Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Altı yılını geçmişten kaçarak, son sekiz ayını da geceleri ona rahat vermeyen rüyalarla savaşarak geçiren genç bir adam…
Gerçek aşkın ne olduğunu bu genç adam ona gösterene kadar, tüm hayatını umutsuzluk içinde geçiren genç bir kadın…
Altı sene boyunca boş hırsların ve sahte ilişkilerin dünyasına hapsolan William, kırılma noktasına vardığının ve bir yerden parlacağının farkındadır. Maddie ise, kendisini koşulsuz seven bu adam sayesinde karanlıkla geçen ömründe ilk defa bir ışık görür. Fakat kurtarıcısı, altı sene önce bu karanlığa yenik düşünce Maggie, kendini nasıl kaçacağını bilmediği bir hayatın içinde bulur.
Tam altı sene sonra William dönmeyeceğine yemin ettiği tek yere geri dönmek zorunda kalınca, yıllar önce tek bir bakışla kalbini çalan kadınla yüz yüze gelir. Yıllarca derinlere gömdüğü arzularının ve hayatı boyunca sevdiği tek kadınla birlikte bir hayat kurma hayallerinin yeniden gün yüzüne çıkmasıyla William, artık ondan altı yıl önce çalınanı geri almak için savaşmaya hazırdır.
Oysa William’ın bu savaşın ona neye mal olacağına dair en ufak bir fikri dahi yoktur.
Tutkun ve Son Pişmanlık’ın çok satan yazarı A.L. Jackson’dan sürükleyici bir aşk öyküsü daha sizlerle buluşuyor.
Yazar Adı: A.L. Jackson
Çevirmen: Ayhan Ece Şirin
Sayfa Sayısı: 392
Dili: Türkçe
Yayın Evi: Aspendos Yayınevi
Yayın Tarihi: Ağustos 2013
Tür ve Yaş Grubu: Günümüz Aşk / (Yeni) Yetişkin (18+)
Bazı kitaplar niçin kitap okumayı sevdiğinizi hatırlatır. Kalbimin Sahibi – A.L. Jackson işte tam böyle bir kitap, basit bir aşk hikayesini çağrıştıran ismine, bunu destekleyen kapağına rağmen, bu kitap kesinlikle basit bir aşk hikayesi değil. Bu duygu yüklü, kalbinizi önce parmakları arasında sıkıştıracak, sonra da ikinci şansın tatlı umuduyla saracak, elinizden bırakmanız mümkün olmayacak cinsten bir aşk hikayesi.
“Çünkü dokunulmak acıtmamalı…”
William sevgi dolu bir ailede, güçlü bağlarla, ailenin her şey demek olduğu bir ortamda büyütülmüştü. Üniversite yıllarında, yaz tatili için döndüğü kasabada bir gece, arkadaşları ile ateşin etrafında otururken Maggie’yi görür ve bu kıza karşı inanılmaz bir çekim hisseder. Maggie’nin utangaç davranışları, sessiz kelimeleri ve kaçamak bakışları onu adeta büyüler.
Ama Maggie, onun gibi değildir; sorunlu bir genç kadındır. Aile içi şiddetin olduğu bir evde büyümüş ve zorba erkek arkadaşının gölgesinde yaşamaktadır. Kırılgan ve yaralı… Kendini sevilmeye değer görmeyen Maggie, aynı zamanda hassas, yufka yürekli ve özverili birisidir, hayatın ona sunduklarından çok daha fazlasını hakeden birisi.
William ilk gördüğü andan itibaren bu kızı korumak ve iyileştirmekten başka bir şey düşünemez. Ama Maggie babasından sonra şimdide Troy’un baskısıne ve tacizine boyun eğmiştir. Olaylar birbirini izler ve zaman içerisinde onun güvenini kazanır, böylece gizli ilişkileri başlar… Fakat Maggie, karanlık bir tünelin ucunda ışık olarak gördüğü Will için bir adım atabilecek kadar cesur mu?
“Ne olmamı istersen o olacağım.”
Will sayesinde ilk kez sevgiyi ve korumayı hisseden Maggie, daha önce hissetmeye cesaret edemediği bir duyguyu, umudu hissetmeye başlar. Fakat bazı kötülükler ile savaşması zordur ve birlikte kaçmaya karar verdikleri gece, iki genç aşık son derece yürek burkucu bir şekilde birbirinden ayrılır.
“Her bir parçam yasak elma olduğunu, hayatına soktuğu kişi her ne bok olursa olsun ona ait olduğunu biliyordu ama yine de onun burada kalmasını istemeden edemiyordum.”
