Hezarpare
Üye
-
- Katılım
- Ekim 14, 2013
-
- Mesajlar
- 1,402
-
- Tepkime puanı
- 36
-
- Puanları
- 304
-
- Yaş
- 41
-
- Konum
- Kırşehir
Eldivan, Çankırı ilinin 11 ilçesinin en küçüğü, aynı zamanda merkez ilçeyle de yan yana. İl merkezinin 18 kilometre güneybatısında verimli bir ovada kurulmuş olan Eldivan kasabası bolca yetişen kirazıyla tanınıyor. Yerleşimin her tarafına yayılmış kiraz ağaçlarının yaprakları sonbaharda kırmızıya dönüyor.
Çankırı’nın Zirvesi
Çankırı ilinin yaklaşık yüzde 26’sı ormanlık ve yüzde 60’ı da dağlık. Ilgaz Dağları’nın ikinci en yüksek zirvesi olan Küçük Hacettepe (2 bin 546 metre) Çankırı ile kuzeyindeki komşu Kastamonu arasında sınır oluşturuyor. Fotoğrafta görülen dağın güney yüzü Çankırı tarafında kalıyor. Ormanlarla kaplı ve daha ekimin ortasında karla örtülen bu yöre milli park ve kış sporları turizm merkezi.
Periler Çankırı’sı
Kızılırmak’ın kollarından Devrez Çayı, Çankırı’nın Orta ilçesinden, merkezin yakınından doğuyor. İlçenin Sakaeli köyünden sonra yaklaşık 20 kilometre boyunca, Kurşunlu ilçesine bağlı Köpürlü köyüne kadar devam eden bir kanyona giriyor. İlginç kaya yapısıyla dikkati çeken kanyonun Sakaeli köylülerinin Gelin Kayası dedikleri mevkiinde ise peribacaları bulunuyor. Kanyondaki patikalar da ideal bir yürüyüş rotası sayılabilir.
Lahana Diyarı
Çankırı’nın kuzeydoğusunu neredeyse boydan boya geçen Devrez Çayı’nın vadisinde bolca yetiştirilen tarım ürünlerinden biri lahana. Ama en meşhurları yine aynı vadide Ilgaz ilçesinin Hacıhasan köyünde yetiştiriliyor; bu lahanalar iri ve lezzetli oluyorlar.
Çankırı’nın yaklaşık yüzde 31’i tarım alanı ve buralarda tahıldan sebze ve meyveciliğe kadar pek çok ürün yetiştiriliyor. Acıçay, il sınırları içinden geçen Kızılırmak’ı besleyen akarsulardan biri. Onun Kızılırmak’a yaklaştığı bölümde, Kızılırmak ilçesine bağlı köylerde geniş çapta şekerpancarı tarımı yapılıyor. Acıçay Vadisi’nde hasat sonbahar başlarında yapılıyor, pancarlar toprakaltından sökülerek alınıyor.
Kızılırmak Çankırı topraklarında yaklaşık 35 kilometre yol alıyor. Nehrin vadisinde de geniş miktarda çeltik tarımı yapılıyor. Harman yerlerinden biri de merkez ilçeye bağlı Karadayı köyünde; hasat edilen çeltikler yerlere serilerek kurutuluyor.
Devrez Vadisi’nde nadir rastlanan ve “sakızlık” denilen ağacın yaprakları sonbaharda kırmızıya dönüyor. Bu güzel ağaç gökkuşağı ile birleşince de ortaya gizemli bir görüntü çıkıyor.
Kızılırmak’ın bir kolu olan Acıçay, Çankırı kentini ikiye bölen Tatlıçay’ı aldıktan sonra güneye yönelip Kızılırmak ilçesine doğru yoluna devam ediyor. Suları tuzlu olan Acıçay’ın geniş vadisinin jipsli yamaçları kuvvetli erozyonun etkisiyle özel bir biçimde şekillenmiş. Şiddetli sel sularının etkisiyle birbirine paralel dilimlenmiş gibi duran bu yer şekillerine coğrafyada “kırgıbayır” deniyor. Bu tür oluşumlar Çankırı topraklarının genelinde de hayli yaygın.
Eski mahallelerde geleneksel mimari doku korunuyor. Büyükköprü Sokağı korunan bölümlerden.
Nüfusu 74 bini aşan Çankırı il merkezi eski ve yeni Çankırı olarak keskin hatlarla bölünmüş. Yeni şehir inşaatlarla hızla gelişip betonlaşırken.
