Bir Beklentin Olmasın Hayattan
Fazla bir beklentin olmasın hayattan..
Göz kapaklarını kapayınca hayal kurmakla yetin, mesela..
Çok iyi bir gelecek için çırpınma,
Kader, bir yıldırım düşürürse kötürüm oluverirsin, mesela..
Ev,araba,para..
Bunlar kurtarmaz seni, ahretin mahşerinde,
Bak, bak sana bunlar dünyanın her yerinde..!
Mesela;
Evin, koruyamaz seni cehennemin dinmeyen ateşinden..
Araban da, götürmez seni o keskin sıratın en ince eşiğinden..
Paransa, aldırmaz sana cennetin en ucuz köşkünden..
Unutma, unutma dost..!
Kimseye kalmadığı gibi sana da kalmayacak dünya,
Bir gün sen de çıkacaksın bu ömür tünelinden..
Fazla bir beklentin olmasın hayattan..
Öyle çok kimseyle arkadaş olma, mesela..
Yoksa, yalnızlığın seni çok kıskanır..
Sevdiklerin gidince, yalnızlığa terk edince seni,
O okşanan saçların, yalnızlıkla kışlanır..!
Mesela, çok sevme birini,
Olur da, giderse
Her akşamüstünü yalnızlık örter..
Her sabahta saatin yalnızlık çalar..
Ve anımsadıkça her anıyı,
Gözünün yağmurları, yüreğini parçalar..
Oysa bir bakabilsen şu gökyüzüne, bir kaldırsan başını,
Rabbin, senin için güneş ile ayı ardalar..!
Fazla bir beklentin olmasın hayattan..
Çok şey istersen öyle,
Namazda huşuyu bulamazsın, mesela..
Hırslarının savaşçısı olma..!
Daha sonra hırsların vurur seni, sırtından..
Mesela, öyle çok şeyle de yaşama..
Yaşarken, kurtulamazsın pılından pırtından..
Böyle dünyalıklar alır götürür seni kendinden,
Kendini, çok kaptırırsan dünyaya..
Uzak kalırsın hem dininden hem rabbinden..!
Mesela, çok şeyle zaman da harcama,
Yok yere kendini böyle harcatma,
Hatta, boş şeyle zaman harcamak..
Şeytanı sevindirir, Rabbini gücendirir unutma..!
Zamana da güvenip, kendini dal gibi kurutma..
Günaha düşüp de cehennemi alevi kudurtma..!
Dedim ya, dost..
Fazla bir beklentin olmasın hayattan,
Mesela, gözlerin takılıp kalmasın..
Beklediğinin bakışlarını yürüttüğün yollarına..
Bak sana, insanlar nasıl da unutmuşlar;
Daha dün gibi hatırladıklarını..
Bak, bak ki hiç bulabilmişiler mi umduklarını?
Yaşamın sokaklarında koşarken böyle, dur durak bilmeden..
Mesela, sen yarınlara erteleme ertelenenleri,
Saklamana gerek yok eğer yürektense, ört bas edilenleri..
Ya Azrail ölüm piyangosunu çıkarıverirse, sana..
Tutulmamış sözleri, yaşanmamış anları,
Söylenecek kelimeleri, boğazında bırakırsa..
Yaşamın parlak rengi silinirse, o ışıldayan gözlerinden,
İşte o zaman, işte o gün..!
Ertelediklerin unutacak; bir mezar taşıyla, seni..
Sakladıkların dolduracak omuzlarındaki keseni..
Ölüm bir soluk kadar yakınken nefesine,
Hayattan çok şey isteme ve bekleme..
Ve bekletme yüzünün sabahında yetim kalan tebessümleri..
Bir gülücük, bir bakış yeter,
Yüreğinin yırtık sayfalarında, savrulan cümleleri anlatmaya..!
Kalk haydi, kalk..! Haydi doğrul şöyle dimdik..
Boşa çıkmadan beklentilerin..
Yastığının o seni saklayan kokusu,
Pencerenin o ağlayan buğusu,
Unutmadan seni, kalk..!
Koş bir ‘’secde’’ ye, koş bir ‘’bismillah’’ a..
Sağanak sağanak koş, seni bir pıhtıdan yaratana,
Unutma ve unutturma kendini..!
Bu kez ‘’mesela’’ lara yer vermeden,
Savur kendini ‘’rükû’’ ya, savur kendini ‘’dua’’ ya..
Dedim ya, hayattan değil dost..!
Beklentilerin, isteklerin seni yaratandan olsun..
Seni gönülden bekleyenlerse, hep cennete dolsun..
Ve seni cehennemine bekleyen şeytansa,
Cehenneminde kahrolsun..!
Osman Baltacı