Yekavt

Konu sahibi son olarak 3587 gün önce görüldü


pEq6bN.jpg


Adını başkasının sesinden duymayı bile kıskanıyorum, sen ne anlarsın.
 

VE5rNn.jpg


"Ne zaman biri sevgiden bahsetse elim tabancama gidiyor." gibi bir replik vardı. Son zamanlar aşırı derecede yalnızlık çekti canım ve bende tüm herkesi siktir ettim. Buna en yakın dostlarımda dahil. Muhabbet kuşlarımdan başka kimseyle iletişim halinde değilim ve bu yolu ben seçtim. Şimdi birçok kişinin gözünde saygınlığını toplum dilinde adamlığını yitirmiş bir bireyim. “Gocunmam ki ben bi palyaço ne kadar gocunmazsa o kadar, o kadar gocunmam işte.” İşin şiir kısmı bir yana durum bundan ibaret. Beni seven herkesi kırıyordum bilhassa isteyerek. Arkadan konuşmalara başlamışım bunu sonradan fark ettim. Durum böyle gideceğine dürüstçe siktirin gidin artık dedim. İnsanlar insanları belirli kalıplara koymayı severler fakat ben başına buyruk bir atım. Yalnızlık gibi bi derdim yok severim yalnızlığımı. İnsanlar yalnızken melankolik bir yaşama bürünür bende durum tam tersi oluyor. Kalabalıkta boğuluyorum, kusacak gibi oluyorum “-olur öyle dedi palyaço herkes alçaktır biraz.”. Çok zengin değilim ama kalkışını çok severim. Ayrılmalarım ani olur benim. Hiç birşey yokken sessiz sedasız kapıyı çeker giderim, geriye kuru gürültü ve anlamsız bir kaç kelime bırakmadan. Karar aldığım bir şeyden döndüğüm görülmemiştir bu huyum sayesinde. Severim. Eğer biri gidecekse ona kal demek kadar mantıksız birşey daha yoktur. Eğer biri gitmek eylemini gerçekleştirmek üzereyse kafasında milyarlarca kez gitmiştir zaten, sizede sigara yakmak kalır. Bu yaşıma kadar birçok şey yaşadım sevginin de ayrıldığında dibini gördüm. Artık sevgiden tiksinen duyguları yozlaşmış bir bireyim ve hayatımdan çıkaramam diyebileceğim tek bir insan yok. Son yıllarımı alkolle melankolile yaşamış ve değişimi “eski benliğime kavuşmak” olarak görmüş biri olarak değiştim evet ama bambaşka bir şeye dönüşmüştüm. Artık kalbinde birini öldürmeye çalışırken, yanlışlıkla katliam yapmış biriyim.(bu benzetme yeni geldi aklıma, sevdim) Mutlu muyum? Bu inanmadığım bir kavram, dur hemen melankolik algılama ben mutsuzluğada inanmam. Huzurluyum uzun bir aradan sonra. Tek tabanca ve bende kabul ettim “tabiatım böyle..”
 

E3nDbn.jpg


Sahibi olmayan bir elmas bulursan, o elmas senindir. Sahibi olmayan bir ada bulursan, o ada senindir. Bir buluş yaparsan patentini alırsın, buluş senin olur. Madem ki yıldızlara sahip olmak benden önce kimsenin aklına gelmedi, yıldızlar benimdir.
 

mEjooY.jpg


“garip bir ofsaydım ben… ofsayt yani… hiç gol olmamış adam. öylesine, ofsayt… işte o benim. (…) bütün hayatımda ofsayt dediler, işe yaramaz sümsük dediler. varsın yine desinler dedim. hayatımda bir kerecik bir şey kazanacak oldum onu da kaybedeyim dedim! sizler, hepiniz! hepiniz! hepiniz hakem olun ağabeyler! yahu bu maç be! tıpkı bir maç! ama böyle… hayat sahasında oynanıyor! oyuncuları bizleriz, topumuz da namusumuz, vicdanımız, insanlığımız. ben osman. ofsayt osman! söyleyin be! allah rızası için söyleyin be! gene mi atamadım golü? ha? bu da mı gol değil be! gol mü? bu da mı gol değil be? bu da mı gol değil! adaletine insanlığına kurban olayım hakim bey! bu da mı gol değil!”
 


images


Herkes istediği hayatı mı yaşar? Kimileri bunu böyle kabul etmek durumundadır. Başlangıçta önüne seçenekler sunulur. Bir film yıldızı mı olmak istersin, yoksa senarist mi? Bir futbolcu mu olmak istersin yoksa bir renge gönül vermek mi? Yönetici mi olmak istersin yoksa bir çaycı mı? (“Dünyanın en zenginleri dünyanın en kararlı insanlarından oluşmaktadır” adlı bir tezim var) Bunların her biri önümüze sunulmuş birer seçenek. Kimi zaten bunlardan biridir kimi ise hayalini bile kuramaz bir işin. Herşey elimizde diye bir kavram yürütmüyorum sadece merak ediyorum, insan istediği hayatı mı yaşar? Bulunduğun çevreyi sen oluşturdun arkadaşlarından yana sıkıntı dile getirmen saçma ama oturduğun evi yahut semti değiştirmek senin elinde. Herşeyi bırakıp gidesin mi var, bana kalman için rasyonel bir neden söyle. Kimi paraya değer verir onun için herşey kariyerdir, kimi sevgiye önem verir geri kalan hiçbir şey umrunda değildir, kimi özgürlüğüne düşkündür bir gezgin gibi dolaşması gerekir, kimi sekse düşkündür birkaç beden tanıması gerekir.. Bu tip şeyler. Elbette herkes istediği hayatı yaşayamaz ama herkes bulunduğu hayatı istediği gibi yaşayabilir. Hayat dediğin tek penceresi olan bir zindan ve manzarasını seçmek senin elinde. Yani her insanın hayattan zevk aldığı bariz bir kavram yok yada sana göre boktan bir hayat süren biri kendi nirvasını yaşıyor olabilir. Yargılardan bahsediyorum evet yargılardan ve sizin gıybet kazanınızdan, saygısızlığınızdan. Benim derdim falan yok diyordum ya? Yanılmışım. Benim insanlarla derdim var. Mide bulandırıcı karakterleriniz ve basmakalıp oluşturulmuş zihinlerinizle derdim var. Bir kitap okuyabilirsin birçok yazar yahut birçok yönetmenin ismini ve yapıtlarını bilebilirsin. Anlatılmak isteneni anlamadıktan sonra laf kalabalığından başka birşey değilsiniz.

 
Geri