre yapıyor ama sinema, tiyatrolar kapalı. Sanatçılara hiçbir destek yok.” şeklinde konuştu.


“BİZ KURTARACAĞIZ ÜLKEYİ, İÇİNİZ RAHAT OLSUN”
Öğretmen olmak isteyen lise öğrencisi Elif Deniz Odabaşı şu an ülkenin şartlarından dolayı neredeyse bütün gençlerin yurt dışında okumak istediğini söyledi. Odabaşı, “Yurt dışına gitmek istememin sebebi; Yöneticiler ve eğitim. Eğitim çok bozuldu. Bir yıl boyunca online eğitim gördük. Arkadaşlarımın çoğu bundan mahrum kaldı. Ve İstanbul’da bu yaşandı. İstanbul’da bu yaşanıyorsa Doğu’yu düşünemiyorum bile.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de mutlu yaşamak istediğini belirten Bilgisayar Programcılığı öğrencisi Özgür Güney Bukrey, “Ülkemi seviyorum. Biz kurtaracağız ülkeyi içiniz rahat olsun” dedi.


“EV ALABİLECEK MİYİM, ALDIĞIM PARA BANA YETECEK Mİ KAYGILARINDAN GİTMEK İSTİYORUM”
Lise son sınıf öğrencisi Baran Taşoğlu, “Yurt dışına çıkmak bir seçenek ama çıkamayacağız herhalde. Pasaportumuz bir işe yaramıyor çünkü. Çıkma imkanım olsa direk çıkarım hiç düşünmem. Türkiye’de herhangi bir işe girebilecek miyim, ev alabilecek miyim alsam bile kredi çekip kaç sene boyunca onun borcunu ödeyeceğim, düzgün bir hayat yaşayabilecek miyim, aldığım para bana yetecek mi kaygılarından gitmek istiyorum.” diye konuştu.

Sağlık Yönetimi öğrencisi İrem Hazer, yurt dışına çıkmak istediğini ancak döviz kurlarının yüksek olmasından dolayı çıkmasının imkansız olduğunu söyledi. Hazer, “Orada yaşamam, orada iş bulmam ne kadar doğru bilmiyorum ama kesinlikle Türkiye’de kalmak istemiyorum. Çünkü iş bulamıyoruz, önümüz açık değil. Bir yerde çalışsam çok düşük maaşla işe başlıyorum.” ifadelerini kullandı.


“LİYAKAT YOK, TORPİL VAR, ADALETSİZLİK VAR”
17 yaşında lise öğrencisi Talha Aslan “Gitmek istiyorum ülkeden çünkü burada liyakat yok, torpil var. Adaletsizlik var. Yurt dışında alım gücü var ve hayat şartları daha iyi. Ben orada kendimi daha güvende hissederim.” şeklinde konuştu.
Sinema ve televizyon bölümü öğrencisi Can Deniz Kocabora geleceğe yönelik kaygısı olduğunu ve yurt dışına çıkmayı istediğini belirterek, “Yurt dışında geleceğimin daha iyi olacağına inanıyorum. Benim okuduğum ve bir çok bölüm için imkanlar Türkiye’de daha az. Maaşların ve hayat standartlarının daha yüksek olması yurt dışında olmak her şekilde avantaj gibi gözüküyor. ” dedi.
 
imkanı olan ardına bakmadan gitsin.
rahat rahat s21 alamıyoruz, geçen mağazada inceledim müthiş telefon ama 9,999 lira..
1,999 olsaydı sar ordan bir tane derdim.
 
Y kuşağı çok mu mutlu sanki... Aileme çok bağlıyım, onlar olmasa yurt dışı için her şeyi seferber ederdik eşimle sanırım.
 
İlk önce kendi çevrelerinden başlamalılar, yani ailelerinden hesap sormalılar ve sonra onlarla beraber demokratik yollarla haklarını aramalılar, iktidardan hesap sormalılar,.....
En önemlisi artık toplumun hayır demeyi öğrenmesi, korkuyu yenmesi, vatan millet Sakarya ve din söylemlerinden vazgeçmesi ve söyleyenlere itibar göstermemesi gerekli. İşte Sedat Peker meselesi bize bu vatan, millet Sakarya ve din söylemlerinin arkasındaki siyasi rantı çok net gösteriyor. Başka türlü kurtuluş yok. Sıkışınca HDP kapansın, dıj mihraklar, terör sevicisi, zillet,..... demeye başlayanlara dur demeleri gerekli.
 
Para olayını halletsem, yanancı dil sorun. Çok zorlanır mıyım? Dil çabuk öğrenilir mi?
 
Para olayını halletsem, yanancı dil sorun. Çok zorlanır mıyım? Dil çabuk öğrenilir mi?
dil bilmemek hayatını zora sokmaz, ırkçılık olmayan bir yerde seni bizatihi dinlerler ve yavaş konuşurlar.
ingilizceyi çok kısa sürede öğrenirsin.
mesleğin ne bilmiyorum ama ara elemansan idare edilirsin. mesleğin sorumluluk almayı gerektiriyorsa dil hakimiyetin olmalı.
 
Birde babam temelli donus yapalim ailece diyordu
ne zaman türkiye sınırından ülkeye girsem, ruhumu bi kasvet kaplar ve dolandırılmak üzere avlanmaya çalışılırım.

sakın, sakın, sakın ha yaklaşmayın yanına : slslsji
 
Thalassa değişiklik yapalım.

 
Erkeklerin yaşı sorulmaz :D
Dil konusunda yaş ilerledikçe zorluklar fazlalaşıyor. Buna bir de Türkiyeli olmayı ekleyince daha da zorlaşıyor. Almanya'da bunu çok sık görüyorum malesef. Öğrenmemek için her şeyi yapanlar var. Şimdi gene birisi beni Türk düşmanı yapar ama gerçekleri masaya yatirmadığımız ve inkar ettiğimiz sürece kendi ayaklarımıza kurşun sıktığımızı dahi göremiyoruz.
 
Geri