-
- Katılım
- Aralık 21, 2011
-
- Mesajlar
- 6,158
-
- Tepkime puanı
- 3
-
- Puanları
- 293
-
- Yaş
- 31
KANSER İLAÇLARININ OLUMSUZ YAN ETKİLERİNİ AZALTIR: Kanser ile mücadelede yeşil çay polifenolleri, kanser öldürücü ilaçlara karşı bir takım oyunu sergilerler. Cancer Letters Ağustos 2004 sayısında yeşil çaydaki bir amino asit bileşik olan Theanine maddesinin karaciğer ve kalp gibi organlarda vücudun çoğu önemli antioksidanlarının miktarını artırarak, doxorubicin maddesinin olumsuz yan etkisini azalttığını belirtmişlerdir.
Çayda bulunan ve bir kateşin olan ECGC maddesi siyah çaya oranla 5 kat daha fazladır. ECGC, kanser hücrelerinin büyümesi için gerekli olan dihidrofolat redüktaz(DHFR) enzimini inhibe eder.
BÖBREK HASTALIĞINA KARŞI KORUMA:
Pharmacological Research Ocak 2005 sayısındaki yapılan bir araştırmaya göre böbrek yetmezliği görülen hastalarda bunun önlenmesi içi hastaları çok güçlü immunsupresif ilaçlar verilmelidir. Siklosporin ilaçları bunlardan bir tanesidir. Siklosporin güçlü bir immünosupresandır ama böbrek için toksik olan serbest radikallerin üretimini yükseltmektedir. Siklosporin ile birlikte içme suyu olarak yeşil çay verilen farelerin böbrek fonksiyonlarının daha anlamlı olduğu görüldü.
KEMİK OLUŞUMU:
Tokyo Üniversitesi’ndeki bir araştırmaya göre yeşil çay içmek kemik yoğunluğunu önemli miktarda artırmaktadır. Kalsiyum yada egzersiz gibi kemik için yararlı bir takviyedir. Avursturalyalı araştırıcılara göre yeşil çay içenlerin mineral yoğunluğu içmeyenlere göre %2,8 daha fazla olduğu belirlendi.
Yeşil çayda bulunan 4 birincil polifenol (epigallocatechin gallate(EGCG), epigallocatechin, epikateşin gallat ve epikateşin) oluşumdan sorumlu olduğu tespit edildi. Yeşil çay %30-40 arasında polifenol içerirken siyah çay %3-10 arasında değişmektedir. Yeşil çaydaki flavonoidlerin yeni kemik oluşumundan sorumlu hücreleri uyardıkları düşünülmektedir.
OSTEOPOROZ VE DİŞETİ HASTALIKLARI:
Aşırı kemik kaybı anlamına gelen osteoporoz, genelde yaşlandıkça ortaya çıkan bir durumdur. Ayrıca, aşırı kemik kaybı diş eti hastalıklarının(periodontal) oluşumuna da davetiye çıkarır. Yeşil çay, kemik ve dişlerin serbest radikaller tarafından tahrip edilmesini önleyen kemik yapımından sorumlu olan osteoblastların oluşumuna teşvik eder. Buna ek olarak kemik parçalayan hücrelerin(osteoklastlar) oluşumunu engeller.
Bunlara ilaveten kısa dönemde yeşil çay, bir diş eti hastalığı olan Porphyromonas gingivalis türüne neden olan zararlı bakterileri yok eder.
KARACİĞERİ KORUR:
Yeşil çay alkol ve zararlı diğer kimyasalların tahrip edici etkisinden karaciğeri korur. Alkol metabolizması karaciğere hasar veren serbest radikallerin oluşumu ile meydana gelir. Alkol verilip sarhoş edilen farelere verildiğinde karaciğerin zarar görmesinin engellendiği belirlendi. Diğer hayvanlarla yapılan deneylerde ise yeşil çayda yer alan ECGC’nin zehirli bir kimyasal çözücü olan karbon tetra klorüre maruz bırakıldığında karaciğeri koruduğunu göstermektedir.
YAĞ KAYBI: Yeşil çay özellikle karın boşluğu astarı, bağırsağı çevreleyen dokular hatta iç organlar biriken yağların kaybına destek verir. kateşinler, kafein ve theanine maddeleri yağ kaybını teşvik eden önemli 3 maddedir. Yeşil çaydaki maddeler vücudun yağ depolamadan sorumlu olan mide ve pankreas lipaz enzimlerini inhibe etmektedir.
Yeşil çay içenlerin kan trigliserid düzeylerinde de azalma görüldüğü belirlenmiştir.
