Yaratılış Tevrat.

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
V31gjr.jpg
[/url][/IMG] Tevrat’tan bir alıntı
 
İşte bu uydurmalar yüzünden Tevrat ve İncil değiştirilmiştir ..
 
İnsanlardan maymundan geliyorsa, şimdiki masdfssg. :p Pardon o başka mevzuydu. :p Habil ile Kabil mevzusu vardı bi de. Tevrat ve İncil'e göre ona güncelleme gelmedi diye biliyorum, olduğu gibi aktarılmış.

Bilmeyenler için özet: Habil ve Kabil'in bir de ikiz kız kardeşleri var. Habil'in ikizi Kabil ile, Kabil'in ikizi de Habil ile evlenmeli, Tanrı kelamı böyle. Kabil kendi kız kardeşinin daha güzel olduğunu düşünerek, kabul etmiyor ve kendi ikiziyle evlenmek istiyor. Sonra da o bilindik Tanrı'ya adak olayı patlak veriyor ve Tanrı haliyle Kabil'in adağını kabul etmiyor ve ilk cinayet işleniyor. vs. :p

Tevrat'ta Lut'un kızları dersiniz; İncil'de İbrahim'in bacısı dersiniz ama-akıllı tasarım ile yaradılış inancına uzanan- tüm semavi dinlerde ensest en başta geçiyor zaten.
 
İnsan ensest ilişkiyle türemiş din adamları öve öve bitirmiyor bu kutsal metinleri
 
Muhammed'e hala kızları teyze kızları helal bilginize.
 
İnsanlardan maymundan geliyorsa, şimdiki masdfssg. :p Pardon o başka mevzuydu. :p Habil ile Kabil mevzusu vardı bi de. Tevrat ve İncil'e göre ona güncelleme gelmedi diye biliyorum, olduğu gibi aktarılmış.

Bilmeyenler için özet: Habil ve Kabil'in bir de ikiz kız kardeşleri var. Habil'in ikizi Kabil ile, Kabil'in ikizi de Habil ile evlenmeli, Tanrı kelamı böyle. Kabil kendi kız kardeşinin daha güzel olduğunu düşünerek, kabul etmiyor ve kendi ikiziyle evlenmek istiyor. Sonra da o bilindik Tanrı'ya adak olayı patlak veriyor ve Tanrı haliyle Kabil'in adağını kabul etmiyor ve ilk cinayet işleniyor. vs. :p

Tevrat'ta Lut'un kızları dersiniz; İncil'de İbrahim'in bacısı dersiniz ama-akıllı tasarım ile yaradılış inancına uzanan- tüm semavi dinlerde ensest en başta geçiyor zaten.

Buna dair vahy den deliliniz var mı ?
Uydurma paçavraları geçelim lütfen...
 


Buna dair vahy den deliliniz var mı ?
Uydurma paçavraları geçelim lütfen...

Nerdesin sen birader ? Bana hiç acımadın mı ? Tek başıma yobazıyla ayrı uğraşıyorum atesiyle ayrı .. Gitme bir yere vallahi söverim :)
 
Nerdesin sen birader ? Bana hiç acımadın mı ? Tek başıma yobazıyla ayrı uğraşıyorum atesiyle ayrı .. Gitme bir yere vallahi söverim :)

Aman dur sen sövme üstad :)
Geldik üstad. zaman problemim var lakin fırsat buldukça inşallah uğrayacağım.

İnşallah arkadaşların bu konudaki delillerini görelim ona göre karalama yaparız...
 
Hemen cevap veriyorum kardeşim.

Ekran_Resmi_2017_12_06_17_31_11.png


Maide Suresi, 27. ile 40. ayetler.