Çankırı il merkezinde milli bayramlarda resmi kutlama törenleri Atatürk anıtının bulunduğu Anıtalanı Meydanı’nda yapılıyor. 2013’ün 29 Ekim törenleri de burada yapıldı. Anıtın hemen arkasındaki bina ise pek çok arkeolojik eserin yanı sıra çeşitli hayvanlara ait fosillerin de sergilendiği Çankırı Müzesi.
Çankırı geniş kayatuzu maden yataklarına ve ünlü tuz mağaralarına sahip; buna bağlı olarak da ilde bir tuz kültürü gelişmiş. Tuzun etkilerine maruz kalmak şifalı kabul ediliyor. Bunun için tuz odaları inşa ediliyor. Buğdaypazarı medresesi örneğinde de görüldüğü gibi her tarafı kayatuzlarıyla kaplı bu odalara, saunaya girer gibi girilip belirli bir süre tuz iyonları teneffüs ediliyor.
Ahilik geleneğiyle bağlantılı yâranlık kültürünün hâlâ yaşadığı ve yaşatıldığı nadir yerlerin başında geliyor Çankırı. İl ve ilçe merkezlerinde yâranların toplanıp sohbet ettiği “yâran evleri” bulunuyor. İl merkezindeki yâran evi de restore edilmiş tarihi bir bina. Kente gelen önemli misafir gruplarına burada özel gösteriler düzenlenebiliyor.
Ilgaz ilçesinin Devrez Vadisi’nde yer alan köylerinden biri Gaziler. Köyün yâran başağası saz şairi İsmail Esen, evinin bir odasını çevreden topladığı eşyalarla etnografya müzesi gibi düzenlemiş.
Melan, Karadeniz’e dökülen Filyos Çayı’nın iki önemli kolundan biri olan Soğanlı’nın bu yöredeki ismi. Bayramören ilçesindeki tarihi kiremit çatılı ahşap köprü de bu çayın üzerinde. Yörede birçok yıkık örneği bulunan bu köprü valilik tarafından aslına uygun restore ettirilmiş.
Çankırı’da ücretsiz kurslarla geleneksel sanatlar öğretiliyor. Ebru ustası Yavuz Metin genç öğrencileriyle ebru sanatı üzerinde çalışıyor.
İnandık Vazosu, Çankırı’daki kazılarda çıkarılan en ünlü arkeolojik buluntu. Merkez ilçe sınırlarındaki İnandıktepe Höyüğü’nden çıkarılan bu muhteşem vazo Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergileniyor.Bir replikası da şehrin meydanlarından birini gururla süslüyor.
. kaynak .
Çankırı’nın Zirvesi
Çankırı ilinin yaklaşık yüzde 26’sı ormanlık ve yüzde 60’ı da dağlık. Ilgaz Dağları’nın ikinci en yüksek zirvesi olan Küçük Hacettepe (2 bin 546 metre) Çankırı ile kuzeyindeki komşu Kastamonu arasında sınır oluşturuyor. Fotoğrafta görülen dağın güney yüzü Çankırı tarafında kalıyor. Ormanlarla kaplı ve daha ekimin ortasında karla örtülen bu yöre milli park ve kış sporları turizm merkezi.
Periler Çankırı’sı
Kızılırmak’ın kollarından Devrez Çayı, Çankırı’nın Orta ilçesinden, merkezin yakınından doğuyor. İlçenin Sakaeli köyünden sonra yaklaşık 20 kilometre boyunca, Kurşunlu ilçesine bağlı Köpürlü köyüne kadar devam eden bir kanyona giriyor. İlginç kaya yapısıyla dikkati çeken kanyonun Sakaeli köylülerinin Gelin Kayası dedikleri mevkiinde ise peribacaları bulunuyor. Kanyondaki patikalar da ideal bir yürüyüş rotası sayılabilir.
Lahana Diyarı
Çankırı’nın kuzeydoğusunu neredeyse boydan boya geçen Devrez Çayı’nın vadisinde bolca yetiştirilen tarım ürünlerinden biri lahana. Ama en meşhurları yine aynı vadide Ilgaz ilçesinin Hacıhasan köyünde yetiştiriliyor; bu lahanalar iri ve lezzetli oluyorlar.
