Yüreğim sızladığı zaman - Hasan Hüseyin Korkmazgil

Konu sahibi son olarak 2628 gün önce görüldü

Yüreğim sızladığı zaman

Gece yarılarından sonra,şafaktan önce

Bilmediğim bir istasyondan,bilmediğim bir müzik geliyor kulağıma:

Uzak

vahşi

Karanlık…

Gece denizleri gibi bir müzik,

Batık gemilerli gece denizleri gibi bir müzik,

Çağırıyor,çağırıyor beni durmadan

Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.

Yüreğim sızladığı zaman

Duvarları banka afişli çok eski bir şehrin Cumhuriyet Caddesi’nde iki tüfek bir kelepçe,

Tüfekler garip garip

Kelepçe garip…

Öyle beter

Öyle çamur

Bir yaprak döne yuvarlana,

Bir akarsu bata çıka…

Koşuyor koşuyor bir kadın kelepçenin ardından

Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.

Yüreğim sızladığı zaman

Bir kara tank çıkıyor bir ağıttan,bir filmden,bir savaş romanından çıkıp yürüyor sevgilerin,özlemlerin üzerinden.

Aşkların,umutların,oyuncakların,küçük emeklerin,büyük kaygıların üzerinden geçip gidiyor.

Su gibi ilerliyor yangın

İşliyor kıtlık karanlığı

Ölüler birden bire şarkılaşıp

Virüsler bakteriler

Bütün dilleri birden konuşuyor herşey.

Çırpınıyor yerde bir damla kan

Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.

Yüreğim sızladığı zaman

Kör bir çeşme başında kör bir kadın geliyor gözlerimin önüne

Bütün iplikleri bütün iğnelere takıyor da

Ne iplikler bitiyor,ne de iğneler.

Götürülmüş oğluna mı

kaçırılmış kızına mı

Geçen günlerine mi

Unutmuş neye ağladığını

Ağlıyor,aranıyor

Aranıyor,

Bıkmadan

Bilmeden

usanmadan.

Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.

Yüreğim sızladığı zaman

Ciğerlerime çekerken kötülüğü,

Ellerimle dokunurken kötülüğe,

Ayaklarıma dolaşırken kötülük,

Şu taşı şurdan alıp şuraya koymamanın pis bunaltısı geçiriyor tırnaklarını gırtlağıma.

Kokuyor işyerleri

Kokuyor günaydınlar.

Ne varsa verilmemiş,

Alınmamış ne varsa;

Edilmemiş söz,

Patlamamış öfke,

Uyutulmuş ne varsa

Ne varsa kokuyor birden bire

Ve kayıyor bir şey parmaklarımdan,

Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.

Yani ben dört mevsime bölerek bu yürek sızısını,

Günlere,saatlere bölerek bu yürek sızısını,

Sokağım,kentim,vatanım sanarak bu yürek sızısını,

Bir yaprağı durmadan işliyorum bu ölümsüz ağaca.

Günlere,saatlere bölerek bu yürek sızısını,

Hasan Hüseyin Korkmazgil
 
Geri