Yaygın Psikolojik Rahatsızlıkları Bir Yaratık Gibi Resmeden Yetenekli Sanatçı

Konu sahibi son olarak 1 gün önce görüldü
1. Depresyon

one.jpg


Depresyon, dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen oldukça yaygın bir hastalıktır. Ruh halinizi kontrol etmenizi engelleyen bu duygudurum bozukluğu; hastaların dünyaya karşı umutsuz, uyuşuk ve ilgisiz hissetmesine neden olur. Ek olarak hastalar, kendilerini harekete geçirecek enerjiyi toplamakta zorlanır.

2. Alzheimer

two.jpg


Alzheimer hastalığı, bir insanı olabilecek en kötü şekillerde etkileyen nörodejeneratif bir hastalıktır. Aşamalı bir şekilde beyindeki hücrelerin ölmesine neden olan bu hastalık, hastaların hafızalarını kaybetmelerine ve kendilerine bakamayacak duruma gelmelerine neden olur. Hastalık ilerledikçe kişiler, kendilerini tanıyamayacak duruma gelir.

3. Travma sonrası stres bozukluğu

three.jpg


TSSB yani travma sonrası stres bozukluğu adındaki bu hastalık, yaşanan travmatik bir deneyimin ardından kendini gösterir. Yaşanan bu travmatik olayın kişinin başına gelmesi ya da kişinin yakınında gerçekleşmesi bu olayı değiştirmez, hastalık her iki durumda da kendini belli edebilir. Kabus, anksiyete ve geçmişten gelen görüntüler şeklinde kendini hissettiren bu hastalık; yaşanan travmatik olayın tekrar tekrar hatırlanmasına neden olur. Hasta için gerçekten yorucu ve zor bir süreç olabilir.

4. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu

four.jpg



DEHB yani dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu adındaki bu hastalık, genellikle “biraz fazla enerjik olma” şeklinde açıklansa da durum bundan çok daha ciddidir. DEHB hastaları, DEHB hastası olmayan insanlarla aynı beyin gelişimlerini göstermez ve sakince oturmak ya da bir işle meşgul olmak gibi basit aktiviteleri yapamaz. Diğer insanların sahip olduğu öz kontrol mekanizmalarına sahip değillerdir ve bu durum hayatlarını oldukça zorlaştırabilir.

5. Anksiyete

five.jpg


Günümüzde birçok insanın anksiyeteden muzdarip olduğu su götürmez bir gerçek. Ancak anksiyete hastaları diğer insanlardan çok daha fazla korku ve endişe yaşarlar. Kendilerini her şeyin kıyısındaymış gibi hissedebilir, paniğe kapılabilir hatta panik atak geçirebilirler. Şu anda dünya üzerinde tanısı koyulmuş birçok farklı anksiyete çeşidi var ve hepsi birbirinden oldukça farklı. Dolayısıyla anksiyete hastalarının mücadele ettiği problemler hayatlarını bir hayli zorlaştırabilir.

6. Obsesif kompülsif bozukluk

six.jpg



OKB yani obsesif kompülsif bozukluk adındaki bu hastalık kendini birçok farklı seviyede gösterebilir. OKB hastaları hayatlarının büyük bir bölümünü saplantılı ve tekrar eden düşüncelerle geçirir. Ayrıca hastalığın birçok farklı çeşidi vardır. Örneğin bazı insanlar takıntılı bir şekilde temizlik yapmak isterken bazılarıysa sadece eşyaların belli bir simetride durmasını isteyebilir.

7. Anoreksiya

seven.jpg


Anoreksiya, duygusal yeme bozukluğuna dayanan bir hastalık türüdür. Hastalar, sağlıklı kilosunda ya da zayıf olsa bile kendilerini fazla kilolu hissedebilir. Bu gibi durumlarda yemek yemeyi azaltır ve kişinin kilosu tehlikeli seviyelere kadar düşer. Kendilerini aç bırakarak zayıflamaya odaklanan anoreksiya hastaları, hastalıklarının ilerlemesi halinde tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyabilir.

8. Bipolar bozukluk

eight.jpg


Bipolar bozukluk, kişinin çok hızlı bir şekilde ruh hali ve kişilik değişimleri yaşamasına neden olan bir manik depresif hastalık türüdür. Hastalar gün içerisinde neşeli ve enerjik hissettiği anlar yaşarken kısa bir süre sonra mutsuz ve depresif bir ruh haline bürünebilir. Kulağa çok ciddi bir hastalık gibi gelmese de hastalar, gerçekten zor mücadeleler verir ve günlük hayatları fazlasıyla etkilenir.

9. Antisosyal kişilik bozukluğu

nine.jpg


ASKB yani antisosyal kişilik bozukluğu adındaki bu hastalık, genellikle sosyopat ya da narsist insanlarla ilişkilendirilen bir hastalık türüdür. ASKB hastaları ahlaki normlardan yoksundur ve çevresindeki insanları ihtiyaçları için kullanma eğilimindedir. Genel olarak çevresindeki insanları iten saldırgan bir yapıları vardır. Sosyal hayatı fazlasıyla etkileyen bu hastalık, mutlaka bir uzmanla görüşerek kontrol altına alınmalıdır.
 
Geri