İkiz kız kardeşlerin isimleri İklimya ve Lebüda. Onlara ve çapraz evlilik mevzusuna bizzat Kur'an'da yer verilmemiş. Ancak hadislerde kızların isimleri ve olay olduğu gibi yer alıyor. Tabi sahih hadisler midir detaylıca araştırmak gerek. Ehli sünnetin kitaplarında uydurma yazmayacağı için mürted olmak ile ehli sünnet olmak arasındaki o ince çizgi kalıyor geriye. Bayılıyorum o çizgiye. :p

Cupw4w_CWc_AAgnf_J.jpg
 
Hemen cevap veriyorum kardeşim.

Ekran_Resmi_2017_12_06_17_31_11.png


Maide Suresi, 27. ile 40. ayetler.

İkiz kız kardeşlerin isimleri İklimya ve Lebüda. Onlara ve çapraz evlilik mevzusuna bizzat Kur'an'da yer verilmemiş. Ancak hadislerde kızların isimleri ve olay olduğu gibi yer alıyor. Tabi sahih hadisler midir detaylıca araştırmak gerek. Ehli sünnetin kitaplarında uydurma yazmayacağı için mürted olmak ile ehli sünnet olmak arasındaki o ince çizgi kalıyor geriye. Bayılıyorum o çizgiye. :p

Cupw4w_CWc_AAgnf_J.jpg

Şurada Anlaşalım
Ehli sünnet akidesine bağlı biri değilim...
Uydurma haber kimden gelirse gelsin bundan beriyim.
Delil diye sunduğun şeylerde ben vahy baz alırım. Bahsettiğin ayetlerde bahsettiğin konuya dair bir anlatım yoktur.
Kaçırdığım bir yer varsa lütfen altını çizerek bana tekrar atarmısın ?

Bu arada Adem kıssası birebir yaşanan bir kısa olmadığının , İnsanlık serüveninin iki ve dörtlü karekter ile anlatımının olduğuna inanmamda olaya hem senden hemde ehlisünnet akidesinden farklı baktığımı gösterir. konuya dair burada daha öncede uzun uzun yazmıştım. Ama şuan sizin ilgilendiğiniz kıssa üzerinden konuşuyorsak buyrun...


5/MÂİDE-27: Onlara, Âdem’in iki oğluyla ilgili gerekçeli, hikmete dayalı gelen haberi Kur’ân’ımızdan oku, anlat. Hani, her ikisi de birer kurban sunmuşlardı. Birinin kurbanı kabul edildi. Diğerininki edilmedi. Kurbanı kabul edilmeyen kıskançlık yüzünden kardeşine:
'Andolsun seni öldüreceğim.' dedi. Diğeri de:
'Allah, ancak kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanların, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananların, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olanların, takvâ sahiplerinin kurbanını kabul eder' diye cevap verdi.

5/MÂİDE-27: Ve onlara Adem’in iki oğlunun haberini (kıssasını, aralarında geçen olayı) hakkıyla oku, Allah’a yaklaştıracak kurban sunmuşlardı, (Kurban) ikisinin birinden kabul edilir ve diğerinden ise kabul edilmez. (Kurbanı kabul edilmeyen) “Seni mutlaka öldüreceğim” dedi. O da, “Allah sadece takvâ sahiplerinden kabul eder.” dedi.

5/MÂİDE-28: 'Sen, beni öldürmek için, bana elini uzatsan bile, andolsun ki, ben seni öldürmek için, sana el uzatacak değilim. Ben yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren, koruyan, kontrol eden âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi Allah’tan korkarım' diye ilâve etti.

5/MÂİDE-28: “Gerçekten, eğer sen, beni öldürmek için elini bana uzatırsan, ben seni öldürmek için elimi sana uzatacak değilim. Muhakkak ki ben, âlemlerin Rabb’i olan Allah’tan korkarım.”

5/MÂİDE-29: 'Ben isterim ki, sen, benim, bile bile işlediğim günahımı da, bilerek işlediğin kendi günahını da yüklenip, ateşe atılanlardan olasın. İnkârda, isyanda ısrar eden zâlimlerin cezası işte budur.' dedi.

5/MÂİDE-29: “Gerçekten ben, benim günahım ile kendi günahını yüklenmeni, böylece ateş halkından olmanı dilerim. Ve zâlimlerin cezası, işte budur.”

