Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
“Küstürmeyin insanları hayata. Sonra her şeyden vazgeçiyorlar. Yaşamaktan, güzel olan her şeyden. Bir odada yalnızlığı; bir dağ başında kalmayı, bir adada mahsur kalmayı, nerede bir yalnızlık varsa onu istiyorlar. Küstürmeyin işte bazı insanları.”
Bütün ömrümü bir çift yeşil göze nasıl sığdırdın sevgili ?
Annemin kokusunu, babamın öyküsünü, kaybetmenin kaygısını, bölüştüklerimi, alıştıklarımı, dövüştüklerimi, ne varsa beni ben yapan, ne varsa benden kopan bir çift yeşil göze nasıl sığdırdın sevgili ?
Rakı doldur!” dedim, “eksilmesin!”
Ben bazen eksilirim biraz
Aslında hepimiz eksilirmişiz biraz
Bunu sonradan öğrendim
Ben aslında her şeyi sonradan öğrendim
Herkes herkesi sonradan öğrenirmiş
Bunu da sonradan öğrendim
Öyle günlerim oluyor ki, etrafımdan küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman nasıl hazin bir hal aldığımı tasvir edemezsiniz.
’’- Xururuca!
+ Ne var?
- Ağlamak kötü bir şey mi?
+ Ağlamak hiç bir zaman kötü değildir, budala. Neden sordun?
- Bilmiyorum, bir türlü alışamadım. Sanki yüreğim boş bir kafes…“
o kadar uzun zaman üzgün değilmişim gibi davrandım ki sonunda üzgün olduğumu unuttum. yani anlıyor musun, ben bir gün sanki öldüğümü görmesinler diye bir mezarda dönüp durmaktan, yaşadığımı sanar oldum.
“İnsanlar, bize zarar verdikleri için değil; yaptıkları haksızlıklarla ruhumuzun ışığını söndürüp içimizdeki kötülüğün başkaldırmasına sebep oldukları için korkunçlar.” Baruch Spinoza