Şimdi, altı yıl sonra, William sevgisiz bir ilişki ve stres dolu bir iş hayatı arasında sıkışıp kalmıştır. Ailesini geride bırakmış – ya da bırakmaya çalışmış – ve o gecenin yarattığı acıyı derinlere gömmeye çabalamıştır. Ama ne yaparsa yapsın, büyüdüğü kasabada, geride bıraktığı – ya da bırakmaya zorlandığı diyelim – kahverengi saçlı kızı aklından çıkartamamıştır. Onu hayatından uzaklaştıran kızı, kendisini kurtarmasına izin vermeyen kızı…
“Hayallerimde kol gezen anılarını, her şeyi yerin altına gömmüştüm ve sadece gecenin yalnız anlarında ortaya çıkıyordu.”
Ortaya çıkan bir zorunluluk Will’in büyüdüğü kasabaya geri dönmesini gerektirdiğinde, o gece olanların ardındaki gerçeği öğrenir ve bunca zamandır sevmeye devam ettiği kadını kurtarmak için bir yol gerekmektedir.
A.L. Jackson’ı daha önce okumamıştım, ama bundan sonra diğer romanları da hızla okuyacağım kesin. Yazarın kalemi ve anlatımı oldukça güçlü ve kesinlikle etkileyici. Hikaye oluşumu son derece detaylı ve başarılı, zaman zaman biraz fazla yavaşta olsa, her ince detay düşünülerek oluşturulmuş bir kurgu … Sadece ikili anlatım ile sunulan bu hikayede karakterler biraz daha eşit ağırlık verilseymiş – burada kesinlikle William daha net hissediliyor – Maggie daha etkili olurmuş, bu haliyle Maggie’nin bakış açısıyla anlatılmasaymış da onun için aynı şeyleri hisseder ve hikayenin genelinde bir eksiklik duymazdım diye düşünüyorum.
Anlatım şeklini de oldukça etkileyici buldum, kitap için sürükleyici demek belki doğru kelime olmaz, ama günümüz ve geçmiş hatıralar ve farklı iki bakış açısı arasında gidip gelen hikaye, hem yaşananları hem de karakterlerin içinde bulundukları duyguları okuru içine çekerek yaşatmış ve “o geceye” giden yolda ne olacağını değilse de – çünkü gerçekçi olalım bu kısım rahatlıkla tahmin edilebilirdi – nasıl olacağını ve nasıl gelişeceğini merakla beklemenizi sağlıyor.
Hikaye boyunca William’ın hisleri; pişmanlığı, Maggie’ye olan sevgisi, yaptığı tercihlerden dolayı çektiği acılar neredeyse dokunabileceğiniz kadar gerçek ve içinize işler şekilde yansıtılmış. İç hesaplaşmasını okumak ve onun eskiden olduğu adamı tekrar bulmasını görmek gerçekten keyif vericiydi. Yolculuğu boyunca neler yaşadığını merakla okudum ve bir an evvel kendisini bulmasını bekledim. Ama aynı etkiyi Maggie’nin yarattığını söyleyemeyeceğim, ben sanki hep William’ın tarafından dinliyor, sadece gerekli bakış açısını ve açıklamayı Maggie’den alıyormuş gibi hissettim. Onun bakış açısı da William kadar yoğun ve etkili olsaydı, kesinlikle çok daha etkileyici olurdu.
Oldukça yavaş ilerleyen ve karamsar bir hava sunan hikaye, yaşananların havasını kitap boyunca yansıtırken, kaybedilen umudun yeniden görünmesinin etkisiyle, oldukça sıcak ve içinizi ısıtacak bir son söz ile ikinci bir şansı yakalamanın güzelliğini hissettiriyor. Ve genelinde fazla sürpriz yer almasa da olayların çözüm noktasında, hızının sizi rahatsız etmediği, üstün körü geçilmemiş ve yüreğinizi bir miktar ağzınıza getiren bir sahne sizleri bekliyor.
Anlayacağınız üzere bu sevimli aşk hikayeniz değil, gerçekçi, yer yer acı dolu, ama aynı oranda umut veren, herkesin hata yapabileceğini ve önemli olanın hatalarınızı düzeltmek için neler yaptığınız olduğunu vurgulayan dolu dolu bir hikaye… Sindirerek okunacak, etkili bir hikaye istiyorsanız kaçırmayın! Ve tüm karamsarlığına ve acılara rağmen mendil gerektirmeyeceğini ve sonunun sizi üzemeyeceği ifadelerini de buraya ekliyorum ;)