EGZERSİZE DAYANIKLILIĞI ARTIRIR:
Yeşil çay ekstratları fareler üzerinde 10 hafta denenmiş. Sonuç olarak ise yüzmelerinin %24 oranında daha uzadığı belirlenmiştir. Yani bitkinlik süresinin uzadığı saptanmıştır. Yeşil çaydaki kateşinler karaciğer ve kaslardaki yağların kullanımını teşvik etmektedir. Böylece yağlar karbonhidratlara dönüştürülerek kasın daha uzun süre egzersiz yapmaya izin vermesi sağlanmaktadır. Ayrıca bu zamanla kilo vermeye de yardımcı olur. Egzersiz öncesi bir fincan çay içilmesi egzersizdeki verimliliği artıracaktır.
PARKİNSON VE ALZHEİMER HASTALIĞI:
Beyin alanında demir birikimi ve serbest radikallerin birikimi bu iki hastalığa neden olan iki faktördür. Yeşil çayda yer alan ECGC maddesi serbest radikallerin üretimine önemli miktarda engel olmakta, demir bağlanmasını engellemekte ve demirin kaldırılmasına destek olmaktadır. ECGC maddesi, serbest radikallerin verdiği hasarı azaltan iki önemli antioksidan enzimin(superoxide dismutase ve catalase) aktivitesini artırır.
Diğer aktif bileşen ise epicatechin (EC)’dir. Bu madde amyloid-beta adı verilen bir proteinin oluşumunu azaltır. Bu madde Alzheimer hastalığının belirleyici bir özelliliğidir.
Ayrıca, araştırmacılar yeşil çayda bulunan epigallocatechin gallate ve epikateşin gallat maddelerin sinir hücreleri için koruyucu rol oynadıklarını tespit etmişlerdir. Özleri sinir hücrelerinin ölümünü bloke etmektedir.
Yeşil çay bellek azalması ve bilişsel bozukluklarda da yardımcı bir içecektir. Haftada en az üç bardak içilmesi yaşa bağlı bellek kaybında %54 düşüş meydana geldiğini göstermiştir.
YEŞİL ÇAY VE GRİP: Griple mücadelede birebirdir. Bir fincan yeşil çay grip süresini azaltmaya yardımcı olabilir. Antiviral Research Kasım 2005 sayısında influenza virüsünün tüm kültürlerinde virüs replikasyonunu(RNA sentezini engeller) inhibe ettiği test edilmiştir.
YEŞİL ÇAY İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ
içeriğindeki tanenler emilimi azaltabilir ve böylece Atropin, Cardec DM, kodein, efedrin ve psödoefedrin, Lomotil, Lonox, theoplylline, aminofilin, ve warfarin gibi bazı ilaçların etkinliği azalabilir.
İçeriğindeki kafein Efedrin ve psödoefedrin, teofilin, aminofilin gibi ilaçlarla kullanımı tehlikeli olabilir.
YEŞİL ÇAY VE DEMİR EMİLİMİ
Yeşil çay da dahil olmak üzere yüksek tanen içeriği nedeniyle demir emilimini engellemektedir. Bu etkisi çok fazla demiri olan kişilerde yararlı olsa da, çok sık tüketilmesi demir eksikliği olan yada demir eksikliğine duyarlı olan kişiler için iyi bir fikir olmayabilir
NE KADAR İÇİLMELİ
Öncelikle birçok kişi yeşil çayı gün içerisinde ne kadar içmesi gerektiğini merak etmektedir. Bu konuyu daha önceden tüketenler veya ilk içecekler olarak iki şekilde inceleyebiliriz. Hayatında daha önce hiç yeşil çay içmemiş olan kişiler için ideal olanı günde en az bir bardaktır. Diğer taraftan zaman zaman yeşil çay tüketmiş olan kişilerin ise günde en az iki – üç bardak tüketmeleri sağlıklarını olumlu yönde etkileyecektir. Fakat her şeyin aşırısının zararlı olduğunu unutmamalıyız, gün içerisinde beş veya beşten fazla tüketeceğiniz çay sağlığınıza zarar verebilir.
Çeşitli yeşil çay satan firmaların piyasada ürünlerini daha çok satabilmek için günde 12 fincan yeşil çay içebilirsiniz demesine rağbet etmeyiniz çünkü daha önce de bahsettiğimiz gibi günde beş bardaktan fazlası demir eksikliği gibi problemlere kaynak teşkil edebileceğinden sağlığa zararlı olabilmektedir.
