Aleyna1
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Ekim 13, 2014
-
- Mesajlar
- 5,966
-
- Tepkime puanı
- 212
-
- Puanları
- 318
Bu Dünya güzelinin adı "Yıldız İzleyen Balığı", ya da bilimsel adıyla Uranoscopidae ailesinden bir balık. Tahmin edebileceğiniz gibi, bu ismi yukarı bakan gözleri nedeniyle alıyorlar, sürekli yıldızlara bakıyor gibi gözüktükleri için... Aile içerisinde buna benzer 51 farklı tür bulunuyor.
Belki bunu da tahmin edebileceğiniz üzere, gözlerinin bu yapısı evrimin bir ürünüdür. Normalde aile içerisindeki balıkların ataları, normal şekilde iki yanda gözleri olan balıklardı. Ancak yıldız izleyenlerin gözleri, sürekli deniz tabanında yaşadıkları için kafalarının üst kısmına doğru kaydı. Çünkü hemen altlarında bulunan okyanus tabanı içerisinde tehdit bulunmuyordu; ancak hemen üstlerinde yer alan okyanus sularında bol miktarda tehdit bulunuyordu. Bu nedenle yukarıya doğru bakmak, bu balıklara önemli bir avantaj sağlıyordu. Böylece gözleri hep biraz daha yukarıda olanlar daha kolay hayatta kaldı, daha kolay avcılardan kaçtı, daha çok üreyebildi. Nesiller içerisinde bu türlerin evrimi sırasında gözler de kademeli olarak yukarıya doğru kaydı.
Tıpkı yassıbalıklarda olduğu gibi! İşin güzel tarafı ne? Yassıbalıklar da aynı sebeplerle, aynı evrimsel süreçten geçtiler. Ancak farklı bir çözüm ürettiler: bir gözleri, diğer gözlerinin olduğu yana kaydı, üste çıkmak yerine... Neden? Çünkü her canlı kendi evrimsel sürecini yaşamaktadır. Bir şeyin benzer olması, birebir aynı evrimsel değişimi yaşaması anlamına gelmemektedir. Şempanzelerin iri beyinli olmaları ve insanın şempanze-benzeri maymunsu bir atadan evrimleşmiş olması, tüm şempanzelerin (veya diğer maymunların) insan-benzeri bir evrim geçirmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Her canlı kendi evrimsel yolağındadır. Her evrimsel yolak, ufacık farklılıklardan ötürü bile (tıpkı "kelebek etkisi" gibi) bambaşka ve tamamen farklı sonuçlara ulaşabilir.
Biraz daha teknik terimlerle anlatalım: her tür, hatta her türün her bir popülasyonu içerisindeki genetik (genotipik) ve fiziksel (fenotipik) varyasyonlar (çeşitlilik) birbirinden farklı olacaktır. Dahası, benzer şekilde, her türün her bir popülasyonu üzerindeki seçilim baskısı da birbirinden farklıdır. Yani belli bir coğrafyada yaşayan kelebek türleri, ondan 500 kilometre uzakta yaşayan aynı kelebek türünden farklı şekillerde hayatta kalmak durumundadır. Bu nedenle, farklı özellikleri ona avantajlar sağlamaktadır. A kentindeki kelebeklere avantaj sağlayan bir özellik, 500 kilometre ötedeki B kentindeki aynı tür kelebekler için dezavantaj bile olabilir! Bu nedenle nesiller geçtikçe, iki canlı türü birbirinden farklı yönlere doğru evrimleşecektir.
Eğer ki farklı yerlerde yaşayan farklı kelebek türleri, benzer seçilim baskıları altındaysa, bu hayvanlarda benzer özellikler evrimleşebilir. Buna "yakınsak evrim" denir. İşte yassıbalıklar ile yıldız izleyenlerde benzer ama kısmen farklı özellikler evrimleşmesi bundandır.
Belki bunu da tahmin edebileceğiniz üzere, gözlerinin bu yapısı evrimin bir ürünüdür. Normalde aile içerisindeki balıkların ataları, normal şekilde iki yanda gözleri olan balıklardı. Ancak yıldız izleyenlerin gözleri, sürekli deniz tabanında yaşadıkları için kafalarının üst kısmına doğru kaydı. Çünkü hemen altlarında bulunan okyanus tabanı içerisinde tehdit bulunmuyordu; ancak hemen üstlerinde yer alan okyanus sularında bol miktarda tehdit bulunuyordu. Bu nedenle yukarıya doğru bakmak, bu balıklara önemli bir avantaj sağlıyordu. Böylece gözleri hep biraz daha yukarıda olanlar daha kolay hayatta kaldı, daha kolay avcılardan kaçtı, daha çok üreyebildi. Nesiller içerisinde bu türlerin evrimi sırasında gözler de kademeli olarak yukarıya doğru kaydı.
Tıpkı yassıbalıklarda olduğu gibi! İşin güzel tarafı ne? Yassıbalıklar da aynı sebeplerle, aynı evrimsel süreçten geçtiler. Ancak farklı bir çözüm ürettiler: bir gözleri, diğer gözlerinin olduğu yana kaydı, üste çıkmak yerine... Neden? Çünkü her canlı kendi evrimsel sürecini yaşamaktadır. Bir şeyin benzer olması, birebir aynı evrimsel değişimi yaşaması anlamına gelmemektedir. Şempanzelerin iri beyinli olmaları ve insanın şempanze-benzeri maymunsu bir atadan evrimleşmiş olması, tüm şempanzelerin (veya diğer maymunların) insan-benzeri bir evrim geçirmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Her canlı kendi evrimsel yolağındadır. Her evrimsel yolak, ufacık farklılıklardan ötürü bile (tıpkı "kelebek etkisi" gibi) bambaşka ve tamamen farklı sonuçlara ulaşabilir.
Biraz daha teknik terimlerle anlatalım: her tür, hatta her türün her bir popülasyonu içerisindeki genetik (genotipik) ve fiziksel (fenotipik) varyasyonlar (çeşitlilik) birbirinden farklı olacaktır. Dahası, benzer şekilde, her türün her bir popülasyonu üzerindeki seçilim baskısı da birbirinden farklıdır. Yani belli bir coğrafyada yaşayan kelebek türleri, ondan 500 kilometre uzakta yaşayan aynı kelebek türünden farklı şekillerde hayatta kalmak durumundadır. Bu nedenle, farklı özellikleri ona avantajlar sağlamaktadır. A kentindeki kelebeklere avantaj sağlayan bir özellik, 500 kilometre ötedeki B kentindeki aynı tür kelebekler için dezavantaj bile olabilir! Bu nedenle nesiller geçtikçe, iki canlı türü birbirinden farklı yönlere doğru evrimleşecektir.
Eğer ki farklı yerlerde yaşayan farklı kelebek türleri, benzer seçilim baskıları altındaysa, bu hayvanlarda benzer özellikler evrimleşebilir. Buna "yakınsak evrim" denir. İşte yassıbalıklar ile yıldız izleyenlerde benzer ama kısmen farklı özellikler evrimleşmesi bundandır.