Parmak uçlarımda kuruyan yalnızlığımın döküntüleri
Korunu yitirmiş kendi külünde kararmış bir yürek
Yada kısacası
Geriye kalan bir hiçlik,
Çıplak ayaklarımı kesen deniz kestaneleri yok ne zamandır
Bileklerde kesikler dadanıyor sadece şimdilerde
Ve temiz değil denizler artık eskisi gibi
Ve özlediğim tüm denizler çok uzak,
Herhangi bir çay bahçesi tadında dokunabilirdim bir düşe
Yada loş ışıklı bir barda,beline sarılıp güzel bir yarının,
Dans edebilirdim,
Oysa kaybolduğundan beri tüm deniz kestaneleri
Sadece arabesk bir jilet arıyorum bileklerime.
Kilisede namaz kılan Yahudi bir ateistin inancı kaldı bana
Çok bilinmeyenli bir denklemin
Hiçbir bilinmeyenini çözemiyorum,
Bütün kalemlerim kurşundan
Ve ben onları bir şarjöre yerleştirmeye çalışıyorum
Yazmak yerine,
Ki evet bazen
Kelimeler silah olabiliyor insana
Parmak uçlarımda kuruyan yalnızlığımın cesetleri
Korunu yitirmiş, kendi cenazesini bile kaçırmış bir yürek
Yada kısacası
Geriye kalan bir yaşamayasınlık...
Barış Şentürk
Korunu yitirmiş kendi külünde kararmış bir yürek
Yada kısacası
Geriye kalan bir hiçlik,
Çıplak ayaklarımı kesen deniz kestaneleri yok ne zamandır
Bileklerde kesikler dadanıyor sadece şimdilerde
Ve temiz değil denizler artık eskisi gibi
Ve özlediğim tüm denizler çok uzak,
Herhangi bir çay bahçesi tadında dokunabilirdim bir düşe
Yada loş ışıklı bir barda,beline sarılıp güzel bir yarının,
Dans edebilirdim,
Oysa kaybolduğundan beri tüm deniz kestaneleri
Sadece arabesk bir jilet arıyorum bileklerime.
Kilisede namaz kılan Yahudi bir ateistin inancı kaldı bana
Çok bilinmeyenli bir denklemin
Hiçbir bilinmeyenini çözemiyorum,
Bütün kalemlerim kurşundan
Ve ben onları bir şarjöre yerleştirmeye çalışıyorum
Yazmak yerine,
Ki evet bazen
Kelimeler silah olabiliyor insana
Parmak uçlarımda kuruyan yalnızlığımın cesetleri
Korunu yitirmiş, kendi cenazesini bile kaçırmış bir yürek
Yada kısacası
Geriye kalan bir yaşamayasınlık...
Barış Şentürk