YEŞİL ÇAYIN YAN ETKİLERİ
Bugüne kadar, sadece negatif yan etkisi yeşil çay, kafein içerdiği gerçeği nedeniyle uykusuzluk yapabilmektedir. Ancak, bu ürün kahveden daha az kafein içerir. Kafein içerdiğinden dolayı kafeine duyarlılığı olanların kullanmamalarını öneriyoruz. Kalp, böbrek ve psikolojik rahatsızlıklar gibi spesifik rahatsızlıkları olanlar, emzikli anneler ve gebeler kullanmadan önce bir doktoru ziyaret etmelerinde fayda mülahaza ediyoruz.
Çayda bulunan ve bir kateşin olan ECGC maddesi siyah çaya oranla 5 kat daha fazladır. ECGC, kanser hücrelerinin büyümesi için gerekli olan dihidrofolat redüktaz(DHFR) enzimini inhibe eder.
BÖBREK HASTALIĞINA KARŞI KORUMA:
Pharmacological Research Ocak 2005 sayısındaki yapılan bir araştırmaya göre böbrek yetmezliği görülen hastalarda bunun önlenmesi içi hastaları çok güçlü immunsupresif ilaçlar verilmelidir. Siklosporin ilaçları bunlardan bir tanesidir. Siklosporin güçlü bir immünosupresandır ama böbrek için toksik olan serbest radikallerin üretimini yükseltmektedir. Siklosporin ile birlikte içme suyu olarak yeşil çay verilen farelerin böbrek fonksiyonlarının daha anlamlı olduğu görüldü.
KEMİK OLUŞUMU:
Tokyo Üniversitesi’ndeki bir araştırmaya göre yeşil çay içmek kemik yoğunluğunu önemli miktarda artırmaktadır. Kalsiyum yada egzersiz gibi kemik için yararlı bir takviyedir. Avursturalyalı araştırıcılara göre yeşil çay içenlerin mineral yoğunluğu içmeyenlere göre %2,8 daha fazla olduğu belirlendi.
Yeşil çayda bulunan 4 birincil polifenol (epigallocatechin gallate(EGCG), epigallocatechin, epikateşin gallat ve epikateşin) oluşumdan sorumlu olduğu tespit edildi. Yeşil çay %30-40 arasında polifenol içerirken siyah çay %3-10 arasında değişmektedir. Yeşil çaydaki flavonoidlerin yeni kemik oluşumundan sorumlu hücreleri uyardıkları düşünülmektedir.
OSTEOPOROZ VE DİŞETİ HASTALIKLARI:
Aşırı kemik kaybı anlamına gelen osteoporoz, genelde yaşlandıkça ortaya çıkan bir durumdur. Ayrıca, aşırı kemik kaybı diş eti hastalıklarının(periodontal) oluşumuna da davetiye çıkarır. Yeşil çay, kemik ve dişlerin serbest radikaller tarafından tahrip edilmesini önleyen kemik yapımından sorumlu olan osteoblastların oluşumuna teşvik eder. Buna ek olarak kemik parçalayan hücrelerin(osteoklastlar) oluşumunu engeller.
Bunlara ilaveten kısa dönemde yeşil çay, bir diş eti hastalığı olan Porphyromonas gingivalis türüne neden olan zararlı bakterileri yok eder.
KARACİĞERİ KORUR:
Yeşil çay alkol ve zararlı diğer kimyasalların tahrip edici etkisinden karaciğeri korur. Alkol metabolizması karaciğere hasar veren serbest radikallerin oluşumu ile meydana gelir. Alkol verilip sarhoş edilen farelere verildiğinde karaciğerin zarar görmesinin engellendiği belirlendi. Diğer hayvanlarla yapılan deneylerde ise yeşil çayda yer alan ECGC’nin zehirli bir kimyasal çözücü olan karbon tetra klorüre maruz bırakıldığında karaciğeri koruduğunu göstermektedir.
YAĞ KAYBI: Yeşil çay özellikle karın boşluğu astarı, bağırsağı çevreleyen dokular hatta iç organlar biriken yağların kaybına destek verir. kateşinler, kafein ve theanine maddeleri yağ kaybını teşvik eden önemli 3 maddedir. Yeşil çaydaki maddeler vücudun yağ depolamadan sorumlu olan mide ve pankreas lipaz enzimlerini inhibe etmektedir.
Yeşil çay içenlerin kan trigliserid düzeylerinde de azalma görüldüğü belirlenmiştir.
EGZERSİZE DAYANIKLILIĞI ARTIRIR:
Yeşil çay ekstratları fareler üzerinde 10 hafta denenmiş. Sonuç olarak ise yüzmelerinin %24 oranında daha uzadığı belirlenmiştir. Yani bitkinlik süresinin uzadığı saptanmıştır. Yeşil çaydaki kateşinler karaciğer ve kaslardaki yağların kullanımını teşvik etmektedir. Böylece yağlar karbonhidratlara dönüştürülerek kasın daha uzun süre egzersiz yapmaya izin vermesi sağlanmaktadır. Ayrıca bu zamanla kilo vermeye de yardımcı olur. Egzersiz öncesi bir fincan çay içilmesi egzersizdeki verimliliği artıracaktır.
