Her gün, alkolle yıkanan gecelerin sabahında,
Aynaya baktığımda,
Garip bir karanlık içerisinden,
Önce geçmiş yaşamımı,
Sonra bu yaşamı paylaştıklarımı,
Ve en son kendimi görürüm.
Yorgun gözlerle, biraz ürkek, biraz bitkin,
Karanlıkların içinde, geleceğinden tedirgin.
Bir gün, sen de, yaşadığın şehrin,
En işlek caddesinde, üstelik gündüz vakti,
Kalabalıklar içerisinde yalnızlığını fark eder,
Ve umutsuzluk rüzgârında biraz üşüdüğünü hissedersen.
Laf olsun diye gittiğin falcılar bile,
Söyleyecek bir şey bulamaz ise umutsuzluğuna.
Aynaya bak ilk fırsatta.
Yüzüne dolan çizgilerden ve umutsuzluktan önce,
Anılarından resimler gelecek gözünün önüne.
Kimi renkli, kimi siyah beyaz.
Kimi çok net, kimi biraz uzak...
Sonra kendini göreceksin, o resimlerin arasından.
Belki de çok tanıdık gelmeyecek, ilk anda..
Aynadaki sen ile içindeki sen, iki yabancı gibi bakacaklar birbirlerine.
Sonra anlayacaksın, yılların ağırlığını.
Yanlışların, doğruların,
Mutlulukların, mutsuzlukların,
Sevgilerin, nefretlerin,
Dünün ile yarının,
Hepsi aynanın içinden seni sorgulayacaklar.
İçindeki bir şeylerin daha seni terk ettiğini hissedeceksin.
Ama geçip aynanın içinden,
Geri dönüp geçmişe, bahçende açan kırmızı gülleri,
Bir daha derleyemeyeceksin
Deniz Yazar
Aynaya baktığımda,
Garip bir karanlık içerisinden,
Önce geçmiş yaşamımı,
Sonra bu yaşamı paylaştıklarımı,
Ve en son kendimi görürüm.
Yorgun gözlerle, biraz ürkek, biraz bitkin,
Karanlıkların içinde, geleceğinden tedirgin.
Bir gün, sen de, yaşadığın şehrin,
En işlek caddesinde, üstelik gündüz vakti,
Kalabalıklar içerisinde yalnızlığını fark eder,
Ve umutsuzluk rüzgârında biraz üşüdüğünü hissedersen.
Laf olsun diye gittiğin falcılar bile,
Söyleyecek bir şey bulamaz ise umutsuzluğuna.
Aynaya bak ilk fırsatta.
Yüzüne dolan çizgilerden ve umutsuzluktan önce,
Anılarından resimler gelecek gözünün önüne.
Kimi renkli, kimi siyah beyaz.
Kimi çok net, kimi biraz uzak...
Sonra kendini göreceksin, o resimlerin arasından.
Belki de çok tanıdık gelmeyecek, ilk anda..
Aynadaki sen ile içindeki sen, iki yabancı gibi bakacaklar birbirlerine.
Sonra anlayacaksın, yılların ağırlığını.
Yanlışların, doğruların,
Mutlulukların, mutsuzlukların,
Sevgilerin, nefretlerin,
Dünün ile yarının,
Hepsi aynanın içinden seni sorgulayacaklar.
İçindeki bir şeylerin daha seni terk ettiğini hissedeceksin.
Ama geçip aynanın içinden,
Geri dönüp geçmişe, bahçende açan kırmızı gülleri,
Bir daha derleyemeyeceksin
Deniz Yazar