Çankırı’nın yaklaşık yüzde 31’i tarım alanı ve buralarda tahıldan sebze ve meyveciliğe kadar pek çok ürün yetiştiriliyor. Acıçay, il sınırları içinden geçen Kızılırmak’ı besleyen akarsulardan biri. Onun Kızılırmak’a yaklaştığı bölümde, Kızılırmak ilçesine bağlı köylerde geniş çapta şekerpancarı tarımı yapılıyor. Acıçay Vadisi’nde hasat sonbahar başlarında yapılıyor, pancarlar toprakaltından sökülerek alınıyor.
Kızılırmak Çankırı topraklarında yaklaşık 35 kilometre yol alıyor. Nehrin vadisinde de geniş miktarda çeltik tarımı yapılıyor. Harman yerlerinden biri de merkez ilçeye bağlı Karadayı köyünde; hasat edilen çeltikler yerlere serilerek kurutuluyor.
Devrez Vadisi’nde nadir rastlanan ve “sakızlık” denilen ağacın yaprakları sonbaharda kırmızıya dönüyor. Bu güzel ağaç gökkuşağı ile birleşince de ortaya gizemli bir görüntü çıkıyor.
Kızılırmak’ın bir kolu olan Acıçay, Çankırı kentini ikiye bölen Tatlıçay’ı aldıktan sonra güneye yönelip Kızılırmak ilçesine doğru yoluna devam ediyor. Suları tuzlu olan Acıçay’ın geniş vadisinin jipsli yamaçları kuvvetli erozyonun etkisiyle özel bir biçimde şekillenmiş. Şiddetli sel sularının etkisiyle birbirine paralel dilimlenmiş gibi duran bu yer şekillerine coğrafyada “kırgıbayır” deniyor. Bu tür oluşumlar Çankırı topraklarının genelinde de hayli yaygın.
Eski mahallelerde geleneksel mimari doku korunuyor. Büyükköprü Sokağı korunan bölümlerden.
Nüfusu 74 bini aşan Çankırı il merkezi eski ve yeni Çankırı olarak keskin hatlarla bölünmüş. Yeni şehir inşaatlarla hızla gelişip betonlaşırken.
Çankırı il merkezinde milli bayramlarda resmi kutlama törenleri Atatürk anıtının bulunduğu Anıtalanı Meydanı’nda yapılıyor. 2013’ün 29 Ekim törenleri de burada yapıldı. Anıtın hemen arkasındaki bina ise pek çok arkeolojik eserin yanı sıra çeşitli hayvanlara ait fosillerin de sergilendiği Çankırı Müzesi.
Çankırı geniş kayatuzu maden yataklarına ve ünlü tuz mağaralarına sahip; buna bağlı olarak da ilde bir tuz kültürü gelişmiş. Tuzun etkilerine maruz kalmak şifalı kabul ediliyor. Bunun için tuz odaları inşa ediliyor. Buğdaypazarı medresesi örneğinde de görüldüğü gibi her tarafı kayatuzlarıyla kaplı bu odalara, saunaya girer gibi girilip belirli bir süre tuz iyonları teneffüs ediliyor.
Ahilik geleneğiyle bağlantılı yâranlık kültürünün hâlâ yaşadığı ve yaşatıldığı nadir yerlerin başında geliyor Çankırı. İl ve ilçe merkezlerinde yâranların toplanıp sohbet ettiği “yâran evleri” bulunuyor. İl merkezindeki yâran evi de restore edilmiş tarihi bir bina. Kente gelen önemli misafir gruplarına burada özel gösteriler düzenlenebiliyor.
Ilgaz ilçesinin Devrez Vadisi’nde yer alan köylerinden biri Gaziler. Köyün yâran başağası saz şairi İsmail Esen, evinin bir odasını çevreden topladığı eşyalarla etnografya müzesi gibi düzenlemiş.
Melan, Karadeniz’e dökülen Filyos Çayı’nın iki önemli kolundan biri olan Soğanlı’nın bu yöredeki ismi. Bayramören ilçesindeki tarihi kiremit çatılı ahşap köprü de bu çayın üzerinde. Yörede birçok yıkık örneği bulunan bu köprü valilik tarafından aslına uygun restore ettirilmiş.
Çankırı’da ücretsiz kurslarla geleneksel sanatlar öğretiliyor. Ebru ustası Yavuz Metin genç öğrencileriyle ebru sanatı üzerinde çalışıyor.
İnandık Vazosu, Çankırı’daki kazılarda çıkarılan en ünlü arkeolojik buluntu. Merkez ilçe sınırlarındaki İnandıktepe Höyüğü’nden çıkarılan bu muhteşem vazo Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergileniyor.Bir replikası da şehrin meydanlarından birini gururla süslüyor.
. kaynak .