Yelkovan Dikenin Günü

Konu sahibi son olarak 1679 gün önce görüldü
Önce bir damla kan düştü toprağa
Bir çocuğun küçücük bedeninden
Ardında yaşlı bir kedinin başı
Havada asılı kaldı haykırışa dönen miyavlaması

Şeytanın ve yelkovan dikeninin günüydü
Sokağın bir ucundan diğer ucuna,
İçleri muhafazalı buz kutularına boşaltılmış cesetlere takılmadan
Geçip giden yelkovan dikeninin günü

Rüzgârın oynaştırdığı çivisi çıkmış kapıların gıcırtısıydı
Ölüm sessizliğini bastıran

Belki de asil ıraklı isyancıların son sözleri;
“ ölmek değil bizi endişelendiren, cesetlerimizin ahvali…”
Olmalıydı.

Ardından bir papazı çarmıha gerdiler Pontus’ta
Ve
Aydınlığa bir kurşun sıktı
Konstantinopolis’te bir Pontus’lu
Sessiz bir çığlık gibi uzandığında sokak ortasına aydınlık,
Sözcüklerinden artakalandı üzerine örtülü gazeteler.

“Tanrıların bahçelerinde oynayan küçük çocuklardık” demişti
“Oyunumuzun adı ölüm…”

Önce çocuklar öldü bu oyunlarda
Sonra bilgelerin ettiği sözler…

Sokağın bir ucundan diğer ucuna,
Şeytanın ve yelkovan dikeninin gününde…

Halil çamay
 
Geri