Yoktun! Sustum

Konu sahibi son olarak 4735 gün önce görüldü



Ne Kadar Susulacaksa O Kadar Sustum!

Yoktun!
sustum
ne kadar susulacaksa o kadar sustum.

yolcuyum
uzak
çok uzaklardan geldim
yorgunum
ellerim boş boynum bükük
gözyaşı dolu heybemde
kalbimi alıp getirdim sana
ayrılıklarla delik deşik kalbimi
başka bir şeyimde yoktu getirecek

dalımda güz türküleri
koynumda ateş
seni aradım kentin sokaklarında
yapayalnız
ve
yorgun
yoktun

çocuklara sordum ağladılar
ırmaklara sordum çağladılar

çiçeklere sordum boyun büktüler
ağaçlara sordum yaprak döktüler
sığındığım kuşlar da uçtu gitti
bir başıma kaldım ortalarda

senki yetim bir bahçede
bir tomurcuktun hayatın kollarında
çiçeklerin nazlısı küskünüydün gönlümün
bütün gün seni aradım
yorgun
ve
yalnız
acılı bir yel gibi
dolaştım durdum sokakları
yoktun

pınarlara sordum akıp gittiler
yıldızlara sordum bir söndüler
sigaramı efkâr ettim savurdum gökyüzüne
sonbahar sardı boynumu yaprak yaprak
sonra yavaş yavaş bedenime girdi acı
senden ne bir ses vardı ne de bir nefes

gülüşünü gözlerini sesini takıp koluna
vedalar bıraktığım durakta şiirler okudum
aklımı yitirdiğimi sanıyordu
acıyan gözlerle bakıyordu herkes

sonra gözlerimi
ağlamaktan yorgun gözlerimi
ulaşamayacağım uzaklara yolcu ettim
kara trenlere mendil sallayarak.
duygularımı bir vagona kilitleyip
bin ah sürüp dudaklarıma
sustum!
ne kadar susulacaksa o kadar sustum

...
istedimki
kalbinin durduğu yer
kalbimin durduğu yer olsun...
 
Geri