5/MÂİDE-30: Nihayet, nefsi onu, kardeşini öldürmeye teşvik ederek, ikna etti ve onu öldürdü. Bu yüzden de, hüsrana uğrayanlardan oldu.

5/MÂİDE-30: Bunun üzerine nefsi, onu, kardeşini öldürmeye kandırdı (kolay ve zevkli gösterdi). Böylece onu öldürdü, sonra hüsrana uğrayanlardan oldu.

5/MÂİDE-31: Derken Allah, gözünün önünde durdukça kendisine acı çektiren kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. Katil kardeş:
'Yazıklar olsun bana, şu karga kadar bile olamadım. Gözümün önünde durdukça bana acı çektirmeye devam eden kardeşimin cesedini gömmekten aciz miyim ben?' dedi. Ve yaptığına pişmanlık duyanlardan oldu.

5/MÂİDE-31: Sonra, Allah, ona, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. “Yazıklar olsun bana, bu karga gibi olup böylece kardeşimin cesedini gömmekten aciz mi oldum?” dedi. Sonra da pişman olanlardan oldu.

5/MÂİDE-32: İşte bu yüzdendir ki, İsrâiloğulları’na şu hükümleri, yazılı kural haline getirdik.
Kim haksız yere, kısası gerektiren bir sebep ortada yokken veya yeryüzünde, kanının heder edilmesini gerektirecek bir bozgunculuğa, anarşiye karışmamış bir kimseyi öldürürse, bütün insanları öldürmek gibi ağır bir cinayet işlemiş olur, sorumlu tutulur.
Bir kimseye hayat veren, yaşamasına sebep olan da, bütün insanlara hayat vermek gibi büyük bir hayır işlemiş olur, mükâfatlandırılır.
Andolsun ki, Rasullerimiz onlara apaçık delillerle geldiler. Yine de, bundan sonra, onların birçoğu yeryüzünde Allah’ın emirlerine âsi oldular, kural tanımadılar, ağır-adaletsiz hükümler içeren kurallar uyguladılar, cahilce aşırı davranışlarda bulundular.

5/MÂİDE-32: İşte bundan dolayı (Tevrat’ta) İsrailoğullarına şöyle yazdık; Kim bir kişiyi, bir kişi karşılığında olmaksızın veya yeryüzünde bir fesata karşılık olmaksızın öldürürse, muhakkak ki o bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de (bir kişinin hayatını kurtarmak suretiyle) yaşatırsa bütün insanları yaşatmış gibi olur. Ve andolsun ki resûllerimiz onlara apaçık deliller ile geldi. Sonra da, şüphesiz onlardan birçoğu, bundan sonra gerçekten yeryüzünde aşırı giden müsrifler oldular.

5/MÂİDE-33: Allah ve Rasulüne, Kur’ân’a ve sünnete, müslümanlığa, müslüman nesillere karşı savaşan, güç ve iktidar sahiplerinin ve yeryüzünde yol keserek, anarşi çıkararak, cana mala tecavüz ederek, kamu güvenliğini ihlâl ederek fesat çıkarmaya çalışanların cezaları, suçlarının derecelerine göre ya öldürülmek, ya idam edilmek, yahut ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da yurtlarından sürgün edilmektir. Bu, onların dünyadaki rezillik ve rüsvaylığıdır. Âhirette, ebedî yurtta da onlara büyük bir ceza vardır.

5/MÂİDE-33: Allah ve O’nun Resûl'ü ile harp edenlerin ve yeryüzünde fesat ve bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları ya da ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rezilliğidir. Ve ahirette ise, onlara “büyük azap” vardır.

5/MÂİDE-34: Ancak, suçluları güç kullanarak yakalamanızdan önce, tevbe edip hak sahiplerinin haklarını, mallarını iade edenlere, günah işlemekten vazgeçip Allah’a itaate yönelenlere bu cezalar uygulanmaz. Biliniz ki, Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.

