Yara İzleri Neden Kalıcıdır?

  • Kullanıcı Aleyna1
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Bunları Biliyor musunuz? Arşiv
Konu sahibi son olarak 1273 gün önce görüldü

Yara İzleri Neden Kalıcıdır?

yara_diz.jpg


Yaralanma anında vücudun ilk tepkisi kanamaktır. Daha sonra burada pıhtılaşma olur. Pıhtının üst tabakası kuruyarak kabuk haline gelir. Böylece yara dış etkenlerden korunur. Pıhtının alt tabakası ise fibroblast adı verilen hücreleri barındırır; bu hücreler kabuk kalktığında ortaya çıkan yara izini oluşturacak dokunun yapı taşlarıdır. Yara izini oluşturan doku normal deri ile aynı hücrelere sahip olsa da, kolajen adlı proteinin yapısı nedeniyle farklı bir görünüm ve his yaratır.

İnsan gibi gergin derili hayvanlarda, normal dokudaki kolajen çaprazlama bir şekilde yer alırken yara izini oluşturan dokuda deri yüzeyine paralel bir yapıdadır. Açık yaralar, yoğun acı ve enfeksiyon tehlikesi nedeniyle vücut için sorunludur. Bu nedenle vücut, deriyi normal yollardan yavaş yavaş oluşturmak yerine acil onarıma geçerek yara izini oluşturur.

Ağladığımızda Boğazımızda Neden Yumru Varmış Hissi Oluşur?

tumblr_obo7yyNYlE1rd3ps0o1_500.gif


Uzmanlara göre boğazdaki yumru hissinin oluşma nedeni, vücudumuzun "savaş-kaç" mekanizmasına dayanıyor. Bu mekanizma, tehlike veya stres altındayken nasıl bir karar alacağımızı belirliyor: Olayın üstüne mi gideceğiz (savaşacağız), yoksa olaydan uzaklaşmaya mı çalışacağız (kaçacağız)? Hangi kararı alırsak alalım, vücudumuz bu kararı uygulamamızı sağlayacak şekilde bizi fiziksel olarak hazırlıyor. Bu hazırlanma sürecindeki en önemli değişim ise solunum hızımızın artması oluyor.

Solunum hızının artması boğazımızda bulunan glotis kasını da doğrudan etkiliyor. Bu etki neticesinde glotis kası (nefes borusunun ağız kısmı) giderek genişliyor ve savaşma ya da kaçma eylemini daha efektik şekilde gerçekleştirmek amacıyla vücuda daha fazla oksijen girmesini sağlıyor.

İşte o yumru hissinin nedeni de tam olarak glotis kası. Nitekim yutkunma eylemi, glotisin kapanmasını gerektiriyor. Fakat glotis genişlediği için, yutkunma esnasında kapanması çok daha zor hale geliyor. Hal böyle olunca da boğazınızda o rahatsızlığı hissediyorsunuz. Yani aslında anlayacağınız o his gerçekte bir yumru değil. Tam aksine, daha fazla havanın girebilmesi için nefes borusunun genişlemiş olan ağız kısmı.

Oda Sıcaklığında Metal Maddeler Neden Daha Soğuk Olur?

tumblr_nz9eg301um1qdewlro1_500.gif


Vücudumuzun sıcaklığı yaklaşık 37 santigrat derece iken, oda sıcaklığı yaklaşık 20 santigrat derecedir. Tabii odadaki eşyalar da oda sıcaklığındadır. Eşyalarımızın metal kısımlarını tahta kısımlarına göre daha soğuk hissederiz. Çünkü metal iyi bir iletkendir ve hemen bizden ısı almaya başlar. Elimizde ısı kaybı olur ve elimiz üşür. Biz de metali daha soğukmuş gibi hissederiz. Tahta, metale göre kötü bir iletken olduğundan bizden daha az ısı alır. Biz de tahtayı, metalde olduğu gibi fazla soğuk hissetmeyiz. Özetle metal ve tahtayı farklı sıcaklıklarda hissetmemizin sebebi vücudumuzdan çektiği ısıların farklı olmasıdır.

Aynadaki Görüntümüz Fotoğraftaki Görüntümüzden Neden Daha Güzel Görünür?

giphy.gif


Bir uyarıcıya ne kadar "maruz bırakılırsanız", ona o kadar aşina olmaya başlarsınız. "Maruz kalma etkisi" tam olarak bunu söyler. İlk başta gözünüze çirkin gözüken birinin zamanla dış görünüşünün hoşunuza gitmesinin nedeni bu etkidir aslında. Mesela zamanla tadını sevmediğimiz sebzeleri şimdilerde yiyebiliyor olmamız da bundan kaynaklıdır.

Yapılan bir deneyde, bir grup insana kendilerinin fotoğraf makinesiyle çekilmiş fotoğrafları gösterilir. Daha sonra da katılımcılara ayna görüntülerinin fotoğrafları verilir. Deneyin sonunda çok çok büyük bir çoğunluk, ayna görüntülerini, fotoğraf makinesiyle çekilmiş gerçek fotoğraflarına tercih etmiştir. Çünkü onlar kendilerini hayatları boyunca aynadan görmüşlerdir. Ancak bu kişilerin yakınlarına aynı iki fotoğraf gösterildiğinde sonuçlar farklıdır. Tahmin edeceğiniz üzere katılımcıların yakınları, fotoğraf makinesiyle çekilmiş gerçek görüntüleri daha tercih edilir bulmuşlardır. Ne de olsa onlar da hayatları boyunca bu insanlara aynadan değil de direkt olarak karşıdan bakmışlardır.
 
Geri