Yoktun işte yoktun

Konu sahibi son olarak 2619 gün önce görüldü
YOKTUN İŞTE YOKTUN.

Yoktun.
Zaten hiç olmadın da.
Bir ben vardım
Bir de eteğime takılan yalnızlığım.
Yoktun işte.
Yoktun.

Masumiyetliğimin gölgesin de gezindin durdun gerçek yüzünü göstermemek adına ve başardın da. O kadar seviyordum ki seni bana ait olan masumiyetliğimin gölgesini ben senin diye mühür vurdum.

Sen gittikten sonra saramadım kanayan yaramı saramadım gidişinin verdiği ezikliği. Öyle bir yan bıraktın ki bana bazen hiç susmuyor bazen de öylece sus kalıyor. Sanma ki seni düşünürken her daim konuşuyor seni düşünürken boğazında yumruklar oluşuyor da sade ve sadece 'O' diyebiliyor. Sanırım sende kalan diğer yanı sayıklıyor. Bende ki yanı geçtik diyelim hadi peki ya beni. Beni nasıl geçeceksin ki ey sevgili benim nasıl bir durum da olduğumun ne kadar farkındasın bilmem ama şu kadarını söyleyeyim sana; ketum geceler de gizliden uğra bana. Uğra da duy acı feryatlarımı gör hortum edasıyla beni nasıl kendi içine hapsedip çığlık çığlık bıraktığını. Nasıl feryatsa bu bende ki tüm canlılar feryadımla uyanıyor yeni bir güne ve tanıklık ediyor gözyaşlarımın her bir zerresine. Tabii bunların hiç birinden senin haberin olmuyor kulağına tıkadığın her neyse buna engel oluyor. Ama bende öyle mi? Her ne için olursa olsun acı çekiyorsan eğer tam şuramda şah damarıma yakın olan kısımda bir sızı oluşuyor. Ağlıyorsan eğer hiç sebepsiz yere gözümden yaş akıyor ve acı feryatları savuruyorsan dört bir yana emin ol herkesten önce bana ulaşıyor. Utanmana gerek yok gerçi utanacağını da sanmıyorum ya her neyse. Sen sanıyor musun ki ayrıldıktan sonra böyle oldun h ıh sen hayatıma ilk girdiğin andan beri böyleydin. 'Ha düzeldi ha düzelecek. Bir gün o da beni bu denli sevecek' dedim ve her daim kendi başıma savaştım… Kimi zaman galip oldum kimi zamanda yenik düştüm tıpkı şimdi olduğu gibi. Sen ise bu sevda için kolunu bile kımıldatmadın ne de olsa bir yerler de çırpınan biri vardı sen bunu hep böyle bildin. Çırpınarak sanki iyi mi ettim kendimi resmen heba ettim. Ben hep yanımda sen varsın sandım belki de bunca şeye ondan katlandım ama gel gör ki nasıl da yanıldım. Yoktun ve hiç olmamıştın da. Bu sevda oyununda bir ben bir de eteğime takılan yalnızlığım vardı ve yine aynı oyuncular kaldı. Sen zaten baştan beri olmadığın için oyuncu çıkartmamıza da gerek kalmadı. Yine gidişinle hissettim yokluğunu içim acıdı her şeye rağmen… Hatta kırıldı hem de çok. Hani bu kırılmak öyle bildiğin kol bacak kırılmasına da benzemez. Bu yitik bir kalbin kırılması bu harap olmuş bir ruhun kırılması. Ve öyle alçıya alınıp da iyileşen türden de değil. Hani alçıya alındığında iyileşeceğini bilsem her an alçıyla dolaşırdım kırılmasa da bir yerim kırılmamak adına.


İlk defa sana hüzün dolu bir yazı yazdım değil mi? Oysaki dans ederdik her bir mısra ile mutluluktan yana ve oysaki aşk dolu yazılar yazardım her gece sana. Peki ya şimdi hissettiriyorsa yüreğim hüznü sana ve titriyorsa mısralarım bu senin heybetinden değil sana hitaben yazıldığı için değil.
İlk defa yok oluşunu hissedişindendir.

Alıntıdır.

 
Geri