Yine geldi Eylül

Konu sahibi son olarak 182 gün önce görüldü
Eskiden uzaklardaydın, ben her Eylül yeni bir hasrete düşerdim. Sonbaharın o vurgun gibi rüzgarı eserdi üstüme, ben de sararırdım, dalımdan düşerdim.
O yüzden adı biraz da hasretti Eylül’ün dilimde. Şimdi uzaklar yakın oldu, sen şehre döndün. O zaman neden bana hala Eylül? Bitmedi özlemin çilesi gönlümde…
Belki de seni özlemekten vazgeçmeliyim ama dilimde kimsenin bilmediği cümlelerim var, gelsen hepsini bir çırpıda anlatacağım. Nice hikayeler biriktirdim yokluğunda…
Ah gözleri geceden kara, sözleri bıçaktan keskin sevdiğim, yakıştı mı bize bu ayrılık? Oysa benim düşlerim vardı cebimde, seninle kurmuştum, seninle bulmuştum…
Yine geldi Eylül, akşamları serinliyor hava ve artık omzuna koymazsan hırkayı, senin sevdiğin gibi balkonda da oturulmuyor. Zaten yalnızken, hiçbir şeyin tadı olmuyor.
Aklıma düştü şu akşam saati gözlerin, yine içimi ezdi hasretinin o ağır gölgesi. Hani sigarayı bırakmamış olsaydım, ne derin bir nefesle çekerdim acıyı içime, bilemezsin…
Durdursam bütün her şeyi bir an için, mesela dünya dönmese, kimse konuşmasa, her şey havada asılı kalsa bir resim anı gibi, sadece bir an; koşarak yanına gelir, gözlerini öperdim.
Sonra ister kasırga çıksın, ister sel bassın ömrümü, ne fark eder? Ben gözlerini özledim en çok, bir de ellerini..
Yine geldi Eylül, sen yine yoksun. Bu sefer uzaklık şehirlerde değil üstelik, sanırım sen artık gönlüme soğuksun…​
 
Geri