Yusuf ve Barışın gerçek arkadaşın hikayesi

Konu sahibi son olarak 2622 gün önce görüldü
Yusuf ve Barışın gerçek arkadaşın hikayesi

14 yaşıma kadar memleketim trabzonda yaşadım babamın işi gereği sakaryaya geldik askerlik çağımda askere gittim izmir narlı derede vatani görevimi yaptığım esmada yan bölükte benim gibi yerinde duramayan hareketli kabuğuna sığamayan bir trabzonlunun olduğunu söyledi arkadaşlarım acemi birliği bitene kadar tanışma imkanımız olmadı ama birbirimizin haberlerini sağdan soldan duyuyordukben bir gün adam dövüyordum o duyuyordu bir gün o haksızlığa tahammül edemiyor o dağıtıyordu ben duyordum neyse acemi birliği bitmiş çok istememe rağmen zamanın savunma bakanına doğuya gitmek için torpil yaptırmama rağmen usta birliğim çanakaleye çıkmıştı tabi bazı sıkıntılarla karşılaştım neredeyse sağımda solumda türkçe konuşan yoktu çoğunluk doğulu olduğundan türkçe konuşan bulmakta zorluk çekiyordum sıkılmaya başlamıştım kavgalar döğüşler içerisine girdik kısa zamanda tanınmıştım ve beni tanıyan arkadaş olmak istiyordu bu sırada acemi birliğinde tanışamadığım trabzondan aynı mahalleden olduğumuz Yusuf adında arkadaşla aynı yere ayrı taburlara düşmüşüz bir trabzonlu çavuş aracılığı ile yusufla tanıştıktan sonra kardeş olmuştuk öyleki kolllarımızı bıçakla kesip kanayan yerlerimizi birleştirip kan kardeş olmuştuk beraber çarşıya çıkıyor beraber sohbet ediyor beraber geziyorduk arkadaşlığımız süresinde hiç bir konuda tartışmadık kavga etmedik benim aynımdı onunda ben aynısıydım.çılgın ikiliydik yusuf evliydi ve 2 çocuğu vardı ben bekardım bir anlaşma yaptık askerden sonra çocuklarımız ulursa adlarımızı çocuklarımıza verecektik askerlik bitti yusuf trabzona ben sakaryaya gittik yusufun bir oğlu oldu adına benim adımı barış koydu ama barış yaşamadı öldü ben evlendim bundan sonrasını dikkatli okuyun işte ölene kadar beni etkilemeye devam edecek hakayenin kısmı burda 06.01.2001 tarihinde oğlum oldu ve adını Yusuf Berkay koydum sonraları Yusufun oğlu oldu ve adını Yiğit Barış koydu Yusuf'u trabzonda tanımayan yokto yakışıklı cesaretli adam gibi admdı ihalelere girip iş yapıyordu iş admı olmuştu elini ayağını kavga döğüşlerden çekiyordu altında rabası gül gibi hanımı,çocukları vardı ben oğlum Yusuf Berkay'ın ikinci yaş gününü 06.ocak 2003 kutlarkenacı bir haber aldım ve can Arkadaşım kardeşim can parçam Yusufumun vurulduğunu 14 kurşunla pusuya düşürüldüğünü öğrendim ve yıkıldım dünyan kararmıştı delikanlı adam haince kurşunla öldürülürmüydü hayatım kararmıştı ve ilginç olan yusufum benim oğlumun doğduğu gün ve doğduğu saatle ayny vakitlerde hayata gözlerini kapamıştı hayatımdan bir parça gitmişti artık aradan yaklaşık 6 (altı) ay gibi bir zaman geçmişti can kardeşim rahmetli yusufun eşi ve annesi çocukları ile ziyaretime gelmişti rahmetlinin 3 oğlundan benim ismimi taşıdığı için Yiğit Barışa ayrı bir ilgi duyuyordum aynı babasına benziyordu babası gibi ciddi duruyordu çok güzel bir bebekti. yiğit Barışın karnını kendi ellerimle doyurdum ve ikimiz birlikte uyuduk o benden önce uyanmış elleri ile yüzümü severek beni uyandırmıştı tam o esnada rahmetlinin oğlu odaya girdi kardeşi yiğit Barışla oynuyorlardı rahmetlinin eşi ve benim eişim odya geldiler ve çarşıya çıkacaklarını söyleyip kpının anahtarını istediler tam anahtarı verirken küt diye bir ses Yiğit Barış yarım metre yüksekliği olan tahta döşeme yere yataktan düşmüştü ellerimle onu kucağıma aldım nefes almakta zorluk çekiyordu ağlamaya başladı annesi ver bana ben onu susturuurum dedi yiğit barışı annesine vermemle çocuğun bayılması bir oldu aracımla hastahaneye nasıl gittiğimi bilmiyorum doktarlar müdahale ettiler ve en kötü kelime çocuk ölmüş dediler benim ismimi taşıyan Yiğit barış en son yemeğini en son nefesini benim evimde alıp rahmetli babasının yanına sonsuz aleme gitmişti bitmiştim artık yaklaşık 7 sene oldu hayatımda yusufum gibi gerçek arkadaşım olmadı bir tarafım hayata halen küstür Allahım rahmetlinin eşine ve çocuklarına sağlık versin ve bu yalan dünyada inşallah onlar mutlu olurlar bunu neden yazdım bilmiyorum ama bir insanın bu yalan hayatta bir tane gerçek dostu varsa ne mutlu ona benim bir tane vardı 9 sene arkadaşlık yaptım ve rabbim onu aldı benden YUSUFUM-BİR GÜN MUTLAKA CAN KARDEŞİM BENİM
 
Geri