PARKİNSON VE ALZHEİMER HASTALIĞI:
Beyin alanında demir birikimi ve serbest radikallerin birikimi bu iki hastalığa neden olan iki faktördür. Yeşil çayda yer alan ECGC maddesi serbest radikallerin üretimine önemli miktarda engel olmakta, demir bağlanmasını engellemekte ve demirin kaldırılmasına destek olmaktadır. ECGC maddesi, serbest radikallerin verdiği hasarı azaltan iki önemli antioksidan enzimin(superoxide dismutase ve catalase) aktivitesini artırır.
Diğer aktif bileşen ise epicatechin (EC)’dir. Bu madde amyloid-beta adı verilen bir proteinin oluşumunu azaltır. Bu madde Alzheimer hastalığının belirleyici bir özelliliğidir.
Ayrıca, araştırmacılar yeşil çayda bulunan epigallocatechin gallate ve epikateşin gallat maddelerin sinir hücreleri için koruyucu rol oynadıklarını tespit etmişlerdir. Özleri sinir hücrelerinin ölümünü bloke etmektedir.
Yeşil çay bellek azalması ve bilişsel bozukluklarda da yardımcı bir içecektir. Haftada en az üç bardak içilmesi yaşa bağlı bellek kaybında %54 düşüş meydana geldiğini göstermiştir.
YEŞİL ÇAY VE GRİP: Griple mücadelede birebirdir. Bir fincan yeşil çay grip süresini azaltmaya yardımcı olabilir. Antiviral Research Kasım 2005 sayısında influenza virüsünün tüm kültürlerinde virüs replikasyonunu(RNA sentezini engeller) inhibe ettiği test edilmiştir.
YEŞİL ÇAY İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ
içeriğindeki tanenler emilimi azaltabilir ve böylece Atropin, Cardec DM, kodein, efedrin ve psödoefedrin, Lomotil, Lonox, theoplylline, aminofilin, ve warfarin gibi bazı ilaçların etkinliği azalabilir.
İçeriğindeki kafein Efedrin ve psödoefedrin, teofilin, aminofilin gibi ilaçlarla kullanımı tehlikeli olabilir.
YEŞİL ÇAY VE DEMİR EMİLİMİ
Yeşil çay da dahil olmak üzere yüksek tanen içeriği nedeniyle demir emilimini engellemektedir. Bu etkisi çok fazla demiri olan kişilerde yararlı olsa da, çok sık tüketilmesi demir eksikliği olan yada demir eksikliğine duyarlı olan kişiler için iyi bir fikir olmayabilir
NE KADAR İÇİLMELİ
Öncelikle birçok kişi yeşil çayı gün içerisinde ne kadar içmesi gerektiğini merak etmektedir. Bu konuyu daha önceden tüketenler veya ilk içecekler olarak iki şekilde inceleyebiliriz. Hayatında daha önce hiç yeşil çay içmemiş olan kişiler için ideal olanı günde en az bir bardaktır. Diğer taraftan zaman zaman yeşil çay tüketmiş olan kişilerin ise günde en az iki – üç bardak tüketmeleri sağlıklarını olumlu yönde etkileyecektir. Fakat her şeyin aşırısının zararlı olduğunu unutmamalıyız, gün içerisinde beş veya beşten fazla tüketeceğiniz çay sağlığınıza zarar verebilir.
Çeşitli yeşil çay satan firmaların piyasada ürünlerini daha çok satabilmek için günde 12 fincan yeşil çay içebilirsiniz demesine rağbet etmeyiniz çünkü daha önce de bahsettiğimiz gibi günde beş bardaktan fazlası demir eksikliği gibi problemlere kaynak teşkil edebileceğinden sağlığa zararlı olabilmektedir.
YEŞİL ÇAYIN YAN ETKİLERİ
Bugüne kadar, sadece negatif yan etkisi yeşil çay, kafein içerdiği gerçeği nedeniyle uykusuzluk yapabilmektedir. Ancak, bu ürün kahveden daha az kafein içerir. Kafein içerdiğinden dolayı kafeine duyarlılığı olanların kullanmamalarını öneriyoruz. Kalp, böbrek ve psikolojik rahatsızlıklar gibi spesifik rahatsızlıkları olanlar, emzikli anneler ve gebeler kullanmadan önce bir doktoru ziyaret etmelerinde fayda mülahaza ediyoruz.