Yürek mektubu

Konu sahibi son olarak 1888 gün önce görüldü
Hasretim tüter ayrılık vapurunda
Bırakma!

Ellerim ellerine alışmış
Beni tanırsa duraklar tanır
Dilim yüreğime dolanır

Şoförler hatırlar belki adımı
Her gece üç sularında
Aynı dertle direksiyon başında
Bir o yana bir bu yana

Beni derdinle bırakma!
En zayıf noktamdan kaldır
Yürek mektubumdur sana
Hediyem olsun ayrılığına

Oysa en güzel anımızdı
Acıyla yoğrulan bir lokma
Bir bardak su
Ve bitmeyen bakışmalar

Sen bana bakardın ağlardım
Ben sana bakardım ağlardın
Ve gitmelerin
Tuz basılmış ayrılıklar

Hasretim, hasretim tüter
Gözlerim yere düşer
Kıyamam bakmaya
Ayrılık zor/ yangınım kor

Alnımda taşların soğuğu
Aşkın teri akar turnalardan
Gitme, gitme sakın içimden
Beni böyle bırakma!
 
Ağlarım.




Çığlıklar atarsam özlemine,
Bakmak istersem gözlerine,
Hasret kalırsam ellerine,
İşte o zaman ben ağlarım.

Patlar sığmazsam şişelere,
İsyan edersem gecelere,
İsmini yazıyorsam pencerelere,
İşte o zaman ben ağlarım.

Özlemin yakarsa bağrımı,
Gurbet örerse ayrılık ağını,
Verseler de bana hasan dağını,
İşte o zaman ben ağlarım.

Sinemde kuşlar öter ne biçim,
Özledim seni o biçim,
Senden beni uzaklara atarsa geçim,
İşte o zaman ben ağlarım.

Sinende gezer umudumu saklarım,
Zülfünü içime çeke çeke koklarım,
Eğer ki! Dudaklarından ayrılırsa dudaklarım,
İşte o zaman ben ağlarım.

 
Geri