Yüksek Seçim Kurulu'nun kararı şaşırttı mı?
Elbette hayır.
Seçim öncesinden beri bunun böyle olacağını düşünüyor ve söylüyordum zaten.
Seçimleri kaybettikleri an “şeytanın bile aklına gelmeyecek şeyler yapabileceklerini” de belirtmiştim.
Sonunda YSK Erdoğan'ın talimatına aynen uydu.
Gözünü karattı, demokrasiyi, hukuku ve en önemlisi vicdanı bir kenara bırakıp yeniden seçim kararı verdi.
Şimdi asıl konumuz bundan sonra ne olacağıdır.
Hiç iyi olmayacağı kesin.
Bir kere ekonomik olarak büyük sıkıntı yaşanacak.
Türkiye çok ağır bir demokrasi, hukuk ayıbına imza atmış bir ülke olarak dünyadaki itibarını tamamen sıfırladı.
Bundan daha kötüsü iç siyasette bir kaos yaşanacağı da kesindir.
AKP'nin ülkeyi yönetme kabiliyeti artık kalmamıştır.
Tek umut olarak İstanbul'da seçimleri yenileyip, önceden hazırlanmış düzeneklerle bu seçimi kazanmayı, muhalefeti iyice sindirmeyi ve halkın gözünü boyayarak bir süre daha ayakta kalmayı görmektedir.
Vakit çok geç artık, AKP ve Erdoğan ne yaparsa yapsın dikiş tutmayacaktır.
Bu aşamada muhalefetin tavrı çok önemlidir.
YSK'nın baskı ve dayatma ile hukuk dışı kararına uymayı iktidarı meşrulaştırma olarak görenler “Seçime katılmayalım” çağrısı yapıyor.
Bir diğer kesim ise “Seçimlere girelim ve yüzde 60'a varan bir oranla kazanarak AKP'yi tümüyle bitirelim” diyor.
Açıkçası ben bütün muhalefetin var gücüyle seçime asılmasından ve kibirden çatlamak üzere olan iktidara esaslı bir ders vermesinden yanayım.