5/MÂİDE-34: Onları sizin (yenerek) ele geçirmenizden önce tövbe edenler hariç. Artık Allah’ın Gafûr (mağfiret eden) olduğunu, Rahîm (rahmet nuru gönderen) olduğunu biliniz!

5/MÂİDE-35: Ey iman edenler, Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. O’na yakın olmaya vesile olacak her yola başvurun, her türlü iyiliği ve ibadeti yapın, ihtiyaçlarınızı ona arzedin. O’nun yolunda, İslâm uğrunda hayatlarınızı ortaya koyarak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak cihad edin ki, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eresiniz.

5/MÂİDE-35: Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.

5/MÂİDE-36: Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, yeryüzündeki servetlerin ve imkânların hepsine sahip olsalar, bunun yanında bir o kadar daha varlıkları olsa, kıyamet gününün azabından kurtulmak için hepsini fidye olarak verseler, onların teklif edeceği hiçbir fidye kabul edilmez. Onlara can yakıp inleten, müthiş bir azap vardır.

5/MÂİDE-36: Muhakkak ki o kâfir olanlar, eğer yeryüzünde olanların hepsi, ve onunla birlikte bir misli daha onların olsa, kıyamet gününün azabından kurtulmak için onları feda edecek olsalar (fidye olarak verseler), onlardan kabul edilmez. Ve onlar için “acı azap” vardır.

5/MÂİDE-37: Onlar Cehennem ateşinden çıkmak isterler. Fakat oradan çıkamazlar. Onlara özel, kurtuluşu mümkün olmayan, kesintisiz, sürekli bir azap vardır.5/MÂİDE-37: Ateşten çıkmak isterler ve onlar oradan çıkacak değillerdir. Ve, onlar için "daimî azap" vardır.

5/MÂİDE-38: Hırsızlık yapan erkeklerin ve hırsızlık yapan kadınların ellerini kesin. Bilerek işledikleri suça karşılık Allah tarafından hırsızlara caydırıcı bir gözdağı ve ders olduğu için bu cezayı uygulayın. Allah kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır.

5/MÂİDE-38: Ve, hırsızlık yapan erkek ve kadının yaptıklarına karşılık olmak üzere, Allah’tan bir ceza olarak ellerini kesin. Ve Allah Azîz’dir, Hakîm‘dir (hüküm ve hikmet sahibidir).

5/MÂİDE-39: Kim, bu haksız fiilinden, zulmünden sonra, muhakeme edilmeden önce tevbe eder, hırsızlık etmekten vazgeçerek, çaldığı malları sahibine iade edip, Allah’a itaate yönelir, ıslah-ı nefs eder, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini düzelterek yaşarsa, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.5/MÂİDE-39: Artık kim, yaptığı zulümden sonra tövbe ederse ve ıslâh olursa, o taktirde, muhakkak ki Allah onun tövbesini kabul eder. Muhakkak ki Allah, Gafur’dur, Rahîm’dir.

5/MÂİDE-40: Bilmez misin ki, göklerin ve yerin mülkü ve hâkimiyeti Allah’a aittir, Allah’ın tasarrufundadır. Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere ceza verir. Sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri koruma kalkanına alır, bağışlar da. Allah’ın her şeye gücü, kudreti yeter.
 
Tabi.

İkiz kız kardeşlerin isimleri İklimya ve Lebüda. Onlara ve çapraz evlilik mevzusuna bizzat Kur'an'da yer verilmemiş. Ancak hadislerde kızların isimleri ve olay olduğu gibi yer alıyor. Tabi sahih hadisler midir detaylıca araştırmak gerek.

Yukarıda zaten belirttiğim gibi Kur'an'da kız kardeşlere hiç değinilmiyor. Adak ve cinayet öncesinin açıklaması sadece hadislerde yer alıyor. Hadislerin sahih olup olmadığı konusu ise benim ilgi alanıma girmiyor. Google üzerinden esere erişim mümkün değil ancak ehli sünnet sitelerinde küçük bir tur ile ilgili ifadelere erişebilirsiniz: Tecrid-i Sarîh terc., IX, 84.

