Yaşama Saygı

Konu sahibi son olarak 1007 gün önce görüldü
Yaşama Saygı

Müziğin sesi karşı apartmanlardan duyuluyordu.
O, kaseti teybe koyunca nerdeyse kendinden haberi olmazdı.
Bunu yapar iken hudutsuz hürriyete mevcut olduğunu zannederdi.
Müziği sesli dinlemek Volkan için çok farklı tek zevkti.
Bu durumdan başkalarının rahatsız olacağını hiçbir zaman düşünmezdi.
Ailesinin ve etraftaki insanların ikazlarını çağ dışılıkla nitelendirirdi.
Hareketli müzik dinlemek, belkide yaratılış olarak dinamik olduğundan kaynaklanan tek durumdu.
Onun ders çalışmasında da, dinlenmesinde de müzik vardı.
Bu hususta o kadar ileriye gitmişti ki, okula gidiş ve gelişlerinde volkmeni kulağından hiç çıkarmazdı.
Kulaklığın zaman içinde kulak zarına zarar vermesi ve hekimin uyarıları tek yarar etmemişti.
Oturdukları dairenin derhal tek altında ikamet eden, yaşı ****ene varmış olan Yusuf dedenin bazı zamanlar ikazları da etkili olamamıştı.
Hanımı ve kendi senesinin vermiş bulunduğu yıpranmayla ahir ömürlerinde bir miktar sakin tek yaşam geçirmek istiyorlardı.
En küçük hengâme onların ruhunu yıpratıyordu.
Volkan ise gençliğin vermiş bulunduğu enerji ve aşırı dinamik müzik tutkusundan olacak ki, onların vaziyetini anlayacak tek vaziyette değildi.
O, kendisine göre; insanların ona maksatlı olarak müdahalede bulunduklarını zannediyordu.
Sert uyarılar, suçlayıcı tavırlar Volkan’ı çileden çıkarıyordu.
Bunun farkında olan Yusuf dede bu sorunu en iyisi tek yolunu bulup, tatlılıkla çözmenin henüz makul olacağını düşünüyordu.
Uygun tek süresini kollayıp bu sorunu kesinlikle onunla konuşmalıydı.
Ailesiyle konuştuğu vakitler sert ikazlarla azarlanan Volkan müziğin sesini henüz da yükseltiyordu.
Tatlı tek bahar günüydü, her şey capcanlı, ağaçlardaki çiçeklere ve yaprakların güzelliğine kuş cıvıltılarının eşlik etmesi çok farklı tek hava ortaya getiriyordu.
Volkan da bu neşeye eşlik eder tek vaziyette kulağından hiç çıkarmadığı volkmeniyle ritimli tek şeklinde merdivenlerden çıkıyordu.
Yusuf Dede onun gelişini ve neşesini fark etmiş olacak ki, tek bahaneyle kapıyı açıp tek şeylerle uğraşmaya başladı.
Volkan, dedenin önünden geçiyordu ama, o kadar dalgındı ki, Yusuf Dedeyi fark edememişti.
Onun şefkatli elinin Volkan’ın omuzlarına dokunmasıyla kendisine gelebilmişti.
Yusuf Dedenin tek şeyler bahsetmek istediğini anlamıştı fakat yeni pazara sürülen, tanınmış tek sanatçının kasetini dinliyordu.
Bundan kaynaklı meşgul edilmesine defa rahatsız olmuştu.
Bir gereksinimi bulunmaktadır düşüncesiyle:
- Ne istemiştiniz?
- Rahatsız ettiysem özür dilerim, fakat seninle tek sorunu bahsetmek istiyorum mevzu şu; bizler yaşlandık bundan ileri hayatımızda sakin tek ortamda dinlenmemiz lazım olur.
Çoğu vakit hastalıklarla maç ediyoruz.
- Söyleyeceğin şeyi doğrudan söylesen olmaz mı?
- Evde dinlediğin müziği kendin duyacağın kadar dinlemeli, başkalarını rahatsız etmemelisin.
- Bende ehemmiyetli bişi söyleyeceğini sanmıştım.
- Bundan ehemmiyetli bişi gerçekleşir mu? Başkalarının hakkına hürmetli davranmak hepimizin görevidir.
Bu konuşmadan defa hoşlanmayan Volkan, kızarak odasına gitmişti.
Kendi kendisine “anne ve babama beni şikayet eden bu erkek olmalı†diye düşünmeye başlamıştı.
Oysa karşı apartmanlardan dahi bir ton şikayet gelmişti.
Yusuf Dede en sabırlı insanlardan biriydi.
Gençtir hevesini alınca, sesli müzik dinleme işini terk eder düşüncesiyle, komşuluk ilişkilerinin zedelenmesini istemiyordu.
Çoğu insanın komşularıyla arasının bozulmasına mani olmuştu.
Komşular tek araya geldiklerinde kesinlikle Volkan’ dan konuşurlardı.
Volkan, insanların hem de anne babasının üstüne fazlaca yaklaştığını, genç insanın tek bölüm hobilerinin olma ihtimalini düşünüyordu.
Aradan aylar geçmişti, yaz ayları sona ermiş konumunu biraz biraz kış aylarına bırakmıştı.
Hava değişimlerinden kaynaklı Volkan hastalanmıştı.
Gerçi oldukça önemli tek rahatsızlık sayılmazdı.
Hastaneye götürdüklerinde doktor; bu hastalığın çaresinin kesinlikle dinlenmek olduğunu söylemişti.
O dinamik pür neşe içinde olan insan, hareketliliğini kaybetmişti.
Hiçbir şey ona beğeni vermiyordu.
Evin içindeki ufak kardeşinin oyuncaklarıyla oynaması dahi, onu defa ciddi rahatsız ediyor idi.
Bir üst kattan gelen televizyonun sesi tek balyoz gibi kafasına iniyordu sanki.
Ne kadar yüksek sesle müzik dinlediğini hatırladı ansızın.
Kim bilir kişiler ne kadar rahatsız olmuşlardı.
Sessizlik hasta ve yaşlılar için henüz da önemliydi.
Şimdi Yusuf Dede’ yi henüz iyi anlıyordu.
İyileşir iyileşmez onu ve rahatsız etmiş bulunduğu komşularını ayrı ayrı ziyaret ederek özür dilemişti.
Volkan, artık o etrafta en sevilen insanlardan biri olmuştu.

CEMALETTİN YAZICI
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Geri