Siz hiç; Eylül mehtabında, Ayia Yorgi tepesine tırmanıp, kayaların üzerinden Heybeliada'ya ve Marmara'ya baktınız mı?
Mimozaların bütün Ada'yı sardığı Nisan ayının puslu bir sabahında, Dil Burnu'na yürürken hayal kurdunuz mu?
Viranbağ'da yüzerken, başınızı kaldırıp Ada'nın yeşil tepelerine baktınız mı?
Saat kulesinin önünde durup, son Ada vapurunu karşıladıktan sonra, Splendid'in balkonuna çıkıp alacakaranlıkta moraran dalgaları ve Dragos'un ışıklarını seyrettiniz mi?...
Büyükada Anadolu Kulubü'nde, çocukluk yıllarının en nazlı anılarını birlikte yaşadığımız, sevgili dost ve arkadaşlarıma...
Kaybettiklerimizin aziz hatıralarına...
-Esin Tan-
(Önsöz'den)