Yok Olmanın Dayanılmaz Yüksüzlüğü: Bir Muhayyile Sorunsalı

Konu sahibi son olarak 1 gün önce görüldü
IMG_1741.JPG

"insani olasılıkların sınırlarını belirleyen, varoluşunun sınırlarını saptayan cevabı olmayan sorulardır."
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera


Yokluğun Varlığı Mümkünatı,

Yokluğun varlığı sorunsalı yalnızca dilin bir problemi de olabilir öncelikle, öyle ki felsefe, dilin yanlış anlaşılmasının bir yan ürünüdür, derken Wittgenstein biraz da buna atıfta bulunuyordu.
Bu tarz kavramlarda tanımı doğru yapabilmek sistematik bir şekilde düşünmek için elzem bir durum, yokluğun varlığından önce onun boşluk değil hiçliği ifade ettiğini ve hiçlik ile boşluğun arasındaki farkın ne olduğunu bilmek gerekiyor. Eğer cam bir balonun içindeki bütün atomları çekebilecek bir teknoloji gelişseydi camın içerisinde geri kalan boşluk ve zaman olacaktı, oysa hiçlik bambaşka bir durum, zamanı bile barındırmayan bir mefhum. Öte yandan, bir atomu ele alalım, onu sürekli ikiye bölelim ve şu an en yaygın kabul gören sicim teorisine kadar gelip, tüm her şeyin enerjinin saf hallerinin de maddesel yapılarından sonsuz küçüklükte olan sicimlerden oluştuğuna varalım: bu varlığın kaynağını enerji biçimi olarak gösteriyor ve var olan bir şeyin yok olmadığını sadece form değiştirdiğini söylüyoruz ama varlığın yok edilememesi yokluğun var olmaması için direkt sebep olamaz çünkü yokluğun varlığına varlığın yok olabilmesiyle gitmek zorunda değiliz, bu noktada yokluk zamansal bir probleme dönüşüyor, yokluğu varlığın bir akıbeti olarak görmeye kalkmadığımız sürece yokluğun varlığına dair irdeleme alanı hala kalıyor. Zihin, yalnızca düzlemde zamanı ve zamanla algılayabileceği bir yapıda olduğu için (en azından milyon yıllar sonra iyice bilişsel evrimini gerçekleştirip daha iyi soyutlamalar yapabilecek konuma gelmediği sürece) algı alanı henüz var olanla kısıtlı. Nasıl algıladığı, algıladığının gerçekliği tartışılır. Ama şimdilik sicimsiz ve zamansız olgunun varlığını algılayabilecek bir durumda değiliz.


Varolmak ile varolabilmek üzerine nâmütenâhi bulantılar,
asla var olamayacaksın?
ifade etmek daha anlaşılır kılmayacak seni
sadece algıladığın kadarına dağılacaksın
bölüneceksin
deneysin
yalnızca bir deney
kendi zihninin bir deneyi
birisi olabilme kaygın hep olacak
bu kendi varoluşunun anlamsızlığından duyduğun korkunun tezahürü
o yüzden başka öznelerle tanışma ve onlara kendini ifade etme isteği duyacaksın
insan bilinmek ister
kendi varlık izdüşümüne dair masum bir çırpınışı bu
sahtekar gibi sevip sevişip nefret edeceksin
iraden var sanacaksın
bir şeyleri tercih ettiğini filan
kimsesin sanıyorsun
felsefen var sanıyorsun,
anlamlandırışların
oysa sadece etki-tepki bu
zihnini uyaran tüm etkilere tepkisin
arınamıyorsun
varolmanın laneti bu,
egonun laneti,
zihninin kırbacı.
bulamayacaksın
hiçbir zaman anlamı veya mistisizme dair zevkin ötesi olmayacak buldukların,
bir kez varolduktan sonra, yok olmak bile anlamsızlaşacak.

15.5.2020 00:27
Şiir değil, kusuntudur.
Kimbuhatunyahu?






bir müzik: Eleni Karaindrou Elegy of the uprooting

 
Dimi :)
Ne kadar havalı gelirdi bu muhabbetler gençken. Felsefe abi boru mu.
Nihilizm falan cool zaten..

Yahu ne varlığı ne yokluğu
Olsam ne olmasam ne?
İki kuşak sonra dünyada beni tanıyan hiç kimse kalmayacak ve sanki hiç varolmamis gibi olacağım. Karma falan da tırt işler. Kafana meteor düşünce bi bakmışsın mars olmuşsun. Dünya kalmış amiplere

Çok da seyetmeyin.
 
Hatun hanimin olusundan bir esans öngörülmüstür.Sartre
Hani olmadan önce bile bir anlam verilmistir.Teolojik,akilsal gibi.
Olusu bir nous a dayalidir demis Anaxagoras.Hep mi vardik yani ?
Hatunun Nihilizmi kavrayamayasi,yanlis anladiysam düzeltin,onun olusumun icinde cektigi izdiraptir.
Bu biraz Camus.
Yoklugun varolmasina ters düsebilme ihtimali Epikur un dedigi gibi olsa da,Greta Gutenberg in ödü kopuyor yokluk ile karsi karsiya kalacagimizdan.Of cok güldüm burda.
A posteriori verilmis kararlar bireyseldir.Ampirizm teorileri ile para kazanan Thales, Pythagoras bile varolus mücadelerinde Polis i yani Sehir Devletini ayakta tutabilme cabalari icine girmislerdir

Nihilizm madde ile anlasilamaz olmasi gerekir epistemolojik acidan incelendiginde.Hiclik daha cok ruhsal bir tutum.Bu biraz tasavvufa kayiyor ama algi meselesi.Hayal ile alakasi var mi?Bilemiyorum.Daha cok transsal.

insanin bilinmek isteyisi kibrine dayali olabilir.Belki bu da a priori bir yaklasim olabilir.

Iyi isler ve ya kötü isler yaparsiniz.Tarih yazar bazilarini."Secilmis" iseniz hatirlanirsiniz.Ben Hitler ve ya bilmem kimleri tarih ve ya felsefeden okuyorsam bunlar ölümsüz demektir.Taaki ikinci tufan gelene kadar brehbreh.


Fazla geliyorsa su ani yasamak var galiba.
 
Rahmetli dedem İdris bu olayı şöyle açıklamıştı. Yok olan zaten yok. Biz de bu nedenle neyin yok olduğunu bilemeyiz.
 
İlk yarısını okudum. gereksiz bölümleri atladım.
 
Varlığımın kanıta ihtiyacı yok çünkü kendimi sıkışmış gibi hissediyorum. Yok çişim geldi manasında değil. Basbayağı sıkışmış gibi. Demek ki bir yerlerde yer kaplıyorum.
 
Gözlemlediğim kadarıyla,
Sevgili @EkSen şayet tasavvufa yönelmemişse ve yönelmezse, ileride bir gün Egzistansiyalist-İslam adında bir düşünce sistemi geliştirecek ve kitleler arasi evrensel bi etkileşim yaratacak.

Tebessüm edilesi fantezi ama ne etkileşim ne de titreşim verecek halim yok. Kendi evrenimin kendi big bang'i içinde toz dumanım sevgili Hatun. Selametle.
 
Geri