Yenidoğan Çetesi Davası Sanığı Doktor İlker Gönen Cezaevinde İntihar Etti

Konu sahibi son olarak 14 gün önce görüldü
2ZNSb1I.md.jpg

Antalya'da cezaevinde tutuklu bulunan yenidoğan çetesi davası sanıklarından doktor İlker Gönen, tek kişilik hücresinde intihar etti.


Antalya’da Döşemealtı YG Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan yenidoğan çetesi davası sanıklarından doktor İlker Gönen, bugün saat 16.00 sıralarında tek kişilik koğuşunda intihar etti.

Hayatını kaybeden Gönen'in intiharının ardından savcılık cezaevi personeli hakkında soruşturma başlattı.

İLKER GÖNEN KİMDİR?​

Yenidoğan Çetesi davası kapsamında sanık olarak gösterilen 44 yaşındaki Dr. İlker Gönen tutuklu bulunduğu Antalya Döşemealtı YG Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda intihar ederek hayatına son verdi.

Dava kapsamında iddianamede, sanıklar Fırat Sarı ve İlker Gönen için 10 bebeğin ölümü nedeniyle "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından 10 kez, "resmi belgede sahtecilik" suçundan da 11 kez uygulanmak üzere toplam 177 yıl 6'şar aydan 582 yıl 9'ar aya kadar hapis cezası talep edilmişti.

Sanık Dr. İlker Gönen 'Yenidoğan Çetesi'nin iki numaralı ismi olarak gösteriliyordu.

KAYNAK
 
Bebeklerin ölümüne sebep olurken hayat güzeldi tabi.
Hapsi boylayınca ömür boyu yatmak düşüncesini psikolojisi kaldıramadı.
Ölünce kurtulucan tabi cezadan, çok beklersin.
Öbür dünyada da azap görürsün inşallah.
Öldürdüğünüz, hasta ettiğiniz o minnacık yavruların ahı diğer taraftada da peşinizi bırakmaz umarım.
 
Bence öldürüldü
Ki zaten ceza evinde intihar etmek bu kadar basitse öldürmek de bir okadar basit yani
 
Açıkçası bu adilerin gebermesi beni vicdanen rahatlatmıyor. Ülkenin çivisinin çıktığını ve şansa hayatta kaldığımızı her defasında hatırlatıyor. Sağlık bakanının hastanesinde yaşanıyor bunlar. Yıllardır sistematik bir şekilde üstelik. Daha kötüsü ne olabilir? Din iman edebiyatıyla sömürdükleri yetmediği gibi bebekleri katlediyorlar para için. Ve kim bilir gün yüzüne çıkmamış, kamuoyunun bilmediği buna benzer yaşanan daha ne olaylar var. Maalesef ülkeyi öyle hale getirdiler ki “bir çetenin işi” diyerek geçiştiremiyorum artık.
 
Açıkçası bu adilerin gebermesi beni vicdanen rahatlatmıyor. Ülkenin çivisinin çıktığını ve şansa hayatta kaldığımızı her defasında hatırlatıyor. Sağlık bakanının hastanesinde yaşanıyor bunlar. Yıllardır sistematik bir şekilde üstelik. Daha kötüsü ne olabilir? Din iman edebiyatıyla sömürdükleri yetmediği gibi bebekleri katlediyorlar para için. Ve kim bilir gün yüzüne çıkmamış, kamuoyunun bilmediği buna benzer yaşanan daha ne olaylar var. Maalesef ülkeyi öyle hale getirdiler ki “bir çetenin işi” diyerek geçiştiremiyorum artık.
Profesör bir kadının sokak röportajı vardı. İsmini hatırlayamadım. Sosyal çürümeden bahsediyordu. Bahsettiği sosyal çürüme yandaşlığı, yandaşlık ise yolsuzluğu getiriyor. Sonucunda suç oranının arttığı hepimizin malumu ama bu tür trajediler suç olmaktan çıkıyor. İnsanlığımızı sorgulatıyor.

Bunların yaşaması, acı çekmesi elbette evla ama öyle bir noktadayız ki ölse de içimiz soğumuyor, yaşayıp acı çekse de içimiz soğumuyor. Zihnimizi kemiren salyangoz gibi "Kim bilir daha neler var bilmediğimiz?" diyerek umutsuzluğa sürükleniyoruz. Yaşadığımız hayattan tiksiniyoruz. Sonra bir cambaza baktırıyorlar veya bir şeylerle dikkatimizi dağıtıp hayatımıza devam ediyoruz.

Söylenecek çok söz, edilecek çok küfür var ama özetle intihar ya da cinayet. İyi ki geberdi deyip geçiyoruz. Geçmek zorunda kalıyoruz.
 
işin içerisinde birçok hastane olmasına rağmen çeteyi iki doktor, bir ambulans şoförüne bağlayıp geçtiler. ben intihar olduğunu düşünmeyenlerdenim. bu olayda ikinci intihar bu. depo sorumlusu da borçlarından dolayı intihar etmişti. yersen..
 
Geri