'Size kitabı, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi öğreten bir Resul gönderdik.' Bakara 151. ayette değinildiği gibi hikmeti devam ettiren ehli sünnet, haliyle de Kur'an'dan sonra müslümanların en çok riayet ettiği kaynak Buhari'dir. Ancak dilerseniz o bölümü pas geçebilirsiniz; Tanrı kelamının-öncül semavi dinlerin/kitapların- insan eliyle değiştirildiğini, bozulduğunu iddia eden arkadaşlar o ince çizgiyi bize açıklayabilir.
 
Özlemişim bir köşeye çekilip Qasem'i izlemeyi .. Tembellik güzel şey canım :)
 
Tabi.



Yukarıda zaten belirttiğim gibi Kur'an'da kız kardeşlere hiç değinilmiyor. Adak ve cinayet öncesinin açıklaması sadece hadislerde yer alıyor. Hadislerin sahih olup olmadığı konusu ise benim ilgi alanıma girmiyor. Google üzerinden esere erişim mümkün değil ancak ehli sünnet sitelerinde küçük bir tur ile ilgili ifadelere erişebilirsiniz: Tecrid-i Sarîh terc., IX, 84.

'Size kitabı, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi öğreten bir Resul gönderdik.' Bakara 151. ayette değinildiği gibi hikmeti devam ettiren ehli sünnet, haliyle de Kur'an'dan sonra müslümanların en çok riayet ettiği kaynak Buhari'dir. Ancak dilerseniz o bölümü pas geçebilirsiniz; Tanrı kelamının-öncül semavi dinlerin/kitapların- insan eliyle değiştirildiğini, bozulduğunu iddia eden arkadaşlar o ince çizgiyi bize açıklayabilir.

Buhari , Müslim , Kuleyni ve diğer muhaddisler ehli sünnet ve müntesipleri için muhakkak temel kaynaktır , lakin benim için değil... Ben Vahy temel alırım... Rab bir Vahy Aslı değişmemiş ve buna rağmen başka bir Vahy gönderiyorsa bu çelişki olur. Bu çelişkiyi ayrı bir gündem ile tartışmaya tarihi ve ontolojik olarak açabilir üzerine konuşabiliriz ama bu konumuzun ana gündemi değil...

Vahy bir tarih kitabı değil , bahsettiğiniz isimlere değinsin. İnsanlık zaten iddianız gibi kabil ve Habil’in soyundan da türemedi... Adem ve Havva kısası daha öncede bizlerin üzerine mütalaa ettiği gibi İnsanlık serüveninin karekteristik bir anlatımıdır. Vahy evrimsel bir süreç ve türlerden bahseder. Bunuda yine biraz zahmet edip ilgili başlıklardan bu forum üzerindeki tartışmalarımızdan tarayarak inceleyebilirsin.

Üzerini kalın çizdiğin yer Vahy den bir anlatım değil, bahsettiğin hadis diye geçen metinlerde Resul’ün söylediği iddi eddia olunan iddialardır. İlgili hadisleri Cerh ve tadil yöntemi , hadis tahlil ve tetkik yöntemleri , rivayet ve Metin tahlilleri ile yeniden ele alabiliriz. Bahsettiğiniz tecridi sarihte bir şerh kitabıdır, malûmatı ve okumuşluğum vardır.

Konuyu konuşmak isterseniz daha somut veriler ile yada Vahy den idim ettiğiniz ve benimde tercümesini attığım yerlerle yada Vahy den ayetler üzerine konuşabiliriz...

Teşekkür eder , iyi çalışmalar dilerim...

Düzeltme Not : Kuleyni ehli sünnet değil Şii bir kaynak muhadisidir.
 
Hadi tevrat ve incili kötüleyerek kendimizi daha mantıklı bir şeye inanıyormuş gibi kandıralım.
Tşk.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri