Yaşadığını sanmak..

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
-Nasılsın?
-iyim
-Sen?
İyi olmasakta alışkanlık iyiz dedirtiyor..Oysa koca bir zaman hiç yaşanılmadan geçiyor..
 
Hangi yolu secersen seç, seçmediğin yol hep yasanmamis bi hayat olarak kalacak.
Olması gereken budur belki, çok şeetmeyin.
Film izleyin, ne izleyelim?
 
- Biz iyi değiliz.
- Tahlilleriniz gayet iyi olduğunuzu gösteriyor bay Qohen. Bir şeyiniz yok.
- Bakın anlamıyorsunuz, biz ölüyoruz.

Zero Theorem filminde böyle bir sahne vardı.

Coelho'nun Simyacı'sında da mezar taşlarına yazılı sayıların anlatıldığı bir kısım vardı. Meftaların doğum ve ölüm tarihleri değil de hayatta mutlu geçirdiklerini söyledikleri gün sayısı yazılıydı mezar taşlarına.
 
İnsan kendi algısına göre yaşar ve zanneder ki herkes dünyayı böyle algılıyor oysaki hakikat ile zannedilen çoğu zaman farklıdır. Sağlıklı bir yaşam sürme imkanınız varken, kendinizi olumsuzluklarla tüketmeyiniz.
 
Ben seye inanirim mesela agizdan cikanin dua niyetinde gerceklestigine. Kotu ve olumsuz seyleri surekli dile getirdiginde onun olacagina.
Eski öğretilerde de yer alıyor ve kim için ne düşünürsen ( olumlu ya da olumsuz ) çok daha fazlası karşına çıkar derler.
 
  • Beğen
Tepkiler: W
Başka birinin ne düşündüğünü bilememek, hayatı başka bir gözden görememek sizde de çok acayip bir boşluk hissi oluşturuyor mu ?
Empati gibi değil. Hayata başka birinin gözünden bakıp onun beyninde yorumlayabilmek gibi. Böyle söyleyince garip oluyor da birilerinin beynini ele geçirmek istediğim yok tabi ( belki de vardır bilemedim ). Sadece bir anlık his oluşuyor ; hayatı sadece kendi gözünden gördüğün, tüm dünya aslında sadece seninle ilgili olanlarla sınırlı, gidip görmediğin yerler ve tanışmadığın insanlar aslında yok kocaman bir boşluk var senin dışında ki hayatta. Mesela x biri şu anda ne yapıyordur diye düşünmeye başladığımda onun dünyası karanlık kalıyor zihnimde bir görsel veya düşünce oluşamıyor.

Onlar yaşamıyorlar demek ki
 
Yaw yeni doğan bebek bile çığlık atarcasına, büyük bir hengameyle ağlıyor doğar doğmaz.

Yabani bu forumun filozofu şekerim.
 
Mevcut düzenin normali ve anormali karıştı yaşamlar arası bir karmaşada gibi hissediyorum.
Atalarimizin sağlıklı dediği herşeyin içi boşaltiliyor diğer taraftan alternatif birşeyler sunuluyor tam bir kaos doğrusu.
Fakat ben yaşıyorum zamanin içinde olduğumu ve aktigimi hissediyorum karmaşa bile olsa :p
 
Hangi yolu secersen seç, seçmediğin yol hep yasanmamis bi hayat olarak kalacak.
Olması gereken budur belki, çok şeetmeyin.
Film izleyin, ne izleyelim?
biraz melankoli var bu cümlede sanki...
neyse ki bir film önerisi isteyerek o yaşanmamış yolları biraz da olsa yaşatmasını istemişsin, kayıtsız kalamadım izlemediysen paterson filmini öneririm, biraz şiirsellik barındırdığını ve sıkılmayacağını düşünerek öneriyorum

düzeltme*** konuya yorum yapmayı unutmuşum ekliyorum
yaşadığını sanmak çok yönlü bir trafik akışı gibi geliyor bana, otomatik pilotta gibi rutinlere sıkışmışız ve her gün aynı şeyleri yapan sorgulamayan heyecan duymayan bir hayat sürmek gibi yani… Sabah kalk, işe git, gel, dizi aç, uyu… tekrar tekrar tekrar.... ya da şey gibi kendi hayatını yaşamayıp başkalarının beklentilerine göre yaşamak da bir tür yaşadığını sanmak olabilir.. bedenen buradayız ama zihnimiz ya geçmişte bir hatada ya gelecekte bir olasılıkta şu anı feci şekilde ıskalıyoruz herhalde her birimiz bu tarz durumların içinde bulunuyoruz dolayısıyla da hepimiz yaşadığımızı sanıyoruz... dışarıdan canlıyız ama içeriden bir bir eksiliyoruz...
ne yapmalıyız?
 
Son düzenleme:
Dur tahmin ediyim , yaşamaktan kastın zenginlik mi? Güç mü? Kadın mı? Ne tür bir yaşam arzu ediyorsun?
 
Sinan Canan diyordu geçenlerde, "hatırlamadığın şeyler yaşanmamış gibidir" diye.
 
Xude senden razı olsun..

Her insan dünyaya seçilmiş kişi olarak gelir. Çünkü, diğerleri arasından sıyrılıp rahme düşen sperm en nihayetinde o'dur. Fakat bu seçilim, angarya iş yaptırmak için söylenen "aranızdan biri gelsin" tarzında bir seçilimdir.

Aslında insan doğduğu anda sahiptir bu bilgiye. Bilişsel olarak onda vardır. Bundan muzdarip doğar doğmaz basar yaygarayı. Biraz hayatın aldatmacası, biraz da yanlış eğitim derken bu bilgi unutulabiliyor. Ha bir de ilk yalanın ardı sıra gelen diğer yalanlar var elbette. Yalanlar da insanlar gibiler. Gamsız ve yüzsüz bir şekilde üremeye devam ederler. El ele bir yolculuktur bu. Biri bir diğeri olmadan var olamaz.
 
Geri